Amerika

Ankete göre Amerikalıların yüzde 65’i yapay zekadan kaygılı

Yayınlanma

ABD’de yapılan yeni bir kamuoyu araştırması, Amerikalıların yapay zekanın toplumdaki etkilerine ilişkin kaygılarının heyecanlarının yaklaşık üç katına ulaştığını gösterdi. Katılımcıların büyük bölümü yapay zekanın yaşamlarına kendi tercihleri dışında girdiğini ve gerçek ile yapay içerikleri ayırt etmekte zorlandığını ifade etti.

ABD’de yapılan yeni bir kamuoyu araştırması, Amerikalıların yapay zekanın toplumdaki etkilerine ilişkin kaygılarının, teknolojiye yönelik heyecanlarından yaklaşık üç kat fazla olduğunu ortaya koydu.

Kâr amacı gütmeyen Athena Insights’ın ilk kez The Hill ile paylaştığı iki haftada bir yapılacak “Americans on AI” araştırmasına göre, Amerikalıların büyük bölümü yapay zekayla ne kadar temas kurduklarından bağımsız olarak teknoloji hakkında belirgin görüşlere sahip.

Araştırmada katılımcılara yapay zekanın toplumdaki giderek artan rolü karşısında ne hissettikleri soruldu. Buna göre, bin 814 katılımcının yüzde 28’i “çok kaygılı”, yüzde 37’si ise “biraz kaygılı” olduğunu söyledi. Buna karşılık yüzde 6’sı “çok heyecanlı”, yüzde 18’i ise “biraz heyecanlı” yanıtını verdi. Katılımcıların yüzde 1’i soruya yanıt vermezken, yüzde 9’u sunulan seçeneklerin duygularını yansıtmadığını belirtti.

Araştırma, Washington’da Demokrat ve Cumhuriyetçi karar mercileri yapay zekaya ilişkin sorunlara farklı yaklaşımlar benimsemesine rağmen, kaygı ve heyecan düzeylerinin siyasi partiler arasında büyük ölçüde benzer kaldığını gösterdi.

Önümüzdeki bir yıl boyunca iki haftada bir yinelenecek araştırmanın temel amacı, yapay zekaya ilişkin kamuoyu görüşünün zaman içinde nasıl değiştiğini izlemek.

Athena Insights araştırma lideri Colin Hyatt Bortner, yaptığı açıklamada, çalışmanın tek seferlik bir kamuoyu yoklamasından çok uzun dönemli eğilimleri ölçmeyi hedeflediğini söyledi.

Bortner, “Yapay zekanın insanlar üzerinde etkisi varsa ve bu etki olumsuzsa bunun verilerde ortaya çıkacağı, bunun da politika tepkisini yönlendireceği düşüncesiyle mümkün olduğunca tarafsız bir ölçüm aracı geliştirmeye çalıştık” dedi.

Bortner, “Eğer olumlu etkileri varsa onları da soruyoruz. Yapay zekanın tıbbi ve bilimsel ilerlemelere katkı sağlayıp sağlamayacağını ya da sağlık hizmetlerini iyileştirip iyileştirmeyeceğini de ölçüyoruz. Bunların verilerde görünmeye başlaması da önemli bir gösterge” ifadelerini kullandı.

Bortner, bu yıl benzer araştırmalar yayımlanmış olsa da bunların önemli bölümünün güvenlik odaklı ya da sektörle bağlantılı gruplarca hazırlandığını, bu kuruluşların günlük kamuoyu eğilimini ya da daha geniş bir anlatıyı destekleme motivasyonuna sahip olabileceğini dile getirdi.

Araştırma, Chicago Üniversitesi bünyesindeki NORC tarafından, Londra merkezli pazar araştırma şirketi Early Studies işbirliğiyle yürütüldü. Aynı beş sorudan oluşacak bir sonraki araştırmanın sonuçlarının 15 Temmuz’da açıklanması planlanıyor.

Katılımcılara yapay zekanın farklı sektörlerde sağlayabileceği yararlar ve doğurabileceği olumsuzlukların yanı sıra hükümetin teknolojiye yönelik düzenlemeleri nasıl ele aldığı da soruldu.

Araştırmaya göre Amerikalıların büyük bölümü yapay zekanın yaşamlarındaki yaygınlığı üzerinde söz sahibi olmadığını düşünüyor. Katılımcıların yaklaşık yüzde 70’i, “Yapay zeka istesem de istemesem de hayatıma giriyor” görüşünü benimsedi.

Yüzde 15’i ise “Benim gibi insanlar yapay zekanın yaşamlarımızdaki yerini şekillendirebilir” yanıtını verdi. Yaklaşık yüzde 14’ü iki seçeneğin de görüşlerini yansıtmadığını söylerken, yüzde 2’si soruya yanıt vermedi.

Araştırma ayrıca katılımcıların yaklaşık yüzde 70’inin yapay zekanın etkisi nedeniyle gerçek içerikle yapay içerik arasındaki farkı ayırt etmekte zorlandığını ortaya koydu.

Ankete göre Amerikalılar, hükümetin yapay zekanın çocuklar ve gençler, çevre ile çalışanlar ve istihdam üzerindeki etkilerine karşı yeterince adım atmadığını düşünenlerin oranı, yeterli adım atıldığını düşünenlerden yaklaşık 20 puan daha yüksek.

Cumhuriyetçiler ile Demokratlar, yapay zekanın iş güvencesini olumsuz etkilediği konusunda büyük ölçüde benzer görüş bildirdi. Buna karşılık Demokratlar, hükümetin çalışanları korumak için yeterince çaba göstermediğini söyleme konusunda Cumhuriyetçilerden 21 puan, çevre konusunda ise 19 puan daha yüksek orana ulaştı.

Araştırmacılar, yanıtlardaki farklılıkların büyük bölümünün siyasi parti ya da ırktan çok yaş ve cinsiyet gruplarında görüldüğünü kaydetti. Buna göre 50 yaş üzerindeki Amerikalılar en kaygılı, en kabullenmiş ve hükümet müdahalesini en fazla destekleyen grup olurken, kadınlar genel olarak erkeklerden daha yüksek kaygı düzeyi bildirdi.

Araştırmacılar, zaman içinde toplanacak verilerin karar mercileri, gazeteciler ve kamuoyu için Amerikalıların yapay zekaya bakışını daha iyi anlamaya yardımcı olmasını bekliyor.

Bortner, “Büyük bir kamu politikası tartışması yürütüyorsanız, sonunda kamuoyunun desteğini almak çok daha yararlı oluyor. Bu da nasıl bir pozisyon alacağınızı ve argümanlarınızı nasıl kuracağınızı belirlemenize yardımcı oluyor” dedi.

Washington’da karar mercileri yapay zekanın iş gücü, çevre ve ulusal güvenlik üzerindeki olası etkilerine ilişkin onlarca yasa teklifi sundu. Ancak siyasi anlaşmazlıklar ve yasama sürecindeki usul engelleri nedeniyle bu düzenlemelerin büyük bölümü yasalaşmadı.

Araştırmanın ilk turu, 24 ile 29 Haziran arasında bin 814 kişiyle gerçekleştirildi. Araştırmanın hata payı artı veya eksi 3,4 puan olarak açıklandı.

Çok Okunanlar

Exit mobile version