Bizi Takip Edin

Rusya

Ermenistan, Rusya’nın ticari engellerini AEB’e götürdü

Yayınlanma

Ermenistan, Rusya’nın tarım, gıda ve alkollü ürünlere uyguladığı ithalat kısıtlamalarını Avrasya Ekonomik Birliği nezdinde resmi şikayete dönüştürdü. Ekonomi Bakan Yardımcısı Tigran Gasparyan, uygulanan engellerin birliğin temel kurallarına aykırı olduğunu açıkladı.

Ermenistan, Rusya’nın kendi ürünlerine getirdiği ithalat kısıtlamalarını Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) nezdinde şikayet etti.

Armenpress ajansının aktardığına göre, Ermenistan Ekonomi Bakan Yardımcısı Tigran Gasparyan düzenlediği basın toplantısında, Erivan’ın söz konusu kısıtlamaları Rus yetkililerle doğrudan ele almaya devam ettiğini, ancak aynı zamanda AEB bünyesindeki hukuki süreçleri de harekete geçirdiğini belirtti.

Gasparyan, “Şikayetimizi ilettik; engellerin kaldırılması için bu mekanizmaların çalışacağına inanıyor ve güveniyoruz” dedi.

Yürürlükteki kısıtlamaların AEB anlaşmalarına ve temel ilkelerine uymadığını savunan Gasparyan, Ermenistan’ın bu tedbirlerin yürürlükten kalkması adına mücadele yürüttüğünü vurguladı.

Bakan Yardımcısı, “Bu engeller, AEB çatısı altında varılan uzlaşılara ve birliğin ilkelerine aykırılık teşkil ediyor. Biz de tam bu gerekçeyle AEB’nin kendi kurallarına uygun biçimde işlemesi için çaba gösteriyoruz” ifadelerini kullandı.

Rusya, Ermenistan menşeli mallara yönelik sınırlamaları mayıs ayında uygulamaya başladı. Rusya Federal Veterinerlik ve Bitki Sağlığı Gözetim Servisi (Rosselhoznadzor), Ermenistan’dan çiçek ithalatını tümüyle durdururken; domates, salatalık, yeşillik ve çilek sevkiyatına da sınırlama getirdi.

Önlemler zamanla vişne, üzüm, elma, armut, ayva, patlıcan, patates ve kuru meyveleri de kapsayacak biçimde genişletildi. İlerleyen süreçte balık ve su ürünleri sevkiyatı durduruldu.

Rusya Halk Sağlığı ve Tüketici Haklarını Koruma Servisi (Rospotrebnadzor) ise Ermeni üreticilere ait alkollü ürünlerde kalite sorunları saptadığını duyurdu.

Rusya Dışişleri Bakanlığı, ticaretteki aksamaların Moskova’nın uyguladığı yaptırımlar olduğu yönündeki değerlendirmeleri geri çevirdi.

Bakanlığın Enformasyon ve Basın Dairesi Başkan Yardımcısı Aleksey Fadeyev, ağustos ayında yaptığı açıklamada yaşananları, Ermenistan’ın Rusya ile geleneksel ekonomik bağlarını koparması durumunda karşılaşacağı bir gerçeklik olarak nitelendirdi.

Ticari kısıtlamalar, Erivan yönetiminin Avrupa Birliği ile yakınlaşma politikası doğrultusunda tırmanan görüş ayrılıklarıyla eşzamanlı devreye girdi.

Mayıs ayında Rusya, Belarus, Kazakistan ve Kırgızistan liderleri, Ermenistan’a AB ile AEB arasında gecikmeksizin bir tercih yapması ve bu konuda bir referanduma gitmesi çağrısında bulundu.

Liderler ayrıca AEB kurucu anlaşmasının Ermenistan açısından askıya alınmasının doğurabileceği muhtemel sonuçlara ilişkin bir rapor hazırlanması talimatını verdi.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ağustos ayının sonunda AB’ye tam üyelik başvurusu sürecini başlatma niyetini kamuoyuna duyurdu.

Paşinyan, ülkesinin aynı anda hem AB hem de AEB bünyesinde yer almasının mümkün olmadığını kaydetti.

Paşinyan 1 Eylül’de yaptığı açıklamada ise iki blok arasındaki tercihe dair bir referandum fikrinden fiilen vazgeçtiklerini, çünkü parlamentonun 2025 yılında Avrupa entegrasyonu sürecini başlatan yasayı zaten onayladığını bildirdi.

