Amerika
Kamala Harris iktisadi programını açıkladı

ABD’de anketler sürekli olarak seçmenlerin kasım ayındaki başkanlık seçimlerine doğru giderken ekonomiyi bir numaralı politika konusu olarak gördüğünü gösteriyor.
Demokratların başkan adayı Kamala Harris çarşamba günü Pennsylvania’da yaptığı konuşmada kendisini “serbest ve adil piyasalara” ve “hükümet ile özel sektör arasında aktif bir ortaklığa inanan bir kapitalist” olarak tanımlayarak patronlara doğrudan çağrıda bulundu.
ABD ekonomisi hakkında bugüne kadar yaptığı en kapsamlı beyanda Demokrat başkan adayı, Cumhuriyetçi rakibi Donald Trump ile kendisi arasında keskin bir karşıtlık kurmaya da çalıştı.
Harris, Demokratların başkan adayı olarak yeni sanayi yatırımlarını finanse eden ve orta sınıfı inşa eden bir “fırsat ekonomisi” vizyonunu açıklarken, hem şirket yöneticilerinin hem de onlar için çalışanların müttefiki olma sözü verdi.
“Ben bir kapitalistim”
Harris, seçimin kritik eyaletlerinden biri olan Pennsylvania’daki Pittsburgh Ekonomi Kulübünde yaptığı konuşmada kendisini “işçi sınıfının ve orta sınıfın koruyucusu” olarak tanımladı ve Trump’ın daha çok en zengin Amerikalılara odaklandığını savundu.
Harris, “ekonomik büyümeyi destekleyecek güçlü bir orta sınıf” oluşturmanın bir yolu olarak imalat ve küçük işletmelere yapılan yatırımların yanı sıra aileler için vergi avantajları ve çocuk bakımı için sübvansiyonları destekleme sözü verdi.
Harris Pittsburgh’da yaptığı konuşmada, “Her zaman işçilerin ve sendikaların güçlü bir destekçisi oldum ve olacağım ve aynı zamanda Amerika’da istihdamın çoğunu yaratanlarla çalışmamız gerektiğine inanıyorum. Ben bir kapitalistim. Serbest ve adil piyasalara inanıyorum. İstikrarlı bir iş ortamı yaratmak için tutarlı ve şeffaf yol kurallarına inanıyorum,” ifadelerini kullandı.
Harris, biyo-imalat, havacılık, yapay zeka, blok zinciri ve nükleer enerji de dahil olmak üzere “gelecek yüzyılı tanımlayacak” sektörleri destekleme ve yeni projelerin oluşturulmasını geciktiren bürokrasiyi azaltma sözü verdi.
Trump’a “orta sınıf” eleştirileri: O sadece ABD’nin en zenginlerini düşünüyor
Harris, “[Trump’ın] Orta sınıfımızı büyütmek gibi bir niyeti yok. O sadece kendisi ve kendisi gibi Amerika’nın en zenginleri için hayatı daha iyi hale getirmekle ilgileniyor. Donald Trump’a göre ekonomimiz büyük gökdelenlere sahip olanlar için en iyi şekilde çalışıyor, onları inşa edenler için değil, kablolarını çekenler için değil, yerleri paspaslayanlar için değil,” dedi.
Harris konuşmasından sonra MSNBC’ye verdiği bir mülakatta Trump’ın ticaret politikalarını eleştirdi.
Harris, Trump’ın bu tür “geniş kapsamlı” gümrük vergileri konusunda “çok ciddi olmadığını” savundu.
Devlet ve özel sektör arasında “aktif bir ortaklık” vaadi
Trump ve müttefikleri, Harris’i “Californialı bir liberal ve Marksist” olarak göstermeye çalışıyor ve Başkan Yardımcısına “yoldaş Kamala” diye hitap ediyor.
Trump, Harris’in gıda tedarikçilerinin fiyat artışlarını sınırlandırmaya yönelik önerisini “komünizm” ile ilişkilendirerek kınadı.
