Avrupa
Almanya’da eyalet içişleri bakanları AfD blokajını önlemek için kural değiştirdi

Almanya’daki eyalet içişleri bakanları, olası bir AfD yönetiminin kararları engellemesini önlemek amacıyla geleneksel oy birliği uygulamasından vazgeçti. Alınan kararla birlikte İçişleri Bakanları Konferansı’nda ortak tutum belirlenebilmesi için 16 eyaletten 13’ünün onayı yeterli hale getirildi.
Almanya’da eyalet içişleri bakanları, aşırı sağcı popülist Almanya için Alternatif (AfD) partisinden bir temsilcinin bölgesel içişleri bakanlıklarından birinin başına geçmesi ve kararları bloke etmesi ihtimaline karşı oy birliği ilkesini terk etti.
Tagesschau’nun aktardığına göre, İçişleri Bakanları Konferansı’nda (IMK) ortak karar alınabilmesi için artık 16 eyaletten 13’ünün oyu yeterli sayılacak.
Bugüne kadar eyalet bakanlarının toplantılarında yazılı olmayan bir oy birliği kuralı uygulanıyor ve bir karar ancak hiçbir eyaletin itiraz etmemesi halinde kabul ediliyordu.
Mevcut işleyişte çekimser oy kullanılmasına izin veriliyordu. IMK’nin bağlayıcı bir tüzüğü yer almadığından oy birliği kuralı onlarca yıllık uygulamaya dayanıyordu.
Tarafların tartışmalı konularda uzlaşmasını ve ortak paydada buluşmasını amaçlayan bu ilkenin korunup korunmayacağı bir süredir bakanlar arasında tartışılıyordu.
Eyaletler arası koordinasyonu sağlamak amacıyla 1954 yılında kurulan IMK, kuruluşundan bu yana yaklaşık 220 toplantı gerçekleştirdi. Konferans genel olarak ilkbahar ve sonbahar aylarında olmak üzere yılda iki kez toplanıyor.
İçişleri bakanlarının bu adımı, AfD’nin bölgesel seçimlerde elde ettiği kazanımların ardından geldi.
Parti, eylül ayı başında Saksonya-Anhalt eyalet parlamentosu seçimlerinde oyların yüzde 43,8’ini alarak birinci sıraya yerleşti.
Yeni eyalet parlamentosunun seçimlerin ardından en geç 30 gün içinde, 6 Ekim’e kadar toplanması gerekiyor.
AfD, 21 Eylül’de Mecklenburg-Vorpommern’da yapılan seçimlerde de oyların yüzde 38,2’sini alarak sandıktan birinci parti çıktı.
Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ise yüzde 4,9 oy oranında kalarak eyalet parlamentosuna girmek için gereken yüzde 5’lik barajı aşamadı.
Partinin yükselişi ulusal ve Avrupa düzeyindeki siyasi dengeleri de etkiliyor. AfD’nin ulusal kamuoyu yoklamalarında CDU/CSU bloğunun 10 puan önüne geçtiği kaydedildi.
Politico ise 29 Eylül’de yayımladığı haberde, Avrupa Parlamentosu’nun en büyük siyasi grubu olan Avrupa Halk Partisi’nin (EPP), 2029 seçimlerine hazırlanmak ve Almanya’daki AfD dahil aşırı sağ partilere yönelen seçmenleri geri kazanmak amacıyla bir çalışma grubu kurduğunu duyurdu.
Avrupa
ABD, Avrupa Konseyi’nin yolsuzlukla mücadele grubundan ayrıldı

ABD, Avrupa Konseyi bünyesindeki Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu’ndan ayrıldığını duyurdu. Washington, 31’i Birleşmiş Milletler organı olan 66 uluslararası örgütten çekilme kararı kapsamında Avrupa’daki kurumsal bağlarını tasfiye ediyor. Avrupa Konseyi bildirimi teyit ederken gelecekte kapının açık kalacağını açıkladı.
ABD, Avrupa Konseyi bünyesindeki Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu’ndan (GRECO) ayrıldı. Washington yönetiminin çekilme kararını pazartesi günü Avrupa Konseyi’ne resmen bildirdiği, konsey yetkililerinin de bu bildirimi teyit ettiği duyuruldu.
ABC News kanalının haberine göre Washington, yetki aşımıyla suçladığı, verimsiz gördüğü ya da Amerikan politikalarına uyum sağlamakta yetersiz kaldığını öne sürdüğü uluslararası kurumlardan ayrılma hamleleri doğrultusunda GRECO’dan çekilme yoluna gitti.