Rusya

Dört AEB ülkesinden rapor: Ermenistan’ın ayrılığı GSYİH’yi yüzde 15 eritebilir

Yayınlanma

Rusya, Belarus, Kazakistan ve Kırgızistan, AB ile yakınlaşan Ermenistan’ın Avrasya Ekonomik Birliği’nden ayrılması halinde karşılaşacağı ekonomik faturayı ortak bir raporla çıkardı. Değerlendirmede Ermenistan’ın gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 15,6 küçüleceği ve birlikle olan ticaretinin yüzde 55’ten fazla azalacağı hesaplandı.

Rusya, Belarus, Kazakistan ve Kırgızistan, Avrupa Birliği ile yakınlaşan Ermenistan’ın Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) üyeliğini askıya alması halinde karşılaşacağı ekonomik sonuçları inceleyen kapsamlı bir rapor hazırladı.

Rus hükümetinin paylaştığı belgede, Erivan yönetiminin Brüksel’e entegrasyon adımlarının yaratacağı ticari ve hukuki riskler ayrıntılı biçimde ele alınıyor.

Dört ülkenin 29 Mayıs 2026 tarihli ortak bildirisi doğrultusunda şekillenen çalışma, AEB üyesi devletlerin liderlerine sunulmak üzere Avrasya Ekonomik Komisyonu’na iletildi.

Milli gelir yüzde 15,6 eriyebilir

Raporda yer alan projeksiyonlara göre Ermenistan’ın birlikten ayrılması, ülke ekonomisinde sert bir sarsıntı yaratabilir.

Uzmanlar, ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYİH) yüzde 15,6, yani yaklaşık 4,6 milyar dolar küçüleceğini öngörüyor. Tüketimin yüzde 14,6 daralacağı hesaplanırken, enflasyonun baz seviyeye kıyasla 14,9 yüzde puan yükseleceği tahmin ediliyor.

Ticarete yönelik risklerin boyutu da raporda geniş yer tutuyor. Ermenistan’ın birlik ülkeleriyle yürüttüğü toplam ticaret hacminin yüzde 55’ten fazla gerileyeceği hesaplanıyor.

Özellikle ihracat cephesinde kaybın yüzde 65’i aşabileceği, ithalatın ise yarı yarıya düşebileceği belirtiliyor.

Gümrük kapıları ve kontroller geri dönüyor

Üyeliğin durdurulması halinde Ermenistan, AEB dışındaki üçüncü ülkelere uygulanan gümrük rejimine tabi tutulacak.

Bu durum, gümrük beyannamelerinin, fiziki kontrollerin, tarifelerin ve çeşitli kısıtlamaların yeniden devreye girmesi anlamına geliyor. Ayrıca Ermenistan tarafından düzenlenen ürün uygunluk belgelerinin geçerliliği sona erecek; ihracatçıların bu belgeleri diğer AEB ülkelerinden temin etmesi gerekecek.

Tarım ürünlerinde de sağlık, veterinerlik ve bitki sağlığı kontrolleri istisnasız uygulanacak.

Göçmen işçiler haklarını kaybedecek

Belgede Ermeni vatandaşlarının çalışma koşullarının ağırlaşacağı açıkça vurgulanıyor.

Ermenistan’dan gelen işçiler için kota sınırlamaları ile çalışma izni veya patent alma zorunluluğu geri getirilecek.

Birlik anlaşması kapsamında sağlanan sağlık hizmetleri ve sosyal güvenlik hakları, hem işçiler hem de aileleri için tamamen yürürlükten kalkacak.

Ayrıca Ermenistan, kamu ihalelerindeki ulusal muamele ayrıcalığını, ithalat gümrük vergilerinin ortak paylaşımındaki payını ve AEB’nin serbest ticaret anlaşması yaptığı pazarlara ayrıcalıklı erişim hakkını yitirecek.

Süreç Astana’daki zirvede başladı

Söz konusu raporu hazırlama kararı, Mayıs sonunda Astana’da düzenlenen AEB zirvesinde alındı.

Dört ülkenin liderleri, Erivan’ın AB rotasını birliğin ekonomik güvenliğine yönelik bir tehdit olarak değerlendirerek çalışmanın Aralık ayındaki Yüksek Avrasya Ekonomik Konseyi toplantısına yetiştirilmesini istemişti. Liderler o dönemde Ermenistan’a hızla referanduma gitme ve tercihini netleştirme çağrısı da yaptı.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ise daha önce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de dile getirdiği gibi iki birliğe aynı anda üye olmanın imkansızlığını kabul etmişti.

