Bizi Takip Edin

Avrupa

AP savunma girişimleri için 115 milyon euroluk programı onayladı

Yayınlanma

Avrupa Parlamentosu, yeni savunma teknolojileri geliştiren girişimler ve KOBİ’ler için 115 milyon euro bütçeli AGILE destek mekanizmasını kabul etti. Karar 101’e karşı 536 oyla alınırken, programın yürürlüğe girmesi için AB Konseyi onayı gerekiyor.

Avrupa Parlamentosu (AP), yeni savunma teknolojileri geliştiren küçük ve orta ölçekli işletmeler, yeni girişimler ve hızlı büyüyen şirketler için hazırlanan AGILE programını onayladı.

“Çevik ve Hızlı Savunma İnovasyonu” (AGILE) adlı destek mekanizması için 115 milyon euro bütçe ayrıldı.

Parlamento basın servisinin aktardığına göre yasal düzenleme 101’e karşı 536 oyla kabul edilirken, 16 parlamenter çekimser kaldı.

Tasarının hayata geçmesi için AB Konseyi tarafından da onaylanması gerekiyor. Düzenleme kabul edilirse program 2027 başında yürürlüğe girecek.

Finansman kararları dört ay içinde sonuçlanacak

AGILE mekanizması, hibe süreçlerinin hızlandırılmasını ve geliştiricilerin test ile sertifikasyon imkanlarına doğrudan erişimini hedefliyor. Program kapsamında finansman tahsisinin dört ayda tamamlanması öngörülüyor.

Destekler; geleceğe yönelik, çığır açıcı savunma teknolojilerinin yanı sıra sivil alandaki inovasyonların askeri ihtiyaçlara uyarlanmasını içeren projelere yönlendirilecek.

AP, bu aracın savunma ürünlerinin geliştirilmesi ile sahada kullanılması arasındaki süreyi kısaltacağını belirtiyor.

Geliştirilen teknolojilerin üye ülkelerin kapasite ve talepleriyle örtüşmesi için, öncelikli hedeflerin belirlenmesinde AB üyesi devletler doğrudan söz sahibi olacak.

Program küçük şirketlerin Avrupa savunma sanayisinin büyük aktörleriyle işbirliği yapmasını da kapsıyor. Girişimlerin ve KOBİ’lerin desteklenen projeler için alıcı bulabilmesi amacıyla özel sektörel etkinlikler düzenlenmesi planlanıyor.

Ukrayna merkezli şirketler de dahil olabilecek

AP Güvenlik ve Savunma Komisyonu Başkanı Marie-Agnes Strack-Zimmermann, AGILE sayesinde Avrupa’nın yenilik potansiyelinin silahlı kuvvetler için pratik yeteneklere dönüşeceğini ve savunma sanayisine yeni fikirler kazandırılacağını vurguladı.

Komisyon üyesi parlamenter Tonino Picula ise programın teknolojilerin sahaya geçişini hızlandıracağını, KOBİ’leri güçlendireceğini, tedarik güvenliğini artırarak stratejik bağımlılıkları azaltacağını ifade etti.

Avrupa Komisyonu tarafından 25 Mart’ta sunulan AGILE programına Ukrayna şirketlerinin de katılabileceği açıklanmıştı.

AB, 2025 sonunda başlattığı Avrupa Savunma Sanayii Programı (EDIP) ile 2026-2027 dönemi için 1,5 milyar euro hibe ayırmış ve Ukrayna savunma sanayisinin AB sanayi yapısına entegrasyonunu hedeflemişti.

Avrupa

71 milletvekili 15 AB ülkesindeki Rus Evlerinin yasaklanmasını istedi

Yayınlanma

Avrupa Parlamentosundan 71 milletvekili, AB liderlerine mektup yazarak 15 üye ülkede açık kalan Rus Evlerinin kapatılmasını talep etti. Rasa Juknevičienė öncülüğündeki çağrıda bu yapıların casusluk ve hibrit müdahale amacıyla kullanıldığı iddia edildi.

Avrupa Parlamentosunun (AP) farklı siyasi grup ve ülkelerinden 71 milletvekili, Avrupa Birliği yönetimine resmi bir mektup göndererek 15 üye ülkede faaliyetlerini sürdüren Rus Evlerinin kapatılması için yasal mekanizmaların devreye sokulmasını istedi.

Litvanyalı parlamenter Rasa Juknevičienė öncülüğünde hazırlanan çağrı; Avrupa Birliği Zirvesi Başkanı António Costa, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’a hitaben kaleme alındı.

