Amerika
Cumhuriyetçi muhalefet, Cumhuriyetçi Başkan McCarthy’yi devirdi

ABD Temsilciler Meclisi Başkanlığı görevinden alınan Kevin McCarthy, Kongre’nin alt kanadı tarihinde görevinden alınan ilk lider oldu. Cumhuriyetçi McCarthy, kendi partisindeki muhalefetin mücadelesi sonucunda devrildi.
Salı günü öğleden sonra yapılan ve 216’e 210 ile biten oylama sonrasında Temsilciler Meclisi, McCarthy’nin sözcülükten kovulmasını öngören önergeyi onayladı. Sekiz Cumhuriyetçi, kendi parti liderlerine karşı oy kullandı ve 208 Demokratın yanında yer alarak McCarthy’nin görevden alınmasını sağladı.
Daha önce benzeri görülmemiş bu oylama, yeni Meclis Başkanının seçimleri demek. Fakat Salı gecesi itibariyle Cumhuriyetçiler arasında uzlaşmaya varılmış bir aday yoktu ve yeni Meclis Başkanının seçileceği oylamanın en azından önümüzdeki haftaya kadar yapılması beklenmiyor.
Financial Times’ın (FT) aktardığına göre McCarthy, görevden alınmasının ardından yapılan kapalı bir toplantıda Cumhuriyetçilere Meclis Başkanlığı için tekrar aday olmayacağını söyledi. Daha sonra X’te yaptığı bir paylaşımla kararını teyit etti. McCarthy, “Bugün bir oylama kaybetmiş olabilirim ama inandığım şey için savaştım ve Amerika’ya inanıyorum. Hizmet etmek benim için bir onurdu,” dedi.
McCarthy’nin görevden alınması Cumhuriyetçi Parti içindeki keskin bölünmelerin altını çiziyor. Ayrıca Temsilciler Meclisi, yeni bir Meclis Başkanı seçilinceye kadar yasama faaliyetlerini yürütemeyecek.
Kuzey Carolina’dan Cumhuriyetçi bir Kongre üyesi ve McCarthy’nin yakın müttefiki olan Patrick McHenry, seçilmiş Meclis Başkanının yokluğunda meclisi yönetmek üzere ‘geçici Meclis Başkanı’ olarak atandı.
Güney Carolina’dan Demokrat Kongre üyesi Jim Clyburn, “Bunlar keşfedilmemiş sular. Kimse [ne olacağını] bilmiyor,” dedi.
Temsilciler Meclisi Başkanı, Kongre’nin alt kanadının en üst düzey üyesi ve başkan yardımcısından sonra başkanlık silsilesinde ikinci sırada yer alıyor.
‘Cumhuriyetçi isyan’
FT’nin aktardığına göre Cumhuriyetçilerin McCarthy’ye karşı ‘isyanına’, Meclis Başkanı’nın hafta sonu hükümetin kapanmasını önlemek için Demokratlarla bir anlaşma yapmasının ardından harekete geçmeye karar veren Florida’dan Kongre üyesi Matt Gaetz öncülük etti.
Cumhuriyetçiler alt meclisi çok az bir farkla kontrol ediyor ve bu da McCarthy’ye karşı savaşlarında az sayıda Cumhuriyetçi muhalife güç veriyor.
Salı günü Demokrat liderler, McCarthy’nin başkanlıkta kalmasına yardımcı olma yönündeki önerileri reddederek üyelerine Meclis Başkanını görevden almak için evet oyu vermelerini tavsiye etti.
Temsilciler Meclisi’nin en üst düzey Demokrat üyesi Hakeem Jeffries, partili meslektaşlarına gönderdiği mektupta, “Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçi iç savaşı sona erdirmek artık Cumhuriyetçi Parti üyelerinin sorumluluğundadır,” dedi.
McCarthy’nin görevden alınması yönünde oy kullanan Cumhuriyetçilerin birçoğu, bu yılın başlarında Meclis Başkanı olma girişiminde de ona karşı çıkmıştı. McCarthy ancak Ocak ayındaki 15. tur oylamada seçilebilmişti.
McCarthy, Gaetz’in, seks ticareti yaptığı iddialarına ilişkin kongre etik soruşturmasından kaynaklanan kişisel bir kan davası güttüğünü ileri sürdü.