Buna karşın Paşinyan, halk oylamasına gitmeden önce AB’ye resmi başvuru yapılmasını ve adaylık statüsü alınmasını savunuyordu. Paşinyan 24 Ağustos’ta resmi başvuru hazırlıklarının başladığını duyurmuş, gerekli reform takvimi belirlendikten sonra referandumun pratik bir anlam kazanacağını söylemişti.

Putin: “AB hakkınız ama AEB ile zorlaşır”

Putin, 1 Eylül’de Paşinyan ile gerçekleştirdiği görüşmede Ermenistan’ın AB’ye yönelme hakkı olduğunu teslim etti ancak bu adımın AEB içindeki işleyişi zorlaştıracağını belirtti.

Referandum çağrısını yineleyen ve çıkacak her sonuca saygı duyacağını söyleyen Putin, başka bir ekonomik birliğe katılım yasasını onaylamanın fiilen “AEB’den çıkış dilekçesi” vermek anlamına geldiğini ifade etti.

Paşinyan ise aynı temasta, Avrupa entegrasyonu yasasının kabul edilmesiyle birlikte referandum fikrinden fiilen vazgeçtiklerini aktardı.

Ermenistan Başbakanı, sivil toplum girişiminin parlamento tarafından reddedilmesi durumunda halk oylamasına ihtiyaç duyulacağını, ancak vekillerin tasarıyı doğrudan onayladığını dile getirdi.

Ermenistan Parlamentosu AB’ye katılım sürecini başlatan yasayı 26 Mart 2025’te kabul etmiş, Cumhurbaşkanı Vahagn Haçaturyan da düzenlemeyi 4 Nisan’da imzalamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya’da içki tüketimi 1996’dan bu yana en düşük seviyede

Yayınlanma

Rusya’da alkol perakendecileri art arda şube kapatırken kişi başına alkol tüketimi 1996’dan bu yana en düşük seviyeye indi. 2000 sonrası doğanlar önceki kuşaklara göre belirgin biçimde daha az içerken, tüketimini kesen veya azaltanların oranı yüzde 65’e ulaştı.

Rusya’da büyük alkol perakendecileri, yıllardır süren hızlı büyümenin ardından mağaza sayılarını azaltmaya başladı.

Zincir dışı bağımsız dükkanlarda gerileme daha belirgin hissediliyor; bu işletmelerin sayısı bir yılda yaklaşık yüzde 8 daraldı.

Sektör analizleri farklı sebepleri işaret etse de tablonun merkezinde alkol tüketimindeki sürekli düşüş yer alıyor. Ülkede kişi başına düşen alkol tüketimi Eylül 2026 itibarıyla 7,47 litreye inerek 1996 yılından bu yana kaydedilen en düşük seviyeyi gördü.

Gençler alkolden uzaklaşıyor

Piyasadaki bu daralma dönemsel dalgalanmanın ötesine geçerek kalıcı bir eğilime dönüştü.

Sosyolojik veriler, 2000 civarında doğan ve şu an 20-30 yaş grubunu oluşturan gençlerin anne babalarına kıyasla 2-3 kat, büyükanne ve büyükbabalarına kıyasla ise 5 kattan daha az alkol tükettiğini gösteriyor.

Kamuoyu araştırma merkezi VTsIOM verileri de bu kültürel dönüşümü doğruluyor.

Aralık 2020 ile Ağustos 2024 arasındaki dönemde, hiç alkol almayan ya da tüketimini azaltan kişilerin oranı yüzde 48’den yüzde 65’e yükseldi.

Ayıklık Günü 2005 yılında takvime döndü

Tüketim alışkanlıklarındaki bu gerileme, ülkede geçmişi 20. yüzyılın başına uzanan içki karşıtı girişimleri yeniden gündeme taşıyor.

Rusya’da Ayıklık Günü her yıl 11 Eylül’de, Dünya Ayıklık Günü ise 3 Ekim’de kaydediliyor.

Rusya’daki anma günü ilk olarak 1913 yılında, dönemin yasa dışı alkol ticaretine tepki gösteren ayıklık hareketinin girişimleriyle ortaya çıktı.