Mektuba Juknevičienė’nin yanı sıra Dainius Žalimas, Petras Auštrevičius, Liudas Mažylis, Virginijus Sinkevičius, Aurelijus Veryga ve Paulius Saudargas olmak üzere Litvanya’dan altı parlamenter daha imza koydu.

Mektupta merkezler doğrudan casusluk odakları olarak tanımlanırken Juknevičienė, “Bunlar Rusya’nın Avrupa’daki casusluk merkezleridir; AB’ye karşı çalışmakta, dış kaynaklı bilgi manipülasyonu ile müdahale operasyonlarını koordine etmektedir” değerlendirmesini yaptı.

Komisyon ile meclis arasında yetki tartışması

Parlamenterler mektuplarında, Rus Evlerinin çatı kuruluşu olan Rossotrudniçestvo’nun AB yaptırım kararlarında açıkça tanımlandığına işaret etti.

Metinde bu yapının, Kremlin’in yumuşak gücünü ve hibrit etkisini yayan, “Rus Dünyası” (Russkiy Mir) doktrinini propaganda eden, etki ajanları ağını finanse eden ve tarihsel revizyonizm yürüten ana devlet ajansı olduğu iddia edildi.

Avrupa Komisyonunun bu merkezlerin kapatılmasını üye ülkelerin kendi yetki alanında gördüğünü hatırlatan vekiller, ulusal yetki sınırlarının AB düzeyindeki eylemsizliğe gerekçe yapılamayacağını kaydetti.

Parlamenterler; Avrupa Komisyonu, Avrupa Dış İlişkiler Servisi ve üye devletlerin koordineli bir Avrupa yaklaşımı geliştirmesini, hem AB hem de ulusal düzeyde bu yapıların faaliyetlerine son verecek yasal tedbirlerin belirlenmesini istedi.

Brüksel’deki merkez faaliyetlerine devam ediyor

Rus Evleri Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Güney Kıbrıs, Çekya, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Macaristan, İtalya, Lüksemburg, Malta, Slovakya ve İspanya’da çalışmaya devam ediyor.

Almanya, Leipzig/Halle Havalimanı’nda 4 Ağustos’ta kaydedilen ve sahte bayrak operasyonu olduğu bilinen insansız hava aracı olayı, hibrit saldırılar ve casusluk şüpheleri gerekçesiyle eylül ayında Berlin’deki Rus Evi’ni ve Rusya’nın Bonn Başkonsolosluğunu kapatma kararı almıştı.

Moskova ise iddiaları reddetmiş, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov misilleme olarak Rusya’daki Goethe Enstitüsü şubelerinin kapatılacağını duyurmuştu.

Berlin’deki merkezin kapatılmasına rağmen, AB kurumlarına ev sahipliği yapan Brüksel’de 30 yılı aşkın süredir açık olan Rus Evi çalışmalarını sürdürüyor.

Dil kursları düzenleyen, İkinci Dünya Savaşı anmaları yapan ve Rusya propagandası yürüten Brüksel’deki merkez, son olarak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in doğum gününü kutlayan bir tebrik mesajı yayımladı.

Rus Evleri ayrıca Rossotrudniçestvo yöneticisi İgor Çayka’nın bu merkezlerin kapatılmasını isteyenleri Mihail Bulgakov’un romanındaki Şarikov karakterine benzettiği ve Kiev yönetimini hedef aldığı ifadelerini paylaştı.

Alman istihbarat şefinden Rusya uyarısı

Merkezler yeni ülkelerde açılacak

Rossotrudniçestvo Başkanı Yevgeniy Primakov daha önce yaptığı açıklamada, Ukrayna’daki askeri harekatın ardından Slovenya, Slovakya, Hırvatistan, Kuzey Makedonya, Karadağ ve Romanya’da merkezlerin faaliyetlerinin durduğunu aktarmıştı.

Buna karşılık Rossotrudniçestvo yetkilileri, Almanya’da yeni bir Rus Evi açma sözü verirken kurumun yurt dışında 11 yeni merkez için anlaşma imzaladığını bildirdi.

Açıklanan planlara göre sekiz yeni temsilcilik Afrika ülkelerinde, iki temsilcilik Ermenistan’da, bir temsilcilik ise Tayland’da faaliyete geçirilecek.

Okumaya Devam Et

Avrupa

MI6, eski BND Başkanı’nın gizli bilgileri sızdırmasından endişe ediyor

Yayınlanma

Başta MI6 olmak üzere İngiliz istihbarat kurumları, modern Alman tarihinin en büyük casusluk skandalında gizli bilgilerinin veya casuslarının ele geçirilip geçirilmediğini araştırıyor.

