Diplomasi

Chatham House analizi: Türkiye’nin S-400 tecrübesi BAE için uyarı taşıyor

Yayınlanma

İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Chatham House, Türkiye’nin Rusya’dan tedarik ettiği S-400 hava savunma sistemlerini Katar veya Birleşik Arap Emirlikleri’ne satmak üzere görüşmeler yürüttüğüne dair haberleri değerlendirdi. Benzer bir tedarik adımı atması halinde Birleşik Arap Emirlikleri’nin de F-35 savaş uçağı programı başta olmak üzere Batı ile olan savunma ortaklıklarında ciddi risklerle karşılaşabileceği kaydedildi.

İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Chatham House, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerini satmak amacıyla yürüttüğü iddia edilen temasları ve savunma teknolojileri diplomasisindeki yansımalarını değerlendirdi.

Kuruluşun Uluslararası Güvenlik Programı Araştırmacısı Tim Chattell tarafından kaleme alınan makalede, “Türkiye’nin S-400 serüveni savunma tedarikinin sert gerçeklerini gösteriyor” tespiti yapıldı.

Türk medyasında yer alan haberlere dayandırılan değerlendirmede, Türkiye’nin uzun süredir atıl durumda tuttuğu iki adet S-400 Triumf sistemi ile 120 önleme füzesini satmak üzere Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile görüşmeler yürüttüğü kaydedildi.

Analizde, BAE yetkililerinin haberlere ilişkin resmi bir açıklamada bulunmadığı ancak şubat ayı sonunda başlayan ABD-İsrail savaşının ardından İran kaynaklı füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına maruz kalan BAE’nin hava savunmasını çeşitlendirmek istemesinin şaşırtıcı olmayacağı ifade edildi.

Makalede, BAE’nin halihazırda ABD üretimi THAAD sisteminin yanı sıra Rus yapımı Pantsir S1 ve Güney Kore ile İsrail menşeili muhtelif sistemleri işlettiği hatırlatılarak, S-400 alımının ülkeye benzersiz bir hava savunma çeşitliliği kazandıracağı belirtildi.

“BAE avantaj ve riskleri tartıyor”

Raporlara göre satış sürecinin henüz ön aşamada olduğu aktarılan makalede, anlaşmanın tamamlanması halinde BAE’nin farklı savunma ortakları arasındaki dengeyi korumakta zorlanabileceği vurgulandı.

BAE’nin daha önce ABD’den 50 adede kadar F-35 uçağı almak için ileri düzeyde müzakereler yürüttüğü, ancak Çinli Huawei şirketinin ülkedeki varlığına ilişkin Washington’dan gelen endişeler nedeniyle 2021’de bu süreci askıya aldığı hatırlatıldı.

Söz konusu muhtemel satışın Washington tarafında huzursuzluk yaratabileceğine dikkat çekilen çalışmada, şu ifadelere yer verildi:

“BAE S-400’leri satın alırsa, F-35 alma ihtimalinin yeniden canlanması son derece düşük bir olasılıktır. Washington’ın Türkiye’nin S-400 alımına ilişkin temel endişesi, F-35’in gizlilik profili ve elektronik harp imzasına dair hassas bilgilerin S-400’ün radar ve sensör sistemleri aracılığıyla Rusya ile paylaşılması potansiyeliydi. Füzelerin Körfez’de konuşlandırılması halinde ABD’nin benzer endişeler taşıması muhtemeldir.”

Öte yandan, Moskova’nın nihai kullanıcı lisansı uyarınca sistemlerin üçüncü bir ülkeye satışına onay verip vermeyeceğinin belirsizliğini koruduğu aktarıldı.

Rus kaynaklarına göre satış ihtimalinin halen incelendiği, Moskova’nın BAE’ye satışı ‘olumlu’ karşıladığına dair iddialar bulunsa da sistemin Türkiye’de kalmasının Ankara ile Batı arasına kama sokmaya devam edeceği değerlendirmesi yapıldı.

Türkiye’nin alternatif arayışı

Makalede, Türkiye’nin yüksek irtifa hava savunma ihtiyacı kapsamında 2017 yılında Fransız-İtalyan ortaklığı SAMP/T ve ABD yapımı Patriot sistemleri için temaslar yürüttüğü hatırlatıldı. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın 2018’de Patriot satışına onay verdiği ancak Ankara’nın teknoloji transferi talepleri nedeniyle anlaşmanın sağlanamadığı ifade edildi.

Fransa ile Suriye, Libya ve Doğu Akdeniz başlıklarında yaşanan gerilimlerin SAMP/T sürecini tıkaması üzerine Türkiye’nin 2019’da Rusya’dan S-400 tedarik ettiği kaydedildi. Bu gelişmenin ardından ABD hükümetinin Türkiye’nin F-35 programındaki rolünü derhal askıya aldığı ve parasını ödediği altı uçağa el koyduğu vurgulandı.

S-400 kördüğümünü çözmek için daha önce gündeme gelen depolama, parçalarını sökerek ABD gözetiminde tutma veya füzeleri Rusya’ya iade etme gibi seçeneklerin sonuçsuz kaldığı belirtilen makalede, sistemlerin BAE’ye devredilmesinin Türkiye için F-35 programına dönüş kapısını aralayabileceği ifade edildi.

Makalede, söz konusu ihtimalin NATO içi dinamikler üzerindeki etkileri şu sözlerle aktarıldı:

“F-35 sorunu, Türkiye ile daha fazla savunma işbirliği yapılmasının önündeki en büyük engeli oluşturmaktadır ve bu sorunun çözülmesi, Avrupa’nın en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde savunma sanayii entegrasyonunun derinleşmesini sağlayacaktır. Ancak Türkiye’ye F-35 tedarik edilmesi, Doğu Akdeniz’de Yunanistan ve Kıbrıs ile yaşanan gerilimi tırmandırabilir, bu da AB ve NATO’yu savunma konusunda ikiye bölebilir.”

“Hava savunması yüksek maliyetli kalmayı sürdürüyor”

Süreçte yaşananların Türk dış politikasını ve savunma teknolojilerini anlamak açısından önemli veriler sunduğu kaydedilen analizde, hava savunma sistemlerinin yapısı gereği karmaşık olduğu ve Ukrayna savaşında görülen ucuz maliyetli İHA inovasyonlarına rağmen füze savunmasının halen büyük Ar-Ge bütçeleri ile devletlerarası siyasi onaylara tabi kaldığı ifade edildi.

Makalede, Türkiye’nin dış politikada uyguladığı denge stratejisinin sınırlarına ilişkin şu ifadelere yer verildi:

“S-400’ün NATO radar sistemlerine entegre edilememesi, F-35 tedarikini durdurmasının yanı sıra Türkiye’nin bu sistemleri konuşlandırmasını da engelledi. Özel konuşmalarda, Türkiye içinde de bu alımın bir hata olduğunu kabul edenler bulunmaktadır. Hava savunma sistemlerinin temel değeri, münferit sistemlerden ziyade bunların etkin bir şekilde ağa bağlanmasında ve entegrasyonunda yatmaktadır. Kesintisiz bir komuta ve kontrol olmaksızın tüm sistem, parçalarının toplamından daha fazlası olmayı başaramaz.”

Chatham House analizinde, S-400 alımının Türkiye’nin kendi kararlarını alma ve güçler arasında denge kurma iradesinin bir göstergesi olarak başladığı, ancak sistemlerin hiç çalıştırılmadan depolanması ve nihayetinde elden çıkarılması aşamasına gelinmesinin bu tür politikaların somut sınırlarını gösterdiği sonucuna varıldı.

Çok Okunanlar

Exit mobile version