Amerika
Fed’de faiz bölünmesi
Donald Trump tarafından atanan Fed yetkililerinden ikisi, önümüzdeki ay faiz indirimini destekliyor. Diğer yedi meslektaşı ise bu yıl indirim yapılmasını hiç öngörmüyor.
Bu mesele yıllardır politika konusunda büyük görüş ayrılığına yol açıyor ve Trump yönetimi ile bazı Cumhuriyetçi Kongre üyeleri indirim için baskı yaparken, hassas bir siyasi tablo ortaya çıkıyor.
Gerilim, geriye dönük verilerde enflasyonun düşmesine rağmen, gümrük vergileri nedeniyle önümüzdeki dönemde enflasyon riskleri olduğu için Fed’in politika ayarlamasından kaçınması gerekip gerekmediğine odaklanıyor.
Powell, geçen hafta düzenlediği basın toplantısında ve dün Kongredeki ifadesinde, “bekle ve gör” mesajını sürdürdü ve fiyatların nasıl gelişeceğine ilişkin belirsizliğin sabır gerektirdiğini savundu.
Bu açıklamalar, Fed yöneticileri Christopher Waller ve Michelle Bowman’ın geçtiğimiz günlerde bankanın temmuz ayı politika toplantısında faiz indirimlerinin mantıklı olabileceğini söylemesinin ardından geldi.
Waller ve Bowman, gümrük vergilerinden kaynaklanan enflasyonun “tek seferlik bir ayarlama” yaratacağını ve devam eden enflasyonun itici gücü olmayacağını savunuyor.
Ne var ki bu görüşler komite içinde azınlıkta görünüyor. Geçen hafta yapılan tahminlerde, 19 Fed yöneticisinden 7’si oranların yıl sonuna kadar sabit kalacağını öngördü. On yetkili ise bu yıl bir veya iki faiz indirimi öngördü.
Yalnızca iki yetkili bu yıl üç indirim olacağını düşünüyor. Tahminlerde isimler yer almıyor, fakat bunların Waller ve Bowman olduğu tahmin edilebilir.
İki guvernörün Fed liderliğinin çizgisinden farklı bir politika görüşünü açıkça benimsemesi nadir görülen bir olay.
Fed başkanlarının aksine, guvernörler Washington’da başkanla birlikte çalışır ve kamuoyuna açıkladıkları görüşlerinde nadiren konsensüsten çok uzaklaşırlar.
Axios’a göre guvernörler dışa dönük bir oyun oynamaktansa içe dönük bir oyun oynamaya eğilimlidirler, bu da son birkaç gündeki açık anlaşmazlığı daha da şaşırtıcı hale getiriyor ve merkez bankası içinde normalden daha geniş bir bölünme olduğunu gösteriyor.
Fed’in neden diğer birçok küresel merkez bankası kadar agresif bir şekilde faiz indirimine gitmediği sorulduğunda Powell, “Sadece geriye bakıp mevcut verilere bakarsanız, bizim nötr bir seviyede olmamız gerektiğini, yani birkaç faiz indirimi, belki daha fazlasını yapmamız gerektiğini savunabilirsiniz. Faizleri indirmediğimizin nedeni, önümüzdeki yıl boyunca anlamlı bir enflasyon bekleyen tahminlerdir,” diye yanıt verdi.
Bowman ve Waller’ın temmuz ayında indirim olasılığına ilişkin argümanları sorulan Powell, enflasyon baskılarının sınırlı kaldığı ortaya çıkarsa, indirime daha erken bir zamanda gideceklerini söyledi.
Powell, “Belirli bir toplantıya işaret etmek istemem. Ekonomi hâlâ güçlü olduğu için acele etmemiz gerektiğini düşünmüyorum,” diye ekledi.
Öte yandan Fed’in yakında indirime gitmesi için ekonomik gerekçeler var. Fakat Trump’ın temel argümanı, yani indirimlerin hükümetin borçlanma maliyetlerini düşürmek için gerekli olduğu, merkez bankasındaki karar alıcıları pek ikna etmiyor.
Ticaret Bakanı Howard Lutnick geçen cuma günü X’te, “Federal Rezerv Başkanı kendi gölgesinden bile korkuyor. Bu yüksek faiz oranları mantıksız. Yeter artık!!!” diye yazmıştı.
Başkan Yardımcısı JD Vance de bu ayın başlarında X’te, “Fed’in faiz indirimini reddetmesi parasal bir hatadır,” demişti.
Beyaz Saray ekonomi danışmanı Kevin Hassett bu hafta CNBC’de, “Fed’in şu anda faiz indirmemesi için hiçbir neden yok ve bir ay daha verileri görürlerse, faizlerin çok yüksek olduğunu kabul etmek zorunda kalacaklarını tahmin ediyorum,” diye konuştu.