Amerika
ABD stratejik petrol stokunu yasal alt sınırın altına indiriyor

ABD Enerji Bakanlığı, İran savaşıyla derinleşen akaryakıt krizine karşı stratejik rezervden 40 milyon varil ham petrolü ödünç verme kararı aldı. Son çekimle birlikte stoklar 246,6 milyon varile inerek federal yasadaki 252,4 milyon varillik operasyonel asgari sınırın altına düşecek.
ABD Enerji Bakanlığı, İran ile devam eden savaşın körüklediği yakıt krizine karşı Stratejik Petrol Rezervi’nden 40 milyon varil ham petrol daha çekecek.
Bakanlığın 29 Eylül tarihli planı kapsamında petrol, enerji şirketlerine ödünç yöntemiyle verilecek. Şirketler aldıkları ham petrolü ilerleyen tarihlerde stoka iade etmekle yükümlü tutulacak. İlgili şirketlerin tahsis tekliflerini 6 Ekim tarihine kadar iletmeleri gerekiyor.
Enerji Bakanı Chris Wright, “Bugünkü adımlarla ABD, petrol piyasalarını Amerikan halkının ve dünyanın dört bir yanındaki insanların yararına istikrara kavuşturmayı amaçlayan eşgüdümlü çabalara öncülük etmeyi sürdürüyor” dedi.
Wright, takas yönteminin rezervin sonradan doldurulmasına olanak tanıyacağını ve vergi mükelleflerine 3 milyar dolardan fazla tasarruf sağlayacağını savundu.
Bakan Wright ayrıca, ABD ve Japonya taahhütlerine sadık kalırken bazı Avrupa ülkelerinin vadettikleri ham petrol ve petrol ürünlerinin pek azını piyasaya sürdüğünü söyledi; tüm üye ülkelere sözlerini tutma çağrısı yaptı.
Bu son adım, Washington yönetiminin Uluslararası Enerji Ajansı ile birlikte sene başında ilan ettiği 172 milyon varillik acil durum kullanımının nihai dilimini oluşturuyor.
ABD Stratejik Petrol Rezervi ağustos ayı sonunda 286,6 milyon varile inerek 1982’den bu yana en düşük düzeyine geriledi. Mevcut miktar, tesislerin azami kapasitesinin 445 milyon varil gerisinde kalıyor.
Kararlaştırılan 40 milyon varilin tamamı çekildiğinde stoklar yaklaşık 246,6 milyon varile düşecek. Böylelikle rezerv seviyesi, federal mevzuatın operasyonel alt eşik saydığı 252,4 milyon varilin altına kayacak.
*U.S. to release up to 40 million barrels from the Strategic Petroleum Reserve
A full draw would take the SPR to about 245 million barrels, the lowest in history pic.twitter.com/4K4GCSlEs0
— Hedgeye (@Hedgeye) September 29, 2026
Federal yasalar, rezerv hacmi bu sınırın altına indiğinde olağanüstü durumlar dışında yeni çekimleri kısıtlıyor. ABD Sayıştayının 1981 yılına ait raporunda da stoğun 250 milyon varilin altına indirilmesinin yalnızca “çok ağır bir acil durumda” gündeme gelebileceği kayda geçirilmişti.
İran savaşının başlamasından bu yana ABD genelinde benzin fiyatları yaklaşık yüzde 50 yükselerek galon başına ortalama 4 dolara çıktı. Motorin fiyatları ise aynı vadede yüzde 70 artışla galon başına 6 doların üzerine tırmandı.
Eylül ayı başında motorin ve kalorifer yakıtını içeren distilat stokları son beş yılın ortalamasına göre yüzde 14 açık verdi. Benzin stokları da mevsim normallerinin yüzde 6 altında kaldı.
ABD rezervlerindeki aşınma 2022 yılındaki Rusya-Ukrayna savaşıyla başladı.
Dönemin başkanı Joe Biden yönetimi yükselen yakıt maliyetlerini dizginlemek amacıyla stokları açmış, OPEC+ grubunun üretimi artırma taleplerini üst üste geri çevirmesi üzerine Washington stratejik rezervlere daha fazla başvurmuştu.
