Avrupa

Avrupa Ukrayna masasına Seibert ile dönüyor: İlk temas Abu Dabi’de

Yayınlanma

Avrupa Birliği, ABD, Rusya ve Ukrayna’nın yer alacağı barış görüşmelerine katılmak üzere Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in kabine şefi Björn Seibert başkanlığında bir heyet hazırlıyor. Heyetin kasım ayı başında Abu Dabi’de yapılması öngörülen toplantıya katılması planlanıyor.

Avrupa Birliği, Ukrayna savaşına dair yürütülen müzakere trafiğine doğrudan dahil olmaya hazırlanıyor.

Euronews televizyonunun haberine göre Avrupa Komisyonu ve Avrupa Konseyi, tarafların bir araya geleceği yeni müzakere turuna göndermek üzere üst düzey yetkililerden oluşan ortak bir heyet kuruyor. Heyetin başkanlığını ise Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in kabine şefi Björn Seibert üstlenecek.

Haberde nüfuzlu bir bürokrat olarak nitelenen Alman diplomat Seibert liderliğindeki heyetin, kasım ayı başında Abu Dabi’de yapılması planlanan temaslara katılması bekleniyor.

Avrupa Komisyonu’ndan bir temsilci konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Yalnızca savaşın sona ermesine değil, aynı zamanda adil ve kalıcı bir barışa ulaşılmasına da güçlü bir biçimde bağlıyız. Amacımız bu ve mevcut görüşmelerde tam olarak bu pozisyonu savunuyoruz” değerlendirmesini yaptı.

Brüksel’in perde arkasındaki kilit ismi

Alman kökenli bir Avrupa bürokratı olan Björn Seibert, uzun süredir von der Leyen’in en yakın çalışma arkadaşı olarak tanınıyor.

Seibert, von der Leyen’in ekibine ilk olarak 2013 yılında, dönemin Almanya Savunma Bakanlığı görevini yürüttüğü sırada katıldı ve ardından onunla birlikte Avrupa Komisyonu’na geçti.

Politico dergisinin aktardığı bilgilere göre Seibert, süreç içinde Avrupa siyasetinin perde arkasındaki en etkili aktörlerinden birine dönüştü.

Dergi, üst düzey atamaların onaylanmasında bizzat devrede olan Seibert’in, Avrupa Parlamentosu ve ABD ile yürütülen ilişkilerde de ağırlıklı bir rol oynadığını yazdı.

Bu yapı kurum içinde tartışma da yaratıyor. Eleştirenler, yetkilerin kabine şefi ile von der Leyen’in elinde toplanmasının yönetimde aşırı merkeziyetçiliğe yol açtığını öne sürerken, mevcut modelin destekçileri karar mekanizmasının bu sayede hızlandığını ve verimli çalıştığını savunuyor.

Avrupa, Ukrayna, ABD ve Rusya temsilcilerini aynı çatı altında buluşturacak bu çok taraflı temaslar gerçekleşirse, barış sürecinde bu formatta yapılan ilk görüşme kayıtlara geçecek.

Şimdiye kadarki temaslar ya Rusya ile ABD arasında ikili görüşmeler halinde ya da Ukrayna’nın katılımıyla üçlü formatta yürütülmüştü.

Fakat AB heyetinin bu masada yer alıp almayacağı şimdilik kesinleşmiş değil; konu henüz istişare aşamasında tutuluyor.

Avrupa başkentleri aslında aylardır benzer bir diplomatik mekanizmanın arayışındaydı. Politico, ocak ayında AB ülkelerinin Moskova ile Ukrayna konusunda müzakereleri yürütmek üzere özel bir temsilci atamayı tartıştığını ve bu girişime Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin destek verdiğini yazmıştı.

The Telegraph gazetesi ise ekim ayında Avrupa temsilciliği rolü için Meloni’nin yanı sıra Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel, Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre ve Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen’in adının geçtiğini aktarmıştı.

Gazete, tek bir isim yerine ortak bir temsilciler heyeti kurulması seçeneğinin de değerlendirildiğini kaydetmişti.

Moskova’dan Avrupa’nın niyetine yönelik çekinceler

Moskova cephesi ise Avrupa’nın tutumunun çatışmanın çözümünde belirleyici olabileceği görüşünde. Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı Yuriy Uşakov, “Yalnızca Kiev ile konuşmak yetmez; çatışmayı sürdürme arzusunda Kiev’i bütünüyle destekleyen tüm Avrupa ile konuşmak gerekir. Belki de Avrupa’nın tavrı burada kilit bir nitelik taşıyor” dedi.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da Moskova’nın Avrupa Birliği’nden bir müzakereci çıkmasını destekleyeceğini dile getirmişti. Peskov, “Bir müzakerecinin olması iyidir. Eğer bu müzakereci barışçıl çözüme samimiyetle katkı sağlamayı amaçlayan bir isim olursa çok daha iyi olur” ifadelerini kullanmıştı.

Öte yandan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 27 Ekim’de yaptığı açıklamada Avrupalı ülkelerin görüşmelere katılma niyetine mesafeli yaklaştı. Lavrov, Avrupa’nın masaya dahil olmak istediğini ancak Moskova’ya bakışını değiştirmediğini söyledi.

Avrupa’nın çatışmanın nedenlerine dair Rusya’nın pozisyonunu hesaba katmadığını belirten Lavrov, yalnızca suçlama yöneltildiğini ve çatışmaların durdurulmasının istendiğini vurguladı.

Rus bakan, “Bu, Avrupalıların sadece müzakere sürecine dahil olma arzusunu gösteriyor. Ancak sürece hangi pozisyonlarla dahil olunacağı büyük bir soru işareti” diye konuştu.

Tüm bu karşılıklı mesajlara rağmen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Moskova’nın Avrupalı ülkelerle temas kapısını kapatmadığını belirtmişti.

Putin, Avrupa tarafından tercih edeceği müzakereci olarak Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in adını dile getirmişti.

Çok Okunanlar

Mobil sürümden çık