Almanya’nın dış istihbarat servisinin (BND) eski başkanı August Hanning ile sadece Manfred D olarak adı geçen kurumun şu anki üst düzey yetkilisi, salı günü casusluk ve vatana ihanet şüphesiyle gözaltına alındı.

Hanning, 16 yıl boyunca Manfred D aracılığıyla binlerce gizli belgeyi yasadışı olarak topladığı ve bu sırların bir kısmını yabancı bir güce sattığı suçlamasıyla karşı karşıya.

Alman güvenlik kaynakları, ikilinin ele aldığı bazı üst düzey bilgilerin yurtdışındaki ortak istihbarat teşkilatlarından geldiğini belirterek, İngiliz ve Amerikan istihbaratının sızdırılmış olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.

Bu durum, sahada faaliyet gösteren ajanlar ya da muhbirler gibi ABD ve İngiliz insan kaynaklarının, paylaşılan bilgiler yoluyla kimliklerinin ortaya çıkabileceği endişelerini de beraberinde getirdi.

Eski BND Başkanı Hanning gözaltına alındı

Eski bir MI6 istihbarat subayı olan Matthew Dunn, İngiliz istihbarat servislerinin BND ile paylaşılan her şeyi titizlikle inceleyeceğini ve riskleri değerlendireceğini söyledi.

Dunn şöyle dedi:

“Şu anda MI6 içinde, çok güvenilir bir irtibat ortağıyla paylaşılan istihbaratı titizlikle inceleyen ve bunların herhangi birinin MI6’e bağlı faaliyetleri ve kişileri tehlikeye atıp atmadığını değerlendiren büyük bir iç güvenlik incelemesi yapıldığına şüphe yok.”

Bununla birlikte, eski casus, bu durumun kurumun BND ile ilişkilerini etkilemesi halinde “çok şaşıracağını” belirtti ve iki kurumun işbirliği içinde olacağını düşündüğünü ifade etti.

İstihbarat paylaşımı sırasında, kaynaklarla ilgili bilgilerin sansürlenmesi de dahil olmak üzere “otomatik denetim ve dengeleme” mekanizmalarının devreye sokulmasının standart bir uygulama olduğunu açıkladı.

Skandalla ilgili haberler Batı istihbarat camiasını şoke etti. Kaynaklar, iddia edilen ihlali yabancı bir güç için büyük bir başarı olarak nitelendirirken, bunun Batı istihbarat paylaşım ittifakına ciddi zarar verebileceğini belirtti.

MI6 ve GCHQ’nun yanı sıra birçok ABD kurumunun da, söz konusu dönemde Avrupalı müttefiklerle paylaşılan tüm hassas bilgilere ilişkin sistematik bir iç inceleme yürüttüğü düşünülüyor.

The Telegraph’ın edindiği bilgilere göre, bu kurumların öncelikli odak noktası, iddia edilen sızıntı nedeniyle tehlikeye girmiş olabilecek kaynakları korumak olarak anlaşılıyor.

Benzer denetimlerin, Almanya’nın tüm istihbarat paylaşım ortakları ve müttefikleri tarafından da gerçekleştirilmesi muhtemel.

Alman yetkililerin güvenlik ihlalini muhataplarına ne zaman bildirdikleri belirsiz olmakla birlikte, bunun salı günkü gözaltılardan önce olduğu anlaşılıyor.

Alman basını, sızdırılan bilgiler arasında İran nükleer programı, Rus ordusu ve yabancı ortak kurumlara ait gizli belgelerle ilgili ayrıntıların yer aldığını bildirdi.

Açıklamada, söz konusu belgelerin çoğunun “federal istihbarat servisi tarafından yalnızca iç amaçlarla, özellikle de yürütme organına yönelik istihbarat brifingleri için kullanılmak üzere hazırlanmış gizli bilgiler içerdiği” belirtildi.

Savcılığa göre, Hanning bu bilgileri özel danışmanlık faaliyetlerinde kullandı.

Açıklamada, “Bir olayda Hanning, Manfred D tarafından sağlanan gizli istihbaratı, yabancı bir istihbarat servisinin bir yetkilisi için bir analiz hazırlamak amacıyla kullandı,” denildi.

Yetkililer, bu bilgilerin hedeflenen alıcıya ulaşıp ulaşmadığını henüz tespit edemedi. Salı gecesi Der Spiegel, söz konusu analizin Azerbaycan istihbarat servisi için hazırlandığını bildirdi.

Azerbaycan’ın Rusya, İsrail, Türkiye ve ABD’nin yanı sıra diğer ülkelerle de güvenlik ve istihbarat ortaklıkları var.

Hanning, Almanya’daki ulusal güvenlik tartışmalarında Moskova konusunda şahin bir tutum sergilemişti.

