Dünya Basını

Eski CIA görevlisi Giraldi: ABD’nin İran’a yönelik kapsamlı saldırı hazırlığı sürüyor

Yayınlanma

Eski CIA görevlisi Philip Giraldi, ABD’nin İran’a yönelik büyük ölçekli bir saldırı düzenleme olasılığının yüzde 90 olduğunu belirtti. Andrew Napolitano’nun programına konuk olan Giraldi, Washington ve Tel Aviv hattındaki askeri planlamalar, Gazze’deki insani durum ve İsrail’in Amerikan siyaseti üzerindeki nüfuzu hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Eski CIA görevlisi Philip Giraldi, dün katıldığı “Judging Freedom” programında, ABD yönetiminin İran’a yönelik stratejik planlarına dair açıklamalarda bulundu.

Sunucu Andrew Napolitano’nun sorularını yanıtlayan Giraldi, Axios tarafından yayımlanan ve bir Trump danışmanına dayandırılan “ABD’nin önümüzdeki haftalarda İran’a saldırma ihtimalinin yüzde 90 olduğu” yönündeki bilgileri değerlendirdi.

Giraldi, söz konusu saldırı hazırlığının “12 günlük savaş” olarak nitelendirilen önceki çatışmalardan daha büyük olacağını belirterek, “Aslında ulaştığım sonuç tam olarak bu. En başından beri, İran tarafında İsraillileri tatmin edecek herhangi bir karar veya yargıya varılmasını imkansız kılan çok sayıda temel mesele olduğu açıktı” diye konuştu.

Özellikle balistik füzeler ve İran’ın Körfez bölgesindeki müttefikleri konusunun “pazarlık dışı” unsurlar olduğunu kaydeden Giraldi, mevcut sürecin sadece zaman kazanmaya yönelik bir oyun olduğunu ifade etti.

Tahran’a yönelik “zihin oyunları” ve rejim değişikliği hedefi

Müzakere süreçlerinin samimiyetini sorgulayan Giraldi, “Zaman kazanmalarının nedeni, şu an sahip olmadıkları bazı kabiliyetleri inşa etmek olabilir. Ya da Amerikan kamuoyuna yönelik, Trump ve ekibinin aslında ciddi şekilde müzakere ediyormuş gibi görünmesini sağlamak için kurulan daha ince zihin oyunları söz konusu” dedi.

Giraldi, operasyonun nihai amacının nükleer program veya balistik füzelerle sınırlı olmadığını, asıl hedefin “rejim değişikliği” olduğunu vurguladı.

Bu bağlamda Şah’ın oğlunun isminin gündeme getirilmesini de eleştiren Giraldi, “Hala Farsça konuşup konuşmadığını bile merak ediyorum. 19 yaşından beri Maryland ve California’da yaşıyor. Ortada Amerikan çıkarlarına hizmet eden bir durum yok; bu tamamen İsrail ile ilgili bir süreç” ifadelerini kullandı.

Eski istihbarat görevlisi, operasyonun başarısız olması durumunda dahi sorumluluğun başkalarına yüklenmeye çalışılacağı bir “kelime oyunu” döngüsünün yaşanacağını belirtti.

Netanyahu’nun stratejik hedefleri ve Trump üzerindeki etkisi

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun İran politikasını değerlendiren Giraldi, Netanyahu’nun asıl hırsının İran’ın birçok küçük etnik yapıya bölünmesini görmek olduğunu kaydetti.

Giraldi, “Netanyahu bunu gerçekten istiyor ve oraya nasıl ulaşacağı sorusu Trump’tan geçiyor. Trump ise popülaritesinin düştüğünü görerek bu durumun ne kadar karmaşık hale gelebileceği konusunda gerginleşiyor olabilir” dedi.

Trump yönetiminin İsrail çıkarları, Yahudi lobisi ve bu kaynaklardan gelen siyasi güç ile medya etkisi tarafından domine edildiğini belirten Giraldi, “ABD’nin İsrail dış politikasının bir aracı haline gelip gelmediği konusunda hiçbir şüphe yok. Amerikan halkı bu süreçten sadece keder ve acı elde edecek” diye konuştu.

Giraldi, İsrail’in eylemlerinin Amerikan kamuoyunda nasıl paketleneceği konusunda stratejik bir çaba harcandığını da sözlerine ekledi.

Tucker Carlson’ın İsrail’de alıkonulması

Programda, muhabir Tucker Carlson’ın İsrail’de alıkonulması ve pasaportuna el konulması hadisesi de ele alındı. Carlson’ın Mike Huckabee ile yaptığı mülakatın ardından havalimanı güvenliği tarafından sorgulandığını hatırlatan Giraldi, “İsraillilerin bu kadar kaba davranmasına şaşırdım çünkü Carlson’ın devasa bir izleyici kitlesi var ve bu durum ABD’de çok kötü bir yankı uyandıracak” dedi.

İsraillilerin başkalarının kendilerini nasıl gördüğüne dair tamamen duyarsızlaştığını belirten Giraldi, Carlson gibi tanınmış ve kendilerine eleştirel yaklaşan bir ismin taciz edilmesinin “aptallığın zirvesi” olduğunu savundu.

Giraldi, “Bu durum onlara zarar verecek ve umarım verir de” diyerek, İsrail güvenlik birimlerinin sergilediği tutumun sınırları aştığını ifade etti.

