Diplomasi

ABD, START anlaşması sonrası nükleer cephaneliğini genişletmeyi planlıyor

Yayınlanma

ABD ile Rusya arasındaki START-III anlaşmasının sona ermesiyle birlikte Washington, nükleer kapasitesini artırmak ve yeni testler gerçekleştirmek için hazırlıklara başladı. Trump yönetiminin denizaltılardaki füze kapasitesini artırma ve nükleer denemelere yeniden başlama planı, küresel güvenlik dengelerini değiştirebilecek bir adım olarak değerlendiriliyor.

ABD ile Rusya arasındaki son stratejik saldırı silahları anlaşması olan START-III (Yeni START) süresi 5 Şubat’ta doldu.

The New York Times gazetesinin haberine göre, Donald Trump yönetimi temsilcilerinin bu gelişmenin ardından yaptığı açıklamalar iki temel sonucu ortaya koyuyor: Washington, ek nükleer silah konuşlandırma seçeneğini aktif olarak değerlendiriyor ve muhtemelen bir tür nükleer test gerçekleştirmeye hazırlanıyor.

Anlaşmanın sona erdiği gün Cenevre’deki Silahsızlanma Konferansı’nda konuşan ABD Silahlanma Kontrolü ve Uluslararası Güvenlikten Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Thomas DiNanno, anlaşmanın ABD’ye “kabul edilemez tek taraflı kısıtlamalar” dayattığını belirtti.

DiNanno, mevcut nükleer güçleri genişletme seçeneklerinden birinin, taktiksel kullanım için daha kısa menzilli silahların konuşlandırılması olduğunu ifade etti.

Rusya; Burevestnik seyir füzesi, hipersonik Oreşnik ve Poseidon torpidosu gibi START-III kapsamında yer almayan silahları daha önce geliştirmişti.

ABD ve Rusya nükleer silah kısıtlamalarına devam etme kararı aldı

Denizaltı kapasitesinin artırılması planlanıyor

DiNanno, Washington’ın elinde “henüz konuşlandırılmamış bir nükleer potansiyel” bulunduğunu kaydetti. The New York Times, bu kapasitenin Ohio sınıfı denizaltılara hızla yerleştirilebileceğine işaret etti.

Bu 14 geminin her biri nükleer başlıklı füzeler için 24 fırlatma tüpüne sahip bulunuyor. START-III sınırlandırmaları uyarınca her denizaltıdaki dörder tüp devre dışı bırakılmıştı.

Bu tüplerin yeniden hazır hale getirilmesi, cephaneliğe 54 füze ve yüzlerce savaş başlığı eklenmesi anlamına geliyor.

Trump, geçtiğimiz yıl nükleer testlere Çin ve Rusya ile “eşit düzeyde” yeniden başlamak istediğini açıklamıştı.

Yönetim yetkililerinin açıklamaları; depolarda tutulan savaş başlıklarının taşıyıcılara yerleştirilerek cephaneliğin artırılmasını ve Trump’ın yardımcılarına verdiği testlere yeniden başlanması talimatını kapsayan çeşitli senaryoların masada olduğunu gösteriyor.

Geçen yıla kadar ABD Enerji Bakanlığı bünyesindeki Ulusal Nükleer Güvenlik Kurumunun başında bulunan Jill Hruby, somut veri olmadığını belirterek durumun belirsizliğini koruduğunu ifade etti.

Müzakere stratejisi ve bölgesel tepkiler

The New York Times, bu hamlelerin amacının diğer nükleer güçleri müzakere masasına itmek olabileceğine dikkat çekti.

START-III’ün sona erdiği gün ABD, Amerikan ve Rus ordularının nükleer güvenlik alanında yeniden temas kuracağını duyurdu.

Ancak haberde, Rusya ve Çin’in, ABD’nin nükleer güçlerini gerçekten artırmayı seçtiği sonucuna varabileceği ve buna göre hareket edebileceği vurgulandı.

ABD son nükleer testini 1992 yılında gerçekleştirmişti. Rusya ve Çin de testlerini askıya almış olsa da Kuzey Kore 2006-2017 yılları arasında altı yeraltı patlaması yaptı.

DiNanno Cenevre’de yaptığı konuşmada, ABD hükümetinin Çin’in gizlice “nükleer patlayıcı cihaz testleri” yaptığından haberdar olduğunu belirtti ve bunlardan birinin 22 Haziran 2020’de gerçekleştiğini ifade etti.

Çin’in gizli test iddiaları tartışma yaratıyor

Amerikalı yetkililer, istihbarat uzmanlarının böyle bir testin gerçekten yapılıp yapılmadığını tartıştığını ancak kesin bir sonuca varamadığını açıkladı.

Kapsamlı Nükleer Test Yasaklama Antlaşması Örgütü (CTBTO) ise 6 Şubat’ta yaptığı açıklamada, söz konusu tarihte herhangi bir patlama saptanmadığını duyurdu.

DiNanno, Çin’in nükleer patlamanın şok dalgalarının saptanmasını zorlaştırmak için özel bir teknoloji kullandığını belirtti.

Washington’ın bu duruma nasıl yanıt vereceğine açıklık getirmeyen DiNanno, Trump’ın ABD’nin bu alanda Çin ve Rusya ile “eşit düzeyde” hareket edeceği yönündeki vurgusunu yineledi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version