Amerika
ABD, Çin’in nadir metal ambargosunu Avrupa’daki eski stoklarla aştı
ABD savunma sanayisi, Çin’in ihracat kısıtlamaları sonrası yaşanan nadir toprak metali kıtlığını, Avrupa’daki bir tesiste bulunan eski stokları kullanarak geçici bir çözümle aştı. The New York Times, bu hamlenin özellikle Tomahawk füzeleri gibi kritik silahların üretiminde hayati önem taşıyan samaryum ihtiyacını karşılamayı hedeflediğini yazdı.
Amerikan savunma sanayisi, Çin’in ihracat kısıtlamaları getirmesinin ardından nadir toprak metallerinde baş gösteren ciddi tedarik sorununu, Avrupa’daki bir fabrikada bulunan fazla stokları kullanarak geçici bir formülle aştı.
The New York Times (NYT) gazetesinin haberine göre, bu stratejik hamle, özellikle Tomahawk füzeleri gibi hassas mühimmatların üretimi için hayati önem taşıyan metallere erişimi güvence altına almayı amaçlıyor.
Pekin yönetimi, nisan ayında Donald Trump yönetiminin gümrük tarifesi politikalarına karşılık olarak yedi nadir toprak metalinin ihracatı için lisanslama rejimi uygulamaya koymuştu.
Bu karar, Amerikalı savunma sanayii şirketlerinin geleneksel tedarik kanallarını kaybetmesine ve üretim riskiyle karşı karşıya kalmasına neden oldu.
Krizin merkezinde, Tomahawk seyir füzeleri de dahil olmak üzere hassas güdümlü silah sistemlerinde kullanılan samaryum-kobalt mıknatısları yer alıyor.
Samaryum elementinden üretilen ve aşırı sıcaklıklara dayanıklılığıyla bilinen bu mıknatıslar, füzelerin kontrol yüzeylerinin çalışması için kritik öneme sahip.
Avrupa’daki stoklar devreye girdi
Çözüm arayışındaki ABD, iki Avrupa şirketinin dahil olduğu bir anlaşmayla çıkış yolu buldu.
New York merkezli mıknatıs üreticisi Arnold Magnetic Technologies, Belçikalı kimya şirketi Solvay’in Fransa’daki tesisinde 1970’lerden beri depolanan yaklaşık 200 ton samaryum nitratı işlemek üzere harekete geçti.
Şirket, bu stokları işlemek için İngiliz Less Common Metals firmasıyla ortaklık kurdu.
Bir yıldan fazla hammadde stoğuna denk gelen bu rezerv, Amerikan savunma sanayii üretiminin geçici olarak sürdürülmesini sağladı.
Fakat piyasa katılımcıları, söz konusu rezervlerin sektörü yalnızca bir yıldan biraz fazla idare edebileceğini tahmin ediyor.
Çin’e bağımlılık yüzde 90 seviyesinde
Dünya genelindeki rafine nadir toprak metalleri üretiminin yaklaşık yüzde 90’ını Çin karşılıyor.
The New York Times, haziran ayında yayımladığı haberde, Çin’in dünyada samaryum üreten tek ülke olduğunu ve bu metalin neredeyse tamamen askeri amaçlarla kullanıldığını bildirmişti. Gazete, bu durumun ABD de dahil olmak üzere Batı ülkelerinin ordularını Pekin’e bağımlı hale getirdiğine dikkat çekmişti.
Amerikan askeri-sanayi kompleksinin yıllık samaryum ihtiyacının 200 tondan az olduğu tahmin edilse de alternatif tedarik zincirleri henüz kurulabilmiş değil.
Uzmanlara göre, yeni samaryum kaynakları bulunamazsa ABD, savaş uçakları ve hassas güdümlü füzeler üretememe riskiyle karşı karşıya kalacak.
Yerli üretim için teşvikler artırılıyor
Trump yönetimi, krizin derinleşmemesi için yerli kapasitenin geliştirilmesini hızlandırmaya çalışıyor.
Bu kapsamda MP Materials, Kaliforniya’daki nadir toprak metalleri işleme kapasitesini genişletmek için 150 milyon dolar kredi alırken, ReElement Technologies şirketine 80 milyon dolar kredi sağlandı.
Kanada merkezli Ucore Rare Metals ise Louisiana’da bir tesis kurmak için 22,4 milyon dolarlık hibe desteği aldı.
Ancak uzmanlar, bu projelerin hızlı bir şekilde hayata geçirileceğinden şüphe duyuyor. Birçok şirketin daha önce samaryum-kobalt mıknatıslarla çalışmamış olması ve bazı yatırımların diğer mıknatıs türlerine yönlendirilmesi, sürecin uzayabileceğine işaret ediyor.
Gazetenin haberinde, mevcut planın kısa ve orta vadeli bir çözüm olduğu, ancak ABD’nin nadir toprak metalleri konusunda Çin’e olan stratejik bağımlılığını ortadan kaldırmadığı vurgulandı.
Geçmişten gelen uyarılar ve yeni stratejiler
NYT, ABD’nin samaryum tedariki konusundaki endişelerinin yeni olmadığını hatırlattı. 1970’lerin başında Batı orduları, Avustralya’dan gelen cevheri işleyen Fransa’daki bir tesise güveniyordu.
Ancak bu tesis, çevresel endişeler ve Çin’in Baotou şehrindeki ucuz üretimle rekabet edememesi nedeniyle 1994 yılında kapandı.
ABD Kongresi, 2009 yılında sorunun ciddiyetini kavrayarak Pentagon’a durumu ele alacak bir plan geliştirme görevi vermişti.
Bu girişimin ardından, ABD’deki tek nadir toprak elementleri madeni olan Kaliforniya’daki Mountain Pass, 1 milyar dolarlık yatırımla yeniden faaliyete geçti.
ABD ve Çin arasındaki gümrük vergisi savaşı, 2025 yılının başlarında Washington’ın gündemine yeniden oturdu.
The Wall Street Journal gazetesinin haberine göre Trump, ABD ordusu ve teknoloji endüstrileri için kritik öneme sahip nadir toprak metallerinin tedarikine kısıtlama getirilmesinden çekindiği için, Rusya petrolü satın alması nedeniyle Çin’e ikincil yaptırımlar uygulamama kararı aldı.
Pekin yönetimi, ekim ayı sonunda nadir toprak metallerine yönelik ihracat kontrollerinin bir yıl süreyle askıya alındığını duyurmuştu.
Washington’ın sözde fentanil tarifesini kaldırmasının ardından Çin Ticaret Bakanlığı da “misilleme önlemlerini” buna göre ayarladı.
Buna rağmen ABD, nadir toprak elementleri de dahil olmak üzere kritik mineraller konusunda Avustralya ile stratejik bir işbirliği anlaşması imzaladı.
2024 verilerine göre Çin, ABD’nin nadir toprak metalleri ithalatının yüzde 68’ini oluşturuyor. Güçlü kalıcı mıknatıslar söz konusu olduğunda ise bu bağımlılık oranı yüzde 75’e kadar çıkıyor. ABD’li yetkililer, bu tabloyu ulusal güvenlik için açık bir tehdit olarak değerlendiriyor.