Amerika
Pentagon’da yeni tasfiye: General ve amiral kadroları daraltılıyor

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, ordudaki general ve amiral kadrolarının sayısını yüzde 20 oranında azaltmayı hedefleyen yeni bir tensikat planı hazırladı. Kara, Deniz ve Hava kuvvetlerine kesintileri 1 Ocak 2027 tarihine kadar tamamlama talimatı verilirken, bazı üst düzey görevlerin albay rütbesine devredilmesi kararlaştırıldı.
ABD ordusunda çok sayıda üst düzey komutanı görevden alan ve bazı istifalara yol açan Savaş Bakanı Pete Hegseth, yeni bir tasfiye sürecine hazırlanıyor.
Fox News’un haberine göre Hegseth, Pentagon’daki geniş kapsamlı yeniden yapılanma planı doğrultusunda ordudaki general ve amiral kadrolarını yüzde 20 oranında azaltmayı hedefliyor.
Hegseth’in eylül ayında onayladığı tensikat planı Kara, Deniz ve Hava kuvvetleri ile müşterek askeri kadroları kapsıyor. İlgili kuvvetlere söz konusu kesintileri 1 Ocak 2027 tarihine kadar tamamlama talimatı iletildi.
Bakan Hegseth’in planın ayrıntılarını bugünkü “Kuvvetlerin Durumu” konuşmasında kamuoyuna duyurması bekleniyor.
Söz konusu adım, Hegseth’in geçen yıl komuta kademesini küçültmek amacıyla açıkladığı yüzde 10’luk genel kesinti hedefini ikiye katlıyor. Önceki direktif, muvazzaf dört yıldızlı kadrolar ile Ulusal Muhafızlar bünyesindeki general pozisyonlarının ayrı ayrı yüzde 20 oranında azaltılmasını öngörüyordu.
Fox News’a konuşan bir savunma yetkilisi, yeni kararın halihazırda görev yapan general ve amirallerin yüzde 20’sinin toptan ordudan uzaklaştırılacağı anlamına gelmediğini vurguladı.
Buna göre tensikat doğrudan subay mevcudunu değil, amiral ve generallere ayrılan makamları hedef alıyor. Bazı üst kademe görevler tamamen lağvedilmek yerine hiyerarşide daha alt basamaklara çekilecek.
Haberde aktarılan 16 Eylül tarihli bakanlık yazışmasına göre Hegseth, alt seviyeye kaydırılacak makamların O-6 rütbesindeki subaylarca yürütülebilmesi için mevzuat hazırlığı yapılmasını istedi. Böylece anılan görevlere Kara ve Hava kuvvetlerinde albaylar, Deniz Kuvvetlerinde ise deniz albayları getirilebilecek.
Hegseth, geçen yılki değerlendirmesinde reformları desteklemeyen kıdemli askerlerin görevden ayrılabileceğini dile getirmişti.
Adımlarını “daha az general, daha fazla asker” yaklaşımıyla savunan Hegseth, karargah kadrolarının daraltılması sayesinde bürokratik katmanların kalkacağını, kaynak ve karar yetkisinin sahadaki birliklere yaklaşacağını savunuyor.
Yeni plan, komuta kademesinde art arda gelen ayrılıkların üzerine geldi. Son olarak ABD Kara Kuvvetleri Bakanı Dan Driscoll istifa etti. Beyaz Saray gerekçeye dair sessiz kalırken, Amerikan basını istifanın Hegseth ile aylardır süren uyuşmazlıklardan kaynaklandığını yazdı.
Hegseth, nisan ayında Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı Orgeneral Randy George’u görevden almış, Kara Kuvvetleri Avrupa ve Afrika Komutanı Orgeneral Christopher Donahue da haziranda istifasını sunmuştu.
New York Times gazetesi, Hegseth’in adımları nedeniyle ordunun lidersiz kaldığını yazdı. Gazete, Hegseth göreve başladığında Kara Kuvvetlerinde 10 muvazzaf dört yıldızlı orgeneral varken bu sayının beşe kadar gerilediğine dikkat çekti.
