Amerika
ABD’de ICE karşıtı eylemlere katılan yüzlerce öğrenciye uzaklaştırma cezası verildi
ABD genelinde federal göçmenlik yetkililerini protesto etmek amacıyla ders bırakma eylemlerine katılan yüzlerce öğrenciye disiplin ve uzaklaştırma cezası verildi. Cumhuriyetçi eyalet yetkilileri okullar üzerindeki yaptırım baskısını artırırken, hukuk uzmanları okul saatleri içinde kampüsten ayrılmanın anayasal ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirtiyor.
ABD genelinde yüzlerce ilköğretim ve lise öğrencisi, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) biriminin faaliyetlerini protesto etmek amacıyla ders bırakma eylemlerine katılmalarının ardından uzaklaştırma veya disiplin cezası aldı.
Geçen ay Minneapolis kentinde federal göçmenlik yetkilileri tarafından Renee Good ve Alex Pretti’nin vurularak öldürülmesinin ardından, ICE karşıtı söz konusu ders bırakma eylemleri ülke genelinde yaygınlaştı.
Uzmanlar, okul arazisinden ayrılmanın öğrenciler için ABD Anayasası’nın Birinci Ek Maddesi kapsamında korunan protesto biçimi olmadığını belirtiyor. Cumhuriyetçi liderler ise eylemlere katılan öğrencilere yönelik yaptırım uyarısında bulunuyor.
Cumhuriyetçi liderler yaptırım talep ediyor
Oklahoma Valisi Cumhuriyetçi Kevin Stitt, çarşamba günü X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, “Mustang Okul Bölgesi Müdürü Dr. Charles Bradley’i protesto amacıyla dersi bırakan 122 öğrenciye uzaklaştırma cezası verdiği için takdir ediyorum” ifadesini kullandı. Stitt, “Genç Oklahomalılar, ifade özgürlüğü kutsaldır ancak okuldan kaçmak geleceğinizi çalar. Okulda kalın, beceriler edinin ve sesinizi sorumlu şekilde duyurun” dedi.
Trump yönetiminin katı göçmenlik politikalarını sürdürdüğü dönemde, ders bırakma eylemlerinin yayılma ihtimali bulunuyor. Öğrencilerin bir kısmı genel anlamda Trump’ın politikalarına karşı çıkarken, diğerleri şahsen tanıdıkları gözaltındaki göçmenler adına yürüyüş düzenliyor.
Florida eyaletinin Tampa kentindeki King Lisesi’nde ders bırakma eylemine katılan öğrenci, yerel yayın organına yaptığı açıklamada, “Annemin her gün çok çalışan harika arkadaşları vardı ve maalesef hiçbir neden yokken sınır dışı edildiler” diye konuştu.
Virginia eyaletinin kuzeyindeki Woodbridge Lisesi’nde bu hafta düzenlenen eylemin ardından 300’ü aşkın öğrenciye uzaklaştırma cezası verildi. Eyleme katılan öğrencilerden birinin annesi, yerel medyaya verdiği demeçte kızıyla “son derece gurur duyduğunu” kaydetti.
Uzmanlar anayasal hakların sınırını çiziyor
Uzmanlar, ABD Anayasası’nın Birinci Ek Maddesi’nin öğrencilerin okullarda kıyafet veya eğitimi aksatmayan diğer yollarla protesto hakkını koruduğunu belirtiyor. Bu hak, öğrencilerin Vietnam Savaşı’nı protesto etmek için kol bandı taktıkları gerekçesiyle cezalandırıldığı Tinker v. Des Moines davasında da teyit edilmişti. Ancak ders bırakma eylemlerinin hukuki statüsü farklılık gösteriyor.
Bireysel Haklar ve İfade Vakfı Stratejik Girişimler Başkan Yardımcısı Adam Goldstein, “Yüksek Mahkeme, pasif ve sessiz ifade biçimlerinde bulunduğunuzda bu ifadeyi kullanma hakkına sahip olduğunuzu belirtmiştir. Aslında, yapmak istediğiniz şey maddi aksama riski yaratmadığı sürece, okul arazisinde herhangi bir ifade biçimini kullanma hakkınız vardır” dedi. Goldstein, maddi aksamayı “okulun normal işleyişini engelleyen fiziksel olay” olarak tanımlayarak, “Maalesef okulun işleyişini, öğrencilerin o gün okulda olmamasından daha fazla engelleyen hiçbir şey yoktur” ifadesini kullandı.
