Amerika
Anthropic’ten Nvidia öncülüğündeki “açık kaynak” seferberliğine yanıt
Yapay zeka şirketi Anthropic’in CEO’su Dario Amodei, yayımladığı makalede şirketinin açık ağırlıklı yapay zeka modellerinin yasaklanmasını savunduğu yönündeki iddiaları kesin bir dille reddetti. Korumacı yasakların ABD’nin ulusal güvenlik kaygılarını çözmeyeceğini iddia eden Amodei; çip ihracatı kısıtlamalarının sıkılaştırılması, sanayi ölçeğindeki model kopyalama işlemlerinin engellenmesi ve belirli bir güç seviyesinin üzerindeki tüm modellere zorunlu güvenlik testleri uygulanması çağrısında bulundu.
Yapay zeka şirketi Anthropic’in Üst Yöneticisi (CEO) Dario Amodei, dün yayımladığı resmi bildirisinde, kamuoyunda ve teknoloji sektöründe tartışılan açık ağırlıklı (open-weights) yapay zeka modellerine ilişkin şirketinin duruşunu netleştirdi.
Son birkaç gündür özellikle Çin menşeli açık ağırlıklı modellere dair yoğun tartışmalar yürütüldüğünü belirten Amodei, ABD’li yetkililerin bu modellerin Amerikan şirketleri tarafından kullanılmasını yasaklamayı değerlendirdiğine dair haberlerin basına yansıdığını hatırlattı.
Bu gelişmeler üzerine çok sayıda teknoloji firmasının açık ağırlıklı modelleri destekleyen ortak bir mektuba imza attığını anımsatan Amodei, bazı çevrelerin Anthropic’i kendi ticari çıkarlarını korumak amacıyla bu tür modellerin yasaklanmasını istemekle suçladığını aktardı.
Geçmişteki yazılarını okuyan herkesin bu tür yasakları faydalı bir önlem olarak görmediğini bilmesi gerektiğini öne süren Amodei, “Hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıkça ifade edeyim: Anthropic, açık ağırlıklı modellerin yasaklanmasını hiçbir zaman savunmamıştır” değerlendirmesinde bulundu.
Tehlikeli kabiliyetler barındırmayan açık ağırlıklı modellerin kamu yararı taşıdığını belirten Amodei, bu sistemlerin çalıştırılması için gereken bilgi işlem gücü dışında ek bir maliyet getirmediğini, şirketler, geliştiriciler ve araştırmacılar için doğrudan değer ürettiğini kaydetti.
“Korumacı yasaklar en ciddi ulusal güvenlik kaygılarımı gidermeyecektir”
Sektörde tartışılan korumacı yaklaşımın temel güvenlik sorunlarına çözüm sunmadığını savunan Amodei, “Korumacı yasaklar en ciddi ulusal güvenlik kaygılarımı gidermeyecektir” ifadesini kullandı. Sorumlu bir yaklaşım için yaklaşık altı ay önce kaleme aldığı “Teknoloji Ergenliği” (The Adolescence of Technology) başlıklı makalesinde de iki ana kriz senaryosunu detaylandırdığını ve yıllardır aynı çizgiyi koruduğunu belirtti.
Birincil kaygısının “otoriter rejimler” diye nitelediği ülkeleri ABD’den daha güçlü yapay zeka modelleri geliştirmesi olduğunu vurgulayan Amodei, makalesinde şu ifadelere yer verdi:
“Birincil kaygım, yalnızca Çin Komünist Partisi (ÇKP) ile sınırlı kalmamakla birlikte ÇKP açıkça en kabiliyetli tehdit olmak üzere, otoriter hükümetlerin ABD tarafından inşa edilenlerden daha güçlü yapay zeka modelleri geliştirmesi ve bunları kalıcı askeri üstünlük sağlamak ya da kendi halkları üzerinde son derece derin baskılar kurmak için kullanması riskidir.”
Bu kaygının ABD hükümeti bünyesinde de geniş kabul gördüğünü ifade eden Amodei, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in geçen yıl Paris’te yaptığı konuşmada “Otoriter rejimler askeri, istihbarat ve gözetleme kabiliyetlerini güçlendirmek için yapay zekayı çalmış ve kullanmıştır” diyerek uyarıda bulunduğunu hatırlattı.
Ayrıca ABD İstihbarat Topluluğu’nun 2026 Yıllık Tehdit Değerlendirmesi raporunda, diğer küresel güçlerin yapay zekadaki güçlü ilerleyişinin ABD’nin ekonomik rekabet gücünü ve ulusal güvenlik avantajlarını zorladığı yönündeki tespiti aktardı.
Geliştirilen tehlikeli modellerin açık ağırlıklı olarak yayımlanıp yayımlanmamasının ya da ABD şirketleri tarafından kullanılıp kullanılmamasının önemsiz olduğunu savunan Amodei, “Aslında en tehlikeli model, gizlice eğitilen ve yalnızca Halk Kurtuluş Ordusu’na insansız hava araçlarında kullanılmak üzere verilen ya da Devlet Güvenlik Bakanlığı’na gözetleme ve baskı amacıyla teslim edilen model olabilir” değerlendirmesini yaptı.
“Kötü niyetli aktörlerin meşru ABD şirketleri olması muhtemel değildir”
İkincil kaygısının ise güçlü yapay zeka sistemlerinin siber saldırılar veya biyolojik silahlar geliştirmek amacıyla kötüye kullanılması ve ciddi uyum (alignment) sorunları yaşanması riski olduğunu belirten Amodei, açık ağırlıklı modellerin kaynağı neresi olursa olsun kapalı modellere kıyasla potansiyel olarak daha yüksek risk taşıdığını ifade etti.
