Diplomasi
BAE, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için uluslararası bir güç kurulmasını istiyor
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), müttefiklerine Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmayı amaçlayan çok uluslu bir deniz görev gücüne katılacağını bildirdi.
Financial Times’a (FT) konuşan kaynaklara göre, BAE, ABD ve diğer Batılı ülkelere katılımını bildirdi.
Kaynaklar, Abu Dabi’nin kendi donanmasını görevlendireceğini belirtti:
“Odak noktası, mümkün olduğunca geniş bir uluslararası güç oluşturmak. Mesele İran’la savaşa girmek değil. İran küresel ekonomiye savaş açtı ve insanlar buna karşı durmalı.”
Bu kaynak, BAE’nin ayrıca gelecekteki herhangi bir görev gücüne yetki vermek üzere Bahreyn ile birlikte bir BM Güvenlik Konseyi kararı üzerinde çalıştığını, fakat Rusya ve Çin’in bu hamleye karşı çıkabileceğini belirtti.
Tahran’ın misillemeleri, dünyadaki petrol ve gazın beşte birinin geçtiği boğazdaki trafiği neredeyse durma noktasına getirdi. Körfez ülkeleri, savaş sona erse bile İran’ın kontrolü elinde tutmaya çalışabileceğinden endişe duyuyor.
Bazı Körfez ülkeleri ve Trump yönetimi arasında, deniz eskortu olmadan boğazı yeniden açmanın kolay bir yolu olmadığına dair inanç giderek artıyor.
Beyaz Saray basın sekreteri Karoline Leavitt çarşamba günü yaptığı açıklamada, yönetimin gemilerin boğazı “mümkün olduğunca çabuk” serbestçe geçebilmesi için çalıştığını söyledi.
Nispeten küçük ama modern bir donanmaya sahip olan BAE, onlarca ülkeyi, boğazı İran misillemelerinden korumak ve gemilere eşlik etmek için bir “Hürmüz Güvenlik Gücü” oluşturmaya zorlamaya çalışıyor.
Böylece, petrol fiyatlarını yüksek tutma tehdidi oluşturan ve Körfez ülkelerine giden tedarik zincirlerini boğan tıkanıklığı gidermeyi hedefliyor.
Bu hafta Washington’da ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile konuyu görüşen Birleşik Arap Emirlikleri’nden üst düzey bakan Sultan el-Cabir, “İran Hürmüz Boğazı’nı rehin tutuyor; her ülke de benzin istasyonunda, marketlerde, eczanelerde bu fidyeyi ödüyor,” dedi.
ABD’nin NATO müttefikleri, Donald Trump’ın boğazdan geçen gemilere eşlik etmeleri yönündeki baskısına şimdiye kadar direndiler; ABD Başkanı ise transatlantik örgütü ve üyelerini defalarca eleştirdi.
İki kaynak, planı destekleyen tek diğer Körfez ülkesinin Bahreyn olduğunu, BAE’nin ise Suudi Arabistan’ın yanı sıra diğer uluslararası ortakların da onayını almayı umduğunu belirtti.
Bir kaynak, BAE ordusunun herhangi bir çok uluslu güce katılacağını ve bu güç içinde tam olarak yer alacağını söyledi.
Abu Dabi’nin sertleşen tutumu, diğer beş Körfez ülkesi arasında öne çıkıyor. BAE ve Bahreyn geçen hafta İran’ın ticari gemilere yönelik saldırılarını ve boğazın fiilen kapatılmasını kınayan Batı ülkeleriyle ortak bir bildiri imzalayan tek iki Körfez ülkesiydi.
Suudi Arabistan da dahil olmak üzere Körfez ülkeleri, bir yandan Trump’ın daha fazla hasar vermesini isterken, diğer yandan savaşın müzakere yoluyla sona ermesini talep etmek arasında sıkışmış durumda. Ayrıca ABD’nin aniden çekilip, yaralı ve daha “radikal bir rejim” bırakmasından da korkuyorlar.
Körfez yetkilileri ve bölge analistleri, Tahran’ın boğazı açmak için pek bir nedeni olmadığına inanıyor; zira İran burayı savaşta kritik bir baskı unsuru olarak görüyor.
İki yetkili, bölgedeki ülkelerin enerji kaynaklarını karadan Umman veya Akdeniz’e taşımak için boru hatları ve demiryolu altyapısı inşa etme planlarını hızlandırabileceğini söyledi.
ABD ve İsrail’in İran’a saldırma kararını kamuoyuna açık bir şekilde eleştiren tek Körfez ülkesi olan Umman, “Hürmüz Boğazı için güvenli geçiş düzenlemeleri oluşturmak üzere yoğun bir şekilde çalıştığını” belirtiyor.