Öğrencilerin tişört, kol bandı veya rozet takabileceğini kaydeden Goldstein, “Mevcut okul gazetesine yazabilirler veya bağımsız gazetelerini kurabilirler. Hatta okul saatleri dışında gösteri planlayabilirler, böylece bunu yapmak için dersi bırakmış olmazlar. Yani çok sayıda başka seçenek mevcut. Ancak bu spesifik durumda, sırf ifade özgürlüğünüzü kullanmak istemeniz size normal şartlarda sahip olmadığınız hakkı vermez” diye konuştu.
Öğrencilerin kampüsten ve yetişkin gözetiminden ayrılması, güvenlik endişelerini de beraberinde getiriyor.
Ebeveynler hakkında suç duyurusu yapıldı
The Fresno Bee gazetesinin haberine göre, California eyaletindeki Clovis Polis Teşkilatı, öğrenci eylemine katılan ebeveynler hakkında suç duyurusunda bulunuyor.
Polis ve okul bölgesinden yapılan ortak açıklamada, “Bu eylemler kabul edilemez. Okuldan kaçmaya katkıda bulunan veya bunu teşvik eden yetişkinler, reşit olmayan çocukları riske atmakta ve eğitimlerine müdahale etmektedir” denildi.
Okul yönetimleri, ICE karşıtı eylemlere yönelik cezaları açıklarken, öğrencilerin protesto ettikleri konu nedeniyle değil, derse girmedikleri gerekçesiyle disiplin veya uzaklaştırma cezası aldıklarını vurguluyor.
Eğitim Hukuku Merkezi İcra Direktörü Robert Kim, okulların mazeretsiz devamsızlık kurallarını uygulama hakkına sahip olduğunu belirterek, “Bunu genel olarak öğrencilere uygulama hakları var, bunun güvenlik gerekçeleri bulunuyor. Ayrıca okullar devamsızlık ve izin politikalarını uygulayamazsa zarar görecek pedagojik ve öğrenmeye dayalı hedefler söz konusudur” değerlendirmesinde bulundu.
Okulların tarafsız kuralları uygulama yetkisi bulunduğuna işaret eden Kim, “Ayrıca ne devlet okullarının ne de eyalet yetkililerinin bu tarafsız kuralları siyasi görüşlere göre uygularken seçici davranamayacağını belirtmeliyim” dedi.
Okul yönetimleri diyalog yolunu deniyor
Öte yandan, eylemlere katılan tüm öğrenciler yaptırımlarla karşı karşıya kalmıyor.
Eğitim sistemindeki görev süresi boyunca ders bırakma eylemleriyle ilgilenen Minnesota eyaletindeki Minnetonka Okul Bölgesi Müdürü David Law, güvenliklerini sağlamak amacıyla öğrencileriyle her zaman koordinasyon içinde çalıştıklarını belirtti.
Öğrencilerin temel amacının fark edilmek ve mesaj vermek olduğunu kaydeden Law, öğrencilerin herkesin orada bulunduğu zaman dilimi olduğu ve “rahatsızlık yaratacağını bildikleri” için eylemleri okul saatleri içinde düzenlediklerini ifade etti.
Law, “Çalıştığım bölgelerdeki yaklaşımımız, öğrenci organizatörlerle iletişime geçip ‘Amacınız nedir?’ diye sormak oldu. Okulda ve okul saatleri içinde, eyleme katılmak istemeyen çocukların derslerine kesintisiz şekilde girme hakkı olduğuna dair beklenti bulunduğunu da hatırlatıyoruz” dedi.
Eyalet yönetimlerinden okullara soruşturma baskısı
Ancak özellikle Florida ve Texas eyaletlerindeki okullar, ICE karşıtı eylemleri engellemeleri yönünde Cumhuriyetçi yetkililerin artan baskısıyla karşılaşıyor.
Texas Başsavcısı Cumhuriyetçi Ken Paxton, öğretmenlerin öğrencileri protestolara teşvik ettiği şüphesiyle üç okul bölgesi hakkında soruşturma başlatıldığını duyurdu. Başsavcılık ofisi, eğitimcilere karşı ellerinde hangi delillerin bulunduğuna dair bilgi paylaşmadı.
Florida Eğitim Komiseri Anastasios Kamoutsas ise bu ayın başlarında eyaletteki okul bölgelerine gönderdiği mektupta, “Öğrenciler, yürürlükteki yasalara ve okul bölgesi politikalarına uyduğu sürece, barışçıl protesto da dahil olmak üzere ifade özgürlüğüne yönelik anayasal haklarını saklı tutar. Eylemleri buna aykırı olan her öğrenci uygun şekilde disiplin cezasına çarptırılmalıdır” ifadelerine yer verdi.