Avrupa

Almanya’da kriz kimya sektörüne sıçradı

Yayınlanma

Otomotiv ve çelik endüstrilerinin ardından, Alman ekonomisinden gelen kriz haberlerine kimya endüstrisi de eklendi.

Son raporlara göre, Alman kimya endüstrisindeki üretim 2025 yılının ikinci çeyreğinde yaklaşık yüzde 5 oranında daraldı. Gözlemciler, genel üretimin şu anda 1991 yılındaki kadar zayıf olduğunu belirtiyorlar.

Sektör, sadece Çin’den gelen ucuz ithalat nedeniyle değil, aynı zamanda AB’nin Trump yönetimi ile yaptığı mevcut gümrük anlaşması nedeniyle ABD’den yapılan ithalata uyguladığı gümrük vergilerini sıfıra indirmesi nedeniyle de özel bir baskı altında. Bu nedenle, ABD kimya ürünleri artık Alman mallarıyla başarılı bir şekilde rekabet edebiliyor.

Buna ek olarak, Alman kimya endüstrisinin artık düşük maliyetli Rus gazını almaması da etkisini sürdürüyor; bu nedenle, eskiden sahip olduğu, fakat şu anda azalan rekabet gücünün önemli bir temelini yitirmiş durumda.

Kriz haberleri diğer sektörlerden de geliyor: Genel olarak, Alman sanayi üretimi ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 5,6 düştü. 

Alman sanayisinde gerileme eğilimi sürüyor

Çarşamba günü, Federal İstatistik Ofisi’nden gelen yeni veriler Alman sanayisinin iç karartıcı durumunu doğruladı.

Bu verilere göre, imalat sektöründe üretim ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 4,3 düştü. Sadece sanayide –yani enerji üretimi ve inşaat hariç– düşüş yüzde 5,6’’ya ulaştı.

Gözlemciler, olağandışı sayıda otomotiv şirketinin yıllık kapanışını bu yıl ağustos ayına planladığını ve bunun üretimi yapay olarak kısıtladığını belirtiyor. 

Ne var ki, otomotiv sektörü hariç tutulsa bile, üretim yaklaşık yüzde 2,5 oranında düştü; önemli makine mühendisliği sektöründe ise yüzde 6,2’ye varan bir daralma yaşandı.

Ağustos ayında gelen siparişler de bir önceki aya göre yüzde 0,8 oranında azaldı; bu, bir önceki aya göre siparişlerin azaldığı dördüncü ay oldu.

Her türlü ihracatı kârsız hale getiren yeni ABD gümrük vergileri, bunun başlıca nedeni olarak görülüyor. Sektörün zayıflığı, Alman hükümetinin çarşamba günü 2025 yılı büyüme tahminini sadece yüzde 0,2’ye düşürme kararında önemli bir faktör oldu.

Federal Cumhuriyet’in iktisadi performansı 2023’te yüzde 0,3 ve 2024’te yüzde 0,2 oranında gerilemişti. Federal Ekonomi Bakanı Katherina Reiche, “Diğer ekonomiler büyüyor,” yorumunda bulundu.

CDU-SPD hükümetinden toplantı üstüne toplantı

Alman hükümeti, üretimdeki düşüşe kriz toplantıları ile yanıt veriyor. Örneğin dün, Federal Şansölyelikte otomotiv endüstrisinin karşı karşıya olduğu dramatik duruma çözüm bulmak için bir “otomotiv zirvesi” düzenlendi.

Sektör, 2019’dan bu yana yaklaşık 112.000 iş kaybına uğradı, bunun yaklaşık 51.500’ü sadece geçen yıl gerçekleşti. Daha fazla işten çıkarma da kaçınılmaz: Volkswagen işgücünü 35.000 kişiye kadar, Daimler ise yaklaşık 5.000 kişiye kadar azaltacak.

Tedarikçiler de önemli kesintiler yapıyor: Bosch 13.000, ZF ise 7.600 kişiye kadar işten çıkarma planlıyor.

Bunun nedenlerinden biri, Alman otomotiv şirketlerinin yeterince organize edemediği ve Çinli rakiplerine göre çok geride kaldıkları elektrikli mobiliteye geçiş.

Federal Şansölyelik ayrıca ekim ayında çelik endüstrisi temsilcileriyle bir kriz toplantısı düzenleyeceğini duyurdu. Bu endüstri de yapısal sorunlardan muzdarip, ama aynı zamanda ABD’nin gümrük vergisi savaşından da özellikle etkileniyor: ABD’ye yapılan çelik ihracatı %15 yerine %50 gümrük vergisine tabi.

Çelik üreticileri son zamanlarda yılda yaklaşık 37 milyon ton ham çelik üreten ve diğer tüm AB ülkelerinden daha fazla üretim yapan Almanya, bu durumdan ciddi şekilde etkileniyor.

Gümrük vergileri uygulanmaya başlamadan önce Almanya, ABD’ye yaklaşık 1 milyon ton çelik tedarik ediyordu.

