Diplomasi

G20 bakanlar zirvesine Amerikan ekonomi gündemi damga vurdu

Yayınlanma

G20 maliye bakanları, küresel faiz oranlarının yükselişi ve devasa borç yükü karşısında Kuzey Carolina’nın Asheville kentinde bir araya geldi.

Daha güçlü büyüme arayışı zirvenin ana gündemi olsa da, bu konudaki ayrıntılar ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, iktisadi büyümeye odaklanarak G20 maliye gündemini sadeleştirdi.

Maliye toplantısının açılış konuşmasında Bessent, yıllardır süren “görev sapması”nın grubu asıl amacından uzaklaştırdığını savundu.

Bu yılki gündemde, son yıllarda G20 toplantılarının ana gündem maddeleri olan iklim değişikliği ve eşitsizlik konularına ayrılan yer büyük ölçüde azaltıldı.

Bu durum, özellikle Avrupa delegasyonlarını büyük ölçüde tedirgin etti.

Bunun yerine ABD, deregülasyon, özel sektör yatırımları, küresel (ticari) dengesizlikler ve devlet borçlarına odaklandı.

ABD’li yetkililer, G20 üyelerinin büyümeye odaklanılması gerektiği konusunda Bessent ile büyük ölçüde hemfikir olduklarını belirtiyorlar.

Bununla birlikte, bir ekonomide işe yarayan bir şeyin, başka bir ekonomide aynı sonucu vermeyebileceğini kabul ediyorlar.

Örneğin Hazine Müsteşarı Erin Browne, konferansın kenarında Axios’a verdiği röportajda, “Bence Bakan Bessent’in ortaya koyduğu ilkeler; bunlar iyi anlaşılmış ve üzerinde uzlaşılmış ilkeler,” dedi ama ekledi:

“Fakat farklı ekonomilerin farklı zorlukları var. Burada Afrika Birliği’nden üyelerimiz var ve örneğin Almanya’dan çok farklı zorluklarla karşı karşıyalar.”

Browne, yurtdışı ticaret ve yatırımlardan gönderdiklerinden daha fazlasını alan ülkelere atıfta bulunarak, “Yeterli yatırım talebiniz olmadığı için fazla veren bir ülke olabilirsiniz ya da yeterli tüketim talebiniz olmadığı için fazla veren bir ülke olabilirsiniz,” dedi.

Fed Başkanı Kevin Warsh da açılış konuşmasında benzer bir noktaya değinerek “küresel ekonomide yaşanan muazzam değişim”den bahsetti ve “Hepimiz bunu biraz farklı şekilde yaşıyoruz,” dedi Warsh.

İklim değişikliği gündemde yer almamasına rağmen, Avrupalı yetkililer toplantı aralarında bu konunun hâlâ bir öncelik olduğunu belirttiler.

Avrupa Komisyonu Üyesi Valdis Dombrovskis gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bu, iktisadi büyüme ve iktisadi dayanıklılıkla ilgili sorunun bir parçası,” dedi ve giderek daha fazla aşırı hava olayı gördüklerini, bunların da ekonomi ile kamu maliyesine zarar verdiğini savundu.

Dombrovskis şöyle devam etti:

“İran savaşından kaynaklanan bu yeni enerji açığı, fosil yakıtlara olan bağımlılığımızı azaltma ve yeşil üretimi güçlendirme ihtiyacını bir kez daha ortaya koyuyor.”

Bu arada, Çin’in ihracat patlaması, Avrupa’nın büyüme modeline ABD’ninkinden çok daha fazla baskı uyguluyor.

“Çin şoku 2.0”, Almanya’nın imalat sektörünü mahvediyor ve yetkilileri daha sert önlemler almayı düşünmeye zorluyor.

Nitekim Ekonomi ve Üretkenlik Komiseri Dombrovskis, “Analizden eyleme geçmek önemli,” dedi.

ABD’nin uyguladığı gümrük vergileri, Çin mallarının bir kısmının diğer pazarlara yönelmesine katkıda bulundu.

Bessent, “Gelişmiş dünyanın geri kalanına ve gelişmekte olan ülkelerin üst düzeylerine, ABD’nin gümrük vergisi duvarını diktiğinde Çin’den gelen fazla malların onların kıyılarına ulaşacağı konusunda uyarıda bulunmuştum. Ve ne yazık ki haklı çıktım,” dedi ve şöyle devam etti:

“Bu, ABD hariç G7-plus-plus’ın bir sorunu. Biz önlemlerimizi aldık… ve şimdi bu malları alan ülkelerin bu konuda bir şeyler yapması gerekiyor.”

Finansal İstikrar Kurulu’na başkanlık eden İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey, toplantılar öncesinde G20 bakanlarını uyararak, İran savaşının enerji enflasyonunu ve faiz oranlarının yükselmesini tetikleyen “önemli bir arz şoku”na yol açtığını söyledi.

