Dünya Basını
Alman Donanması’nın eski komutanı Schönbach: ‘Putin saygı bekliyor ve Kırım asla geri gelmeyecek’
Alman Donanması’nın eski komutanı emekli Koramiral Kay-Achim Schönbach, Norveçli siyaset bilimci Glenn Diesen ile gerçekleştirdiği mülakatta, 2022 yılında istifasına giden süreci ve Avrupa’nın stratejik çıkmazını analiz etti.
Alman Donanması’nın eski komutanı emekli Koramiral Kay-Achim Schönbach, Ocak 2022’de Hindistan’da yaptığı ve görevinden ayrılmasına neden olan açıklamaların arkasında durarak, Avrupa’nın Rusya ile ilişkilerinde stratejik bir akıl tutulması yaşadığını belirtti.
Norveçli siyaset bilimci Profesör Glenn Diesen’e konuşan Schönbach, o dönemde dile getirdiği “Kırım elden gitti ve asla geri gelmeyecek” ifadesinin normatif bir tercih değil, soğukkanlı bir askeri durum tespiti olduğunu vurguladı.
Schönbach, mülakatın başında 2022 yılında Yeni Delhi’deki düşünce kuruluşlarında katıldığı toplantının detaylarını paylaştı. Alman fırkateyni Bayern’in bölge ziyareti kapsamında Hindistan’da bulunduğunu hatırlatan eski komutan, üç buçuk saatlik yoğun bir oturumun ardından kendisine yöneltilen soruya verdiği yanıtın bağlamından koparıldığını ifade etti.
Schönbach, “Kırım’ın Ukrayna’nın bir parçası olduğu gerçeğini hiçbir zaman reddetmedim; hatta bu konudaki duruşum nedeniyle Ukrayna’dan onur madalyası aldım. Ancak askeri bir bakış açısıyla, Rusya’nın bu yarımadayı gönüllü olarak iade etmesini beklemenin hiçbir rasyonel temeli yok” diye konuştu.
“Putin’in beklediği tek şey eşit ortak olarak görülmekti”
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yönelik “saygı” ifadelerine de açıklık getiren Schönbach, bu kavramın kişisel bir sempatiden ziyade devletler arası ilişkilerdeki diplomatik bir gerekliliği temsil ettiğini kaydetti.
Schönbach, “Putin’in ne istediği sorulduğunda cevabım ‘saygı’ olmuştu. Kastettiğim, Rusya’nın kendi batı sınırındaki güvenlik çıkarlarını temsil etme hakkına saygı duyulmasıydı. Bu, Rusya’nın tüm taleplerini kabul etmek anlamına gelmiyor; ancak düşük bir maliyetle istikrarı sağlamanın yolu, muhatabınızı eşit bir ortak olarak masaya oturtmaktan geçiyordu” dedi.
Bu açıklamalarının ardından Alman medyasında ve siyasetinde kendisine karşı “Putin destekçisi” imajıyla bir linç kampanyası başlatıldığını belirten emekli Koramiral, istifa sürecinde dönemin Savunma Bakanı Christine Lambrecht ve askeri üstlerinin “çaresiz” kaldığını ifade etti.
Schönbach, “Siyasi baskı çok büyüktü; özellikle hükümetin Yeşil kanadından, yani (eski Dışişleri Bakanı) Annalena Baerbock cephesinden gelen baskı, görevden alınmamı kaçınılmaz kıldı. Ben de bakanı ve üstlerimi korumak adına istifamı sundum” ifadelerini kullandı.
“Stratejik dili terk edip ahlakçılığa sığındık”
Profesör Glenn Diesen’in Batı’nın diplomasi dilindeki değişimine ilişkin sorusunu yanıtlayan Schönbach, Soğuk Savaş dönemindeki rasyonalitenin yerini “duygusal ve ahlakçı” bir terminolojiye bıraktığını savundu.
Eski komutan, Batı’nın hasımlarını artık sadece rakipler olarak değil, “tiranlar, diktatörler ve caniler” olarak tanımlamasının diplomasiyi imkansız hale getirdiğini kaydetti.
Schönbach, “Almanya ve Avrupa’da artık strateji konuşulmuyor; sadece operasyonlar, taktikler ve ahlaki üstünlük taslamaları var. Soğuk Savaş’ta muhatabımızın güvenlik kaygılarını anlamaya çalışırdık; bu onları sevdiğimiz için değil, verecekleri tepkiyi öngörüp felaketi önlemek içindi. Şimdi ise gerçekliği kabul etmek ‘ihanet’ ile eşdeğer görülüyor” dedi.
Roma İmparatorluğu örneğini veren Schönbach, Batı’nın kendisini tanımlamak için ihtiyaç duyduğu düşman figürüne fazla odaklandığını ve bu durumun stratejik bir çöküşe işaret ettiğini belirtti.