Kimya sektöründeki zayıflık 1991 yılına benziyor

Bu arada, Alman kimya endüstrisindeki durum da kötüleşmeye devam ediyor.

Endüstri, ucuz Rus boru hattı gazı alımını durdurma ve pahalı sıvılaştırılmış gaza geçme yönündeki siyasi motivasyonlu karardan özellikle zarar gördü. 

2022 yılına gelindiğinde, ilaç sektörü hariç kimyasal üretim, bir önceki yılın seviyesinin yaklaşık yüzde 10 altında kalmıştı. 2023 yılında ise yüzde 11 daha düştü.

Şu anda, otomotiv endüstrisi gibi krizden etkilenen diğer endüstrilerden gelen talebin önemli ölçüde azalması, siparişlerin düşmesine neden oluyor. 

Endüstri kaynaklarına göre, tesis kapasite kullanımı şu anda yüzde 71 seviyesinde. Kârlı üretim için ulaşılması gereken eşik, kapasite kullanımının yüzde 82’si.

Alman Kimya Endüstrisi Birliğine (VCI) göre, 2025 yılının ikinci çeyreğinde Alman kimya üretimi bir önceki yılın rakamının yüzde 5 altında kaldı.

Artık kimya fabrikalarının tamamı kapatılıyor: Alman medyasında yer alan haberlere göre, sektördeki altı şirket sadece bu yıl içinde fabrikalarının tamamını kapatma planlarını açıkladı.

Şu ana kadar 2.000’den fazla işin kesintiye uğradığı söyleniyor. Sektör, 1991’den bu yana en düşük seviyede üretim yapıyor.

Amerikan gümrük vergileri Alman ağır sanayisini vurdu

Daha fazla düşüşler de kapıda. Bir yandan, Çin’den yapılan ithalat önemli ölçüde artıyor: Raporlara göre, sadece yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 40 artış gösterdi. 

Alman kimya şirketlerinin Çin’deki iştirakleri de dahil olmak üzere Çinli şirketler, örneğin daha düşük enerji fiyatları sayesinde çok daha ucuza üretim yapabiliyor.

Buna ek olarak, yeni ABD gümrük vergileri Çin’in ABD’ye ihracatını zorlaştırıyor; bu nedenle Çinli şirketler yeni satış pazarları arıyor ve diğer yerlerin yanı sıra AB’ye daha da yoğun bir şekilde girmeye çalışıyor.

Bu, Alman kimya şirketlerinin AB’nin ABD ile yaptığı ticaret anlaşması nedeniyle ek baskı altında olduğu bir dönemde oluyor. Bunun nedeni, daha önce sektör için geçerli olan ABD’den yapılan ithalata uygulanan %6,5’lik gümrük vergilerinin yeni anlaşma kapsamında sıfıra indirilecek olmasıdır. 

Pazar araştırma grubu ICIS, daha önce gümrük vergilerinin Avrupa’nın kimya pazarını daha ucuz ABD ürünlerinden bir dereceye kadar koruduğunu fakat gümrük vergilerinin kaldırılmasının artık ticaret akışları üzerinde muazzam etkileri olabileceği uyarısında bulunuyor.

Raporlara göre, ABD’den AB’ye kimyasal ürün ithalatı 2025’in ilk yarısında zaten artmış ve daha da artması bekleniyor.

Çin’e karşı korumacılık talebi

Bu arada, küresel rekabette geriye düşen Alman kimya endüstrisi için AB’nin “hedefli korumacılık önlemleri” alması yönündeki çağrılar artıyor.

Örneğin, Avrupa sanayi birliği Cefic, Çin’den kimyasal ithalatının azaltılmasını talep ediyor.

Bu, Avrupa Komisyonu’nun salı günü AB çelik endüstrisini korumak için açıkladığı önlemlerle de uyumlu. Bu önlemlere göre, AB’ye gümrüksüz olarak ithal edilebilecek çelik miktarı neredeyse yarı yarıya azaltılarak 18 milyon tona düşürülecek.

Aynı zamanda, bu miktarın üzerinde ithal edilen çeliğe uygulanan gümrük vergisi yüzde 25’ten yüzde 50’ye çıkarılacak. Bunun nedeni, ABD’nin gümrük vergilerinin sadece AB’den değil, birçok başka ülkeden de çeliği dışlaması ve bu durumun örneğin Türkiye ve Çin’deki çelik üreticilerini yeni pazarlar aramaya itmesi ve bunun da AB üzerindeki ihracat baskısını artırması.

AB’ye göre, Avrupa savunma sanayisinin hammadde tedarikini güvence altına almak için AB’deki çelik üretimini istikrara kavuşturmak şart. Fakat AB diplomatlarına göre Brüksel, bunu yeterli görmüyor.

Plan, ABD ile “çelik ürünleri için ortak gümrüksüz bölge” müzakereleri yapmak ve daha sonra İngiltere’nin de bu bölgeye katılmasını sağlamak.

AB Komisyonu böylece transatlantik ticareti istikrara kavuştururken, aynı zamanda Çin’den gelen ithalatı da engellemeyi hedefliyor.

Çok Okunanlar

Exit mobile version