Bessent ise uzun vadeli iktisadi riski önemsiz göstermeye çalışarak, “Bu İran çatışmasının üstesinden geleceğiz ve dünya bu sayede daha iyi bir yer haline gelecek,” dedi.

Çin, G20 bildirisine karşı çıktı

Bessent Salı günü yaptığı açıklamada, “piyasa ekonomisi olmayan ülkelerin bitmek bilmeyen ucuz ihracat akışını sürdürmesinin sürdürülebilir olmadığı” yönündeki ortak bildirgeye karşı çıkan tek G20 üyesi ülkenin Çin olduğunu belirtti.

Bessent, diğer G20 üyelerinin “önümüzdeki günler, haftalar veya aylar içinde” “bu sürdürülemez dengeye ilişkin bir çözüme ulaşmak” için harekete geçeceğini belirtti.

Salı günü ilerleyen saatlerde Hazine Bakanlığı tarafından yayınlanan bildiride, Çin’in, 19 üyenin “ülkelerin dengesizlikleri şiddetlendiren piyasa dışı politika ve uygulamaları ortadan kaldırmak için adımlar atması gerektiği” konusunda mutabık kaldığı bir paragrafa itiraz ettiğini belirten bir dipnot yer alıyor.

Söz konusu paragrafta, “Özellikle, aşırı ve kalıcı dış fazla veren ülkeler, iç tüketimi kısıtlayan ve büyüme için ihracata aşırı bağımlılığa yol açan çarpıklıkları ortadan kaldırmalıdır,” deniyor.

Hazine Bakanlığı, Çin’in ayrıca, İran’ın ABD ile sürdürdüğü savaş kapsamında fiilen engellediği hayati bir petrol nakil yolu olan Hürmüz Boğazı’ndaki devam eden deniz taşımacılığı aksaklıklarına ilişkin endişeleri dile getiren bir paragrafa da itiraz ettiğini belirtti.

Çin ayrıca, Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) “küresel dengesizliklere yönelik gözetimini” öven ve “dış borcunun önemli bir kısmını G20 üyelerine borçlu olan ülkeleri” özellikle vurgulayan paragraflara da karşı çıktı.

Bessent basın toplantısında, “Bugün oybirliğiyle kabul edilmiş bir ortak bildiri açıklayabilmeyi umuyordum,” derken, diğer 19 üyenin mutabakatının “sorunun ne kadar büyük olduğunu gösterdiğini” vurguladı.

Bessent ayrıca İran ve Çin meselesine dair şunları söyledi:

“İran konusunda Çin ile aramızdaki ortak noktalar, farklılıklarımızdan daha fazla. Çin, İran’ın nükleer silaha sahip olamayacağı konusunda hemfikir. Çin, Hürmüz Boğazı’nda serbest deniz ticaretinin olması gerektiği konusunda da hemfikir. Çin, enerjisinin yüzde 50’sini Körfez’den temin ediyor. Bu nedenle, bir çözüm bulmak için çaba göstermenin Çin’e bağlı olduğunu ya da Çin’in sorumluluğu olduğunu düşünüyorum. Bunu nasıl hayata geçireceklerini göreceğiz.”

Avrupa ve Kanada’dan Çin konusunda karışık sinyaller

Dombrovskis bir basın toplantısında, Çin’in iktisadi dengesizliklerin başlıca kaynağı olduğunu belirtirken, ABD ve Avrupa’nın da bu dengesizliği gidermede üstlenmeleri gereken roller olduğunu söyledi.

Daha doğrudan ifadelerle, Almanya Maliye Bakanı Lars Klingbeil, ABD ve İsrail öncülüğündeki İran savaşının, devam eden ABD gümrük vergisi anlaşmazlıklarıyla birlikte, küresel ekonomiyi frenleyen belirsizliğin başlıca nedenleri olduğunu söyledi:

“Belirsizlik, iktisadi büyüme için zehirdir. ABD’nin sürdürdüğü gümrük vergisi çatışmaları, örneğin Kanada ile şu anki anlaşmazlık gibi, güveni yok ediyor.”

İngiltere, dengesizlikleri azaltmaya çalışmanın hassas bir konu olduğunu belirterek, Çin ile pragmatik bir ticaret ilişkisi sürdüreceğini açıkladı.

Yıl başından bu yana Çin ile daha yakın iktisadi bağlar kuran Kanada’nın Maliye Bakanı Francois-Philippe Champagne, ülkesinin diğer G7 ülkeleriyle aynı şekilde ve “net sınırlar” çerçevesinde Çin ile ilişkiler kurduğunu belirtti.

