Dünya Basını
Eski CIA yetkilisi Kiriakou: Siyasetimiz zengin oligarklar tarafından işgal edilmiş durumda
Eski CIA yetkilisi John Kiriakou, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının Washington’un beklediği “kurtarıcı olarak karşılanma” senaryosundan uzak, stratejik bir felakete dönüştüğünü belirtti. Kiriakou, Tahran’ın düşük maliyetli insansız hava araçlarıyla (İHA) ABD’nin teknolojik üstünlüğünü bypass ettiğini vurguladı.
Dialogue Works YouTube kanalına konuşan eski CIA yetkilisi John Kiriakou, ABD ve İsrail’in İran’a. yönelik saldırganlık eylemini değerlendirdi.
Güney İran’da bir kız ilkokuluna düzenlenen ve 175 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıya değinen Kiriakou, Başkan Donald Trump’ın bu olayın arkasında İran’ın olduğu yönündeki iddialarını yalanladı.
Kiriakou, “Donald Trump’ın söylediği bir şeyi düzeltmek istiyorum; İsrailliler neredeyse sadece sivil hedefleri vuruyor. Gazze’de 100 binden fazla ölü olması bunun en büyük kanıtı” dedi.
Görüntüleri incelediğinde saldırının bir Tomahawk füzesiyle gerçekleştirildiğinin anlaşıldığını belirten Kiriakou, “Beynim bunun korkunç bir hata olduğuna inanmama izin vermiyor. Bunu ya biz ya da İsrailliler bilerek yaptı. Amaç, İran halkını travmatize etmek ve dirençlerini kırmaktı” ifadelerini kullandı.
“Trump bizi kurtarıcı olarak göreceklerine inanan tek kişiydi”
Kiriakou, Beyaz Saray’ın İran stratejisinin temelindeki yanılgıya dikkat çekerek, operasyonun başlamasıyla birlikte İran hükümetinin bir iskambil kağıdı gibi yıkılacağı beklentisinin boş çıktığını vurguladı.
Trump’ın ilk füze fırlatıldığında İranlıların sokaklarda dans edeceğine dair bir inanç beslediğini kaydeden Kiriakou, “Trump, Nobel Barış Ödülü’nü alacağını ve İsraillilerin sonsuza dek minnettar kalacağını düşündü. Ancak bu meseleleri takip eden herkes, bizim kurtarıcı değil, işgalci olarak görüleceğimizi biliyordu” diye konuştu.
Güney Kaliforniya’da Şah ve İsrail bayraklarıyla gösteri yapan küçük bir grubun aksine, İran halkının genelinin bu saldırıları bir istila olarak algıladığını belirtti.
“5 bin dolarlık drone’lar savaşın geleceğini temsil ediyor”
İran’ın askeri müdahaleye verdiği karşılığı “dikkat çekici” olarak nitelendiren Kiriakou, Tahran’ın teknolojik olarak geride olmasına rağmen asimetrik yöntemlerle büyük başarı kazandığını ifade etti.
İran’ın elindeki ucuz ve güvenilir intihar drone’larının önemine değinen Kiriakou, “Bu araçların bir tanesini 5 bin ya da 10 bin dolara imal edebilirsiniz. Üzerine patlayıcı bağlayıp hedefe çarpıyorsunuz. İran, ABD’nin henüz tam olarak kavrayamadığı bu gerçeği anladı” dedi.
Kiriakou, İran’ın bu İHA’larla Katar’daki ABD Hava Kuvvetleri üssünü, Bahreyn’deki 5. Filo karargahını ve Suudi Arabistan’ın doğusundaki petrol tesislerini başarıyla hedef aldığını bildirdi.
“İran için kazanmak, sadece hayatta kalmaktır”
Kiriakou, savaşın nihai sonucuna dair yaptığı analizde, tarafların “zafer” tanımları arasındaki uçuruma işaret etti.
ABD ve İsrail’in zafer ilan edebilmesi için İran hükümetini tamamen devirmesi ve yüzlerce lideri tasfiye edip yerine Batı yanlısı bir yönetim kurması gerektiğini belirten Kiriakou, bunun neredeyse imkansız olduğunu savundu.
Kiriakou, “İran’ın kazanması için ise sadece hayatta kalması yeterli. Eğer bu saldırılardan sağ çıkarlarsa, İsrail ve ABD kaybetmiş sayılacaktır. Durumun hızla bu noktaya evrildiğini görüyoruz” tespitinde bulundu.
“ABD artık güvenilir bir müzakere ortağı değil”
Tahran yönetiminin diplomatik çözümden uzaklaştığına dair haberleri değerlendiren Kiriakou, Washington’un geçmişteki tavırlarının bu sonucu doğurduğunu kaydetti.
ABD’nin müzakere ederken saldırı düzenleyen, güvenilmez bir aktör haline geldiğini vurgulayan Kiriakou, “İran, Hürmüz Boğazı’nı kapatarak küresel ekonomiye ciddi zararlar verebilir. Bu kalıcı bir hasar olmasa bile, dünya ülkeleri bunun bedelini ağır öder” uyarısında bulundu. Ayrıca, Amerikalıların İran-Irak savaşına dair bilgisizliğini eleştirerek, “İranlılar o dönemde kimyasal silahlara ve ağır saldırılara rağmen teslim olmadı. Batı, İranlıların ne kadar dirençli olduğunu anlamıyor” dedi.
“Hamaney’i öldürmek, Papa’yı öldürmekle aynı şey”
İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in suikastla ortadan kaldırılmasının rejim değişikliği yaratacağı beklentisinin bir başka istihbarat hatası olduğunu belirten Kiriakou, “Trump, Hamaney öldüğünde hükümetin 48 saat içinde çökeceğine inandı. Bu, Papa’yı öldürerek Katolikliği bitireceğinizi sanmak gibi bir şey. Sadece yeni bir lider seçerler, nitekim öyle de oldu” dedi.
Kiriakou, Trump’ın CIA’den gelen derin analizler yerine, son 11 ayda 7 kez ABD’yi ziyaret eden Benjamin Netanyahu’dan ve Mossad’dan gelen verileri tercih ettiğini, bunun da stratejik körlüğe yol açtığını ifade etti.
“Kendi köprülerimiz nehre düşerken silahlara para gömüyoruz”
ABD’nin 1 trilyon dolara ulaşan devasa savunma bütçesinin sürdürülemez olduğunu savunan Kiriakou, bu durumun içerideki çürümeyi hızlandırdığını kaydetti.
Çin’in saatte 500 kilometre hız yapan hızlı trenlerine karşılık ABD’nin üçüncü dünya seviyesinde havaalanlarına sahip olduğunu belirten Kiriakou, “Yollarımız perişan halde, köprülerimiz nehirlere düşüyor. Tüm paramızı silahlara harcıyoruz. Birkaç yıl içinde ulusal borç faizleri, hükümetin en büyük harcama kalemi olacak. Gelecek nesilleri ipotek altına aldık ve elimizde hiçbir şey yok” diye konuştu.
“Siyasetimiz zengin oligarklar tarafından işgal edilmiş durumda”
Trump ve Netanyahu arasındaki ilişkinin temelinde Amerikan seçim sistemindeki “maddi esaretin” yattığını ileri süren Kiriakou, “Bu ülkede bir makama aday olmak istiyorsanız, sadece Siyonist olmanız yetmez; sorgusuz sualsiz bir bağlılık sergilemelisiniz” dedi.
Miriam Adelson gibi figürlerin Trump’ın kampanyasına yüz milyonlarca dolar aktardığını hatırlatan Kiriakou, “Siyasetimizin işgal altında olduğunu hissediyorum. Trump, Netanyahu’nun şahsi büyüsü altında değil; çek defterlerini çıkaran oligarkların emri altında” ifadelerini kullandı.
“İran’ı Libya’ya çevirmek İsrail’in işine geliyor”
Çatışmanın nükleer bir boyuta evrilme ihtimalini dışlamayan Kiriakou, bu riskin doğrudan İsrail kaynaklı olabileceğini belirtti. İsrail’in nükleer silah kapasitesine sahip olduğunun ancak hiçbir denetime tabi tutulmadığının altını çizen Kiriakou, “Eğer İran askeri bir zaferin eşiğine gelirse veya İsrail için gerçek bir tehdit oluşturursa durum nükleer bir hal alabilir. İsrail, kaosun kendi yararına olduğunu hesaplıyor. İran’ı bir Libya’ya çevirip halkın birbirini yemesini izlemek, İsrail için bir güvenlik alanı yaratıyor” dedi.
“İran topraklarına Amerikan askeri sokmak klinik bir delilik olur”
Kara harekatı senaryolarına sert tepki gösteren Kiriakou, ABD askerlerinin İran topraklarına girmesinin bir “ölüm fermanı” olacağını vurguladı. Trump’ın bu konuda Kürt grupları kullanma niyetini ise tehlikeli bir kumar olarak değerlendirdi.
Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) lideri Bafıl Talabani’nin “İran rejiminin 45 yıldır buna hazırlandığı ve şiddetli bir direniş göstereceği” yönündeki uyarılarına katılan Kiriakou, “Afganistan ve Irak’tan hiç mi ders almadık? İran topraklarına Amerikan askeri sokmak klinik bir deliliktir. Ancak ABD’nin İranlı Kürtleri bir hamle yapmaları için kandırmaya çalıştığını görebiliyorum” şeklinde konuştu.
“Kayıtsız şartsız teslimiyet artık gerçek dünyada karşılığı olmayan bir terim”
Trump ve Savunma Bakanı Pete Hegseth’in “kayıtsız şartsız teslimiyet” söylemlerini “eski bir adamın mantalitesi” olarak niteleyen Kiriakou, modern dünyada böyle bir senaryonun mümkün olmadığını belirtti.
İkinci Dünya Savaşı sonundaki Japonya veya Almanya örneklerinin artık geride kaldığını ifade eden Kiriakou, “İranlı generallerin gelip silahlarını teslim edeceği ve bir kağıda ‘Artık Amerikalılar bizi yönetecek’ diye imza atacağı bir dünya yok. Pete Hegseth’in ne dediği hakkında en ufak bir fikri olduğuna inanmıyorum” diye konuştu.
Kiriakou, konuşmasının sonunda Trump’ın “Savaş yakında bitecek, her şey tamamlandı” yönündeki açıklamalarını ise trajikomik bulduğunu belirterek, “Zafer ilan edip eve dönmek tam bir Trump hareketi. Ancak sahadaki gerçekler bunun tam tersini söylüyor” diyerek sözlerini noktaladı.