Asya
Eski Güney Kore Devlet Başkanına müebbet kararı
Güney Kore’de eski Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, isyan suçunu yönetmekten dolayı perşembe günü müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Seul Merkez Bölge Mahkemesi, Yoon’un sıkıyönetim ilan etme ve Ulusal Meclis’e asker sevk etme girişiminin, idam cezasını da öngören isyan suçunu oluşturduğuna hükmetti. Güney Kore Ceza Kanunu, isyanı “ulusal toprakları gasp etmek veya Anayasa’yı devirmek amacıyla şiddet oluşturmak” şeklinde tanımlıyor.
Kararı okuyan hâkim Ji Gwi-yeon, davanın temel unsurunun Yoon’un yasama organına asker göndermesi olduğunu ve bunun anayasal düzeni ihlal etmeye yönelik bir teşebbüs anlamına geldiğini belirtti. Hâkim, Yoon’un üst düzey siyasetçileri ve Ulusal Meclis Başkanını tutuklamayı planladığını da ifade etti.
“Ulusal Meclis’in faaliyetlerini felç etmeyi ya da işlev görmesini engellemeyi amaçladığını söylemek için yeterli neden bulunmaktadır,” dedi Ji.
Savcılar idam cezası talep etmişti; ancak Güney Kore’de 1990’ların sonlarından bu yana infaz gerçekleştirilmedi.
Hâkim Ji, cezanın gerekçesini açıklarken Yoon’un “bu suçu doğrudan ve aktif biçimde planladığını, çok sayıda kişiyi eyleme dahil ettiğini” ve sıkıyönetim ilanının yol açtığı büyük toplumsal maliyetler için özür dilemediğini söyledi.
Bununla birlikte hâkim, planın “titizlikle tasarlanmış görünmediğini” ve “fiziksel güç kullanımını en aza indirme niyeti taşıdığını… ayrıca planın büyük ölçüde başarısız olduğunu” da ekledi.
Yoon karara itiraz edebilecek; savcılık da aynı şekilde temyiz yoluna gidebilecek. Yoon’un avukatı Yoon Kap-keun, hükmün açıklanmasının ardından yaptığı açıklamada, isyan suçlamasını destekleyecek bir dayanak bulunmadığını savundu ve kararın “temel hukuk ilkelerini ve delil kurallarını göz ardı ettiğini” söyledi. Eski başkanın hukuk ekibinin atacağı somut adımlara ilişkin ise ayrıntı vermedi.
Soruşturma makamları Yoon’u, Ocak 2025’te Cumhurbaşkanlığı konutunda, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik Servisi ile günler süren gerginliğin ardından gözaltına almıştı. Geçen ay Yoon, kendisini tutuklamak üzere yerleşkeye girmek isteyen müfettişleri engellediği gerekçesiyle adaleti engelleme suçundan beş yıl hapis cezasına çarptırıldı. Avukatları bu karara da itiraz etti.
Aynı gün eski Savunma Bakanı Kim Yong-hyun, isyandaki rolü nedeniyle 30 yıl hapis cezası aldı. Eski Savunma İstihbarat Komutanı Noh Sang-won ise 18 yıl hapse mahkûm edildi.
Hâkim Ji, televizyondan yayımlanan açıklamasında, sıkıyönetim krizinin Güney Kore’nin demokratik bir ülke olarak uluslararası imajına kalıcı zarar verdiğini ve polis ile ordunun tarafsızlığına duyulan güveni sarstığını vurguladı.
“Sonuç olarak toplumumuz artık siyasi olarak bölünmüş ve aşırı bir çatışma ortamı yaşıyor,” dedi ve ekledi: “Bu toplumsal maliyetler hesaplanamayacak ölçüde büyük zararlar doğurmuştur.”
Sıkıyönetim girişimi
Ülkenin başsavcısı olarak tanınan Yoon, 3 Aralık 2024 gecesi televizyondan yaptığı konuşmada sıkıyönetim ilan etmişti. Başkan, muhalefetin çoğunluğundaki Ulusal Meclis’e asker ve askeri helikopterler göndermiş, ayrıca Ulusal Seçim Komisyonu’na baskın düzenletmişti. Sıkıyönetim komutanlığı, yasama faaliyetlerini ve siyasi muhalefetin etkinliklerini yasaklayacağını, tüm medyayı kontrol altına alacağını duyurmuştu.
Her iki büyük partiden milletvekilleri kararı oylamak üzere Meclis’te acil toplantıya koşmuş, bazıları içeri girmelerini engellemeye çalışan silahlı askerlerle arbede yaşamıştı. Yoon, ertesi sabah saat 04.30 civarında yapılan oylamanın ardından sıkıyönetim kararını geri çekmişti.
Yoon sıkıyönetimi ilan ederken, bu adımın Güney Kore demokrasisini “devlet karşıtı güçlerden” korumak için gerekli olduğunu söylemişti. Bu ifade, o dönemde yasama organında çoğunluğu elinde bulunduran ve yasa tasarılarını engelleyen muhalefet partilerine gönderme olarak yorumlanmıştı.
Yoon ve diğer bazı muhafazakâr siyasetçiler, mevcut Devlet Başkanı Lee Jae Myung’un mensubu olduğu ilerici Demokratik Parti’nin Çin ve Kuzey Kore adına hareket eden unsurlar tarafından gizlice kontrol edildiğini öne süren komplo teorilerine atıfta bulunmuştu.
Takip eden haftalarda milletvekilleri Yoon’un azli yönünde oy kullandı; ancak görevden resmen alınması, Anayasa Mahkemesi yargıçlarının geçen yıl nisan ayında azil kararını onaylamasıyla gerçekleşti. Ülke 3 Haziran’da cumhurbaşkanlığı seçimine gitti ve Lee Jae Myung, Halkın Gücü Partisi’nin muhafazakâr adayı Kim Moon-su karşısında açık farkla kazandı.
Güney Kore’de neredeyse tüm cumhurbaşkanları, ya mali çıkar sağlamak ya da siyasi rakiplerini hedef almak amacıyla yetkilerini kötüye kullanmakla suçlanmıştı. Bununla birlikte Yoon’un durumu benzersizdi; zira görevdeyken tutuklanıp hapse atılan ilk devlet başkanı oldu. Eşi Kim Keon Hee de ciddi hukuki sorunlarla karşı karşıya kaldı ve geçen ay rüşvet kabul ettiği gerekçesiyle 20 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Göreve gelmesinden bu yana Lee, zayıf ekonomik büyüme ve artan konut fiyatları gibi iç sorunlara odaklanarak ülkedeki siyasi ortamı sakinleştirdi ve makul düzeyde kamuoyu desteği elde etti. Ayrıca ABD’nin uyguladığı gümrük tarifelerinin etkilerini yönetmek zorunda kaldı ve Yoon döneminde başlatılan, Güney Kore’nin komşusu ve tarihsel rakibi Japonya ile ilişkileri iyileştirme sürecini sürdürmeye çalıştı.
Yoon geçen yıl Halkın Gücü Partisi’nden ayrıldı; ancak parti sıkıyönetim krizinin yarattığı zarardan henüz toparlanamadı. Şubat ortasında yapılan bir Realmeter anketine göre katılımcıların %36,1’i partiye destek verdiğini belirtirken, Demokratik Parti’nin desteği %44,8 olarak ölçüldü. Lee’nin cumhurbaşkanı olarak görev onay oranı ise %56,5 seviyesindeydi.
Yoon’un “devlet karşıtı güçlerin varlığı” iddiası ana akımda geniş kabul görmedi; Güney Kore sağındaki önemli aktörler de bu kanıtsız iddialardan uzaklaştı. Buna karşın eski başkan, sıkıyönetim kararının haklı olduğunu ve görevden alınmasının adaletsiz olduğunu düşünen bir destekçi kitlesini koruyor.
Perşembe günü Seul Merkez Bölge Mahkemesi çevresinde yüzlerce Yoon destekçisi toplandı. Ulusal bayraklar ve “Yoon masumdur” yazılı pankartlar taşıyan kalabalık, sokağa kurulan büyük ekranlardan kararın canlı yayınını izlerken “sıkıyönetim anayasaldır” sloganları attı.
Mahkemenin diğer tarafında ise onlarca karşıt gösterici, “Yoon’a idam cezası” sloganları attı.
Mahkeme çevresinde binlerce polis görev yaptı; kararın açıklanmasının ardından göstericiler herhangi bir olay çıkmadan dağıldı.