Tarihsel olarak dini bir arka plana sahip olan bu gün, İncil’e göre Vaftizci Yahya’nın bir içki ziyafeti sırasında başının kesildiği gün olarak kabul edilen ve inananların oruç tutup alkolden uzak durduğu 11 Eylül’e denk getirildi.

Sovyet iktidarıyla birlikte kaldırılan bu takvim uygulaması, 2005 yılında resmi olarak yeniden kabul edildi. Günümüzde her 11 Eylül’de sağlıklı yaşamı teşvik amacıyla konferanslar, sergiler, maratonlar ve bisiklet turları düzenleniyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

Letonya’dan AB’ye çağrı: Rus turistlere vize vermeyi durdurun

Yayınlanma

Letonya Başbakanı Andris Kulbergs, artan hibrit tehditler nedeniyle AB ülkelerine Rus turistlere vize vermeyi durdurma çağrısında bulundu. Avrupa Komisyonu verilerine göre Fransa, İtalya ve İspanya, 2025 yılında Rus vatandaşlarına sağlanan 600 bini aşkın Schengen vizesinin yaklaşık yüzde 70’ini tek başına düzenledi.

Letonya Başbakanı Andris Kulbergs, hibrit tehditleri gerekçe göstererek Avrupa Birliği (AB) ülkelerine Rus vatandaşlarına turist vizesi vermeyi durdurma çağrısı yaptı. Kulbergs, Financial Times gazetesine verdiği mülakatta “Tanrı aşkına, Rusları Avrupa’ya sokmayın” ifadesini kullandı.

“Rusya’nın Ukrayna’da saldırgan bir savaş yürüttüğünü” ve “AB’yi tehdit ettiğini” iddia eden Kulbergs, her ülkenin bu konuda tavizsiz bir tutum takınması gerektiğini söyledi. Letonya Başbakanı, buna rağmen bazı üye devletlerin Rus turistlerin getirdiği gelir nedeniyle vize vermeyi sürdürdüğünü dile getirdi.

Ülkesinin her gün Rusya kaynaklı hibrit tehditlerle karşılaştığını vurgulayan Kulbergs, bu yıl Letonya sınırını geçmeye çalışan göçmen sayısında son beş yılın en büyük artışını beklediklerini kaydetti.

Vizelerin yüzde 70’ini üç ülke veriyor

Financial Times, Fransa, İtalya ve İspanya’nın Rus vatandaşlarına en fazla Schengen vizesi sağlayan ülkeler arasında yer aldığını hatırlattı.

Avrupa Komisyonu verilerine göre bu üç ülke, 2025 yılında Ruslara verilen 600 bini aşkın vizenin yaklaşık yüzde 70’ini oluşturuyor.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz de Brüksel’deki AB zirvesinde liderlerin Rus vatandaşlarına yönelik vize politikasını sıkılaştırmayı ele aldıklarını aktarmıştı.

Merz, “Avrupa Birliği’ne hem özel hem de iş amaçlı seyahatleri kısıtlamak başta olmak üzere ek önlemler alma imkanımız kesinlikle sürüyor” dedi.

Fransa ve İtalya kısıtlamaya açık kapı bırakıyor

Financial Times‘a konuşan üst düzey bir Avrupalı yetkili, Fransa’nın vize dağıtımını “önemli ölçüde sınırlandırmayı” ve özellikle eski Rus askerlerine vize yasağı getirmeyi kabul ettiğini aktardı. Diplomatlar, İtalya’nın da bu başlıkta diyaloğa açık olduğunu ifade ediyor.

Politico ise Avrupa Komisyonu’nun genel hatlarıyla Rus vatandaşlarına yönelik vize kurallarını sertleştirmeye hazırlandığını yazdı. Ukrayna’daki işgale katılanları da kapsayan daha katı tedbirleri Polonya, İsveç, Estonya ve diğer bazı ülkeler talep ediyor.

İsveç Adalet Bakanı Gunnar Strömmer, Moskova destekli olduğu öne sürülen sabotajlar, kundaklamalar ve diğer hibrit operasyonlara yönelik endişelerin gölgesinde, mevcut sistemin güvenlik açıkları yarattığına dikkat çekti.

AB, Kasım 2025’te Rus vatandaşlarına yeni çok girişli Schengen vizelerinin verilmesini sınırlandırmıştı.

Brüksel, Eylül 2022’de de Rusya ile yürütülen vize kolaylığı anlaşmasını askıya almış, bu adım başvuru harçlarının, inceleme sürelerinin ve belge taleplerinin artmasına yol açmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English