Avrupa
Alman akademisyen Guérot’nun hukuk mücadelesi Federal Mahkemeye taşındı
Bonn Üniversitesi tarafından intihal gerekçesiyle işine son verilen siyaset bilimci Prof. Dr. Ulrike Guérot, davasını Almanya Federal İş Mahkemesine taşıdı. Yayınevi Westend Verlag, yazarına tam destek verdiğini açıklayarak, davanın Almanya’daki bilim ve ifade özgürlüğü için bir sınav niteliği taşıdığını belirtti.
Berlin merkezli Westend Yayınevi, yazarları Prof. Dr. Ulrike Guérot’nun Bonn Üniversitesine karşı açtığı işe iade davasına ilişkin basın açıklaması yayımladı.
Yayınevi, ifade özgürlüğünün yayıncılığın temelini oluşturduğunu vurgulayarak Guérot’ya desteğini bildirdi.
Açıklamada, Goethe’nin 1825 tarihli “Ama gördüm ki, çoğu kişi için bilim, sadece ondan geçindikleri sürece bir anlam ifade ediyor ve hatta varlıklarını borçlu oldukları yanılgıyı ilahlaştırıyorlar” sözüne yer verildi.
Hukukçular: Kararlar hukuken sorunlu
Pek çok hukukçuya göre, Bonn İş Mahkemesi (24 Nisan 2024) ve Köln Eyalet İş Mahkemesi (30 Eylül 2025) tarafından verilen kararlar hukuki açıdan sorunlar içeriyor.
Bu nedenle Prof. Dr. Guérot ve avukatları Tobias Gall ile Christian auf der Heiden, Eyalet İş Mahkemesinin kararını yeniden inceletmek üzere tüm hukuki yolları kullanma kararı aldı.
Karara karşı Federal İş Mahkemesine temyiz yolunun açılması için başvuru yapıldı.
Prof. Dr. Guérot’nun bu süreçteki temel amacının, Bonn Üniversitesine yönelik “kasıtlı aldatma” suçlamasını reddetmek olduğu belirtildi.
Westend Yayınevi, bu girişiminde Guérot ve avukatlarını desteklediğini açıkladı.
Dava Avrupa Konseyi’nin gündeminde
“Guérot Vakası” olarak anılan süreç, ulusal ve uluslararası basında geniş yer buldu. Thomas Fazi’nin kaleme aldığı “Devlet Düşmanı mı?” başlıklı makale, bu yayınlardan biri oldu.
Bu gelişmelerin ardından dava, Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan bir rapora örnek olay olarak dahil edildi.
Strazburg’daki Siyasi İşler ve Demokrasi Komitesi, “İfade özgürlüğünü güçlendirmek: demokratik toplumların pekiştirilmesi ve geliştirilmesi için bir zorunluluk” başlıklı bir çalışma hazırlıyor.
Bu yılın mayıs ayında hazırlanan ön raporun nihai hâlinin önümüzdeki ay yayımlanması bekleniyor.
Öte yandan yayınevi, Prof. Frauke Brosius-Gersdorf vakası gibi bilinen diğer davalarla karşılaştırma yapılarak, siyasi duruşa bakılmaksızın yalnızca hukuki ölçütlerin esas alınması gerektiğini savundu.
Saygın Alman siyaset bilimci Ulrike Guérot nasıl ‘devlet düşmanı’ ilan edildi?
Yayınevi: Bilim özgürlüğü temel bir haktır
Westend Yayınevi, 2024 yılında Heike Egner ve Anke Uhlenwinkel’in “Rahatsızlık veren gitmeli” başlıklı ampirik çalışmasını yayımlamıştı.
Çalışma, son yıllarda ideolojik farklılıklar nedeniyle üniversitelerinden uzaklaştırılan bilim insanlarının durumunu inceliyordu.
Yayınevi, Almanya’daki ifade ve bilim özgürlüğüne yönelik her türlü kısıtlamaya karşı olduğunu belirtti. Bu duruşun, güncel çalışmalarla da desteklendiği ifade edildi.