Meclis Başkanı oylamadan önce CNBC’ye verdiği demeçte, “Matt Gaetz en başından beri bunu yapmayı planlıyordu. Hayatında zorlandığı kişisel şeyler var, sorun değil,” demişti.
Adalet Bakanlığı bu yılın başlarında Gaetz hakkında yürüttüğü soruşturmayı herhangi bir suçlamada bulunmadan sonlandırmıştı. Gaetz herhangi bir yanlış yaptığını reddetmişti.
Bütçe meselesi başlıca neden
Ocak ayında Cumhuriyetçiler Meclis’in kontrolünü ele geçirdiğinde, McCarthy Meclis Başkanı olabilmek için Meclis’in çoğunluğunun desteğini kazanmaya çalışıyordu. Gaetz’in başını çektiği bir grup Cumhuriyetçi, McCarthy’den bazı tavizler koparmak için harekete geçmişti.
Bu grubun en önemli şikayetlerinden biri, Kongre’nin hükümeti finanse etme süreciydi ve bu sürecin hükümetin ölçüsüz harcamalarına olanak sağladığını söylüyorlardı.
Şu an gündemde olan hükümetin kapanmasını önlemek için bütçe tasarılarının Kongre’den geçmesi ve yeni mali yılın başlayacağı 1 Ekim tarihine kadar Başkan tarafından imzalanması gerekiyor.
Uygulamada, Kongre son yıllarda artan bir sıklıkla bu son tarihi kaçırıyor. Temsilciler de daha fazla zaman kazanmak için ‘devam kararı’ olarak bilinen ve hükümeti belirli bir süre için, genellikle tatillere kadar, mevcut seviyelerde finanse eden kararı geçiriyorlar.
Daha sonra bu süreyi, tüm bireysel harcama faturalarını bir araya getirerek, döngünün tekrarlanacağı bir sonraki Ekim ayına kadar çeşitli departmanlara fon sağlayan ‘omnibus’ adı verilen büyük bir mevzuat parçası haline getirmek için kullanıyorlar.
Gaetz ve diğer Cumhuriyetçi muhalefet, bu uygulamaya son vermek ve ‘normal düzene’ geri dönmek istiyorlar. Yani; tek tek, yıllık harcama tasarılarının görüşülmesi ve kabul edilmesi. İddialarına göre bu sayede, daha derin ve Cumhuriyetçilerin istediği bütçe kesintileri elde edebilecekler.
Bu yıl 1 Ekim tarihi yaklaşırken McCarthy dört ayrı harcama tasarısını gündeme getirdi ve Meclis de bunları kabul etti. Fakat kapanmayı önlemek için bir devam kararı alınması gerektiğini söyledi.
Gaetz ve muhalif Cumhuriyetçiler, bunu McCarthy’nin meclis başkanlığı seçimlerinde kendisini desteklemek üzere yaptıkları anlaşmanın şartlarını çiğnemesi olarak değerlendirip fonlama süresinin uzatılmasını reddettiler.
‘Gizli Ukrayna görüşmesi’ iddiası
Gaetz ayrıca, McCarthy ile Demokratlar arasında gizli bir Ukrayna’ya yardım görüşmesi yapıldığını öne sürüyor.
Gaetz’in Pazartesi günü Temsilciler Meclisi kürsüsünde McCarthy’yi görevden alma önergesinin yakında geleceğini söylediğinde dile getirdiği ilk şey, “Ukrayna konusundaki gizli yan anlaşma neydi?” oldu.
Biden’ın Pazar günü yaptığı bir yoruma atıfta bulunan Gaetz, McCarthy’yi birçok Cumhuriyetçinin karşı çıktığı ayrı bir önlemle Ukrayna’ya daha fazla fon sağlamak için ‘gizli bir anlaşma’ yapmakla suçladı.
Ukrayna’ya destek sağlamaya devam etmek Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçileri ikiye bölmüş durumda. Geçen hafta Ukrayna için hazırlanan ek fon tasarısına 117 Cumhuriyetçi karşı oy kullanırken 101 Cumhuriyetçi destek verdi.