Harris ise çarşamba günü bu nitelemeyi reddederek, “adanmış bir kamu görevlisi” ve “işçilerin ve sendikaların güçlü bir destekçisi” olmasına rağmen “devletin sınırlarını” kabul ettiğini ve politika yapıcıların özel sektördeki istihdam yaratıcılarıyla ilişki kurması gerektiğine inandığını söyledi.
Demokrat aday, “Çoğu şirketin müşterileri ve onlara bağlı olan çalışanları için doğru olanı yapmak için çok çalıştığına inanıyorum ve ekonomimizi büyütmek için onlarla birlikte çalışmalıyız. Devlet ve özel sektör arasındaki aktif bir ortaklık, ekonomik fırsatları tam anlamıyla ortaya çıkarmanın en etkili yollarından biridir,” diye konuştu.
Harris kampanyasının 82 sayfalık manifestosu: “Orta sınıf için yeni bir yol”
Harris’in konuşmasının ardından başkan adayının kampanya ekibi 82 sayfalık bir iktisadi manifesto yayınladı.
Harris bu programda, ABD’nin Çin ve diğer rakiplerine karşı rekabet edebilmesi için on milyarlarca dolar sağlayacak olan “America Forward” vergi indirimini desteklediğini söyledi.
Ayrıca, şirketlerin mevcut imalat, tarım ve enerji topluluklarına yaptıkları yatırımlar ve istihdamı korumak için işçiler ve sendikalarla ilişki kurmaları için ekstra avantajlar da verilecek.
Planda ayrıca çelik ve demir üretiminde emisyonların azaltılmasına yönelik teşvikler, yapay zeka için veri merkezlerinin oluşturulması ve yerli yarı iletken endüstrisine ek destek çağrısında bulunuluyor. Harris ayrıca, iktisadi ve milli güvenlik için bataryadan savunma sistemlerine kadar her şeyde kullanılan malzemelerden oluşan bir “önbelleğe” ihtiyaç olduğunu söyleyerek ulusal bir kritik mineral stoku oluşturma sözü verdi.
Finansman uluslararası vergi sisteminin elden geçirilmesinden elde edilebilir
Harris’in harcama önerilerini vergilerle birleştiren belge, yönetiminin “mali sorumluluğa” bağlı kalacağını ve planlarının karşılığını ödemeyi ve bütçe açığını azaltmayı amaçladığını vaat ediyor.
Harris’in kampanya sürecinde dile getirdiği kurumlar vergisi oranının %28’e yükseltilmesi gibi önlemlere ek olarak, milyarderlere asgari gelir vergisi uygulanmasını desteklediğini teyit ediyor ancak bunun gerçekleşmemiş kazançlara uygulanıp uygulanmayacağını belirtmiyor.
Harris’in imalat planının yaklaşık 100 milyar dolara mal olacağı ve başkan yardımcısının uluslararası vergi sistemini elden geçirme önerisinden elde edilecek gelirin bir kısmıyla finanse edilebileceği belirtiliyor.
Başkan Yardımcısının önerileri arasında çocuğun ilk yılında ailelere 6.000 dolar vergi indirimi ve çalışan ailelere çocuk başına 3.600 dolar vergi indirimi; yeni küçük işletmeler için 50.000 dolar vergi indirimi ve ilk kez ev alacaklara peşinat ödemelerinde yardımcı olmak için 25.000 dolar bulunuyor.
Amerika
Çin’e 300 milyon dolarlık Nvidia çipi kaçırmakla suçlanan iş insanı gözaltında

ABD’de federal savcılar, Çin’e 300 milyon dolar değerinde yapay zeka çipi içeren sunucu kaçırmakla suçlanan Amerikalı iş insanı Greg Louie’yi gözaltına aldı. Şüphelinin 2023 ve 2024 yıllarında gerekli hükümet lisansını almadan Malezya ile Singapur üzerinden transit sevkiyat yaptığı belirtiliyor.
