Ortadoğu

BAE, dolar likiditesi yetersizliğinde yuana geçebilir

Yayınlanma

Birleşik Arap Emirlikleri’nin, dolar likiditesinde yaşanabilecek olası bir kıtlık durumunda petrol ticareti ve diğer operasyonlarda yuan başta olmak üzere alternatif para birimlerine yönelebileceği konusunda Amerika Birleşik Devletleri’ni uyardığı bildirildi. The Wall Street Journal’ın haberine göre Abu Dabi yönetimi, İran ile yaşanan savaş nedeniyle oluşabilecek derin krizlere karşı Washington’dan finansal destek talep etti.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yetkililerinin, Amerikan dolarında yaşanabilecek bir likidite sıkışıklığı durumunda petrol ticareti ve diğer kritik finansal işlemlerde Çin yuanı veya farklı ulusal para birimlerini kullanmaya başlayabilecekleri konusunda Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yönetimini uyardığı bildirildi.

The Wall Street Journal (WSJ) tarafından Amerikalı ve emirlik kaynaklarına dayandırılan haberde, bu senaryonun küresel rezerv para birimi olarak doların hâkimiyeti için “gizli bir tehdit” teşkil ettiği kaydedildi.

Haberde, doların dünya genelindeki baskın konumunun önemli ölçüde petrol ticaretindeki neredeyse özel kullanımından kaynaklandığına dikkat çekildi.

BAE Merkez Bankası’na olası bir likidite krizinde rezervlerini desteklemek veya ulusal para birimini korumak amacıyla ucuz dolar erişimi sağlayacak bir “swap hattı” kurulması yönünde henüz resmi bir talep iletilmediği belirtildi.

Ancak Amerikalı yetkililer, BAE tarafının bu konuyu ikili görüşmelerde önleyici ve ön hazırlık niteliğinde bir öneri olarak sunduğunu aktardı.

Fed swap hattı talebine mesafeli duruyor

Merkez bankaları arasında likidite sağlamak amacıyla yapılan döviz takas anlaşmaları olan swap hatları, genellikle ABD Merkez Bankası (Fed) tarafından idare ediliyor.

WSJ’ye konuşan yetkililer, Fed kurulunun BAE için böyle bir hattı onaylamasının düşük bir ihtimal olduğunu ifade etti. Fed’in bu mekanizmayı yalnızca ABD ekonomisini doğrudan etkileyebilecek sistemik durumlar için saklı tuttuğu, halihazırda İngiltere, Kanada, Japonya, İsviçre ve Avrupa Birliği merkez bankalarıyla bu yönde kalıcı anlaşmalarının bulunduğu hatırlatıldı.

Kurumun, sonuncusu 2020 yılında olmak üzere, kriz dönemlerinde bu ağı Meksika, Güney Kore ve Brezilya gibi ülkeleri de kapsayacak şekilde genişlettiği not edildi.

BAE’nin Amerikan piyasalarıyla olan bağlarının, swap hattı alan geleneksel ülkelerden daha zayıf olduğu vurgulandı. Öte yandan ABD Hazine Bakanlığı’nın yakın dönemde Fed’den bağımsız olarak Alternatif Döviz İstikrar Fonu üzerinden Arjantin’e 20 milyar dolarlık bir swap desteği sağladığı örneğine de haberde yer verildi.

BAE dirheminin dolara sabitlenmiş olduğu ve ülkenin yaklaşık 270 milyar dolar rezervi bulunduğu belirtilse de devam eden bölgesel savaşın sermaye çıkışlarını tetikleyerek baskı yarattığı kaydedildi.

Kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global, BAE’nin finansal esnekliğini “etkili bir tampon” olarak nitelendirmekle birlikte, petrol ihracatında yaşanabilecek “uzun süreli kesintilerin” açık bir risk doğurduğu uyarısında bulundu.

Amerikalı yetkililer, Abu Dabi yönetiminin İran ile yaşanabilecek topyekûn bir savaş durumunda derinleşecek bir ekonomik kriz için Washington ile finansal destek görüşmelerine başladığını bildirdi.

Emirlik yetkililerinin, ülkenin şu ana kadar çatışmaların en kötü ekonomik etkilerinden kaçınmayı başardığını ancak bir “can simidine” ihtiyaç duyulabileceğini ilettikleri aktarıldı.

Körfez ülkeleri uluslararası tahvil piyasasına yöneldi

Ortadoğu’da ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan askeri gerilim, Körfez ülkelerini ekonomik zorluklarla karşı karşıya bırakıyor. Savaşın başlangıcında İran’ın dünya petrol ve LNG arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatması, Kuveyt ve Katar gibi ülkelerin enerji ihracatını durma noktasına getirmişti.

Ayrıca insansız hava araçları ve füzelerin bölgedeki petrol tesisleri ile liman altyapısına zarar vermesi, bölgenin “güvenli ticaret ve turizm merkezi” olma itibarını sarsmış durumda.

Financial Times’ın bankacılık kaynaklarına dayandırdığı verilere göre Abu Dabi, Katar ve Kuveyt, Nisan 2026 başından itibaren özel yerleştirme yoluyla yaklaşık 10 milyar dolarlık dolar cinsi tahvil ihracı gerçekleştirdi.

Bu durumun, İran ile başlayan savaşın ardından Arap ülkelerinin uluslararası borçlanma piyasalarına ilk çıkışı olduğu kaydedildi.

Goldman Sachs, Standard Chartered, HSBC ve JPMorgan tarafından organize edilen işlemlerde Abu Dabi’nin 4,5 milyar dolar, Katar’ın 3 milyar dolar ve Kuveyt’in 2 milyar dolarlık satış yaptığı; kupon oranlarının ise yüzde 4,6 ile 4,8 arasında değiştiği bildirildi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version