ZEIT/Allensbach tarafından hazırlanan 2023 Özgürlük Endeksi’ne göre, Almanların yalnızca yüzde 40’ı düşüncelerini özgürce ifade edebildiğine inanıyor.
Westend Yayınevi’nin sahibi Markus J. Karsten, Guérot’nun başvurusuna verdikleri destekle bilim özgürlüğü adına bir duruş sergilemek istediklerini söyledi.
Karsten, “Kitabın yüzde ikisinden daha azını oluşturan birkaç atıf hatası intihal olarak değerlendirilirse, popüler bilim literatürünün büyük bir kısmını aynı şüphe altına almak gerekir” diye konuştu.
Avukatlar: Mahkeme yetkisini aştı
Prof. Dr. Ulrike Guérot’nun avukatları Christian auf der Heiden ve Tobias Gall da sürece ilişkin ayrı bir basın açıklaması yayımladı.
Açıklamada, siyaset bilimci Guérot’nun, Köln Eyalet İş Mahkemesinin 16 Mayıs 2025 tarihli kararına karşı Federal İş Mahkemesine başvurduğu bildirildi.
Avukatlar, mahkemenin temyiz başvurusunu reddetme kararının hukuken hatalı olduğunu ve bilim özgürlüğüne ciddi bir müdahale teşkil ettiğini vurguladı.
Köln Eyalet İş Mahkemesi, Bonn Üniversitesinin sözleşmeyi feshetme kararını onaylamış ve başvuru sürecindeki intihal suçlamasını davranışa dayalı bir fesih için yeterli görmüştü.
Guérot’nun avukatları, mahkemenin akademik pratik ve Anayasa’nın 5. maddesinin 3. fıkrasında güvence altına alınan bilim özgürlüğü gibi temel konuları bütünüyle göz ardı ettiğini belirtti.
Açıklamada, mahkemenin kendi uzmanlığı olmamasına rağmen bilimsel bir kurul gibi davrandığı ve dışarıdan uzman görüşü almadan “iyi bilimsel uygulama ilkeleri” hakkında karar verdiği ifade edildi.
Guérot’nun avukatı Gall: Karar tehlikeli bir emsal
Avukatlar, mahkemenin kararına dayanak olan intihal iddialarının, ilgili eserlerin yüzde ikisinden daha az bir bölümünü oluşturduğunu vurguladı.
Bu kadar düşük bir oranın profesörlük başvurusunda aldatma kastı taşıdığı sonucunun hukuken savunulamaz ve gerçeklikten uzak olduğu kaydedildi.
Ayrıca kararın, söz konusu yayınların klasik akademik yeterlilik çalışmaları değil, geniş bir kitleye yönelik siyasi denemeler olduğu gerçeğini de görmezden geldiği belirtildi.
Prof. Dr. Guérot’nun avukatı Tobias Gall, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Köln Eyalet İş Mahkemesinin kararı, sonuçları itibarıyla bilim özgürlüğü açısından son derece sorunludur. Bir mahkemenin, hiçbir siyaset bilimi uzmanlığı olmadan bilimsel değerlendirme konularına müdahale ederek ve orantılılık ilkesini tamamen gözden kaçırarak bir profesörün işten çıkarılmasını geçerli bulması, tehlikeli bir emsal teşkil etmektedir. Hukuki değerlendirme ile bilimsel özgürlük arasındaki gerekli ayrımı yeniden tesis etmek için müvekkilimizin haklarını Federal İş Mahkemesi önünde kararlılıkla savunacağız. Bu sadece Prof. Dr. Guérot’nun değil, ifade ve bilim özgürlüğüne hâlâ değer veren herkesin çıkarınadır.”
Başvurunun süresi içinde Erfurt’taki Federal İş Mahkemesine yapıldığı ve Bonn Üniversitesinin fesih kararının henüz kesinleşmediği bilgisi paylaşıldı.