Avrupa
500’ü aşkın Avrupalı eski diplomat, AB’den İsrail’e karşı yaptırım istedi
Aralarında dört eski başbakanın da yer aldığı 500’den fazla Avrupalı eski bakan ve diplomat, İsrail’in yerleşim politikalarına karşı AB’yi acil yaptırım uygulamaya çağırdı. E1 projesinin iki devletli çözümü bitireceği uyarısını yapan imzacılar, yasa dışı yerleşimlerle ticaretin yasaklanmasını ve 12 Ekim’deki AB Dışişleri Konseyi toplantısında bağlayıcı adımlar atılmasını istedi.
Aralarında dört eski başbakanın da yer aldığı 500’ü aşkın Avrupalı eski bakan, büyükelçi ve kıdemli yetkili, Avrupa Birliği’ne (AB) Filistin topraklarındaki İsrail yerleşimlerinin genişlemesine karşı acil önlem alma çağrısı yaptı.
İmzacılar, İsrail hükümetinin Batı Şeria’yı ikiye bölerek iki devletli çözüm olasılığını ortadan kaldıracak E1 yerleşim projesinin ilk aşamasına ilişkin inşaat ihalelerini duyurmasının an meselesi olduğu uyarısını dile getirdi.
Finansal kurumlara yaptırım ve ticaret yasağı talebi
Avrupa Komisyonu’na seslenen kıdemli diplomatlar ve siyasetçiler, E1 başta olmak üzere yasa dışı yerleşimleri destekleyen tüm finans kuruluşları ile hizmet sağlayıcılara karşı gecikmeksizin yaptırım önerilmesini istedi.
Girişim metninde, AB ile bu yerleşimler arasındaki ticareti engelleyecek yasal düzenleme tekliflerinin sunulması çağrısı yer aldı. İmzacılar ayrıca, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın ticari hükümlerinin askıya alınmasını öngören ve uzun süredir bekletilen taslakların ilerletilmesini talep etti. Girişimde, kararların 12 Ekim’deki AB Dışişleri Konseyi toplantısında alınması gerektiği vurgulandı.
“AB ve üye ülkelerin harekete geçme zamanı”
AB organları ile üye ülke hükümetlerinin AB Kurucu Antlaşmaları ve uluslararası hukuk kapsamındaki açık yükümlülüklerine uygun davranmak zorunda olduğuna dikkat çekildi.
Açıklamada, ortak tedbirlerin kabul edilmesini engelleyen Almanya, İtalya ve diğer ülkelerin sergilediği tutumların doğurduğu AB içi bölünmelerin aşılması gerektiği kaydedildi.
Acil eylem çağrısı; Gazze’de yetersiz yardım sevkiyatı ve durma noktasına gelen yeniden imar faaliyetleri eşliğinde süren sivil can kayıpları ile ağır insani koşullara, Batı Şeria’da ise tırmanan yerleşimci şiddetine, toprak gasplarına ve Filistinlilerin aralıksız sürgün edilmesine işaret edilerek yapıldı.
Açıklama, “AB ve üye devletlerin harekete geçme zamanı kesinlikle gelmiştir” ifadesiyle son buldu.