Hegseth ise Mayıs 2025’teki ilk planın kıdemli askerleri cezalandırmaya dönük rastgele bir tasfiye olmadığını, sürecin Genelkurmay Başkanlığı ile eşgüdüm içinde yürütüldüğünü öne sürmüştü.
Savaş Bakanı, amacın kadroları ölçülü biçimde azaltarak stratejik hazırlığı ve operasyonel etkinliği en üst seviyeye çıkarmak olduğunu belirtmişti.
Hegseth’in planı, Ortadoğu’da 50 binden fazla Amerikan askerinin konuşlandığı ve İran savaşının lojistik baskıyı artırdığı bir süreçte hayata geçiriliyor.
Basına yansıyan son iddialar, ABD Başkanı Donald Trump’ın kasım ayındaki ara seçimlerin ardından İran’a yönelik hava harekatını yeniden başlatmayı hedeflediğini gösteriyor. Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun İran’a karşı yürüttüğü savaşta binlerce kişi hayatını kaybetti.
Öte yandan Bloomberg, 19 Eylül tarihli haberinde Pentagon’daki bütçe ve kadro kesintilerinin, İran savaşının başında Minab kentindeki bir ilkokula düzenlenen hava saldırısında payı olduğunu yazdı.
168 öğrenci ve öğretmenin yaşamını yitirdiği saldırı öncesindeki değerlendirme ve denetim mekanizmalarının, personel azaltımları nedeniyle aksadığı aktarıldı.
Amerika
Pentagon veri tabanı hacklendi: 3 milyon kişinin bilgileri sızdı

Pentagon personel merkezine yönelik yetkisiz erişim sonucu 3 milyona yakın askeri ve sivil personelin kişisel verileri sızdı. Sistemde hayatta olan 2 milyon 760 bin kişi ile yaşamını yitirmiş 294 bin kişinin sosyal güvenlik numaraları ve görev bilgileri yer aldı. Güvenlik açığının 9 ay boyunca açık kaldığı doğrulanırken verilerin kötüye kullanıldığına dair somut iz saptanmadı.
ABD Savaş Bakanlığının personel veri tabanına yönelik siber saldırı sonucunda yaklaşık 3 milyon kişinin kişisel bilgileri sızdı.
ABC News’e konuşan bir Pentagon yetkilisi, yetkisiz kişilerin eriştiği sistemde hayatta olan 2 milyon 760 bin kişi ile yaşamını yitirmiş 294 bin kişinin kayıtlarının yer aldığını açıkladı.
Olayı ilk duyuran Military Times portalı, iki kaynağa dayandırdığı haberinde etkilenen kişi sayısını yaklaşık 4 milyon olarak aktarmıştı. Pentagon yetkilisi ise daha sonra ABC News’e farklı veriler iletti.
Sızıntı, askeri personelin ve sivil çalışanların sosyal güvenlik numaraları ile görev bilgilerini kapsıyor. Military Times’ın incelediği resmi bildirime göre, ifşa olan kayıtlarda isimler, doğum tarihleri, irtibat bilgileri, cinsiyet, ırk ve askeri uzmanlık alanları da yer alabiliyor.
Savunma İnsan Kaynakları Merkezinin (DMDC) bilgi sistemine yönelik yetkisiz erişim Ekim 2025 ile 16 Temmuz 2026 tarihleri arasında, yaklaşık 9 ay boyunca sürdü.
ABC News, söz konusu erişimi az sayıda üçüncü taraf kullanıcının sağladığını bildirdi. Güvenlik açığı tespit edildikten sonra kapatıldı.
DMDC, Pentagon’un temel personel kayıt merkezlerinden biri sayılıyor. Merkezde muvazzaf askerler, yedekler, sivil personel, sözleşmeli çalışanlar, emekliler, gaziler ve askeri personelin aile fertlerine ait 60 milyondan fazla kayıt saklanıyor.
Pentagon, sızan verilerin kötüye kullanıldığına dair bir kanıt tespit etmedi. Military Times, etkilenen kişilere kimlik onarımı ve kredi geçmişi takip hizmetleri teklif edildiğini duyurdu.