Cumhuriyetçi muhalefete tepkiler sertleşiyor
Oylamadan sonra yaptığı basın toplantısında Gaetz ve diğerlerinin kendilerine muhafazakâr deme hakkına sahip olmadıklarını savunan McCarthy, “Öfkeli ve kaotik oldukları için muhafazakâr olduklarını söyleyemezler. Benim mensubu olduğum parti bu değil,” dedi.
Aralarında eski Temsilciler Meclisi Başkanı Newt Gingrich’in de bulunduğu çok sayıda önde gelen Cumhuriyetçi de Gaetz’in kınanması, hatta partiden ihraç edilmesi çağrısında bulundu. Gingrich, Washington Post’ta yayınlanan makalesinde Gaetz’i ‘Cumhuriyetçi karşıtı’ olmakla suçladı ve muhafazakâr hareket için ‘tahripkâr’ olduğunu söyledi.
Büyük bir Cumhuriyetçi bağışçı olan Dan Eberhart, “Matt Gaetz, Amerikan halkına hükümet etme konusunda ciddiye alınamayacağımızı göstererek partimizi sabote ettin. Mükemmelin iyinin düşmanı olmasına izin vererek, yorulmak bilmeyen ve şeffaf bir muhafazakâr Meclis Başkanını devirdin,” dedi.
Fakat bazı Temsilciler Meclisi üyelerii Gaetz’in taktiklerine katılmasalar da partiden kovulmayı da hak etmediğini söyledi.
McCarthy’nin en büyük destekçileri arasında yer alan Georgia’dan Marjorie Taylor Greene, “Matt Gaetz bugün pek çok iyi noktaya değindi. Washington’da değişime ihtiyacımız var. [Gaetz’in] söylediklerine karşı değilim. Sadece stratejiyi beğenmedim,” ifadelerini kullandı.
Donald Trump’tan ‘kavga etmeyin’ uyarısı
McCarthy’nin görevden alınması hakkında yorum yapmaktan uzun süre kaçınan eski Başkan ve 2024 seçimlerinde Cumhuriyetçilerin en önemli adaylarından Donald Trump nihayet sessizliğini bozdu.
Trump Salı günü sosyal medya platformu Truth Social’da yaptığı bir paylaşımda, Capitol Hill’de yaşanan olaylardan duyduğu rahatsızlığı dile getirdi ve “Cumhuriyetçiler neden hep kendi aralarında kavga ediyorlar, neden ülkemizi yok eden radikal sol Demokratlarla mücadele etmiyorlar?” diye sordu.
Amerika
Trump, dizel ihracatının yasaklanmasını destekliyor

ABD Başkanı Donald Trump, dizel ihracatının yasaklanmasını talep ettiğini açıkladı.
Hazine Bakanı Scott Bessent ise yönetimin tam ya da kısmi bir yasağın uygulanabilir olup olmadığını incelediğini doğruladı.
Trump’ın bu desteği, yakıt ihracatını kısıtlama çağrılarına direnen yönetim için bir dönüm noktası niteliğinde.
Çünkü rekor seviyedeki dizel fiyatları çiftçileri ve kamyoncuları zor durumda bırakırken, ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçilerin endişelerini de artırıyor.
İktisatçılar ve enerji analistleri, bu adımın kısa vadede Amerikalılar için dizel fiyatlarını düşürebileceğini fakat muhtemelen küresel olarak fiyatları artıracağını ve bunun sonunda ABD’yi de etkileyeceğini belirtiyor.
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ile birlikte düzenlediği basın toplantısında, diğer Cumhuriyetçiler tarafından desteklenen dizel yasağını onaylayıp onaylamadığı sorulduğunda Trump, kendisinin de bunu talep ettiğini söyledi ve şunları söyledi:
“Dizel göndermeyelim demiştim. Çok fazla dizel üretiyoruz ve bu, normal otomobil benzini üzerinde biraz etki yaratabilir; çünkü bunu yaptığınızda, bunun bir tür akış, bir denge olduğunu bilirsiniz. Ama hayır, ben de bunu talep ettim. Ekibime bu talebimi ilettim.”
Trump’ın yanında oturan Bessent, yönetimin “genel rafineri kapasitesi açısından bunun uygulanabilir olup olmadığını ve tam ya da kısmi bir yasağın işe yarayıp yaramayacağını” incelediğini söyledi.
