Ortadoğu
AB silahlanırken koordinasyon eksikliği baş ağrıtıyor
Brüksel’deki savunma konulu konferanslar haftasında, AB hükümetleri ile kıtanın savunma sanayisi arasındaki gerginlikler tüm çıplaklığıyla ortaya çıktı.
Euractiv’e göre Avrupa savunmasının acil olduğunu savunmalarına rağmen, Avrupa başkentleri, AB kurumları ve Avrupalı silah üreticileri, kıtayı yeniden silahlandırmaya çalışırken hâlâ birbirlerini dinlemekte zorlanıyor.
Sektörün içinden gelenler, tartışmaların “karışık mesajlarla” gölgelendiğini ve planların sık sık ulusal çıkarlar nedeniyle tıkanıp kaldığını söylüyor.
AB, Avrupa’nın güvenliği için milyarlarca avroyu masaya koydu. Bu tutarın 1,5 milyar avrosu Avrupa Savunma Yatırım Programı (EDIP) ve 150 milyar avrosu Avrupa için Güvenlik Eylemi (SAFE) savunma kredisi aracı için ayrıldı.
Her ikisi de hükümetlerin daha fazla Avrupa silahı satın almasına ve sektörün üretimi artırmasına yardımcı olmayı amaçlıyor. Bununla birlikte, uygulama gecikiyor.
Geçen yıl, AB ülkeleri yeni kullanılabilir parayı ortak alımlarda nasıl harcamayı planladıklarını detaylı olarak açıklayan planlar hazırladı.
SAFE kredisinin şartları, başkentlerin satın almayı planladıkları savunma ürünlerinin bir açıklamasını sunmalarını gerektiriyor.
Fakat dosyaya aşina olan kaynaklar, planların çok detaylı olmadığını söyledi.
Komisyonun bağlayıcı olmayan bir metodolojisi, ülkelerin her bir savunma alımının kredinin uygunluk kriterlerini nasıl karşıladığını nasıl açıklığa kavuşturabilecekleri konusunda rehberlik sağladı.
Bu metodolojide, şirketlerin satılan her ürünün Avrupa ve Avrupa dışı bileşenlerini hesaplamaktan sorumlu olduğu belirtildi. Bu, 150 milyar avroluk SAFE tesisine erişim kurallarının temelini oluşturuyor.
Fakat Euractiv, üreticilerin hâlâ savunma bakanlıklarının ürünler açısından tam olarak ne istediklerini açıklamalarını beklediklerini öğrendi. Bu, başkentler ile Avrupa’nın silah üreticileri arasındaki kopukluğun bir başka örneği.
Avrupa savunma şirketleri, AB kurumları ve ulusal başkentler, Ukrayna savaşının ardından stokları artırmak için Avrupa savunma sektörünün tamamen yenilenmesini talep ediyor.
Rheinmetall, Nexter, Thales, PGZ veya Dassault gibi bazı tanınmış şirketler, kıtada yeni fabrikalar kurdukları için manşetlere taşındı. İlk bakışta, herkesin aynı görüşte olduğu görülüyor.
Ne var ki şirketler, gelecek için plan yapabilmek için hükümetlerden uzun vadeli yatırımlar talep ediyor. Birçok şirket, yatırımı haklı çıkarmak için hangi siparişlerin geleceğini bilmeden üretimi artırdı. Bu durum, sektörde belirsizlik yarattı.
Bu ayın başlarında, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülkesinin savunma sanayisini yeterince hızlı üretim yapmadığı için eleştirdi. Fakat Fransız silah üreticilerinin rakipleriyle şiddetli bir rekabet içinde olduğunu da ekledi ve “Kimse bizi beklemiyor” diye ülkenin en büyük üreticilerinden bazılarını uyardı.
Okyanusun öbür ucundan gelen karışık mesajlar daha da fazla kafa karışıklığı yaratıyor. Amerikalılar, Avrupalılardan kendi güvenliklerini kendilerinin sağlamalarını istedi, bu da Avrupa’nın üretim kapasitesini artırmasını ve daha fazla ekipmanı yurt içinde üretmesini gerektiren bir görev.
Fakat bloğa Amerikan ürünlerini satın almaya devam etmesini hatırlatarak, Avrupa üreticilerini sipariş ve gelirden mahrum bırakarak, talepleriyle çelişen bir tutum sergiledi.
Ağustos ayından bu yana, NATO müttefikleri NATO tarafından koordine edilen PURL girişimi aracılığıyla Ukrayna için milyarlarca dolar değerinde ABD silahı satın aldı.
Bir NATO diplomatı Euractiv’e, “Bu oldukça kafa karıştırıcı,” dedi.