Amerika
ABD’nin İran savaşında yapay zekaya dair umutları karşılıksız kaldı
ABD’nin İran ile yürüttüğü savaşta yapay zeka desteğiyle “temassız” bir mücadele yürütme ve hızlı galibiyet alma umutlarının karşılıksız kaldığı belirtiliyor. The New York Times yazarları, teknolojik üstünlüğün coğrafi zorluklar ve İran’ın asimetrik kabiliyetleri karşısında kesin bir zafer garantisi sunmadığına dikkat çekiyor.
Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) İran ile yürüttüğü savaşta yapay zekaya dayalı “temassız” bir muharebe yürütme beklentilerinin karşılıksız kaldığı ifade edildi.
The New York Times (NYT) gazetesi köşe yazarları, eski Beyaz Saray Durum Odası Yöneticisi Marc Gustafson ve Eurasia Group Danışmanı Justin Kosslyn, Ortadoğu’daki mevcut savaşın teknolojik üstünlüğün hızlı bir zaferi garanti etmediğini ortaya koyduğunu belirtti.
ABD yönetiminin, İran ile yapılacak bir savaşın engebeli ve dağlık arazi yapısı nedeniyle oldukça güç olacağını her zaman kabul ettiği kaydedildi.
Yazarlar, bu arazi yapısının geniş bir askeri altyapıyı gizlemeye elverişli olması sebebiyle, incelenen tüm çatışma senaryolarının Amerikan askerleri arasında kayıplara yol açacak kaçınılmaz bir kara operasyonunu öngördüğünü bildirdi.
Washington’ın bu süreçteki temel beklentisinin, yapay zeka yardımıyla savaşı uzaktan yönetmenin çok daha kolay hale geleceği yönünde olduğu belirtildi.
NYT’nin haberine göre, teknolojiler ABD’nin savaş yürütme yaklaşımını değiştirdi. Uzmanların yapay zeka kullanarak istihbarat verilerini gerçek zamanlı olarak işlemesi, karar alma süreçlerini hızlandırırken hassas vuruşlar yapılmasını sağlıyor.
Keşif dronları, uydular ve radyo sinyali yakalama yoluyla elde edilen verilerin hızlıca işlenmesi, füzelerin rota ve hızlarının gelen bilgilere göre anlık olarak değiştirilmesine imkan tanıyor.
Bu yılın şubat ayında, Pentagon’un operasyon hazırlıklarında Anthropic AI tarafından geliştirilen Claude adlı yapay zekayı kullandığı kamuoyuna yansımıştı. Claude adlı sohbet botunun, özellikle ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun ele geçirilmesine yönelik operasyonu sırasında kullanıldığı kaydedildi.
Gazete yazarları, yapay zekanın giderek daha hassas hale gelen silahlar ve kapsamlı gözetleme kabiliyetleriyle birleşmesinin, Amerikan Silahlı Kuvvetleri’nin uzaktan muharebe yürütme imkanlarını değiştirdiğini belirterek, “Bu sadece bir fantezi değil” değerlendirmesinde bulundu.
Buna karşın Gustafson ve Kosslyn, savaş yürütmedeki bu yüksek teknolojik yaklaşıma rağmen Amerikan stratejisinin sınırlı kaldığını ifade etti. ABD ordusunun İran topraklarının tamamını tam olarak kontrol edemediği vurgulanırken, yazarlar buna örnek olarak İran yapımı insansız hava araçlarının (İHA) durumuna işaret etti.
Şahid tipi İHA’ların Ortadoğu genelindeki hedeflere yönelik saldırılarda oldukça etkili olduğu belirtildi. Bu araçların hem bölgedeki Amerikan askeri tesislerine yönelik saldırılarda hem de Arap ülkeleri için kritik önem taşıyan üretim tesislerinin imha edilmesi veya hasar görmesinde kullanıldığı aktarıldı. Düzenli hale gelen bu saldırıların, hava savunma sistemlerine ait füze stoklarının tükenmesine yol açtığı kaydedildi.
Şahid, İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) için Şahid Havacılık Sanayii şirketi tarafından geliştirilen bir İHA ailesi olarak biliniyor. Bu araçlar, modern askeri çatışmalarda kullanılan ucuz ve kitlesel kamikaze dronları olarak tanınıyor.
NYT yazarları, fırlatılan dronların ve kısa menzilli füzelerin yüksek hareket kabiliyetine sahip olduğunu vurguladı. İHA’ların bir kamyon kasasından bile fırlatılabildiği, bu nedenle tüm İran kamyonlarını takip etmenin fiilen imkansız olduğu belirtildi.
Ayrıca, ABD’nin bir okula düzenlediği ve onlarca sivilin ölümüyle sonuçlanan saldırısının, yüksek teknolojili istihbaratın bile hatalı veri ve yanlış karar alma risklerini ortadan kaldırmadığını kanıtladığı dile getirildi. CBS News, söz konusu saldırının güncelliğini yitirmiş veriler temelinde gerçekleştirildiğini bildirmişti.
Haberde yazarlar, “Yapay zeka savaşı başlatmayı kolaylaştırdı ancak henüz hızlı bir zaferi mümkün kılmadı” sonucuna vardı.
Washington, İran ile savaşın başlangıcından bu yana İslam Cumhuriyeti topraklarında bir kara operasyonu düzenleme ihtimalini dışlamadı.
ABD Başkanı Donald Trump, 2 Mart tarihinde yaptığı konuşmada Washington’ın galibiyet için gereken her şeyi yapacağını söylemişti.
The Wall Street Journal gazetesi de ABD’nin, Hürmüz Boğazı üzerinden deniz taşımacılığını yeniden başlatmak amacıyla İran’ın güney kıyısındaki bir veya birkaç adanın kontrolünü ele geçirmek için deniz piyadelerini kullanmayı değerlendirdiğini yazmıştı.