Böyle bir kararın zaman çizelgesi sorulduğunda Trump, “Hızlı olacak, öyle ya da böyle” diye yanıtladı.
Cumhuriyetçi Senatör Chuck Grassley, yurt içindeki fiyatları düşürmeyi umarak dizel ihracatının engellenmesini önerdi ve tarım eyaletlerinden gelen diğer Cumhuriyetçiler de bu öneriye hızla destek verdi.
Yeniden seçilme yarışında zorlu bir mücadele veren Cumhuriyetçi Temsilci Ashley Hinson, pazartesi günü İran’daki savaşı sert bir dille eleştirirken dizel ihracatının yasaklanmasını talep etti.
Michigan ve Louisiana’daki Cumhuriyetçiler de aynı tavrı sergiledi. Senato Çoğunluk Lideri John Thune geçen hafta, ihracat yasağına “açık” olduğunu belirtmişti.
Yasak, aksi takdirde ABD’den ihraç edilecek olan dizeli ülkede tutacak ve bu da kısa vadede yurtiçi arzı artırarak fiyatları düşürebilir.
Fakat analistler, bunun küresel dizel fiyatlarını yükseltebileceği ve nihayetinde artan maliyetlerin ABD ekonomisine yansıyabileceği konusunda uyarıyor.
ABD, küresel piyasaların aksaması endişesi nedeniyle enerji ihracatına yönelik tam yasaklara nadiren başvuruyor.
İçişleri Bakanı Doug Burgum geçen hafta, fiyatların düşmesi durumunda yönetimin bir ihracat yasağını değerlendireceğini söylemiş ama “durumun böyle olmadığını” savunmuştu.
6,50 dolarlık dizel fiyatının yarattığı siyasi gerilim, ihracat yasağının nihayetinde ters tepebileceği yönündeki petrol piyasası analistleri arasındaki geniş konsensüsü hızla gölgeliyor.
Trump’ın, bir yasağı uygulamaya koymasına olanak tanıyabilecek olağanüstü yetkileri bulunuyor.
Kongre de aynı amaca ulaşmak için bir yasa çıkarabilir ama Senato’daki Cumhuriyetçiler bu önlem konusunda ciddi ölçüde bölünmüş durumda.
Senatör Lisa Murkowski (Alaska), yasağın küresel piyasaları sarsmaya değip değmeyeceğini sorguladı ve bunu “kısa vadeli” bir fayda olarak nitelendirerek … “aslında pek bir fark yaratmayacağını” savundu.
Senatör John Cornyn (Teksas) ise bunu bir “hile” olarak nitelendirdi.
Amerikan Petrol Enstitüsü (API) CEO’su Mike Sommers, ABD’nin enerji ihracatının kısıtlanmasının “sorunu daha da ağırlaştıracağını”, rafineri sektöründeki zorlukları artıracağını ve nihayetinde tüketicilere zarar vereceğini söyledi.
Sommers, “Çözüm, daha fazla arz ve daha fazla esnekliktir; zor bir durumu daha da kötüleştirme riski taşıyan yeni kısıtlamalar değil,” dedi.
Amerika
Meksikalı karteller, Ukrayna’da savaşan paralı askerleri bünyesine katıyor

Latin Amerika uyuşturucu kartelleri, Ukrayna’daki savaştan dönen tecrübeli Kolombiyalı savaşçıları para veya baskı yoluyla bünyesine katarak insansız hava aracı kapasitesini genişletiyor. The Washington Post’un aktardığı ABD istihbarat değerlendirmelerine göre suç örgütleri, gelişmiş dron teknolojileri ve elektronik harp taktikleriyle donanıyor.
Latin Amerika merkezli uyuşturucu kartelleri, Ukrayna’daki savaştan edinilen tecrübeleri kendi bünyelerine katarak insansız hava araçlarının (İHA) kullanımında yeni yöntemleri hızla benimsiyor.
The Washington Post (WP) gazetesinin ABD makamlarının kurum içi değerlendirmesine dayandırdığı haberine göre, organize suç örgütleri özellikle modern muharebe sahasında dron kabiliyetlerini geliştiren yabancı savaşçıları hedef alıyor.