2024 yılında The Telegraph’a verdiği bir röportajda, ülkesinin “naif” davrandığını ve olası bir savaşın gerçekliği karşısında “uyandırılması” gerektiğini belirtmişti:

“İnsanlar ciddi bir tehlike olduğunun farkında değil – özellikle Doğu Almanya’da ve aşırı sol ile aşırı sağdaki Almanya için Alternatif (AfD) partisi içinde Rusya’ya sempati duyuluyor; bu partinin bazı kesimleri Rusya’ya yönelik yaptırımların sona erdirilmesini talep ediyor.”

The Insider’a göre, Hanning, BND’den ayrıldıktan sonra Rusya’ya en az yedi kez seyahat etti.

Eski istihbarat şefi, bu seyahatlerin tamamını 2015 ile 2019 yılları arasında gerçekleştirdi ve çoğu zaman Moskova’da sadece bir gün geçirdi.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Yunanistan’da binlerce kişi Rubio’nun gelişini protesto etti

Yayınlanma

6 Ekim öğleden sonra Atina’nın merkezinde binlerce kişi ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun ülkeye gelişini protesto etti.

Tüm İşçilerin Militan Cephesi (PAME) ve Yunanistan Komünist Partisi (KKE) tarafından düzenlenen eylemde “Kasap Rubio’ya yer yok!”, “Ölüm üsleri Yunanistan’dan defolsun!” ve “Kârları için savaşlara karışmayın” sloganları atıldı.

Marco Rubio, Yunanistan-ABD Stratejik Diyaloğu’nun yeni turu kapsamında Yunanistan’ı ziyaret etti.

Yunanistan’ın başkentindeki tüm birincil düzey işçi sendikalarını bir araya getiren, ülkenin en büyük işçi merkezi Atina İşçi Merkezi Başkanı Giorgos Stefanakis mitingde ana konuşmayı yaptı.

Stefanakis, “Biz işçiler, Yunan burjuvazisiyle birlikte halkları yıkıma ve emperyalist savaşın yaygınlaşmasına sürükleyenleri kabul etmiyoruz. Halk sizi istemiyor; üslerinizi toplayın ve Yunanistan’dan defolun!” dedi.

St. Benetatos, Yunan Uluslararası Gerginliğin Azaltılması ve Barış Komitesi (EEDYE) Sekreterliği adına bir selamlama konuşması yaptı.

KKE Merkez Komitesi Genel Sekreteri Dimitris Koutsoumbas da sendika mitingine katıldı. KKE tarafından yapılan açıklamada, Rubio’nun Yunanistan’da “persona non grata” olduğunu söyledi.

Sintagma Meydanı’nda çevik kuvvet kordonları ve göz yaşartıcı gazlı polis saldırısına rğamen göstericiler ABD Büyükelçiliği’ne doğru yürüyüş düzenledi.

KKE’nin aktardığına göre yoğun polis gücü, Sintagma Meydanı’ndan yola çıkan büyük gösteriyi defalarca durdurmaya çalıştı ama bunu ancak üçüncü denemede, Atina’nın merkezi caddelerinde kurdukları üçüncü barikatta başardı.

KKE milletvekilleri de olay yerindeydi ve polisin geri çekilmesini talep ettiler. Gösteriyi bastırma planı başarısız oldu; zira polis yürüyüşün ABD Büyükelçiliği’ne ulaşmasını engellese de, onlarca gösterici, polisi hazırlıksız yakalayan bir hamle ile ABD Büyükelçiliği’ne ulaştı.

Orada pankartlar açarak yasakları delen PAME ve KKE üyeleri, “Halkların katillerine ne toprak ne de su” mesajını ilettiler.

KKE açıklamasında şunlar söylendi:

“KKE, ABD Dışişleri Bakanı M. Rubio’nun Yunanistan’a gelişine karşı sendikalar ve kitle örgütleri tarafından düzenlenen mitinge halkın ve gençlerin kitlesel katılımını selamlamaktadır. Mitingin kitlesel katılımla gerçekleşmesi ve göstericilerin, yasaklara ve polisin kışkırtıcı tavrına rağmen ABD Büyükelçiliği önünde mesajlarını iletmiş olmaları, ülkemizin bölgedeki ABD’nin enerji ve askeri planlarına daha fazla dahil olmasına yönelik militan bir kınama ve muhalefet mesajı vermektedir. Bu planlar, mevcut Yeni Demokrasi hükümeti tarafından da desteklenmekte olup, halk halihazırda bunun bedelini ağır bir şekilde ödemektedir.”

Selanik, Patras ve Yunanistan’ın diğer birçok şehrinde de büyük gösteriler düzenlendi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English