Avrupa
AP’den Tayvan Boğazı’nda deniz varlığı çağrısı
Avrupa Parlamentosu (AP), bugün AB üye devletlerine Tayvan Boğazı ve çevresindeki bölgede deniz varlığını artırmaları yönündeki çağrıyı oylayacak.
Bu ifade, liberal Renew grubundan Hilde Vautmans tarafından hazırlanan ve AB ile Pekin arasındaki çok çeşitli ikili konuları kapsayan, AB-Çin ilişkilerine ilişkin Parlamento tavsiyesinde yer alıyor.
Metin, AB’yi “bölgedeki istikrarı güçlendirmek amacıyla, deniz varlığı ve ortak tatbikatlar da dahil olmak üzere daha sıkı bir güvenlik koordinasyonu için üye devletlerle işbirliği yapmaya” çağırıyor .
Bu ifadeye karşı çıkanlar da var. Sol grubundan (ELA) Danilo Della Valle, söz konusu pasajın metinden çıkarılması için bir değişiklik önergesi sundu.
Bu, deniz varlığı ve tatbikatlara yapılan atıfın bugünkü genel kurul oturumunda ayrı oylamaya tabi tutulacağı anlamına geliyor.
Della Valle, Rapporteur’e verdiği demeçte, raporun AB’yi Asya’da “militarist bir eğilime” itme riski taşıdığını belirterek, Çin’in stratejik bir rakipten ziyade uluslararası bir ortak olarak ele alınması gerektiğini savundu.
Eski İtalyan Genelkurmay Başkanı General Vincenzo Camporini, Rapporteur’e verdiği demeçte, bölgedeki bir Avrupa deniz varlığının önemli bir lojistik çaba gerektireceğini belirterek, Avrupa ülkelerinin bunu sürdürecek kaynaklara sahip olup olmadığını sorguladı.
Camporini, İtalya ve diğer Avrupa ülkelerinin Bab el-Mendeb’e gemi göndermekte halihazırda karşılaştıkları zorluklara dikkat çekerek, Uzak Doğu’da kalıcı bir Avrupa deniz varlığını “devasa bir hayal” olarak nitelendirdi.
Oylama, AB-Çin ilişkilerinin iktisadi alanda gerginleştiği bir dönemde gerçekleşiyor.
Fransa ve Almanya, Avrupa Komisyonu’nu, ciddi ve sistematik çarpıklıklara yanıt olarak Brüksel’in AB iç pazarından “derhal kesinti”ye kadar varan önlemler almasına olanak tanıyacak yeni bir ticaret aracı geliştirmeye çağırdı.
Fransız-Alman mektubunda Çin’in adı geçmese de, bu girişimin öncelikle Pekin’i hedef aldığı yaygın olarak kabul ediliyor.
AP’nin en büyük grubu olan muhafazakâr Avrupa Halk Partisi (EPP) raporu güçlü bir şekilde destekliyor ve AB’den Çin’le ilişkilerde “gücünü göstermesini” talep ediyor.
Metnin, Renew ve Avrupa Muhafazakârları ve Reformcuları (ECR) gruplarından destek alması bekleniyor.
Sosyalistler metin konusunda bölünmüş durumda; grup, ortak bir zemin bulmak için salı gecesi son dakika toplantısı düzenledi.
Grup, Belçika, Fransa, Hollanda, Almanya ve Danimarka delegasyonlarının baskısıyla şu anda lehte oy kullanma eğiliminde olduğunu belirtiyor.
Fakat Sosyalist kaynakların Rapporteur’e doğruladığı üzere, en büyük iki heyet olan İtalyan ve İspanyol heyetleri, liderlerinin metni fazla sert bulması nedeniyle çekimser kalma eğiliminde.
Parlamento metni ayrıca önerilen deniz varlığını doğrudan Tayvan’la ilişkilendirerek, AB’den “Çin’i tırmanıştan caydırmak için çaba göstermesini” ve “ada çevresinde gelecekte yaşanabilecek olası gelişmeler” için acil durum önlemleri ve senaryo planlaması geliştirmesini talep ediyor.
Tayvan meselesi son zamanlarda Brüksel’de kurumlar arası gerginliklere yol açtı. Eylül ayında, Tayvan Başbakan Yardımcısı Hsiao Bi-khim’in sürpriz konuk olarak duyurulmasının ardından Avrupa Komisyonu, Avrupa Parlamentosu’nun İtalya’da düzenlediği bir konferanstan çekilmişti.
Pekin’in bu durumdan dolayı Roma ve Brüksel’e şikayette bulunduğu bildirildi.
AP’nin nihai metni, AB’nin uzun süredir izlediği “Tek Çin” politikasını sürdürürken Tayvan ile ilişkilerini geliştirmeye devam etmesi ve Tayvan Boğazı ile Güney Çin Denizi’ndeki statükoya yönelik tek taraflı değişikliklere karşı çıkması gerektiğini vurguluyor.
Tayvanlı yetkililer için bu metin, onaylanması halinde olumlu bir işaret olacak.
Tayvan’ın Brüksel Büyükelçisi Shieh Jhy-wey, Rapporteur’e verdiği demeçte, “Aynı görüşleri paylaşan Avrupalı ortaklarımızın sürekli ilgisini ve desteğini, özellikle de Tayvan Boğazı ve daha geniş Hint-Pasifik bölgesinde barış ve istikrarın önemine yaptıkları açık vurguyu büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz,” dedi.