Haber kapsamında ABD’li beş yetkili ve bir Meksikalı hükümet temsilcisiyle görüşen gazete, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta muharebe tecrübesi edinen kişilerin kartellere katılımının resmi makamlarda derin endişe yarattığını aktardı.
Kaynakların verdiği bilgilere göre Meksikalı karteller, Ukrayna’dan dönen Kolombiyalılara doğrudan para teklif ediyor veya bu kişileri işbirliğine zorluyor.
ABD’li bir yetkili, suç örgütlerinin kendileriyle bağlantılı şahısları birer yıllık sözleşmeler kapsamında bizzat çatışma bölgesine gönderdiğini de ileri sürdü.
Karteller bu transferler sayesinde radyo frekansı değiştirme ve elektronik harp sistemlerini aşma taktiklerini derinlemesine inceliyor.
Ağlar aynı zamanda havada daha uzun süre kalabilen ve daha yüksek miktarda patlayıcı taşıma kapasitesine sahip gelişmiş hava araçları satın alıyor.
Meksika istihbaratından bir yetkili, en az bir kartelin altı ila sekiz pervaneli hava araçlarına sahip olduğunu açıkladı. Bu araçların havada birkaç saat kalabildiği ve yaklaşık 68 kilograma denk gelen 150 pound yük taşıyabildiği bildirildi.
Yetkili, bir diğer suç örgütünün ise hafif silahlarla donatılabilecek dronlar temin etmek üzere temsilcilerini Çin’e yolladığını belirtti.
ABD Dışişleri Bakanlığı, savaş meydanında kazanılan bu askeri becerilerin suç örgütlerine aktarılma riskini azaltmak amacıyla hem ABD kolluk kuvvetleriyle hem de Ukrayna tarafıyla ortak temas yürüttüğünü duyurdu. Bakanlık, savaş boyunca ortaya çıkan dron savar tecrübelerini de mercek altına alıyor.
Karteller insansız hava araçlarını halihazırda güvenlik güçlerinin operasyonlarını izlemek ve ABD-Meksika sınırındaki kaçakçılık rotalarını belirlemek amacıyla sahaya sürüyor.
ABD ordusu, 24 Ağustos ile 4 Eylül tarihleri arasında kartellerle bağlantılı olduğu düşünülen 11 dronun lazer savunma sistemleriyle imha edildiğini açıkladı.
ABD Kuzey Komutanlığı eski Komutanı Glen VanHerck, ana tehdidin doğrudan sınır hattında ortaya çıkmayacağı görüşünü dile getirdi. VanHerck, patlayıcı yüklü bu hava araçlarının öncelikle Meksika güvenlik güçlerine ve rakip suç örgütlerine karşı kullanılacağını hesaplıyor.
Çatışma verilerini izleyen ACLED projesinin kayıtları, Kolombiya’daki iç çatışmalarda silahlı dron kullanımının 2024 yılındaki 38 vakadan 2025 yılında 149’a çıktığını gösteriyor. Gazetenin aktardığı verilere göre, Eylül 2026 başı itibarıyla bu sayı 200 vakayı geride bıraktı.
Eski Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, Mayıs ayında yaptığı açıklamada Ukrayna’daki çatışmalarda yer alan Kolombiya vatandaşlarının sayısının 7 bini aştığını belirtmişti.
Bu kişileri paralı asker olarak niteleyen Petro, yürütülen faaliyetlerin yasa dışı olduğuna dikkat çekerek vatandaşlarına ülkeye dönme çağrısı yapmıştı.
The Economist dergisine konuşan uzmanlar ise 2022 yılından bu yana en az 3 bin Kolombiyalının Ukrayna saflarına geçtiğini tahmin ediyor.
Yüksek maaşlar, Kolombiya’da eski askerlere yönelik devlet desteğinin yetersizliği ve isyancı örgütlerle mücadele tecrübesi taşıyan uzmanlara duyulan talep bu yönelimin temel gerekçeleri arasında sayılıyor. Asker temini faaliyetlerinin bir bölümünün sosyal medya platformları üzerinden organize edildiği kaydediliyor.
Amerika
İran savaşına Cumhuriyetçi destek hızla eriyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı yürüttüğü savaşa kendi partisinden gelen Cumhuriyetçi destek hızla azalıyor.
