Diplomasi
Almanya ve Fransa’dan Çin’e karşı yeni “silah” çağrısı
Fransa ve Almanya liderleri, üçüncü ülkelerin ciddi çarpıklıklara yol açması durumunda AB pazarına erişimi kesecek yeni bir ticaret aracının oluşturulmasını talep ettiler.
Bu araç, fiilen bir “acil durdurma düğmesi” (kill switch) işlevi görecek ve Brüksel’in sistemik çarpıklıklara hızlı, hatta potansiyel olarak anında müdahale etmesine imkân tanıyacak.
Bu, 27 üyeli birliğin ticaret politikasını yöneten AB’nin yürütme organı olan Avrupa Komisyonu’na çarpıcı yeni yetkiler verecek.
Bu strateji, AB-Çin müzakerelerinin kritik bir dönemi öncesinde, bloğun en büyük iki üyesi tarafından kaleme alınan ortak bir belgede ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e gönderilen bir mektupta ortaya kondu.
Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından imzalanan mektupta, “Komisyonun elinde, kararlı ve sistemik bir tepki, yani ters nitelikli çoğunluk yoluyla devreye sokulabilen ve gerekirse iç pazardan derhal kesintiye kadar varan güçlü önlemler alabilmesini sağlayacak güvenilir bir araca ihtiyacımız var,” denildi.
Her iki belgede de Çin’in adı geçmemekle birlikte, yeni araçların ülkeden bağımsız olması gerektiği açıkça belirtilse de belgeler “ana ortaklarla sürdürülemez ticaret açıkları”, “yapısal kapasite fazlası”, “damping, aşırı ve genel sübvansiyonlar” ile döviz manipülasyonu ve düşük değerleme gibi, genellikle Çin’in politikalarının simgesi olarak görülen ifadelerle dolu.
Mevcut ticaret savunma araçlarından farklı olarak, bu araç geleneksel damping veya sübvansiyonların ötesindeki çarpıklıkları, siyasi veya iktisadi baskı ile döviz manipülasyonunu da ele alacak ve tek bir üründen tüm bir sektöre kadar uygulanabilecek.
Tek bir başkentin bu aracın kullanımını engellemesini önlemek için, komisyon, AB üyelerinin nitelikli çoğunluğunun karşı çıkmaması durumunda bu aracı devreye sokabilir.
Adı açıklanmayan bu araç, daha önce Çin politikası konusunda çatışan ancak son aylarda birbirlerine yaklaşan Fransa ve Almanya hükümetlerinin sunduğu bir dizi yeni tavsiyeden biri.
Yetkililerin “Çin Şoku 2.0” olarak nitelendirdiği, kilit sektörlerdeki Çin ithalatındaki artışın ortasında Berlin’in tutumu belirgin bir şekilde değişti.
Élysée Sarayı’ndan bir kaynak, “Bugün bu dengesizliklerin sürdürülemez olduğu konusunda Avrupa çapında bir konsensüs olduğu duyulması önemli,” dedi ve şöyle devam etti:
“[Çin ile] bu diyaloğun hiçbir sonuca varmayan bir diyalog değil, somut önlemlere yol açmasını istiyoruz. Dolayısıyla, bence, ticaret savaşı isteyenlerin biz olmadığımızı ama adil rekabet kurallarını uygulamaya kararlı olduğumuzu söylemek konusunda çok net bir Fransız-Alman kararlılığı ve çok net bir Avrupa kararlılığı var.”
Belge ayrıca, bağımlılıkları azaltmak ve şirketleri tedarik risklerini dağıtmaya zorlamak için yeni bir çeşitlendirme aracının oluşturulmasını ve ticaret soruşturmalarının daha sık ve hızlı bir şekilde yürürlüğe konmasını talep ediyor.
Berlin ve Paris, özellikle kimyasallar, bazı plastikler ve şarj edilebilir hibrit araçlar konusunda acil ve hedefli önlemler alınmasını istiyor.
Belgeler, perşembe ve cuma günleri AB Ticaret Sorumlusu Maros Sefcovic ile Çin Ticaret Bakanı Wang Wentao arasında yapılacak görüşmeler için zemin hazırlıyor.
Gelecek hafta ise bu belgeler, Brüksel’de düzenlenecek AB liderleri zirvesinin gidişatını belirlemeye yardımcı olacak.
Liderler, Avrupa sanayisi için varoluşsal bir sorun olarak görülen bu konuyla ilgili ne yapılacağını tartışacaklar.
Fransa, Pekin’deki görüşmelerin müzakere yoluyla bir çözüme ulaşmasını umuyor; fakat AB’deki büyük partilerin, Çin’in değişmesini beklemekten sabırsızlandıkları anlaşılıyor.
Elysee Sarayı’ndan bir kaynak şunları söyledi:
“Aylarca haksız rekabetle karşı karşıya kalan ve belirli sektörler söz konusu olduğunda bir diyalogun belirsiz sonucunu beklemek zorunda bırakılamayacak sektörlerimizin de olduğu bir noktaya gelindi. Dolayısıyla, bu diyalogda ilerleme kaydedilirken ve diyalog sonuç verirken, aylardır zor durumda olan sektörlerin bir miktar korumadan yararlanabilmesi için somut önlemlerin alınmasını bekliyoruz.”
Avrupa Komisyonu’nun ticaret sözcüsü Olof Gill, von der Leyen’e gönderilen mektubu “büyük memnuniyetle karşıladıklarını” belirtti.
Gill, “Bu, AB’nin jeoekonomik riskleri ve küresel makroekonomik dengesizlikleri en iyi şekilde nasıl ele alabileceği konusundaki süregelen tartışmaya değerli bir katkı. Bu, Avrupa Komisyonu’nun çalışmalarıyla ve Başkan’ın rekabet gücü konusundaki net tutumuyla, Çin dahil ticaret ortaklarına yönelik yaklaşımıyla uyumlu,” dedi.
Geçen hafta yeni araçla ilgili haberler ortaya çıktığından beri, bu araç, ABD’nin 301. Madde gümrük vergisi aracıyla ve üç yıl önce kabul edilen ancak o zamandan beri atıl durumda kalan AB’nin kendi zorlama önleme aracı (ACI) ile çeşitli şekillerde karşılaştırıldı.
Oysa hem ABD hem de Çin’den Avrupa’ya yönelik zorlayıcı davranışlarda artış olduğu düşünülüyor.
Elysee’den bir kaynak, önerilen aracın, bir misilleme silahı olan ACI’a kıyasla daha önleyici nitelikte olacağını belirtti ve “Orada amaç, zorlamaya son vermek. Burada ise hedefimiz, gerçekten caydırıcı bir araca sahip olmak,” dedi.