Bu modeller üzerine güvenlik sınırları (guardrails) koymanın veya kullanımlarını takip etmenin son derece zor olduğunu, ağırlıklar bir kez yayımlandıktan sonra geri çekilemeyeceğini vurguladı.
Buna karşın bu modellerin ABD şirketlerince kullanılmasını yasaklamanın riski ortadan kaldırmayacağını belirten Amodei, “Ancak bu modellerin ABD şirketleri tarafından kullanılmasını yasaklamak bu riski ele almakta hiçbir işe yaramaz; çünkü kötü niyetli aktörlerin meşru ABD şirketleri olması muhtemel değildir. Bu adım yalnızca ABD’li yapay zeka şirketlerini rekabetten korur ki benim hedefim hiçbir zaman bu olmamıştır” açıklamasında bulundu.
Endişelerin giderilmesi için üç somut önlemi desteklediğini ve Anthropic olarak bu adımları sürekli savunduklarını kaydeden Amodei, ilk olarak Çin’e güçlü çiplerin ve çip üretim ekipmanlarının satışının engellenmesi gerektiğini belirtti.
Yaygın kaçakçılık ve usulsüz erişim yöntemlerinin üzerine gidilmesi çağrısında bulunan Amodei, Çin’in yerli üretim kapasitesinin sınırlı olduğunu, ölçekleme yasaları gereği ABD çipleri olmadan ABD’den daha güçlü modeller üretemeyeceğini, bunun en etkili engelleyici adım olduğunu savundu.
İkinci önlem olarak sanayi ölçeğindeki model damıtma (distillation) işlemlerinin engellenmesi gerektiğini vurgulayan Amodei, sıfırdan model eğitmeye kıyasla çok daha az bilgi işlem gücü gerektiren bu yöntemin, Çin’in elindeki çip sayısıyla normalde ulaşamayacağı kalitede modeller geliştirmesine ve çip kısıtlamalarını kısmen aşmasına imkan tanıdığını kaydetti.
Damıtma işleminin Çin’e ABD ile tamamen eşdeğer veya üstün kabiliyetler kazandırmasa da Çin’in teknoloji sınırını ABD’nin yalnızca birkaç ay gerisine kadar getirebildiğini öne sürdü.
Bu tür operasyonları yürüten şirketlerin çoğunun açık ağırlıklı modeller yayımladığını doğrulayan Amodei, “Ancak açık ağırlıklar, bu operasyonların sınırda ABD’yi geçmeyi hedefleyen otoriter bir devlet tarafından destekleniyor olması gerçeğinden çok daha az önem taşımaktadır. Bu davranışı caydıracak politika müdahalelerine sahip olmalıyız. Açık ağırlıklı modellere yönelik toptan bir yasak ne doğru çözümdür ne de bizim talep ettiğimiz bir şeydir” ifadelerini kullandı.
“Yapay zekayı otoriter ellerden uzak tutmaya odaklanmalıyız”
Üçüncü önlem olarak açık veya kapalı ayrımı yapılmaksızın yeterince kabiliyetli tüm modellere zorunlu güvenlik testleri uygulanması gerektiğini belirten Amodei, modellerin kullanıma sunulmadan önce siber, biyolojik ve uyum risklerine karşı doğrudan test edilmesinin en doğru yöntem olduğunu ifade etti.
Bu fikrin sektörde bir uzlaşıya yakın olduğunu, Donald Trump yönetiminin son aylarda bu yönde adımlar atmasından ve menşeine bakılmaksızın en güçlü modellere bu testlerin uygulanmasını içeren sektör tekliflerinden memnuniyet duyduğunu aktardı.
Testlerin etkili olabilmesi için küresel çapta uygulanması ve Çin’in de bu sürece dahil olması gerektiğini kaydeden Amodei, biyolojik silahların önlenmesi konusunda Çin’in de çıkarı bulunduğu için sınırlı bir işbirliğinin mümkün olabileceğini değerlendirdi.
Teknoloji şirketlerinin imzaladığı ortak mektuba da değinen Amodei, mektuptaki birçok görüşe katıldığını, açık ağırlıkların yapay zeka ekonomisine erişimi genişlettiğini ve rekabeti güçlendirdiğini kabul etti.
Ancak açık ağırlıklı modellerin güvenlik önlemleri geliştirmeyi zorunlu olarak kolaylaştırdığı veya geniş erişimin savunuculara saldırganlardan daha fazla yardımcı olduğu yönündeki iddialara katılmadığını belirtti.
Biyoloji alanında güçlü modellerin salgın düzeyindeki virüsleri hızla silaha dönüştürebileceği, buna karşın savunma geliştirmenin yıllar alacağı uyarısında bulundu.
Görüşlerini özetleyen Amodei, “Kendimin ve Anthropic’in konumunu özetlemek gerekirse, bir kategori olarak açık ağırlıklı modellerin yasaklanmasını savunmadık ve savunmuyoruz. Bunun yerine güçlü çipleri otoriter ellerden uzak tutmaya, sanayi ölçeğindeki damıtmayı durdurmaya ve açık veya kapalı, yeterince kabiliyetli tüm modellerin güvenlik testlerinden geçirilmesini şart koşmaya odaklanmalıyız” açıklamasını yaptı.