CNN/SSRS tarafından 22 Eylül’de yayımlanan ankete göre Trump’ın savaşı yönetme biçimini onaylayan Cumhuriyetçilerin oranı mart ayında yüzde 73 iken eylülde yüzde 60’a geriledi.
45 yaşın altındaki Cumhuriyetçiler ile MAGA hareketi dışında kalan Cumhuriyetçi seçmenlerin çoğunluğu artık Trump’ın savaş politikasını onaylamıyor.
ABD’lilerin dörtte üçü, İran savaşının insani ve mali bedeline değmediğini düşünüyor.
Yaklaşık yedi aydır devam eden savaşla ilgili olarak katılımcıların yüzde 78’i Trump’ın çatışmayı sona erdirmek için yeterince çaba göstermediğini belirtti. Yaklaşık her üç kişiden ikisi ise ABD’nin savaşı kazandığı görüşüne katılmadı.
Trump’ın genel dış politika yönetimini onaylayanların oranı yüzde 29’da kaldı. Bu, CNN’in Trump’ın iki başkanlık dönemi boyunca kaydettiği en düşük oran oldu.
İsrail’i ‘düşman’ olarak görenlerin oranı rekor düzeyde
İsrail’i ABD’nin düşmanı olarak tanımlayanların oranı, CNN’in 2000 yılından bu yana yaptığı anketlerdeki en yüksek seviyeye çıktı. Bu oran, Mart 2025’te kaydedilen düzeyin yaklaşık iki katına ulaştı.
Reuters/Ipsos’un 1.277 yetişkinle yaptığı ayrı bir ankette ise Trump’ın genel destek oranı bir hafta içinde yüzde 35’ten yüzde 32’ye geriledi. Bu, Trump’ın siyasi kariyerinde ölçülen en düşük destek oranı oldu.
Cumhuriyetçi seçmenlerin hayat pahalılığı konusundaki memnuniyetsizliği de artıyor. Trump’ın bu alandaki performansını onaylayanların oranı yalnızca yüzde 17’de kaldı.
Hayat pahalılığı, seçmenlerin 3 Kasım’daki ara seçimler öncesinde en önemli sorun olarak gördüğü başlık olurken savaşın başlamasından bu yana akaryakıt fiyatlarının hızla yükselmesi Cumhuriyetçi tabandaki rahatsızlığı artırdı.
Yüzde 82 savaşın uzun süreceğini düşünüyor
Trump bu ayın başında savaşın seçimlerden “hemen sonra” sona ereceğini söyledi. Ancak ankete katılanların yüzde 82’si çatışmaların uzun süre devam edeceğini düşünüyor.
Tahran ise ABD’nin askeri ve ekonomik baskısı karşısında geri adım atacağına yönelik herhangi bir işaret vermedi.
Wall Street Journal 10 Eylül’de yayımladığı haberinde, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve diğer üst düzey yetkililerin Trump’ı özel görüşmelerde uyardığını bildirmişti.
Yetkililerin, İran’ın Washington’ın askeri ve ekonomik baskısına direnmeye devam edebileceğini ve bu baskıyı Trump’ın görev süresinin sona ereceği Ocak 2029’dan sonra bile göğüsleyebileceğini söylediği aktarıldı.
Ortadoğu2 hafta önceİsrail Deniz Kuvvetleri Komutanı, Türkiye’yi tehdit etti
Asya1 hafta önceDeepSeek mühendisi: “Gelecek ya komünizm olacak ya Cyberpunk”
Dünya Basını1 hafta önceİktisatçı Milanovic: Küresel neoliberalizm bitti, yeni bir evreye geçtik
Asya2 hafta önceİran ile Çin arasında milyarlarca dolarlık gizli ticaret ağı
Rusya1 hafta önceFransa, Rus milyarder Usmanov için AB yaptırımlarının kalkmasını istedi
Avrupa1 hafta önceWolfgang Streeck: Oyun zamanı sona erdi, durum ciddi
Asya2 hafta önceYatırımcılar DeepSeek payı için yüksek komisyonları göze alıyor
Asya2 hafta önceÇin ve Rusya arasındaki Sibirya’nın Gücü 2 boru hattı görüşmeleri fiyat anlaşmazlığı nedeniyle tıkandı