Giraldi, Jeffrey Epstein’ın yürüttüğü faaliyetlerin bir “şantaj ağı” olup olmadığı yönündeki soruya, bir eski istihbarat görevlisi olarak bunun büyük bir İsrail istihbarat operasyonu olduğuna inandığı cevabını verdi.

Giraldi, “Epstein’ın evinde sürekli olarak eski üst düzey İsrailli yetkilileri, istihbarat subaylarını ağırladığını biliyoruz. Bu, doğrudan ABD hükümetini, Amerikan enformasyon ve medyasını hedef alan büyük bir operasyondu” dedi.

Bu faaliyetlerin amacının İsrail’in mesajlarının iletilmesini sağlamak ve İsrail’in hareket serbestisini korumak olduğunu vurgulayan Giraldi, operasyonun özellikle ABD’deki “karar alıcıları” hedef aldığını belirtti.

Giraldi, söz konusu ağın Beyaz Saray’ın mevcut sakinine ve önceki dönemlere kadar uzanan bir etkisi olabileceğini kaydetti.

Senatör Lindsey Graham ve savunma sanayii bağları

Güney Carolina Senatörü Lindsey Graham’ın İsrail ile olan yakın ilişkilerini eleştiren Giraldi, Graham’ın iki haftada bir İsrail’e gittiği yönündeki açıklamalarını hatırlattı.

Giraldi, “Onların parasıyla gidiyorsa, bu onun satın alındığı ve parasının ödendiği anlamına gelir” dedi. Graham’ın Güney Carolina için ne yaptığı sorusuna ise Giraldi, “Onlara savunma sözleşmeleri alıyor. Güney Carolina’ya gidin ve askeri üsleri sayın” cevabını verdi.

Graham’ın ateşkes ve barış görüşmelerine rağmen çocukların öldürülmesine devam edilmesini desteklemesini “canavarlık” olarak nitelendiren Giraldi, bu sistemin “sinsi ve yozlaşmış” olduğunu ifade etti.

Giraldi, Graham’ın Tel Aviv sokaklarında “Lindsey Amca” olarak karşılanmasının bu yozlaşmış ilişkinin bir göstergesi olduğunu belirtti.

Gazze’deki insani krizin boyutlarına değinen Giraldi, resmi olarak kabul edilen 70 bin civarındaki can kaybı sayısının muhtemelen çok düşük olduğunu bildirdi.

Tıp dergilerinin ve hastane kayıtlarının analizlerine dayanan tahminlerin bu sayının dört katına işaret ettiğini belirten Giraldi, “Hala enkaz altında çok sayıda insan var” dedi.

Giraldi, geçtiğimiz hafta ortaya çıkan ve İsraillilerin cesetleri yok eden kimyasal ve ısıl silahlar kullandığına dair bulguları “heyecan verici derecede kötü haberler” olarak niteledi.

Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana Gazze’de çoğu çocuk 700 kişinin öldürüldüğünü kaydeden Giraldi, “Günde ortalama 20 kişi öldürülüyor ve Donald Trump, ateşkesin garantörü olmasına rağmen bu konuda tek bir kelime etmiyor” şeklinde konuştu.

Nükleer tehdit büyüyor

İsrail’in sadece Gazze’de değil, Lübnan ve Suriye’de de bombalama faaliyetlerine devam ettiğini hatırlatan Giraldi, en büyük korkusunun İsrail’in nükleer silahlara başvurması olduğunu ifade etti.

Giraldi, “İsrail’in herhangi bir şekilde meydan okunduğunu hissetmesi durumunda nükleer seçeneği kullanacağına dair makul bir şüphem var” uyarısında bulundu.

İsrail’in Tahran’a nükleer silah ulaştırma kapasitesine dair teknik zorluklara da değinen Giraldi, doğrudan menzillerinin yetmeyebileceğini ve uçakların yakıt ikmali yapması gerekeceğini belirtti.

Ancak Giraldi, “Donald Trump, İsraillilere duyduğu sevgi nedeniyle onlara bu menzile ulaşabilecek uçaklarımızı veya füzelerimizi verebilir. ABD’nin sunabileceği bazı seçenekler olabilir” dedi.

İran’a yönelik “şeytanlaştırma” faaliyeti

Giraldi, Batı medyasında İran’a yönelik sistematik bir “şeytanlaştırma” faaliyeti yürütüldüğünü ve Amerikan kamuoyunun saldırıya hazırlandığını belirtti.

Mark Levin gibi isimlerin her gün “Hamaney’i şimdi yakalayın” şeklinde paylaşımlar yaparak bu sürece öncülük ettiğini kaydeden Giraldi, “Ortalama bir Amerikalının bu işin ne kadar derininde olduğumuza, durumun ne kadar kötü olduğuna ve dünyayı yok etmek için kamuoyunun nasıl kör ve dilsiz bırakıldığına dair hiçbir fikri yok” dedi.

Trump’ın “Ben başkanım, istediğimi yaparım” tavrıyla hareket ettiğini ve açıklama yapma gereği duymadığını savunan Giraldi, Amerikan hükümetinin eylemlerinin dünyayı felakete sürüklediğini ifade etti.

Giraldi, Trump’ın 86 yaşındaki yürümekte zorlanan bir din adamını (Ayetullah Hamaney) öldürüp öldürmeyeceği sorusuna, “Bunu büyük bir zevkle yapardı. Ancak kendisi askerlikten kaçtığı için bunu bizzat yapamaz, bir başkasına yaptırması gerekir” cevabını vererek sözlerini tamamladı.

Çok Okunanlar

Exit mobile version