“Ukrayna’nın NATO üyeliği asla müzakere edilemez”
Mevcut savaşın (Mart 2026) dördüncü yılına girerken gelinen noktayı değerlendiren Schönbach, Rusya’nın ekonomik ve askeri olarak bu kadar hızlı toparlanmasının Batı başkentlerinde, özellikle de Washington’da öngörülemediğini ifade etti.
Rusya’nın ana hedefinin Ukrayna’yı yutmak değil, kendisiyle Batı arasında bir “tampon bölge” oluşturmak olduğunu vurgulayan Schönbach, 2008 Bükreş Zirvesi’ndeki hataların bugün bedelinin ödendiğini belirtti.
Schönbach, barışın ancak acı verici tavizlerle mümkün olabileceğini savunarak şu analizi yaptı:
“Ukrayna’nın NATO üyeliği Rusya için kırmızı çizgidir ve bu konu müzakere bile edilemez. Ruslar geçici bir ateşkes değil, kalıcı bir barış ve güvenlik garantisi istiyor. Ukrayna’nın AB üyeliği teorik olarak mümkün olabilir ama mevcut haliyle Kiev buna hazır değil; bu durum özellikle Almanya’nın üzerine devasa bir ekonomik yük bindirecektir.”
“Kibir, diplomasinin en büyük düşmanıdır”
Savaşın sona ermesi için gizli diplomasi yürütülmesi gerektiğini belirten Schönbach, Batı’nın “kibir ve üstten bakma” huyundan vazgeçmesi gerektiğinin altını çizdi.
ABD’li generallerin bir dönem Rus ordusunu küçümseyen açıklamalarını hatırlatan emekli Koramiral, “Rakibini küçümsemek ve kendi doğrunu mutlak kabul etmek askeri ve diplomatik bir felakettir. Dünyada güç dengeleri kökten değişiyor ve Avrupa artık tek başına kural koyucu değil” değerlendirmesinde bulundu.
Schönbach, barış süreci için somut önerilerde bulunarak, temas hattı boyunca askerden arındırılmış bölge (demilitarized zone) oluşturulmasını ve barışı denetlemek üzere NATO dışı ülkelerden oluşan bir gücün konuşlandırılmasını teklif etti.
Rusya’nın ancak bu şekilde bir uzlaşıya yanaşabileceğini kaydeden Schönbach, “Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ideali ile sahadaki gerçeklik arasında büyük bir uçurum var. Bir vatansever için toprak kaybetmeyi kabul etmek zordur, ancak daha fazla acının yaşanmaması için Donbas ve Kırım konusundaki gerçeklikler kabul edilmelidir” diye konuştu.
“Almanya Doğu ve Batı arasında yeniden köprü olmalı”
Avrupa’nın gelecekteki güvenlik mimarisinde Rusya’nın dışlanmasının uzun vadeli bir istikrarsızlık kaynağı olacağını belirten Schönbach, Almanya’nın tarihi misyonuna geri dönmesi gerektiğini ifade etti.
1990’lardaki “köprü ülke” rolünün canlandırılması gerektiğini ifade eden eski komutan, “Rusya ile iletişim kanallarını tamamen kapatmak büyük bir hata oldu. Barış imzalandıktan sonra Moskova ile ticari ve diplomatik ilişkileri yeniden tesis edecek ilk ülke Almanya olmalıdır” dedi.
Schönbach, yaptırımların kademeli olarak kaldırılmasının ve Rusya’nın Avrupa güvenlik sistemine kontrollü bir şekilde entegre edilmesinin şart olduğunu belirtti.
“Diplomasi ultimatoma dönüştü” diyen Schönbach, mülakatı şu sözlerle tamamladı: “Hatalarımızdan ders almalıyız. Avrupa’nın rotasını düzeltmesi için önce nerede yanlış yaptığını kabul etmesi gerekiyor. Kibirle ve gerçekliği reddederek bir güvenlik mimarisi inşa edilemez.”
Schönbach, barış sürecinde özellikle Umman gibi Körfez ülkelerinin arabuluculuğunun ve ABD ile yürütülecek paralel görüşmelerin kritik önemde olduğunu vurguladı.
Emekli Koramiral, “Hedefimiz sadece çatışmanın durması değil, Avrupa’nın yeniden yaşanabilir ve istikrarlı bir kıta haline gelmesi olmalıdır” diyerek sözlerini noktaladı.
Bölgeyi daha büyük bir çatışmaya sürükleyebilecek yaklaşımlardan kaçınılması gerektiğini belirten Schönbach, askeri kabiliyetlerin artırılması gerektiğini ancak bunun diplomasiyle taçlandırılmadığı sürece anlamsız kalacağını da sözlerine ekledi.