Amerika
Bloomberg: Epstein dosyalarında Trump’ın adı redakte edildi
FBI’ın, Trump’ın ve kamuoyunda tanınan diğer kişilerin adlarını Epstein belgelerinden çıkardığı iddia ediliyor.
Bloomberg’de yer alan habere göre FBI bünyesinde kurulan bir ekip, hacimli Epstein dosyalarını son kez gözden geçirmekle görevlendirilmişti ve Adalet Bakanlığı ile FBI geçen ay dosyaların “daha fazla ifşa edilmesinin uygun veya gerekli olmadığı” sonucuna varmadan önce isimleri sansürlemişti.
Hükümetin bakış açısına göre, Epstein soruşturması yürürlükteyken Trump sivil bir vatandaştı ve bu nedenle gizlilik korumasına hak kazanıyordu.
Epstein, 2008 yılında Florida eyaletinde fuhuşa teşvik suçlamasını kabul ederek federal seks kaçakçılığı suçlamalarından kurtulmuştu.
Temmuz 2019’da, Miami Herald gazetesi tarafından hükümetin soruşturmasının dürüstlüğünü de inceleyen bir soruşturmanın ardından, Epstein, reşit olmayanlara seks kaçakçılığı suçlamasıyla federal suçlamalarla itham edildi.
Bir ay sonra, federal kolluk kuvvetleri, yargılanmayı beklerken hapishane hücresinde intihar ettiğini açıkladı.
Geçen yıl, seçim kampanyası sırasında Trump, hükümetin elinde bulunan Epstein ile ilgili belgeleri “gizlilikten çıkaracağı” sözünü vermişti. Pam Bondi, Trump tarafından başsavcı adayı gösterilmeden önce, halkın bu davayla ilgili daha fazla ayrıntıya hakkı olduğunu ısrarla savunmuştu.
Bondi, geçen yıl Fox’a verdiği mülakatta, “Eğer o raporda adı geçen kişiler hala isimlerinin gizli kalması için mücadele ediyorsa çocuk, kurban veya işbirliği yapan sanık olmadıkları sürece bunu yapmak için yasal dayanakları yok,” demişti.
Ocak ayında, FBI direktörü Kash Patel, onay duruşması sırasında bir Senato Komitesine “Amerikan halkının olanların tüm ağırlığını bilmesini sağlayacağını” söylemişti.
Şubat ayında ise Beyaz Saray’da ağırlanan sosyal medya “infulencerlarına”, Bondi’nin “gizliliği kaldırılmış” olarak nitelendirdiği yaklaşık 200 sayfalık belgelerin bulunduğu, “Epstein Dosyaları” ve “Tarihin En Şeffaf Yönetimi” başlıklı klasörler verilmiş ve Bondi ayrıca, kayıtların Epstein hakkında daha önce açıklanmamış ayrıntılar içereceğini de öne sürmüştü.
Ne var ki Bondi’nin büyük Epstein dosyaları partisi fiyaskoyla sonuçlandı. Bondi’nin gizliliği kaldırılmış olarak nitelendirdiği belgelerin, Epstein’ın ünlü “kara defterinden” sayfalar da dahil olmak üzere, daha önce, en son dört yıl önce suç ortağı Ghislaine Maxwell’in ceza davası sırasında yayınlanmış olduğu ortaya çıktı. Kara defterde Trump’ın yanı sıra ve eşi Melania ile diğer aile üyelerinin isimleri yer alıyordu.
Trump’ın takipçileri ve Bondi öfkelenirken, FBI Direktörü Patel’e bir mektup göndererek, Epstein soruşturması ve iddianamesiyle ilgili talep ettiği binlerce sayfalık belgeleri neden kendisine vermediklerini sordu. Patel’den cevap ve hesap sorulmasını istedi.
Sonrasında yaşananlar, Epstein olayında yeni bir aşamanın başlangıcı oldu. Patel, New York ve Washington saha ofislerinden FBI özel ajanlarını, Virginia’nın Winchester kentindeki geniş Central Records Complex ve birkaç mil uzaklıktaki başka bir binada bulunan FOIA (Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası) çalışanlarına katılmaları için yönlendirdi.
