Avrupa

Avrupa başkentleri Moskova ile kimin konuşacağı konusunda bölündü

Yayınlanma

Financial Times gazetesinin haberine göre Avrupa ülkeleri, Ukrayna müzakerelerinde ABD ve Rusya’nın kendi güvenliklerini ilgilendiren kararları AB olmadan alabileceği endişesiyle Vladimir Putin ile nasıl temas kurulacağını tartışıyor. 

Financial Times’ın (FT) diplomatlara ve yetkililere dayandırdığı haberine göre, Avrupa ülkeleri Ukrayna müzakerelerinde kendi çıkarlarını Moskova ve Washington’a iletmek amacıyla Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile nasıl temas kurulacağı konusundaki görüş ayrılıkları yüzünden bir “ikilem” yaşıyor.

Avrupa başkentlerindeki kaygılar, Rusya, ABD ve Ukrayna’nın Abu Dabi’de yürüteceği üçlü müzakereler öncesinde arttı.

Gazetenin vurguladığı üzere Avrupa’da, Washington ile Moskova’nın НАТО’ya kısıtlamalar getirilmesiyle sonuçlanabilecek Rusya’ya güvenlik garantileri meselesi dahil, Avrupa Birliği’nin (AB) güvenliğini doğrudan ilgilendiren konularda AB’nin katılımı olmadan anlaşabileceği endişesi hakim.

FT’ye konuşan kaynaklara göre yaptırımlar, 200 milyar avrodan fazla dondurulmuş Rus varlığı ve Ukrayna’nın AB’ye üyelik perspektifi gibi kozlara rağmen Avrupa hükümetleri şimdilik müzakerelerin dışında kalıyor.

Bu kaygı, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ile Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre’yi, öncesinde Avrupa Birliği’nin desteğini almadan Putin ile telefon görüşmesi yapmaya yöneltti.

İki liderin girişimi Danimarka, İtalya ve Litvanya dahil bir dizi Avrupa ülkesinin eleştirilerine yol açtı.

Rusya Devlet Başkanı ile temas kurmanın gerekliliğini açıklayan Støre, “[Putin’in] fikrini değiştireceğini sanmıyorum ama bizim tutumumuzu çok net duyacak. Amerikalılar onunla konuşurken bu sinyallerin bazılarının kendisine ulaşmamasından endişe duyuyorum” dedi.

Buna karşılık Litvanya Dışişleri Bakanı Kęstutis Budrys, Rusya ile kurulacak her türlü temasın ortak bir Avrupa tutumuna, gerçek kozlara ve somut bir talep listesine dayanması gerektiğini söyledi.

Budrys, “Putin ile tek başına ve net bir gündem olmadan temas kurmak Avrupa’ya hiçbir zaman fayda sağlamadı. Bir kez bile” diye vurguladı.

Kıtayı kimin temsil edeceği konusunda da çatlak var

FT’ye konuşan dört Avrupalı diplomat, ABD ve Ukrayna’nın müzakerelerde Avrupa’nın en olası temsilcileri olarak İngiltere, Fransa ve Almanya’dan oluşan E3 grubunu gördüğünü anlattı.

Ancak gazetenin belirttiğine göre küçük devletler kendi çıkarlarının gözetilmeyeceğinden endişe ettiği için bu seçenek Avrupa içinde anlaşmazlık yaratıyor.

Avrupa’nın Moskova ile kendi iletişim kanalını kurma çabalarını zorlaştırma tehdidi taşıyan görüş ayrılıklarını daha önce The Guardian da yazmıştı.

Gazete bu tabloyu, hükümetlerin yalnızca Rus liderle temas kurmanın gerekliliği konusunda değil, kendi adlarına kimin konuşması gerektiği üzerinde de uzlaşmaya çalışmasına bağladı.

Politico’nun ocak ayındaki haberine göre AB ülkeleri, Ukrayna konusunda Moskova ile müzakereler için özel bir temsilci atanmasını tartışıyor.

Bu girişime Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni destek verdi.

Daha sonra ekim ayında The Telegraph, Avrupalı müzakereci rolü için beş olası adayın adını sıraladı: Meloni, Stubb, Støre, Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel ve Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen.

Kremlin ise barışçıl çözüme odaklıysa Avrupa Birliği’nden bir müzakereci atanmasını Moskova’nın destekleyeceğini açıkladı.

Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı Yuriy Uşakov ise yalnızca Rusya, Ukrayna ve ABD temsilcilerinin katılacağı üçlü müzakerelerin yeniden başlatılması konusunda mutabakat sağlandığını, Avrupa’nın bu görüşmelerde yer almasının öngörülmediğini vurguladı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de daha önce Moskova’nın Avrupa ülkeleriyle teması reddetmediğini söylemişti.

Putin, tercih ettiği Avrupalı müzakereci olarak eski Almanya Başbakanı Gerhard Schröder’in adını vermişti.

Çok Okunanlar

Mobil sürümden çık