Diplomasi

Almanya-BAE ilişkileri gelişiyor

Yayınlanma

Abu Dabi’de yoğun görüşmeler yapan Almanya Ekonomi Bakanı Katherina Reiche, hükümetinin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile ilişkilerini güçlendirdi.

Görüşmelerde sadece gelecekte yeşil hidrojene erişim sağlamak değil, aynı zamanda BAE’nin bu alanda en önemli üreticilerinden biri haline gelmesi de ele alındı.

Reiche ayrıca, eski DAX şirketi Covestro’nun BAE şirketi Adnoc tarafından yakında devralınması konusunda da görüşmeler yaptı. Emirlikler, bu alanda en önemli üreticilerden biri haline gelmek üzere. 

Eskiden Emirlikler, Alman şirketlerine krizlerden çıkmaları için finansal destek sağlamak amacıyla Almanya’ya yatırım yaparken, bu kez geleneksel Covestro şirketi (eski adıyla Bayer MaterialScience) BAE’nin bir şirketine entegre edilerek dünya lideri konumuna yükselmesine yardımcı olacak. Bu, küresel güç dengelerinin ne kadar köklü bir şekilde değiştiğinin bir örneği. 

Almanya, Sudan’daki Hızlı Destek Güçleri (HDG) milislerine destek veren BAE’ye silah satmakla da eleştiriliyor.

Hidrojen işbirliği ana gündem maddesi

Federal Ekonomi Bakanı Katherina Reiche, hafta başında Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) yeşil hidrojenin gelecekteki tedariki hakkında görüşmeler yaptı. Emirlikler, dünyanın en önemli hidrojen ihracatçılarından biri olmaya çalışıyor. Böylece, fosil yakıtların sona eren döneminden sonra da küresel enerji piyasasında güçlü bir konum elde etmek istiyorlar.

İlk etapta hidrojenin bir kısmı hâlâ doğal gazdan elde edilecek (“mavi hidrojen”); uzun vadede ise tamamen yenilenebilir enerjiden elde edilen “yeşil” hidrojene geçilmesi planlanıyor.

Bu konuda Emirlikler, yenilenebilir enerji kullanımına çok elverişli coğrafi konumlarından yararlanmak isteyen Suudi Arabistan ve Umman gibi ülkelerle rekabet halinde.

Berlin için, BAE’yi enerji tedarikçisi olarak kullanmak, Batının sanayi merkezlerinin ötesindeki ülkelerin öncelikle hammadde (enerji kaynakları dahil) tedarikçisi ve satış pazarı olarak işlev gördüğü geleneksel kalıpları büyük ölçüde takip ediyor.

Ayrıca, Alman şirketleri Emirliklerin hidrojen ekonomisini kurmak için teknoloji tedarik ederek iyi para kazanıyor.

Kuzey Ren-Vestfalya, eleştirilere rağmen BAE’ye silah satmayı sürdürüyor

Körfez mali desteği Alman ekonomisine can suyu oluyor

Emirliklerdeki zenginlerin müzakere ettiği ikinci konu ise farklı: BAE’nin Federal Almanya Cumhuriyeti’ndeki yatırımları.

Geleneksel olarak, Alman şirketleri yeni sermayeye ihtiyaç duyduklarında, özel tavizler vermek zorunda kalmadan Körfez ülkelerinden fonlara başvurabilirlerdi. Buna bir örnek, 2009 yılında Abu Dabi’den devlet kontrolündeki yatırım fonu Aabar Investments’ın Daimler’e girişi. Daimler, küresel finans krizi nedeniyle o dönemde ciro ve kârında ciddi kayıplar yaşamıştı; zor durumdan kurtulmak için Alman şirket acilen yeni yatırımcılar arıyordu.

Bu durumda Aabar Investments devreye girdi ve 1,95 milyar avro karşılığında Daimler’in %9,1 hissesini satın aldı. Otomobil üreticisi, yeni fonların desteğiyle işini istikrara kavuşturdu ve teknolojik gelişimini ilerletti.

Yaklaşık üç buçuk yıl sonra, Alman şirket derin krizini atlatıp yeniden yüksek kârlar elde etmeye başladığında, Aabar Investments (fon şu anda Mubadala Investment devlet fonuna dahil olmuştu) Daimler hisselerinin tamamını satarak şirketten çıktı.

Yatırımcılıktan sahipliğe Körfez sermayesi: Almanlar “dilenci” konumunda

Bugün, on beş yıl sonra, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Almanya’daki yabancı yatırımları tamamen farklı bir bağlamda şekilleniyor. Bu durum, Adnoc (Abu Dhabi National Oil Company) şirketinin Alman Covestro şirketini satın almasının yaklaştığını gösteriyor.

Covestro, 2015 yılında ana şirketin plastik bölümü olan Bayer MaterialScience’ın Bayer AG’den ayrılmasıyla ortaya çıktı. Covestro, neredeyse tüm Alman kimya sanayii gibi, ciddi bir krizin içinde.

Grubun cirosu 2025’in üçüncü çeyreğinde yüzde 12 düşüşle 3,2 milyar avroya geriledi. Toplamda, şirket çeyrekte 47 milyon avro zarar etti; geçen yılın aynı döneminde ise 33 milyon avro kâr elde etmişti.

Covestro CEO’su Markus Steilemann, aynı zamanda Kimya Endüstrisi Birliği (VCI) Başkanı, eylül ayında “Sanayi uçurumun eşiğinde”[7] demişti.

2009 yılında Aabar Investments, Daimler’e finansal destek sağlamak için nispeten düşük bir hisse ile girmişken, bugün Adnoc Covestro’yu tamamen devralmak üzere.

Reiche, Abu Dabi’de bu konuyu görüştü. Alman heyetinin bir üyesi, “Burada artık dilenci konumunda olmamız, sanayi merkezimizin yavaş yavaş gerilediğinin bir işareti,” dedi.

BAE’nin dışa açılımının bir parçası

Aabar Investments’ın girişinden sonra Daimler kendi faaliyetlerini tamamen değişmeden sürdürebilmiş olsa da, Covestro için uzun vadede durum böyle olmayacak. 

Haberlere göre Adnoc, bir yatırım anlaşmasında Alman gruba şimdilik başka bir şirketle birleşmeyeceğini ve mevcut haliyle varlığını sürdüreceğini açıkça taahhüt etti. Fakat anlaşmanın sadece 2028 sonuna kadar geçerli olduğu belirtiliyor.

Petrol üretiminden gelen Adnoc ise, fosil enerji üretiminin sona ermesine hazırlık olarak işini köklü bir şekilde yeniden yapılandırmak istiyor ve bu amaçla petrol ve doğalgaz dışındaki faaliyetlerini, özellikle kimya sektöründeki faaliyetlerini, XRG adlı yeni iştirakinde birleştiriyor.

Covestro da artık bu şirketin sorumluluğuna geçecek. Adnoc ise plana göre XRG’ye 150 milyar ABD doları kadar bir kaynak aktararak şirketin büyümesini destekleyecek. Böylece şirket, dünyanın en büyük beş kimya şirketinden biri haline gelecek.

Covestro’nun BAE şirketinin küresel genişleme planlarında uzun vadede ne kadar önemli bir yere sahip olacağı belirsiz; tıpkı Alman şirketler tarafından satın alınan dünya çapındaki şirketlerin geleceğinin belirsiz olduğu gibi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version