Avrupa Konseyi, ABD’nin üyelikten çekilme bildirimini teslim aldığını doğruladı.
Açıklamada, Washington’ın bu yapıya geçmişte kıymetli katkılar sağladığı, yolsuzlukla mücadele sahasındaki bilgi ve birikimini diğer üyelerle paylaştığı kaydedildi.
Konsey açıklamasında ayrıca geleceğe dönük bir çağrı yer aldı:
“GRECO; yolsuzluğun önlenmesi, dürüstlük standartlarının güçlendirilmesi ve hukukun üstünlüğünün korunmasına yönelik ortak çabaları desteklemek amacıyla gelecekte ABD ile işbirliğini yeniden başlatmaya açık kalmayı sürdürüyor.”
Donald Trump’ın başkanlıktaki ikinci dönemine başlamasıyla Washington yönetimi, çok sayıda uluslararası teşkilattaki varlığını geriye çekmeyi hızlandırdı.
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), geçen hafta yaptığı açıklamada ABD’nin Kongre ara seçimlerini izlemek üzere teşkilat temsilcilerine davet göndermeyi reddettiğini duyurmuştu.
AGİT, bu tutumun üyeleri diğer katılımcı ülkelerin gözlemcilerini seçimlere çağırmakla yükümlü kılan 1990 Kopenhag Belgesi kapsamındaki taahhütlerle uyuşmadığına işaret etmişti.
Trump, Ocak 2025’te ABD’nin Dünya Sağlık Örgütü’nden (DSÖ) ayrılacağını duyurmuş, resmi çekilme Ocak 2026’da gerçekleşmişti.
ABD Başkanı aynı ay, 31’i Birleşmiş Milletler organı olmak üzere toplam 66 uluslararası kuruluştan ayrılmayı öngören bir muhtıraya imza atmıştı. Beyaz Saray, söz konusu yapıların “artık Amerikan çıkarlarına hizmet etmediğini” savunmuştu.
Washington ayrıca 31 Aralık 2026 itibarıyla Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nden (UNESCO) ayrılmayı planlıyor.
Avrupa
AB’de Ukrayna yardımı çatlağı: “Çölü suluyor gibiyiz”

Ukrayna’nın bütçe açığını kapatmak için AB’den yeni mali kaynak istemesi, Brüksel’deki uzun vadeli bütçe görüşmelerinde üye ülkeler arasındaki anlaşmazlığı derinleştirdi. Kiev 2027 yılı için yaklaşık 69 milyar euro ek finansman ararken Almanya dahil kimi üyeler planlanan 100 milyar euroluk yardım paketinde kesinti yapılmasını istiyor.
Ukrayna’nın bütçe açığını kapatmak için Avrupa Birliği’nden (AB) ek mali kaynak taleplerini sürdürmesi, Brüksel’de bütçe müzakerelerinin yürütüldüğü kritik bir dönemde üye ülkeler arasındaki tartışmaları derinleştiriyor.
Fransız Le Monde gazetesine konuşan Avrupalı bir diplomat, Ukrayna’ya yönelik kesintisiz mali desteğe işaret ederek “Çölü suluyormuşuz gibi bir his var” değerlendirmesini yaptı.
Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) da yer aldığı Ukrayna’nın başlıca donörleri, planlanan yardımların ötesinde ek kaynak talep eden Kiev heyetiyle 29 Eylül’de Brüksel’de bir araya geldi.
Görüşmelerin ana gündemini Ukrayna’nın artan mali ihtiyaçları oluşturdu. Le Monde, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin 24 Ağustos’ta Kiev’deki “Gönüllüler Koalisyonu” toplantısında bütçede 27 milyar dolarlık açık olduğunu söyleyerek Avrupalı ortaklarını hazırlıksız yakaladığını hatırlattı.
Brüksel’deki temaslarda Ukrayna Maliye Bakanı Serhiy Marçenko, Kiev’in bu bütçe açığını azaltacak yollar bulduğunu ifade etti.
Marçenko, ülkesinin 2027 yılı için yaklaşık 69 milyar euro finansman sağlamak zorunda olduğuna işaret etti.
Ukrayna Maliye Bakanlığı, 2026-2029 dönemini kapsayan dış finansman ihtiyacının neredeyse 146 milyar dolara ulaştığını hesaplıyor.
Ukrayna’dan gelen ek mali kaynak talepleri, AB’nin çok yıllı bütçe müzakerelerini yürüttüğü hassas bir döneme denk geliyor.
Mevcut bütçe taslağı, 2028-2034 dönemi için Ukrayna’ya 100 milyar euroluk bir destek paketi öngörüyor.
