Avrupa

Avrupa Birliği yeni sınır dışı merkezleri kurmaya hazırlanıyor

Yayınlanma

Avrupa Parlamentosu müzakerecileri ve Avrupa Birliği üye ülkeleri, sığınma talebi reddedilen göçmenlerin birlik dışındaki geri dönüş merkezlerine gönderilmesini kolaylaştıran yeni kurallar üzerinde uzlaştı. Almanya ve Hollanda için kritik önem taşıyan merkezlerin kurulmasına yönelik adımların derhal atılması kararlaştırılırken, anlaşma güvenlik tehdidi oluşturan kişilere yönelik gözetim ve kısıtlamaları da artırıyor.

Avrupa Parlamentosu müzakerecileri ile Avrupa Birliği üye ülkeleri, sığınmacıların sınır dışı edilmesine yönelik kuralları yeniden düzenleyen yeni mevzuat üzerinde anlaşmaya vardı.

Politico’nun haberine göre, üzerinde uzlaşılan belge, sığınma talebi kabul edilmeyen kişilerin birlik sınırları dışında kurulacak özel geri dönüş merkezlerine gönderilmesine izin veriyor.

Anlaşmanın kilit koşulu olarak, geri dönüş merkezlerinin oluşturulmasına yönelik önlemlerin derhal uygulamaya konulması kararlaştırıldı.

Bu adımın özellikle Hollanda ve Almanya için büyük önem taşıdığı belirtiliyor. Belgenin diğer hükümlerinin ise bir yıl sonra yürürlüğe girmesi öngörülüyor.

Hazırlanan anlaşmanın resmiyet kazanması için AB Konseyi ve Avrupa Parlamentosu tarafından nihai olarak onaylanması gerekiyor.

Avrupa Komisyonunun Göçten Sorumlu Üyesi Magnus Brunner, varılan anlaşmanın AB’nin hem birliğe gelenler hem de birlikten ayrılması gerekenler üzerindeki kontrolünü yeniden kazanmasına yardımcı olacağını ifade etti.

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine göre, Avrupa Birliği bünyesinde sığınma hakkı alamayan göçmenler arasında ülkeden ayrılanların oranı yaklaşık yüzde 27 seviyesinde kalıyor.

Brunner konuya ilişkin açıklamasında, “İnsanlara her şeyi kontrol altında tuttuğumuz hissini yeniden vermeliyiz” şeklinde konuştu.

Uzlaşılan yeni düzenleme, üye ülkelere birlik topraklarını terk etmesi yönünde karar verilen kişileri AB sınırları dışındaki geri dönüş merkezlerine gönderme yetkisi tanıyor.

Birkaç üye ülkenin bu seçeneği şimdiden incelemeye başladığı bildirilirken, insan hakları örgütleri bu süreçte hak ihlalleri ve suiistimal risklerinin bulunduğuna dair uyarılarda bulunuyor.

Belge ayrıca, güvenlik tehdidi olarak kabul edilen kişilere yönelik ev aramaları, uzun süreli gözaltı süreleri, giriş yasakları ve işbirliği yapmayı reddedenlere yönelik cezalar dahil olmak üzere daha katı kurallar getiriyor.

Fransız Avrupa Parlamentosu Milletvekili François-Xavier Bellamy yayına yaptığı açıklamada, “Avrupa yıllar boyunca en kötü mesajı verdi: Kalma hakkınız olmasa bile, hiçbir şey olmama ihtimali yüksekti. Bu dönem sona eriyor. Eğer Avrupa’da kalma hakkınız yoksa gitmek zorundasınız” ifadesini kullandı.

Diğer taraftan, hazırlanan bu girişim liberal ve sol gruplara mensup parlamenterlerin muhalefetiyle karşılaştı.

Yeşiller Grubu Temsilcisi Melissa Camara, anlaşmayı “yabancı düşmanı ideolojiye hizmet eden hukuki bir cephanelik” olarak nitelendirerek, AB dışındaki merkezleri ve reşit olmayan çocukların gözaltında tutulmasını eleştirdi.

Uluslararası Mülteciler Komitesi Başkanı Marta Welander ise yeni önlemlerin “endişe verici yeni bir döneme” işaret ettiğini belirtti.

Welander, bu düzenlemelerin göçmen baskınlarını normalleştireceğini ve insanların zulüm ile işkenceyle karşılaşabilecekleri ülkelere sınır dışı edilme riskini artıracağını kaydetti.

Verilere göre, 2025 yılı itibarıyla Avrupa Birliği sınırları içindeki göçmen sayısı 64,2 milyon kişiye ulaştı. Bu süreçte, AB dışındaki ülkelerde doğup birliğe gelen yabancı nüfustaki yıllık artış ise 2,1 milyon kişi olarak kayıtlara geçti.

2010 yılında Avrupa Birliği genelinde yaklaşık 40 milyon göçmen bulunuyordu.

Buna göre son 15 yılda göçmen sayısı yüzde 60’tan fazla artış gösterdi ve göçmenlerin AB nüfus yapısı içindeki toplam payı yüzde 14,2’ye yükseldi.

Geçen yılın aralık ayında ABD Başkanı Donald Trump, Avrupa ülkelerinin uyguladığı göç politikaları nedeniyle kıtanın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söylemişti.

Trump daha önce de kıtanın bir göç dalgasıyla karşı karşıya kaldığını ve bu nedenle Avrupa’nın “artık eski Avrupa olmadığını” ifade etmişti.

Çok Okunanlar

Exit mobile version