Avrupa
AfD, Avrupa Parlamentosu seçimlerinin kaldırılmasını önerdi
Almanya için Alternatif partisi, Avrupa Parlamentosu için yapılan doğrudan seçimlerin kaldırılmasını ve üye ülkelerin egemenlik alanlarının genişletilmesini öngören kapsamlı bir reform planı hazırladı. Parti, 2029 yılına kadar parlamentoda oluşmasını beklediği sağ çoğunlukla kurucu anlaşmaları beş ila yedi yıllık takvimde yeniden müzakere etmeyi amaçlıyor.
Almanya için Alternatif (AfD) partisi, Avrupa Parlamentosu seçimlerini kaldırmayı, Avrupa Komisyonu’nun yetkilerini kısmayı ve ulusal hükümetlerin ağırlığını artırmayı öngören kapsamlı bir Avrupa Birliği reform planı hazırladı.
Politico‘nun incelediği parti program belgesine dayandırdığı habere göre plan, “Egemen Uluslar, Ortak Avrupa” başlığını taşıyor.
Taslak metni, AfD Eş Başkanı Alice Weidel 21 Ekim’de Avrupa Parlamentosu’nda kamuoyuna tanıtacak.
Belgeye göre parti, Avrupa Parlamentosu için doğrudan yapılan genel seçimlerin sonlandırılmasını talep ediyor.
Milletvekillerinin her ülkedeki siyasi güç dengesi gözetilerek doğrudan üye ülkelerin ulusal parlamentoları tarafından atanması öngörülüyor.
Karar alma mekanizmasındaki temel yetkilerin ise üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarından oluşan Avrupa Konseyi’ne devredilmesi isteniyor.
Avrupa Komisyonu’nun AB’nin fiili hükümeti rolünden çıkarılarak yalnızca eşgüdüm ve icra görevleriyle sınırlandırılması hedefleniyor.
Avrupa Adalet Divanı tahkim mahkemesine dönüştürülecek
Partinin bir diğer girişimi Avrupa Birliği Adalet Divanı’nı kapsıyor. Mahkemenin, üye devlet hükümetleri arasında AB kurucu anlaşmalarının uygulanmasına ilişkin uyuşmazlıklara bakacak bir Avrupa Tahkim Mahkemesi’ne dönüştürülmesi öneriliyor.
AfD, birliğin temel yetki alanına girmeyen tüm başlıklarda ulusal yasaların üstünlüğünü savunuyor. Mali alanda ise AB bütçesinde kesintiye gidilmesi ve bütçe büyümesine tavan sınır getirilmesi talep ediliyor.
Plan uyarınca birlik kurumlarındaki personel sayısının dondurulması ve bazı AB kurumlarının kapatılması isteniyor. Katma değer vergisi ile plastik atık payına dayalı bütçe gelirlerinden vazgeçilmesi de öneriler arasında yer alıyor.
Parti ayrıca Avrupa Merkez Bankası (AMB) Yönetim Kurulu’ndaki oy ağırlıklarının, ülkelerin banka sermayesindeki paylarına göre belirlenmesini talep ediyor. Bu adımın, Almanya ve diğer büyük avro bölgesi ekonomilerinin karar mekanizmasındaki etkisini artıracağı kaydediliyor.
Dijital avro projesine de karşı çıkan AfD, buna karşın Almanya’nın AB’den veya avro bölgesinden derhal ayrılmasını teklif etmiyor.
Parti, kurucu anlaşmaların yeniden müzakere edilerek göç, vergi, sosyal politika ve savunma alanlarındaki yetkilerin ulusal hükümetlere iadesini amaçlıyor.
AfD 2029 yılını dönüm noktası olarak görüyor
Belgede 2029 yılı, Avrupa siyaseti açısından muhtemel bir dönüm noktası olarak nitelendiriliyor.
AfD, o tarihe kadar Avrupa Parlamentosu’nda bu dönüşümü destekleyecek “vatansever bir sağ çoğunluğun” oluşmasını bekliyor.
Partinin federal hükümete katıldığı ve siyasi dengelerin elverişli olduğu bir tabloda dahi kapsamlı AB reformları hayata geçirilemezse, Almanya’nın izleyeceği Avrupa rotasına ilişkin kararın halk oyuna sunulması öngörülüyor.
Hazırlanan program kademeli bir reform takvimi içeriyor. Mevcut mevzuat çerçevesinde yapılabilecek adımların iki ila üç yıla, AB kurucu anlaşmalarının tadilini gerektiren düzenlemelerin ise beş ila yedi yıla yayılması hedefleniyor.
Parti daha önce Almanya’nın birlikten ve ortak para biriminden ayrılmasını savunan “Dexit” politikasını öne sürmüştü.
Ekim ayı başında Die Welt ve Reuters, AfD yönetiminin bu ayrılık talebini terk ederek birliğin reforme edilmesine odaklanmayı tartıştığını aktarmıştı.
Alice Weidel ağustos ayı sonunda avroyu istikrarsız bir para birimi olarak nitelemiş ve Almanya’nın ortak para biriminden ayrılması gerektiğini savunmuştu.
Ekim başında AfD’nin oy desteği yüzde 30 seviyesine ulaşırken, iktidardaki CDU/CSU bloğunun oy oranı yüzde 18’e geriledi.
Parti, eylül ayında Saksonya-Anhalt ve Mecklenburg-Vorpommern eyalet parlamentosu seçimlerinde birinci çıktı.