Amerika
Cumhuriyetçiler Hegseth’in 37 milyar dolarlık savaş bütçesine şüpheyle yaklaşıyor

ABD Savaş Bakanı Hegseth, İran savaşının hızla tüketen stokları ve bütçeyi karşılamak için talep ettiği on milyarlarca dolarlık finansman konusunda Senato’da kayda değer bir destek kazanamadı. Çarşamba akşamı iki saati aşan kapalı toplantıya rağmen Cumhuriyetçi senatörler, 73 milyar dolarlık savunma ve istihbarat fonunu içeren 95 milyar dolarlık uzlaşma paketi konusunda ikna olmuş değil veya sessiz kalmayı tercih ediyor.
ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, İran savaşının hızla tükettiği ABD stoklarını ve Pentagon kasalarını yeniden doldurmak için Trump yönetiminin talep ettiği on milyarlarca dolarlık acil finansman konusunda Senato’da henüz kayda değer bir destekçi kazanamadı.
Savaşın sonu görünmeden altıncı ayına girmesiyle birlikte Cumhuriyetçi senatörlerin Hegseth’in ordu liderliğine olan güveni de azalıyor.
Parti içinde bazı isimler, yönetimin kendilerini çatışmanın maliyeti konusunda tam olarak hazırlamadığını belirtiyor.
Hegseth Temmuz ayı başında maliyetin 37,5 milyar dolara ulaştığını açıklamıştı ancak Moody Analytics gibi bağımsız analistler rakamın en az 132 milyar dolar olduğunu öngörüyor.
Çarşamba akşamı Savaş Bakanı ile kilit senatörler arasında iki saatten uzun süren bir toplantı yapıldı.
Görüşmenin ardından Beyaz Saray’ın talebi konusunda hala kararsız olan milletvekilleri, 73 milyar dolarlık Pentagon ve ABD istihbarat teşkilatları finansmanını da içeren 95 milyar dolarlık uzlaşma paketini ilerletip ilerletmeyecekleri konusunda ya ikna olmadıklarını belirtti ya da sessiz kaldı.
Yaz boyunca devam eden benzer görüşmeler zincirinin son halkası olan bu toplantı, yönetimin derin bir hoşnutsuzluğa yol açan savaşı finanse etme ve Başkan Trump’ın arzuladığı askeri planları hayata geçirecek başka bir uzlaşma tasarısını geçirme konusundaki sürekli mücadelesini gözler önüne serdi.
Cumhuriyetçi Alaska Senatörü Lisa Murkowski gazetecilere yaptığı açıklamada, toplantının “bakan ve ekibinin savunma harcamaları vizyonunu ortaya koyması için daha çok bir fırsat” olduğunu söyledi.
Murkowski, “Bu tür brifingler partiler üstü olduğunda daha faydalı olur çünkü bence konu özellikle ülkemizin savunmasıysa hepimiz anlamalıyız” diye konuştu.
Murkowski’ye ABD’nin uzlaşma tasarısında yönetimin talep ettiği tutarı harcaması gerektiğine ikna olup olmadığı sorulduğunda, “Bence buna henüz karar verilmedi” yanıtını verdi.
Hegseth talebe ilişkin soruları yanıtlamak üzere 21 Temmuz’da Senato Tahsisat Komisyonu huzuruna çıkmıştı.
Iowa Cumhuriyetçi Senatörü Joni Ernst, bu ifadenin ardından “Onu neden Kongre’ye çağırıp rakamları sunmasını istediklerini düşünüyorum ve hala bu konuda fazla bir netlik olduğunu sanmıyorum. Sanırım birçok insanın endişe duyduğu şey de bu” dedi.
Trump ile harcama yetkisi konusunda mücadele eden Maine Cumhuriyetçi Senatörü ve Senato Tahsisat Komisyonu Başkanı Susan Collins, geçen haftaki toplantı hakkında yorum yapmayı reddetti ve gerekçe olarak toplantının gizli niteliğini gösterdi.