IMF Genel Direktörü Kristalina Georgieva, Reuters’a yaptığı açıklamada, Çin’in harekete geçmesi gerektiğini fark ettiğine inandığını, fakat Çin’in daha çok, aşırı ithalat talebine katkıda bulunan artan mali açıklarını azaltması gibi, ABD gibi diğer ülkelerle koordineli bir eylem çağrısında bulunduğunu belirtti.

Pazartesi günü geç saatlerde bir açıklama yapan Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama, G20’daki meslektaşlarına kritik minerallere yönelik keyfi ihracat kısıtlamalarının küresel ekonomiye zarar verdiğini ilettiğini söyledi.

Bu konu, G20 başkanının açıklamasına da dahil edildi.

Açıklamada, “Küresel tedarik zincirlerinin normal şekilde işleyişini sürdürmesini sağlamak için ülkeleri gereksiz ihracat kısıtlamalarından kaçınmaya çağırıyoruz,” denildi.

Pekin, ABD Başkanı Donald Trump’ın uyguladığı ve ABD dışındaki şirketleri de etkileyen gümrük vergilerine yanıt olarak, Nisan 2025’te nadir toprak elementlerine ihracat kısıtlamaları getirerek kritik minerallerin işlenmesindeki hakimiyetini de kullanmıştı.

ABD’den yapay zeka baskısı

ABD, Salı günü Kuzey Carolina’da düzenlenen ve sektörün önde gelen isimleri ile ticaret bakanlarının katıldığı bir toplantıda, G20 üyelerine yapay zeka düzenlemeleri konusunda müdahaleci olmayan bir yaklaşım benimsemeleri ve bu teknoloji için yeni kurallar getirmekten kaçınmaları yönünde baskı uyguladı.

ABD’nin hedefleri, neredeyse tamamı Amerikan olan dünyanın en büyük yapay zeka şirketlerinin düşünceleriyle büyük ölçüde örtüşüyor.

Bu şirketler, hızla büyüyen işleri için dünya çapında daha az düzenleme yapılmasını ya da kuralların kendileri tarafından şekillendirilmesini istiyor.

Federal hükümetin getireceği şartlar, yeni modellerin piyasaya sürülmesini yavaşlatırsa veya şirketleri güvenlik endişelerini gidermek için ürünlerinin işleyişini değiştirmeye zorlarsa, sektörün kârını olumsuz etkileyebilir.

İki günlük toplantıya eş başkanlık eden ABD teknoloji danışmanı Michael Kratsios, ülkelerin “Carolina İlkeleri”ni benimsemelerini savundu.

Kratsios, toplantıda G20 yetkililerine yaptığı açıklamada, bu ilkeleri imzalayan ülkelerin yapay zeka ile ilgili kurallar oluştururken “yeni düzenlemeleri yalnızca yeni hususlara ayırmayı” kabul ettiklerini söyledi.

Ayrıca bu ülkelerin, “keşifleri hızlandırmak için temel araştırmalara” yatırım yapacaklarını ve yeni teknolojiler için ticari fırsatları güçlendireceklerini de sözlerine ekledi.

Kratsios, “Politika yapıcılar her yeniliği tek başına ele almak zorunda değiller ve ortaya çıkan her teknolojiyi türünün ilk örneği olan bir politika sorunu olarak görmemelidirler,” dedi.

Büyük Teknoloji yöneticileri G20 bakanlarına seslenecek

SpaceX CEO’su Elon Musk, Salı sabahı Avrupa Birliği’nin teknoloji düzenlemelerini eleştirerek, AB’nin politikasının şirketler için “ilerlemeyi engellediğini” belirtti.

Ayrıca, Çin dışındaki liderleri veri merkezlerine enerji sağlamak üzere yeni enerji kaynakları geliştirmeye çağırdı.

ABD Ticaret Bakanlığı sözcüsü, Meta CEO’su Mark Zuckerberg’in, daha önce konuşma yapmayı planlayan şirket başkanı Dina Powell McCormick’in yerine video konferans yoluyla bakanlara hitap edeceğini söyledi.

Google sözcüsü Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Google DeepMind’ın kurucu ortağı Demis Hassabis’in de bakanlara video konferans yoluyla hitap edecek konuşmacılar listesine eklendiğini belirtti.

Reuters daha önce, OpenAI CEO’su Sam Altman ve Nvidia CEO’su Jensen Huang’ın Çarşamba günü, toplantıya ev sahipliği yapan Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile birlikte delegelerin karşısına ayrı ayrı çıkacaklarını bildirmişti.

Bir Beyaz Saray yetkilisi, G20 teknoloji toplantısında ABD’nin üye ülkelere, yapay zeka gelişimini denetlemek üzere yeni düzenleyici kurumlar kurmamaları konusunda baskı yapacağını söyledi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version