Avrupa
AB küresel petrol yasağını bıraktı, Arktik’te askeri önceliklere yöneldi
Avrupa Birliği, hazırladığı yeni stratejiyle Arktik politikasının merkezine çevre koruma yerine savunma ve jeopolitiği yerleştiriyor. Politico’nun aktardığına göre Birlik, 2027 yılında devreye alacağı izleme programıyla donanma amaçlı buz kıran sayısını artırmayı, askeri hareketliliği güçlendirmeyi ve deniz güvenliği merkezleri kurmayı hedefliyor.
Avrupa Birliği, Arktik bölgesine yönelik politikasında çevre ve iklim odaklı yaklaşımı bir kenara bırakıp jeopolitik ve güvenliği merkeze almaya hazırlanıyor. Birlik, hazırladığı yeni strateji belgesiyle bölgedeki askeri varlığını ve caydırıcılığını artırmayı hedefliyor.
Politico dergisinin ulaştığı taslak belgeye ve Avrupalı yetkililere göre, önceki dönemde “Avrupa Yeşil Mutabakatı” çerçevesinde hazırlanan yaklaşım yerini doğrudan fiziki güce bırakıyor. Adı açıklanmayan bir AB yetkilisi bu dönüşümü, “Kutup ayılarına daha az, sert güce daha çok odaklanıyoruz” sözleriyle özetledi.
AB buz kıran filosunu genişletip askeri deniz güvenliği merkezi kuruyor
Yeni plan kapsamında Brüksel, donanmanın ihtiyaçlarını da gözeterek elindeki buz kıran gemilerin sayısını artırmayı amaçlıyor. Taslakta ayrıca deniz güvenliği merkezi ile bölgedeki iletişimi güvenceye alacak Arktik kablo merkezinin kurulması öngörülüyor.
Bölgedeki hareketlilik ise uydular, gelişmiş algılayıcılar ve istihbarat paylaşımıyla izlenecek. Bloomberg, Birliğin tehditleri tespit etmek amacıyla Copernicus ve Galileo uydularını devreye sokarak 2027 yılında kapsamlı bir Arktik izleme programı başlatmayı planladığını duyurdu.
Yeni stratejiyi tanıtması beklenen AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, belgenin gerekçesini güvenlik ortamındaki keskin değişime dayandırıyor.
Kallas’a göre Birlik, önceki stratejinin kabul edildiği günlere kıyasla çok daha sert bir güvenlik tablosuyla karşı karşıya kaldı.
Arktik’in küresel jeopolitik gerilimlerden artık uzak kalamadığını vurgulayan Kallas, hazırlanacak yeni yaklaşımın bu gerçeği yansıtacağını belirtti.
Kallas, ekim ayında The Times gazetesine verdiği mülakatta da Çin ve Rusya’nın ticaret yollarını ele geçirmesini engellemek için ABD ve Kanada ile ortak hareket etmeleri gerektiğini dile getirmişti.
Küresel sondaj yasağı hedefi taslaktan çıkarıldı
Belgede dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise enerji politikası oldu. Birlik, bölgede petrol ve doğalgaz çıkarılmasına karşı tutumunu sürdürse de yeni metinde küresel bir moratoryum çağrısı yapmaktan vazgeçti.
Financial Times, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş başlamadan hemen önce yürürlüğe konan bir önceki stratejide, Arktik’te yeni sondajların yasaklanmasına dönük çok taraflı küresel bir anlaşma arayışının yer aldığını hatırlattı. Yeni taslakta ise bu bağlayıcı talep metinden çıkarıldı.
12 Avrupa ülkesi NATO altyapısı için ek kaynak istedi
Taslak belgede, Arktik’in uzun yıllar işbirliği, öngörülebilirlik ve itidal bölgesi olarak kaldığı, ancak 2022 sonrasında bu tablonun kökten değiştiği vurgulandı. Bir yetkili, güvenliğin tek olmasa da Brüksel için artık ana önceliklerden biri haline geldiğini söyledi.
Eylül ayında 12 Avrupa ülkesinin lideri, değişen jeopolitik dengeler ışığında Birliği Arktik’te daha etkin rol oynamaya çağırmıştı.
Finlandiya’nın Rovaniemi kentindeki zirveye atıfla yayımlanan taslak bildiride, NATO birlikleri ile askeri araçlarının intikalini kolaylaştıracak askeri hareketlilik harcamalarının artırılması, dijital ağların geliştirilmesi ve hibrit tehditlere karşı koyulması talep edilmişti.
Putin: Arktik stratejik önem taşıyor, işbirliğine hazırız
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise konuya ilişkin daha önceki değerlendirmelerinde Arktik’in ülke ekonomisi, sanayi kapasitesi ve ulusal güvenlik açısından taşıdığı stratejik değere işaret etmişti.
Rus lider, deniz ve nehir limanları, demiryolları, otoyollar ve havalimanlarıyla bölgenin lojistik altyapısını güçlendirdiklerini açıklamıştı.
Ortadoğu’daki çatışmalar nedeniyle küresel tedarik zincirlerinde yaşanan aksamalara değinen Putin, Kuzey Deniz Rotası’nın öneminin arttığını belirterek, bölge çevresinde jeopolitik rekabetin kızışmasına rağmen işbirliğine açık olduklarını kaydetmişti.