Maine’de zorlu bir yeniden seçim kampanyası yürüten Collins, daha önce başka bir bütçe uzlaşma paketinin geçme ihtimaline şüphecilikle yaklaşmıştı.
Collins, komisyondan partiler üstü mutabakat gerektiren normal tahsisat süreci yerine uzlaşma sürecinin kullanılmasına uzun süredir mesafeli duruyor.
Trump parti çizgisinde bir harcama yasasını imzalamayı umuyor ancak Senato’da engellerle karşılaşıyor. Savunma şahinleri daha fazla harcama yapılması gerektiğini savunurken açığı dikkate alan diğer Cumhuriyetçiler daha düşük bir tutardan yana.
Senato Çoğunluk Lideri John Thune Perşembe günü yaptığı açıklamada, Senato beş haftalık Ağustos tatili için Washington’dan ayrılmadan önce gelecek hafta oylama yapılabilmesi adına hükümet finansman anlaşmasının zamanında sonuçlanmasını umduğunu söyledi.
Temsilciler Meclisi yasa için 95 milyar dolarlık bir bütçe taslağını zaten kabul etti.
Uzlaşma paketi gündemdeyken Trump yönetimi ayrıca 87,6 milyar dolarlık bir ek paket talep ediyor. Bu paketin büyük kısmı, bu hafta Mısır, Suudi Arabistan ve Ürdün’e düzenlenen saldırılarla yeniden alevlenen İran savaşı nedeniyle Pentagon’u takviye etmek için ayrılacak.
Trump ayrıca 2027 mali yılı için 1,15 trilyon dolarlık ana bütçe satırı ve 350 milyar dolarlık bir uzlaşma tasarısıyla birlikte tarihi bir 1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesi istiyor.
ABD Başkanı, Cuma günü Camp David’deki kabine toplantısında ABD ordusuna yapılan “emsalsiz yatırımı” vurguladı ve 1,5 trilyon doları “dört gözle beklediğini” söyledi.
Trump söz konusu tutar hakkında “İnsanlar artık bunun ne kadar önemli olduğunu görüyor. Güvenli bir ülke sağlamak istiyoruz” dedi. Ancak ordu için talep edilen toplam dolar miktarı Kongre için zorlu bir istek haline geldi ve bu durum Hegseth’i desteği pekiştirmek için son birkaç aydır çok sayıda kez Temsilciler Meclisi ve Senato Cumhuriyetçi milletvekilleriyle bir araya gelmeye sevk etti.
Hegseth’in Kongre’deki son toplantısından önce Beyaz Saray Bütçe Direktörü Russell Vought ve Trump’ın en üst düzey yasama yardımcısı James Braid, günün erken saatlerinde Senato Cumhuriyetçileriyle kapalı kapılar ardında bir öğle yemeğinde buluştu.
Florida Cumhuriyetçi Senatörü Rick Scott, milletvekilleri ve yönetim yetkililerinin Hegseth toplantısından “çok iş çıkardığını” ancak Temsilciler Meclisi’nin belirlediğinden daha fazla para sağlamanın zor olacağını söyledi.
Scott, daha fazla finansman sağlamayı istese de Kongre’nin bunu ara seçimlerden sonra başka bir uzlaşma paketiyle yapması gerekeceğini ekledi.
Cumhuriyetçi Utah Senatörü John Curtis ise Kongre tarafından yetkilendirilmediği takdirde İran savaşı için finansmanı desteklemeyeceğini ima etti.
The Hill tarafından geçen hafta 73 milyar dolarlık savunma finansmanının önünü açacak bir bütçe kararına yönelik oylamayı destekleyip desteklemeyeceği sorulan Curtis, “İçinde ne olduğuna dair sıfır bilgim var” yanıtını verdi.