Onlara, Epstein ile ilgili her bir belgeyi araştırıp incelemeleri ve hangilerinin yayınlanabileceğini belirlemeleri talimatı verildi. Bu, FBI’ın yaklaşık yirmi yıl boyunca biriktirdiği, büyük jüri ifadeleri, savcıların dava dosyaları ve Epstein ile ilgili FBI’ın kendi soruşturma dosyalarının on binlerce sayfasını içeren devasa bir yığın belgeyi içeriyordu.
Senatör Dick Durbin’in Bondi’ye gönderdiği temmuz ayı mektubuna göre, bu devasa görevde 1.000’e yakın FBI ajanı ve diğer personel, 100.000’den fazla belgeyi inceleyerek gece gündüz çalıştı.
FOIA taleplerinin işlenmesinden sorumlu FBI’ın Kayıt/Bilgi Yayma Bölümünün üst düzey yetkilileri bu talimatları reddetti. FBI’da yaklaşık 14 yıl çalışan RIDS bölüm şefi Michael Seidel, bu konuda bilgi sahibi üç kişiye göre oldukça açık sözlüydü.
Patel, Epstein dosyalarının tamamının Bondi’ye gönderilmemesinden onu sorumlu tuttu. Ardından, birkaç ay önce Seidel’e emekli olması veya kovulması seçenekleri sunuldu. Seidel ilk seçeneği tercih etti ve FBI’dan sessizce ayrıldı. Seidel’in ayrılışıyla ilgili ayrıntılar daha önce basında yer almamıştı.
FBI çalışanları, hangi bilgilerin gizli tutulacağına karar vermek için Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasasını kılavuz olarak kullanarak kayıtları inceledi. Bu tek başına olağandışı bir durum değil. FOIA’da Kongre, halkın bilgi edinme hakkı ile hükümetin ulusal güvenlik, resmi müzakereler, devam eden kanun uygulama işlemleri veya gizlilik gibi hassas çıkarları koruma ihtiyacı arasında denge sağlamak amacıyla dokuz istisna belirliyor.
FOIA kapsamı dışındaki konularda bu tür çıkar çatışmaları ortaya çıktığında, FOIA kanununda belirtilen tam ifade nihai kayıtta yer almamış olsa bile bu istisnalar genellikle uygulanıyor.
Örneğin, kongre komiteleri FBI veya Adalet Bakanlığından belgeler talep ettiğinde, FOIA analistleri ve yükleniciler kayıtları incelemek ve yasaya uygun olarak sansür uygulamak üzere görevlendirilir.
Adalet Bakanlığı, eski Özel Savcı Robert Mueller’in Rusya’nın 2016 seçimlerine müdahalesi hakkındaki raporunu kamuoyuna açıklamaya hazırlanırken, hangi bilgilerin gizli tutulacağına karar vermek için FOIA muafiyetleri kullanılmıştı.
Epstein dosyalarını inceleyen FBI personeli, belgelerde Trump’a yapılan çok sayıda atıf tespit etti. Konuya yakın kaynaklar, onlarca diğer tanınmış kamuoyunda yer alan kişinin de belgelerde geçtiğini söyledi.
Kamuya açıklanmaya hazırlık olarak, belgeler daha sonra FOIA görevlilerinden oluşan bir birime gönderildi ve bu görevliler dokuz istisna uyarınca sansürlemeler yaptı.
Konuya yakın kaynaklar, Trump’ın adının, diğer tanınmış kişilerle birlikte, Epstein hakkında federal soruşturma başlatıldığında Trump’ın “sivil bir vatandaş” olduğu için karartıldığını söyledi.
Özellikle, gözden geçirenler, sansürlemelerini haklı çıkarmak için iki FOIA muafiyeti uyguladılar. Birincisi, Muafiyet 6, bireyleri “açıkça haksız kişisel mahremiyet ihlallerine” karşı koruyor.
Yüksek Mahkeme, muafiyetin, hükümetin elinde bulunan kişisel bilgilerin ifşa edilmesinden kaynaklanacak “bireylerin zarar görmesi ve utanç duyması”nı koruduğunu belirtiyor.
İkincisi, Muafiyet 7(C), kolluk kayıtlarında yer alan ve ifşa edilmesi “kişisel mahremiyetin haksız bir şekilde ihlaline yol açabileceği makul olarak öngörülebilen” kişisel bilgileri koruyor.