Ortadoğu

Hizbullah’tan hükümete iç savaş uyarısı

Yayınlanma

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, Lübnan hükümetinin bu ay başında aldığı silah bıraktırma karar nedeniyle ülkede çıkabilecek her türlü iç savaş ve yıkımın sorumluluğunun hükümete ait olacağını söyledi.

ABD baskısıyla Hizbullah’ın silahsızlandırılması yönünde karar alan Lübnan hükümeti ile Hizbullah arasındaki gerilim tırmanıyor. Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, bu ay başında alınan karar nedeniyle ülkede çıkabilecek her türlü iç savaş ve yıkımın sorumluluğunun hükümete ait olacağını söyledi.

Kasım, “Lübnan hükümeti, yaşanabilecek her fitnenin, her iç patlamanın ve Lübnan’a gelebilecek her yıkımın tam sorumluluğunu taşıyor. Devletin görevi, Lübnan topraklarını ve halkını savunmaktır” dedi.

“Direniş, saldırılar sürdükçe silah bırakmayacak”

Hizbullah lideri, İsrail’in saldırıları ve işgali devam ettiği sürece silah bırakmayacaklarını vurgulayarak, “Gerekirse, bu Amerikan-İsrail projesine karşı Kerbela’ya benzer bir mücadele vereceğiz ve zafer kazanacağımızdan eminiz” ifadelerini kullandı.

Kasım, şimdilik Hizbullah ve Şii müttefiki Emel Hareketi’nin “diyalog ve değişikliklere alan açmak” amacıyla sokak protestolarını ertelediğini, ancak kararın tehlikeli olduğunu söyledi. “5 Ağustos’taki kabine kararı, ulusal mutabakatı ihlal eden ve ulusal güvenliği yok eden tehlikeli bir adım” diyen Kasım, ordunun bu sürece dahil edilmemesi gerektiğini belirterek, “Ordunun sicili temiz” ifadesini kullandı.

“Hükümetin meşruiyeti yok”

Kasım, bu kararın hükümetin meşruiyetini ortadan kaldırdığını savunarak, “Taif Anlaşması ve hükümetin programı ona bu hakkı vermiyor. Direnişin meşruiyeti, hükümetten değil, kan ve kurtuluştan gelir. Hükümetin görevi, ülkeyi inşa etmektir; onu İsrail ve Amerikan düşmanına teslim etmek değil” dedi.

Bu kararın, “direniş savaşçıları ile ailelerinin öldürülmesini ve topraklarından sürülmesini kolaylaştıracağını” belirten Kasım, hükümetin asıl görevinin İsrail’i Lübnan’dan çıkarmak olduğunu söyledi:

“Defalarca söyledik: Saldırıyı durdurun, İsrail’i Lübnan’dan çıkarın, ulusal savunma stratejisini görüşmek için sizinle tam işbirliği yaparız. Bu karar büyük bir hata; ulusal ortaklarının öldürülmesini kabul ederek size vaat edilen bir yaşam karşılığında onları satıyorsunuz.”

Kasım, silahların devletin tekelinde olmasını savunanlara da “Topraklarımızda, askerlerini tebrik eden ve onlara daha fazlasını vaat eden İsrail Genelkurmay Başkanı’nı görmediniz mi? Netanyahu’nun ‘Büyük İsrail’ sözlerini duymadınız mı” diye seslendi.

Hizbullah lideri, İsrail’in Lübnan’daki ateşkesi ihlal etmeye devam ettiğini, buna rağmen Hizbullah’ın sekiz aydır sabırlı davrandığını söyledi. “Bu aşamanın sabır gerektirdiğine inandığımız için hem savaşçılarımız hem de halkımız hedef alındı” dedi.

Kasım ayrıca, ülkede yayınlanan son anketin Lübnan halkının çoğunluğunun ordunun tek başına ülkeyi koruyamayacağına ve diplomasinin yeterli olmadığına inandığını ortaya koyduğunu belirtti. “Eğer kendinizi yetersiz hissediyorsanız, düşmanı bize bırakın. İsrail’in geçmişteki savaşları başarısız oldu, bu da başarısız olacak” diye konuştu.

İsrail saldırıları ve hükümet kararı

Kasım’ın konuşması, İsrail’in Lübnan’ın güneyi ve doğusunu hedef alan yoğun hava saldırılarından bir gün sonra geldi. İsrail ordusu, saldırılarda Hizbullah’a ait “tünelleri” ve askeri altyapının vurulduğunu iddia etti.

Konuşma, ayrıca Lübnan kabinesinin Hizbullah’ın silahsızlandırılması yönündeki kararının ardından yapıldı. Karara göre Lübnan ordusu, ağustos ayı sonuna kadar bir uygulama planı hazırlayacak. Yıl sonuna kadar Hizbullah’ın silahsızlandırılması hedefleniyor. Bu kararın, ABD’nin aylardır yürüttüğü yoğun baskılar sonucu gündeme geldiği ve Washington’un önerisine dayandığı belirtiliyor.

Hizbullah, hükümeti, ulusal savunma stratejisi konusunda direnişle diyalog kurmadan aceleci şekilde karar almakla suçlarken aynı zamanda bu kararı “yok hükmünde” sayacağını duyurmuştu.

Son aylarda Hizbullah, silahlarının devletin savunma amacıyla kullanılması konusunda görüşmeye açık olduğunu defalarca ifade etti. Ancak bu görüşmelerin, İsrail’in Lübnan’ın güneyinden çekilmesi ve ülkeye yönelik saldırılarını sonlandırmasından önce yapılamayacağını vurguluyor.

Beyrut, başlangıçta Washington’un silahsızlandırma teklifine, önce İsrail’in çekilmesi ve saldırılarını durdurması şartıyla yanıt verdi; ancak bu talep reddedildi.

Çok Okunanlar

Exit mobile version