Diplomasi
Birleşik Krallık ile ABD arasında ‘Apple şifreleme’ gerilimi
Keir Starmer hükümeti, Apple’dan güvenli müşteri verilerine erişim izni talep eden Birleşik Krallık ile Trump yönetimi arasındaki çatışmadan bir çıkış yolu arıyor.
Financial Times’a (FT) konuşan iki İngiliz yetkili de, ocak ayında teknoloji devinden en güvenli bulut depolama sistemine erişim izni vermesini isteyen İçişleri Bakanlığının, Başkan Yardımcısı JD Vance dahil olmak üzere Washington’daki üst düzey liderlerin baskısı karşısında geri adım atmak zorunda kalacağını söyledi.
Birleşik Krallık teknoloji departmanından bir yetkili, “Bu, başkan yardımcısını çok rahatsız eden ve çözülmesi gereken bir konu. İçişleri Bakanlığı temelde geri adım atmak zorunda kalacak,” dedi.
Her iki yetkili de, Donald Trump yönetiminin üst düzey yetkilileri tarafından defalarca gündeme getirilen, Apple’ın uçtan uca şifrelemesini kırmaya zorlama kararının ABD ile teknoloji anlaşmalarını engelleyebileceğini söyledi.
İlk yetkili, “Çalıştığımız teknoloji ortaklıklarının önündeki zorluklardan biri şifreleme sorunu. Bu, ABD için kırmızı çizgi. Teknoloji şirketlerine karışmamızı istemiyorlar,” dedi.
Starmer hükümeti, yapay zeka ve veri ortaklıkları gibi dijital hedeflere odaklanan bir ticaret stratejisi belirledi.
Diğer üst düzey hükümet yetkilisi, İçişleri Bakanlığının Apple’ın şifreleme konusunu çok kötü ele aldığını ve şimdi “sırtının duvara dayandığını” ekleyerek, “Bu, İçişleri Bakanlığının kendi yarattığı bir sorun ve şu anda bunu çözmek için çalışıyorlar,” dedi.
Ocak ayında verdiği emirde İçişleri Bakanlığı, Apple’a, iPhone üreticisinin bile şu anda erişemediği kullanıcı verilerini depolayan bulut depolama sistemine kolluk kuvvetleri veya güvenlik hizmetlerinin erişebilmesi için bir “arka kapı” oluşturmasını söyledi.
Bunu, eleştirmenlerin “gözetleme tüzüğü” olarak adlandırdığı, fakat hükümetin terör ve çocuk cinsel istismarı soruşturmaları için gerekli olduğunu savunduğu Birleşik Krallık Soruşturma Yetkileri Yasası kapsamında bir “teknik yetenek bildirimi” yayınlayarak yaptı.
Yasanın hükümlerine göre, bu bildirimi alanlar, İçişleri Bakanının izni olmadan, karardan etkilenen müşterilerle bile bu konuyu kamuoyunda tartışamazlar.
Yasanın Apple’a karşı kullanılması, teknoloji sektöründe neredeyse on yıldır şifreleme teknolojisi konusunda en çok ses getiren savaşı başlattı.
Apple, bu talebe yanıt olarak şubat ayında Birleşik Krallık’tan en güvenli bulut depolama hizmetini çekti ve şu anda Birleşik Krallık’ın güvenlik hizmetlerine yönelik şikayetleri inceleyen Soruşturma Yetkileri Mahkemesinde İçişleri Bakanlığının kararına itiraz ediyor.
Geçen ay, Meta’nın sahibi olduğu WhatsApp, Silikon Vadisinin rakipleri arasında nadir görülen bir işbirliği ile Apple’ın yasal mücadelesine katılacağını açıkladı.
Bu arada, İçişleri Bakanlığı, Apple ile mahkemede davasını sürdürüyor.
Avukatları, bu ay bir sonraki yasal adımları tartışarak, en iyi yolun ne olduğu konusunda hükümet içindeki görüş ayrılıklarını yansıttı. Yasal süreci yakından takip eden bir kişi, “Şu anda hükümet geri adım atmadı,” dedi.
Üçüncü bir üst düzey İngiliz yetkili, Birleşik Krallık hükümetinin “ABD başkan yardımcısına ifade özgürlüğü sorunu gibi görünecek herhangi bir şeyi” zorlamak istemediğini ekledi.
Şubat ayında Münih Güvenlik Konferansında yaptığı sert konuşmada Vance, ifade özgürlüğü ve demokrasinin Avrupa elitleri tarafından tehdit edildiğini savunmuştu.
İngiliz yetkili, bunun “özellikle yapay zeka düzenlemeleri konusunda gelecekte yapabileceklerimizi sınırladığını” söyledi.
İşçi Partisi hükümeti, yapay zeka mevzuatı planlarını gelecek yılın mayıs ayına kadar erteledi.
Trump da Birleşik Krallık’ın şifreleme konusundaki tutumunu eleştiriyor. ABD başkanı, Londra’nın Apple’a verdiği emri “Çin’de duyduğunuz bir şeye” benzeterek şubat ayında Starmer’a “Bunu yapamazsınız,” dediğini söylemişti.
ABD ulusal istihbarat direktörü Tulsi Gabbard da bu emrin, iki ülke arasındaki veri anlaşmasını ihlal etme riski taşıyan, Amerikalıların mahremiyetinin “ağır bir ihlali” olacağını öne sürmüştü.