Diplomasi
Batılıların temel sorunu geçim derdi
Geçen yıl küresel siyaseti altüst eden geçim krizi, dünyanın en büyük ekonomilerinde yaşayan halkların temel sorunu olmaya devam ediyor.
Yeni uluslararası POLITICO anketi, seçmenlerin sürekli mali sıkıntılardan duydukları hayal kırıklığının bugün de çok güçlü bir etki yarattığını gösteriyor.
Beş büyük ekonomide yapılan POLITICO anketi, yaşam maliyetindeki baskının siyasete yansıdığını ortaya koyuyor:
- ABD’de, seçmenlerin neredeyse üçte ikisi (yüzde 65) ülkenin yaşam maliyetinin geçen yıl daha da kötüleştiğini söylüyor.
- 14 yıllık iktidarın ardından 2024’te Muhafazakârların devrildiği Birleşik Krallık’ta seçmenlerin yüzde 77’si yaşam maliyetinin kötüleştiğini söylüyor.
- Fransa’da, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarihi düşük destek oranlarıyla boğuşurken, yetişkinlerin neredeyse yarısı (yüzde 45) ülkelerinin benzer ekonomilerin gerisinde kaldığını söylüyor.
- Almanya’da, ekonomi konusunda uzun süren iç çekişmelerin ardından, eski Şansölye Olaf Scholz’un iktidar koalisyonu geçen yıl dağıldı. Orada, ankete katılanların yüzde 78’i geçen yıl yaşam maliyetinin daha da kötüleştiğini söylüyor.
- Kanada’da ise, pandemi sonrası yaşanan iktisadi kriz, bu yılın başlarında istifa eden dönemin Başbakanı Justin Trudeau’nun hükümetine karşı halkın tepkisini artırdı. POLITICO anketine göre, ülkedeki yetişkinlerin yüzde 60’ı yaşam maliyetinin hatırlayabildikleri en kötü seviyede olduğunu söylüyor.
POLITICO ve Public First’ün ilk kez gerçekleştirdiği ortak uluslararası anketin sonuçları, birçok liderin iç içe geçmiş iktisadi ve siyasi kargaşayı kontrol altına almaya çalışırken karşılaştıkları zorlu mücadeleyi ortaya koyuyor.
Koronavirüs salgınının küresel ekonomiyi altüst etmesinden beş yıl sonra ve dünya birbiriyle rekabet eden çatışmalarla boğuşurken ve yapay zeka hızla belirleyici bir güç haline gelirken, ABD, Kanada ve Avrupa’nın en büyük ekonomileri olan Almanya, Birleşik Krallık ve Fransa’daki ankete katılanların önemli bir kısmı, yaşam maliyetini şu anda dünyanın karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan biri olarak görüyor.
Liderler iktisadi sorunları çözmeye çalıştıklarını öne sürerken, birçok kişi liderlerinin yaşam maliyetleri konusunda daha fazla yardımda bulunabileceklerini, fakat bunu yapmamayı tercih ettiklerini düşünüyor.
Ankete katılanlar içinde Almanya’da yüzde 71, Birleşik Krallık’ta yüzde 70, Fransa ve ABD’de yüzde 69, Kanada’da ise yüzde 64 siyasi liderlerin daha fazlasını yapabilecekleri halde yapmamayı tercih ettiğini ileri sürüyor.
Beş ülkede de ekonomilerinin kötüye gittiğine dair yaygın bir algı var. Fransa’da yetişkinlerin yüzde 82’si, Almanya’da ankete katılanların yüzde 78’i, Birleşik Krallık’ta yetişkinlerin yüzde 77’si ve Kanada’da yüzde 79’u, ülkedeki yaşam maliyetinin geçen yıla göre kötüleştiğini söylüyor.
Beş ülkedeki insanların çoğu daha da ileri giderek, yaşam maliyeti krizinin hiç bu kadar kötü olmadığını belirtiyor.
Liderlerin karşı karşıya olduğu sorunların bir başka göstergesi olarak, anket sonuçları birçok kişinin geçim meselesini kişisel bir sorun olmaktan çok sistemik bir sorun olarak gördüğünü ortaya koyuyor.
Örneğin, ülkelerin çoğunda çoğunluk, geçim sorununun malların yüksek maliyeti olmasından kaynaklandığını belirtiyor.
Birleşik Krallık’ta, yetişkinlerin yaklaşık üçte ikisi ülke ekonomisinin kötüleştiğini söylüyor: bu oran, geçen yıl kendi mali durumlarının kötüleştiğini söyleyenlerin oranı olan yüzde 46’dan daha yüksek.
Aynı eğilim Fransa, Kanada ve Almanya için de geçerli, bu da halkın bireysel yaşamlarının ötesinde ekonomi ve satın alma gücü konusunda geniş çaplı endişeler taşıdığını gösteriyor.
Seçmenlerin ekonomik endişeleri siyaseti de karıştırıyor. 2024 yılında Trump, ekonomiyi kendisi yönetmek zorunda kalmadan ekonomik endişeler üzerine bir kampanya yürüttü. Son aylarda bu dinamik değişti ve seçmenler onun ekonomi yönetiminden hoşnutsuz olmaya başladı, bu da inatçı geçim maliyeti endişeleri arasında seçmenleri iktisadi ilerleme konusunda ikna etmenin zorluğunu vurguladı.
POLITICO Anketine katılan Avrupalılar arasında bu geride kalma hissi özellikle belirgindi. Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık’taki yetişkinlerin neredeyse yarısı, ülkelerinin “genel olarak diğer benzer ekonomilerin gerisinde kaldığını” söyledi.
ABD hariç bu ülkelerde yaşayanların yarısından fazlası, geçim sorununun önümüzdeki beş yıl içerisinde ya “çok daha kötü”ye ya da “biraz kötü”ye gideceğine inanıyor. ABD’de ise bu iki seçeneğin toplam oranı yüzde 44. “Biraz” ya da “çok daha iyi”ye gideceğine inananların toplam oranı ise yüzde 31.