Benzer bir veri sızıntısı daha önce Federal Soruşturma Bürosunun (FBI) istihdam sitesi FBIJobs.gov üzerinde de yaşandı. ABC News’in kurum içi yazışmalara ve kaynaklara dayandırdığı bilgiye göre FBI, tüm personelinin verilerinin çalınmış olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.
The New York Times (NYT), çalınan FBI kayıtlarının bir bölümünü inceledi. Bu belgelerde ev adresleri, telefonlar, kurumsal e-posta adresleri, sosyal güvenlik numaraları, doğum tarihleri, işe başlama tarihleri ve yakınların iletişim bilgileri tespit edildi.
Veri tabanında ayrıca birim adları, görevler ve personelin amirlerine ait bilgiler de yer aldı. Kimi kayıtlar; karşı istihbarat, narkotikle mücadele birimleri ile Rusya, Çin ve İran kaynaklı tehditleri inceleyen departmanlardaki görevleri açığa çıkardı.
İngiltere Ulusal Siber Güvenlik Merkezinin eski başkanı Ciaran Martin, bu tür bir sızıntının FBI’ın operasyonel kabiliyetlerini doğrudan etkileyebileceğini kaydetti.
ShinyHunters adlı hacker grubu, FBI’ın on binlerce faal ve eski çalışanına ait kayıtların yanı sıra tıbbi verileri ve güvenlik soruşturması belgelerini ele geçirdiğini duyurmuştu.
Uzmanlar NYT’ye yaptıkları değerlendirmede, bu bilgilerin ajanların izlenmesi, ailelerinin tehdit edilmesi veya yabancı istihbarat servislerince dosya hazırlanması amacıyla kullanılabileceği uyarısını yaptı.
ShinyHunters grubu başlangıçta, büronun kendi saldırı yöntemlerine ilişkin yayımladığı uyarıyı geri çekmemesi halinde verileri yayımlama tehdidinde bulundu.
Grup daha sonra bilgileri hiçbir zaman sızdırmayı amaçlamadığını savundu ve eylemini bir reklam kampanyası olarak niteledi.
Reuters, Mayıs ayında yayımladığı haberde ABD askeri personelinin kişisel verilerinin takip ve saldırı hazırlıklarında kullanıldığını aktarmıştı.
Ajansa göre Washington’ın hasımları, ticari olarak erişilebilen konum verilerinden faydalanarak askerlerin yoğunlaştığı bölgeleri belirleme imkanına erişti. ABD’li parlamenterler ise o dönemde Pentagon’u askeri personelin kişisel verilerini yeterince koruyamamakla eleştirmişti.
Amerika
ABD’de Z kuşağı varlıklı görünmek istiyor: Kredi kartı borcu 986 milyar dolar

ABD’de Z kuşağının yüzde 24’ü sosyal medyada maddi zenginlik sergileme baskısı altında yaşarken toplumun yüzde 41’i kendini finansal açıdan güvende görmüyor. Kredi kartı borçlarının 986 milyar dolarla rekor kırdığı ülkede, borçla finanse edilen tüketim kültürü dar gelirlileri uzun vadeli yükümlülüklere sürüklüyor.
ABD’de Z kuşağının neredeyse dörtte biri, sosyal medyada varlıklı görünmek için yoğun baskı hissediyor. Finans şirketi Empower’ın verilerine göre, genel nüfusun yüzde 41’i ise kendini maddi bakımdan güvende görmüyor.
Araştırmacı ve yazar John Mac Ghlionn, The Hill için kaleme aldığı makalede, borçlanarak zengin görünmeye çalışan milyonlarca Amerikalının içine düştüğü tabloyu değerlendirdi.
Durumu “basit, acımasız ve reddedilemez bir matematik” olarak tanımlayan Mac Ghlionn, “Milyonlarca dar gelirli insan, diğer dar gelirlilere petrol zengini gibi yaşadıklarını kanıtlamak için borç parayla harcama yapıyor” dedi.
Gündelik tüketim alışkanlıklarını örnek gösteren Mac Ghlionn, her gün kredi kartıyla yulaf sütlü kahveye 7 dolar ödeyenlerin, bardaktaki köpük desenini fotoğraflayıp benzer harcamalar yapan tanıdıklarıyla paylaştığını aktardı.
Yazar, “Bu durum tamamen akıldışı ve hafif bir delilik hali. Ancak çoğunluğun bütçesini aşan bir sandviçin gösteriş meraklısı hastalıklı bir kültürde statü simgesine dönüştüğü günümüz Amerikası tam da böyle bir yer” ifadelerini kullandı.
Benzer bir tüketim biçiminin lüks giyimde de görüldüğünü kaydeden araştırmacı, küçük bir logo uğruna 400 dolarlık tişört alan bir kişinin, ardından restorandaki akşam yemeği hesabını taksitlendirdiğine işaret etti.
İçerik üreticilerinin ise bu düzen üzerinden gelir elde ettiğini belirten Mac Ghlionn, sosyal medyada belirli ürünleri yeren kişilerin kendi profillerindeki alternatif bağlantılardan satış komisyonu kazandığını yazdı.
Tatil alışkanlıklarının da bu illüzyonun parçası haline geldiğini vurgulayan yazar, Akdeniz kıyılarından ve havaalanı salonlarından paylaşılan fotoğrafların ardında ağır borç yükleri olduğunu kaydetti.
Mac Ghlionn’a göre, kredi kartıyla finanse edilen yedi günlük bir yaz tatili, çoğunlukla üç yıllık bir geri ödeme yükümlülüğüne dönüşüyor.
İnsan bilincinin ikiye bölündüğünü savunan araştırmacı, ortaya çıkan tezatı şu sözlerle dile getirdi:
“Dijital benlik; yüksek tasarımın, seçkin mutfakların, sonsuz eğlencenin ve büyük yanılgıların hüküm sürdüğü altın bir çağda yaşıyor. Fiziksel benlik ise stüdyo dairenin lavabosu başında gözyaşları içinde sodyum yüklü hazır erişte yerken bankadan gelen yetersiz bakiye bildirimlerini okuyor. İnsan bilincini iki ayrı varlığa ayırmayı başardık: Sahilden paylaşım yapan marka yöneticisi ve uçak biletini ödeyip biraz daha erişte alabilmek için fazla mesai yapan işçi.”
Mac Ghlionn, bu çarka katılan herkesin kuralları bildiğini ancak oyunu bırakan ilk kişi olmaya cesaret edemediğini belirtti.
Araştırmacıya göre, pahalı bir kahveyi alamayacağını veya tatile gidemeyeceğini kabullenmek, Amerikan toplumunda doğrudan “kişisel başarısızlık” olarak algılanıyor.
Söz konusu tüketim alışkanlıkları resmi verilere de yansıyor. New York Federal Rezerv Bankası verilerine göre, ABD’deki kredi kartı borçları 2023 yılında 986 milyar dolara ulaşarak kayıtların tutulmaya başlandığı 1999 yılından bu yana en yüksek seviyesini gördü.
Asya2 hafta önceDeepSeek mühendisi: “Gelecek ya komünizm olacak ya Cyberpunk”
Dünya Basını2 hafta önceAkademisyen Norman Finkelstein: Üniversitelerdeki baskı McCarthy dönemini aştı
Diplomasi2 hafta önceKanada, Birleşik Krallık liderliğindeki askeri koalisyona katılmak istiyor
Rusya2 hafta önceRomanya’da Lukoil rafinerisinin kapatılması iflas dalgası yaratabilir
Diplomasi2 hafta önceABD ile Almanya savunma sanayii işbirliğini derinleştirecek
Asya2 hafta önceSuudi boru hattına saldırılar sonrası Çin’de petrol fiyatları rekor kırdı
Ortadoğu2 hafta öncePetrol devleri uyardı: Küresel akaryakıt krizi resmen başladı
Asya2 hafta önceÇin yapay zekâ, çipler ve akıllı fabrikalara büyük yatırım yapıyor