Almanya ve Almanya’yı destekleyen ülkeler ise bu miktarın aşağı çekilmesini istiyor. Durumu zorlaştıran bir diğer etken olarak, 2027 yılında Fransa, İspanya, Polonya ve İtalya’da yapılacak seçimler öne çıkıyor.
Le Monde, bu ülkelerde Ukrayna’nın finanse edilmesi konusunun kamuoyunda özel bir hassasiyet taşıdığını aktarıyor.
AB daha önce Ukrayna için 90 milyar euroluk kredi üzerinde uzlaşma sağlamıştı. Söz konusu tutarın 60 milyar eurosu savunma harcamalarına, 30 milyar eurosu ise bütçe ve ekonomi desteğine ayrıldı.
Buna karşılık IMF, Ukrayna’nın 2029 yılına kadar 54 milyar dolara varan bir finansman açığıyla karşı karşıya kalacağını öngörüyor.
Politico’nun aktardığına göre AB yetkilileri, Ukrayna’da bu yıl ciddi bir ekonomik kriz yaşanmasını bekliyor.
Avrupa Komisyonu hesaplamaları, Kiev’in 2026-2027 yıllarında 135,7 milyar euroya gereksinim duyacağını gösteriyor.
Bu kaynağın 83,4 milyar eurosunun orduya, 55,2 milyar eurosunun ise ekonomi desteği ile bütçe açığının kapatılmasına tahsis edilmesi öngörülüyor.
Ukrayna Başbakanı Serhiy Koretskiy, hükümetin azami tasarruf moduna geçtiğini ve acil olmayan tüm harcamaları askıya aldığını duyurdu.
Koretskiy, 28 Eylül’de yaptığı açıklamada askeri bütçe açığını kapatmak için 27 milyar dolara ihtiyaç duyulduğunu, 2026 yılı savunma gereksinimlerinin ise toplamda 155 milyar doları bulduğunu kaydetti. Euronews verilerine göre Kiev, AB’den yardım isterken bu talebini 20 milyar dolara indirdi.
Tasarruf adımlarının tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Koretskiy, “Uluslararası ortaklarımızdan para almamız hayati önem taşıyor. Bu finansman doğrudan Ukrayna’nın taahhütlerini yerine getirmesine bağlı” dedi.
Avrupa
Sol Partili Kleedörfer: Axel Springer’i devletleştirin

Almanya’da Sol Parti (Die Linke) milletvekili Kleedörfer, Bild, Politico ve The Telegraph’ın sahibi olan Axel Springer’i devletleştirmek istiyor.
Sol Parti’den Berlin Temsilciler Meclisi’ne yeni seçilen milletvekili Martha Kleedörfer, Alman yayıncının kamuya devredilmesi çağrısında bulundu.
Instagram’da paylaştığı bir gönderide, “Axel Springer’e el koyun” yazarak, şirketin muhafazakâr siyasi görüşleri nedeniyle kontrolünü ele geçirmeyi amaçlayan 1960’lardaki protesto hareketinin sloganını tekrarladı.
Kleedörfer ayrıca, “Rudi, seni unutmadık” dedi; bu sözleriyle, 1968’de faşistler tarafından vurularak ağır yaralanan protesto hareketinin lideri Rudi Dutschke’ye atıfta bulunduğu anlaşılıyor.
Bu sosyal medya paylaşımı, bu ay Berlin belediye başkanlığı seçimlerinde ezici bir zafer kazanan Die Linke’nin, şehri yönetmesi halinde Axel Springer’i devletleştirme girişimlerini yeniden canlandırabileceğini gösteriyor.
1960’lı yıllarda yürütülen öğrenci kampanyası, Almanya’nın en popüler gazetesi olan ve sağ eğilimli muhafazakâr görüşlere sahip tabloid Bild’in yayıncısı Axel Springer’i hedef almıştı.
Diplomasi2 hafta önceKanada, Birleşik Krallık liderliğindeki askeri koalisyona katılmak istiyor
Asya2 hafta önceÇin yapay zekâ, çipler ve akıllı fabrikalara büyük yatırım yapıyor
Asya2 hafta önceSuudi boru hattına saldırılar sonrası Çin’de petrol fiyatları rekor kırdı
Diplomasi2 hafta önceABD ile Almanya savunma sanayii işbirliğini derinleştirecek
Asya2 hafta önceFed’in faiz artışının ardından Çin parasal gevşemeye devam edecek mi?
Asya2 hafta önceHindistan ve Vietnam, ‘Çin artı bir’ rekabetini ticari kazanıma dönüştürmeyi hedefliyor
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi












