Diplomasi
Farage: Birleşik Krallık, Kuzey Kore’ye döndü
Reform UK lideri Nigel Farage, Donald Trump ile planlanan öğle yemeği öncesinde ABD’li politikacıların önünde yaptığı konuşmada Birleşik Krallık’ı Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC) ile karşılaştırdı.
Çarşamba günü Washington’da ABD Kongresinde konuşan Farage, ülkesinin “korkunç bir otoriter duruma” düştüğünü söyledi.
Reform lideri, “Ben parlamentoların anası olan Magna Carta’nın ülkesinden geliyorum. Amerika’da oturup içine düştüğümüz korkunç otoriter durumu anlatmak bana hiç de büyük bir mutluluk vermiyor. Ne zaman Kuzey Kore’ye dönüştük?” diye sordu.
Kongredeki oturumu, Graham Linehan ve Lucy Connolly’nin son davalarına dikkat çekmek için kullandı.
Connolly, Southport’ta bir dans dersinde üç genç kızın öldürülmesinin ardından sosyal medya platformu X’te insanlara “benim için fark etmez” diyerek sığınmacıların kaldığı otelleri ateşe verme çağrısında bulunduğu için hapse atılmıştı.
Connoly 31 aylık hapis cezasının yarısından azını çektikten sonra ağustos sonunda serbest bırakıldı.
İrlandalı komedi yazarı Linehan ise, bir dizi trans karşıtı tweet attığı için bu hafta Heathrow havaalanında beş silahlı polis memuru tarafından gözaltına alındı.
Farage açılış konuşmasında, Linehan’ın tutuklanmasının “İnternette İngiliz hükümetinin hoşuna gitmeyen bir şey söyleyen herhangi bir Amerikalı erkek veya kadının başına gelebileceğini” ileri sürdü.
Farage, Connolly’yi ziyaret için ABD’ye getirmek istediğini ama tutuklanmasından bu yana uygulanan “kısıtlamalar” nedeniyle bunu yapamadığını söyledi.
Parti lideri, Connoly’nin “üç güzel genç kızın vahşi cinayeti”nin ardından “aşırı ve yanlış” bir tweet attığını söyledi fakat hapis cezasının orantısız olduğunu savundu.
Oturum sırasında Farage, onu “aşırı sağcı, Putin yanlısı bir politikacı” olmakla suçlayan üst düzey Demokratlarla tartışırken, Cumhuriyetçiler onu Birleşik Krallık’ın “muhtemelen gelecekteki başbakanı” olarak kutladı.
Marylandlı Demokrat Jamie Raskin, İngiliz seçmenlere “Trump’ın dalkavuğu”na oy vermeden önce iki kez düşünmelerini tavsiye etti.
Raskin, Reform liderinin “özgür ifadeyi bastıran dünya otokratları ve diktatörleriyle en çok uyum içinde” olduğunu ileri sürdü.
Öte yandan YouGov’un son anketine göre Reform, İşçi Partisi’nin dokuz puan önünde olduğu için, Kaliforniya’dan Cumhuriyetçi kongre üyesi Darrell Issa, Farage’ın “muhtemelen gelecekteki başbakan” olduğunu söyledi.
Demokratlar, Reform partisinin parlamentoda sadece dört milletvekili olduğunu defalarca vurgulayarak onu “marjinal” bir politikacı olmakla suçladıktan sonra, Farage yanıt olarak, “Bu çok büyük bir marj ve biz oldukça iyi gidiyoruz,” dedi.
Oturum, görünüşte ABD’li teknoloji şirketlerini çocukların internette zararlı içeriklere erişimini engellemeye zorlayan Birleşik Krallık’ın Çevrimiçi Güvenlik Yasası hakkındaydı ama tartışma Connolly ve Linehan’ın davalarını da kapsayacak şekilde genişledi.
Çevrimiçi Güvenlik Yasası uyarınca, Facebook ve X gibi teknoloji şirketleri, çocukları korumada başarısız olurlarsa dünya çapındaki gelirlerinin yüzde 10’u kadar para cezasına çarptırılabilirler.
Farage, 2023 yasasının “en iyi niyetle Muhafazakârlar tarafından tasarlandığını” söyledi fakat bu yasanın çocukları korumada etkisiz olduğunu belirterek, telefonların belirli uygulamaları yasaklayacak şekilde programlanması gerektiğini önerdi.
Georgia’dan Demokrat Hank Johnson, Farage’ı Reform için teknoloji şirketlerinden bağış toplamak amacıyla ABD’yi ziyaret etmekle suçladı.
Johnson, “Maga hareketi gibi patlamak için çok paraya mı ihtiyacınız var? Birleşik Krallık başbakanı seçilmek için Elon Musk’tan para mı almanız gerekiyor?” diye sordu.
Farage ise, Musk ile “kamuoyuna açık bir anlaşmazlık” yaşadığını belirterek, bağış toplama girişiminde bulunduğunu reddetti.
Ayrıca Trump’ı Birleşik Krallık’a gümrük vergisi uygulamaya ikna etmeye çalıştığı iddialarını da reddetti.
Komiteye sunulan yazılı kanıtlarda Farage, ABD’li politikacılara “yabancı konuşma kısıtlamalarının, ABD’de faaliyet gösteren Amerikalılara ve yurtdışından erişilse bile ABD’de barındırılan hizmetlere hiçbir etkisi olmadığını ABD politikası olarak ilan etmelerini ve yürütme organına diplomasi ve ticarette bu pozisyonu savunması talimatını vermesini” istedi.
İşçi Partisi, Farage’ı Birleşik Krallık’a “ekonomik yaptırımlar” çağrısında bulunmakla suçladı.
İşçi Partisi sözcüsü, “Yabancı bir gücü, İngiliz halkını daha fakir hale getirmek için harekete geçmeye aktif olarak teşvik etmekten daha vatanseverlikten uzak bir şey olamaz,” dedi.
Johnson, Farage’ın “teknoloji şirketleri Büyük Britanya’nın kanunlarını ihlal ederse, Büyük Britanya vatandaşlarının gümrük vergisi ödemesi gerektiğini” savunduğunu söyledi.
Fakat Farage, “Hiçbir şekilde yaptırım önermedim,” diye yanıt verdi.