Amerika
Çin’e 300 milyon dolarlık Nvidia çipi kaçırmakla suçlanan iş insanı gözaltında

ABD’de federal savcılar, Çin’e 300 milyon dolar değerinde yapay zeka çipi içeren sunucu kaçırmakla suçlanan Amerikalı iş insanı Greg Louie’yi gözaltına aldı. Şüphelinin 2023 ve 2024 yıllarında gerekli hükümet lisansını almadan Malezya ile Singapur üzerinden transit sevkiyat yaptığı belirtiliyor.
ABD’de federal savcılar, California’da yaşayan iş insanı Greg Louie’yi Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini barındıran 300 milyon dolarlık sunucuları Çin’e yasa dışı yollarla ihraç etmek suçlamasıyla gözaltına aldı.
Bloomberg’ün haberine göre, Earthmade Computer Inc. adlı özel şirketin sahibi olan Louie, iş yerine geldiği sırada yakalandı.
Amerikalı iş insanına İhracat Kontrolü Reform Yasası’nı ihlal etmek amacıyla komplo kurmak, kaçakçılık ve kara para aklamak amacıyla komplo kurmak suçlamaları yöneltildi.
Soruşturma dosyasında, Louie’nin 2023 ile 2024 yılları arasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerle ortak hareket ederek ileri teknoloji Nvidia çipleriyle donatılmış sunucuları Çinli müşterilere sevk ettiği kaydedildi.
Söz konusu sevkiyatların gerçekleşmesi için ABD hükümetinden özel lisans alınması şartı aranıyordu, ancak şüphelinin resmi makamlara herhangi bir lisans başvurusu yapmadığı tespit edildi.
Donanımların Malezya ve Singapur üzerinden transit geçirildiği, bu ülkelerden de yasa dışı biçimde yeniden ihraç edilerek Çin’e ulaştırıldığı belirlendi.
Washington yönetimi son yıllarda Pekin’in gelişmiş yapay zeka donanımlarına erişimini engellemeye çalışırken, Çin kendi üretim kapasitesini artırma ve yaptırımları aşacak alternatif güzergahlar bulma arayışını sürdürüyor.
ABD hükümeti, 2022 yılında Nvidia ürünlerinin Çin ve Rusya’ya ihracatına lisans zorunluluğu getirmişti. Kısıtlamalar, özellikle yapay zeka operasyonlarında kullanılan A100 ve H100 serisi grafik işlem birimlerini (GPU) hedef alıyor.
Öte yandan Washington yönetimi ocak ayında Nvidia’ya, H200 dahil güçlü yapay zeka çiplerini Çin’e satabilmesi için izin verdi. Şirketin bu satışları gerçekleştirebilmesi için elinde yeterli miktarda ürün tedariki sağladığını belgelemesi gerekiyor.
The Information gazetesi daha önce Pekin yönetiminin, ByteDance ve Alibaba gibi ülkenin önde gelen teknoloji devlerinin belirli Nvidia GPU’larını satın almasına onay vermeyi değerlendirdiğini yazmıştı.
Eylül ayı başında The New York Times gazetesi de ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Çin merkezli teknoloji şirketi Inspur’un kısıtlamalara rağmen Nvidia çipleri dahil ileri Amerikan teknolojilerini sattığını öne sürdü.
Gazetenin haberinde, söz konusu ağda Inspur’un ABD’deki iştiraki Aivres şirketinin kilit rol üstlendiği kaydedildi.
Amerika
Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.
ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.
ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.
Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.
Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.
Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.
Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.
Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.
Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.
Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.
Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.
Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.
Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.
Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.
Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.
Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.
Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.
Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.
Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.
Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.
Amerika
ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.
ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.
Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.
Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.
NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.
Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.
Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.
Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.
NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”
Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.
Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.
ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.
ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.
Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.
Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi
Diplomasi5 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Ortadoğu2 hafta önceEnsarullah lideri: Suudi Arabistan’ın Mekke iddiası ‘asrın yalanı’
Asya2 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Asya2 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak











