Diplomasi
ABD ve İran heyetleri üçüncü tür müzakereler için Cenevre’de
İran ve Amerika Birleşik Devletleri’ne ait müzakere heyetleri, İsviçre’nin Cenevre kentinde üçüncü tur dolaylı nükleer görüşmelerini gerçekleştiriyor.Görüşmeler, ABD’nin Ortadoğu’da gerçekleştirdiği büyük çaplı askeri yığınak sırasında yapılırken; bazı ülkeler, olası bir Amerikan saldırısı tehdidi nedeniyle vatandaşlarına İran’dan ayrılma uyarısında bulundu.
Görüşmeler için dün Cenevre’ye giden İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile dolaylı müzakereler öncesinde arabulucu Umman’ın Dışişleri Bakanı Busaidi ile görüştü.
İran medyasına göre, Tahran, arabulucu Umman aracılığıyla önerilerini ABD’ye iletti. Mehr ajansı, “Öneri, İran’ın nükleer faaliyetlerinin niteliğiyle ilgili tüm Amerikan bahanelerini ortadan kaldırmayı amaçlıyor.
Beyaz Saray’ın öneriyi kabul etmemesi, Tahran’da ABD’nin ciddiyetsizliğine dair önceki şüphelerin doğrulanması ve Washington’ın diplomatik duruşunun sadece göstermelik olduğu şeklinde yorumlanacak” ifadelerini kullandı.
Önerinin içeriğine ilişkin henüz ayrıntı açıklanmadı.
Üçüncü turu bugün yapılacak dolaylı nükleer müzakerelerde İran, uluslararası anlaşmalarla garanti edilen barışçıl nükleer enerji ve uranyum zenginleştirme hakkından geri atmıyor; balistik füze programı ve bölgesel müttefiklerine destekten vazgeçmesi gibi İsrail kaynaklı talepleri de reddediyor.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, üçüncü tur nükleer müzakereler için masaya oturdukları İran’ın “nükleer silah silah edinmeye çalıştığına dair kanıtlar” gördüklerini söyledi ama kanıt göstermedi: “Prensip çok basit: İran nükleer silaha sahip olamaz.
Nükleer silahı yeniden üretmeye çalışırlarsa, bu bizim için sorun yaratır. Aslında, tam olarak bunu yapmaya çalıştıklarına dair kanıtlar gördük.”
Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun eski başkanlarından Muhammed Baradey ise, İran’la dolaylı nükleer müzakerelerin 3. turu öncesinde askeri saldırı tehditlerini yoğunlaştıran ABD Başkanı Trump’a uluslarası hukuk uyarısı yaptı.
Baradey, X’ten yaptığı açıklamada “İran’ın acil bir tehdit oluşturduğu” yönündeki ABD-İsrail iddiasına hiçbir kanıt bulunmadığını vurguladı: “ABD, güç kullanma konusunda var olmayan yasal yetkiye dair hiçbir izahat getirmeksizin ve gelecekteki olası niyetlere dayalı varsayımsal senaryolar dışında ‘yakın tehdit’ olduğuna dair hiçbir kanıt göstermeksizin İran’a karşı savaş tamtamlarını yoğunlaştırıyor. ‘Tercih edilen savaşlar’ da dahil olmak üzere tüm savaşların korkunç bedelleri vardır. Uluslararası normların getirdiği kısıtlamalar ve sınırlamaların sebebi de budur.”