ABD’de federal savcılar, California’da yaşayan iş insanı Greg Louie’yi Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini barındıran 300 milyon dolarlık sunucuları Çin’e yasa dışı yollarla ihraç etmek suçlamasıyla gözaltına aldı.
Bloomberg’ün haberine göre, Earthmade Computer Inc. adlı özel şirketin sahibi olan Louie, iş yerine geldiği sırada yakalandı.
Amerikalı iş insanına İhracat Kontrolü Reform Yasası’nı ihlal etmek amacıyla komplo kurmak, kaçakçılık ve kara para aklamak amacıyla komplo kurmak suçlamaları yöneltildi.
Soruşturma dosyasında, Louie’nin 2023 ile 2024 yılları arasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerle ortak hareket ederek ileri teknoloji Nvidia çipleriyle donatılmış sunucuları Çinli müşterilere sevk ettiği kaydedildi.
Söz konusu sevkiyatların gerçekleşmesi için ABD hükümetinden özel lisans alınması şartı aranıyordu, ancak şüphelinin resmi makamlara herhangi bir lisans başvurusu yapmadığı tespit edildi.
Donanımların Malezya ve Singapur üzerinden transit geçirildiği, bu ülkelerden de yasa dışı biçimde yeniden ihraç edilerek Çin’e ulaştırıldığı belirlendi.
Washington yönetimi son yıllarda Pekin’in gelişmiş yapay zeka donanımlarına erişimini engellemeye çalışırken, Çin kendi üretim kapasitesini artırma ve yaptırımları aşacak alternatif güzergahlar bulma arayışını sürdürüyor.
ABD hükümeti, 2022 yılında Nvidia ürünlerinin Çin ve Rusya’ya ihracatına lisans zorunluluğu getirmişti. Kısıtlamalar, özellikle yapay zeka operasyonlarında kullanılan A100 ve H100 serisi grafik işlem birimlerini (GPU) hedef alıyor.
Öte yandan Washington yönetimi ocak ayında Nvidia’ya, H200 dahil güçlü yapay zeka çiplerini Çin’e satabilmesi için izin verdi. Şirketin bu satışları gerçekleştirebilmesi için elinde yeterli miktarda ürün tedariki sağladığını belgelemesi gerekiyor.
The Information gazetesi daha önce Pekin yönetiminin, ByteDance ve Alibaba gibi ülkenin önde gelen teknoloji devlerinin belirli Nvidia GPU’larını satın almasına onay vermeyi değerlendirdiğini yazmıştı.
Eylül ayı başında The New York Times gazetesi de ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Çin merkezli teknoloji şirketi Inspur’un kısıtlamalara rağmen Nvidia çipleri dahil ileri Amerikan teknolojilerini sattığını öne sürdü.
Gazetenin haberinde, söz konusu ağda Inspur’un ABD’deki iştiraki Aivres şirketinin kilit rol üstlendiği kaydedildi.
Amerika
Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.
ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.
ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.
Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.
Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.
Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.
Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.
Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.
Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.
Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.
Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.
Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.
Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.
Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.
Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.
Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.
Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.
Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.
Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.
Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.
Amerika
ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.
ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.
Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.
Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.
NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.
Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.
Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.
Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.
NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”
Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.
Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.
ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.
ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.
Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.
Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.
Asya2 hafta önceÇin yapay zekâ, çipler ve akıllı fabrikalara büyük yatırım yapıyor
Asya2 hafta önceHindistan ve Vietnam, ‘Çin artı bir’ rekabetini ticari kazanıma dönüştürmeyi hedefliyor
Asya2 hafta önceFed’in faiz artışının ardından Çin parasal gevşemeye devam edecek mi?
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi
Diplomasi4 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Ortadoğu2 hafta önceEnsarullah lideri: Suudi Arabistan’ın Mekke iddiası ‘asrın yalanı’
Asya1 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak











