Bizi Takip Edin

Asya

Huawei, gelişmiş AI çipinin üretimini iki katına çıkaracak

Yayınlanma

Huawei, dünyanın en büyük yarı iletken pazarında müşteri kazanmayı hedefleyerek, önümüzdeki yıl en gelişmiş yapay zeka (AI) çiplerinin üretimini keskin bir şekilde artırmaya hazırlanıyor.

Bloomberg’e konuşan kaynaklar, Çinli şirketin gelecek yıl yaklaşık 600.000 adet 910C Ascend yongası üretmeyi planladığını ve bunun bu yılki seviyenin yaklaşık iki katı olduğunu söyledi.

Huawei, ABD’nin yaptırımları nedeniyle 2025 yılının büyük bir bölümünde bu ürünleri piyasaya sürmekte zorlanmıştı.

Shenzhen merkezli şirketin 2026 yılında Ascend ürün grubunun üretimini 1,6 milyon adede çıkaracağı belirtildi. Bu rakam, çip devrelerini barındıran temel silikon bileşenleri ifade ediyor.

Huawei bu hedefleri gerçekleştirebilirse, dünyanın en büyük ikinci ekonomisini besleyen yabancı çiplerden kurtulmak için Çin’in en büyük umudu olarak görülen şirket için teknik bir atılım anlamına gelecektir.

Bu, Huawei ve ana ortağı Semiconductor Manufacturing International Corp.’un, sadece AI işini değil, aynı zamanda Pekin’in kendi kendine yeterlilik hedeflerini de engelleyen bazı darboğazları gidermenin bir yolunu bulduğunu gösteriyor.

2025 ve 2026 için tahminler, Huawei’nin envanterinde bulunan kalıpların yanı sıra, üretim sırasında verim veya arıza oranına ilişkin iç tahminleri de içeriyor.

Alibaba’dan DeepSeek’e kadar Çinli şirketler, AI hizmetlerini geliştirmek ve işletmek için milyonlarca AI çipine ihtiyaç duyuyor. Yalnızca Nvidia’nın tahminlere göre 2024 yılında bir milyon H20 çipi sattığı tahmin ediliyor.

Eylül ayında Huawei, Nvidia’nın hakimiyetini sarsmak için üç yıllık vizyonunu kamuoyuna açıklayarak alışılmadık bir adım attı. Bu, şimdiye kadar planlarını ve yeteneklerini gizli tutmayı tercih eden şirketin geleneklerinden bir kopuş oldu.

Dönüşümlü Başkan Eric Xu 2028 yılına kadar aşamalı olarak piyasaya sürülmesi planlanan 950, 960 ve 970 numaralı Ascend çiplerini tanıttı.

Huawei, hızlandırıcılar geliştirmek için yarışan Çinli çip firmalarının öncülüğünü yaparken, Nvidia hükümetin kontrolleri nedeniyle pazardan büyük ölçüde dışlanmaya devam ediyor. Pekin, güvenlik endişeleri nedeniyle Çinlilerin bu ürünleri kullanmasını engelliyor veya caydırıyor.

Nvidia’nın kurucu ortağı Jensen Huang, Çinlilere ürünlerinin güvenliği konusunda güvence vermeye çalışıyor, fakat bunun ne zaman gerçekleşeceği veya gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belli değil. Şirket, son kazanç raporunda, Çin için özel olarak tasarlanmış H20 modelinin son çeyrekte hiçbir satışının kaydedilmediğini açıkladı.

Çinli şirketlerin gelecek yıl genel yarı iletken üretimini üç katına çıkarmaya çalıştığına dair haberler olsa da, bu hedefin gerçekçi olmadığı belirtiliyor. 

Sorunlardan biri, üretim veriminin, yani montaj hattından çıktıktan sonra kullanılabilir çiplerin yüzdesinin, beklenenin altında olması.

Huawei’nin mevcut en üst düzey AI işlemcisi, iki yongayı tek bir yonga setine sığdırıyor ki bu, teorik olarak ürünü daha güçlü hale getiren gelişmiş bir paketleme başarısı. 

Fakat bu süreç zorlu ve kısmen, Cambricon gibi rakiplerin eksikliği telafi etmesine olanak tanıyan sürekli tedarik sıkıntısını açıklıyor.

Fakat Huawei, yaz aylarında üretimini önemli ölçüde artırabildi. Geçtiğimiz yıl boyunca, Shanghai Micro Electronics Equipment dahil olmak üzere Çinli firmaların dişli teknolojisinde büyük ilerlemeler kaydettiğine dair işaretler ortaya çıktı. Huawei, 2026 yılının sonlarında 910C’nin ardından (endüstri tarafından başlangıçta 910D olarak adlandırılan) bir çip piyasaya sürmeyi planlıyor.

Şirket, dört yongayı tek bir yonga setine sıkıştıran daha radikal bir tasarıma sahip yeni yonga setinden 100.000 adet üretmeyi hedefliyor. Huawei, bu ay 950DT adını verdiği çipi 2026 yılının sonlarında piyasaya sürmeyi hedeflediğini açıkladı.

Kaynaklar, Huawei’nin gelecek yıl iki tür çipte toplamda yaklaşık 1,6 milyon yonga dağıtacağını, 2025’te ise bu rakamın 1 milyon olacağını belirtti. 

Huawei, bu yılın başlarında müşterilerine, kendi bulut bilişim birimi ve potansiyel olarak bazı devlet bağlantılı projeler için ayrılan yaklaşık 100.000 birime ek olarak, yıl sonuna kadar 200.000 Ascend 910C satmaya hazır olduğunu söyledi.

Şu anda, Huawei’nin AI çipleri tek çip performansında Nvidia’nın gerisinde kalıyor. Yakında piyasaya çıkacak olan Ascend 950’nin Nvidia’nın yeni nesil VR200 süper çipinin performansının yalnızca %6’sını sunabileceği tahmin ediliyor.

Şimdiye kadar, Alibaba ve Tencent gibi Huawei’nin başlıca müşterileri, en iyi yarı iletkenlerini büyük ölçüde yalnızca çıkarım yapmak veya eğitildikten sonra AI modellerini çalıştırmak için kullanıyordu.

SMIC’in yardımıyla Huawei, eski 7 nanometre teknolojisini kullanarak çip üretimi yapabiliyor. 910 ürün serisi için kullanılan yongalar, SMIC’in 7 nm teknolojisinin geliştirilmiş bir versiyonu ile üretiliyor.

Buna karşılık, Nvidia’nın en yeni Blackwell mimarisi GPU’ları, TSMC tarafından 4 nm düğümlerde üretiliyor ki bu, yaklaşık iki nesil ileride olmak anlamına geliyor.

Asya

Güney Kore’den Ukrayna’ya Kuzey Koreli esirler için özür ültimatomu

Yayınlanma

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, iki Kuzey Koreli savaş esirinin Seul’e nakledildiğini açıklayan Ukrayna’nın gizlilik anlaşmasını ihlal ettiğini belirterek Kiev yönetimini resmi özür dilemeye çağırdı. Ukrayna tarafının anlaşmayı inkar ettiğini belirten Lee, olguların kabul edilmemesi halinde karşı adımlar atılacağını duyurdu.

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, Ukrayna’nın iki Kuzey Koreli savaş esirinin Seul’e teslim edildiğini kamuoyuna duyurarak gizlilik mutabakatını ihlal ettiğini belirtti.

Lee, Kiev yönetiminin olguları kabul etmemesi ve kamuoyu önünde özür dilememesi halinde ülkesinin karşı adımlar atacağını açıkladı.

X hesabı üzerinden açıklamada bulunan Lee, esirlerin iadesi sürecinde Ukrayna tarafının gizlilik talep ettiğini, Seul’ün de bilgilerin açıklanmaması yönünde anlaşmaya vardığını kaydetti. Lee, Ukrayna’nın bu mutabakatı tek taraflı olarak bozduğunu ifade etti.

“Ukrayna bizi yalancı durumuna düşürdü”

Gelişmeler karşısında nezaket çerçevesinde üzüntülerini ilettiklerini belirten Güney Kore Devlet Başkanı, Ukrayna tarafının varılan mutabakatı inkar ederek kendisini yalancı durumuna düşürdüğünü savundu.

Lee, Seul’ün anlaşmanın kabul edilmesini ve özür dilenmesini istemesi üzerine Kiev’in Kuzey ve Güney Kore arasında kaçınılmaz bir çatışma senaryosundan söz ettiğini ve “Kore Yarımadası’nda savaşı kışkırtmaya çalıştığını” öne sürdü.

Lee, açıklamasında “Ukrayna’nın eylemlerinden ciddi üzüntü duyuyoruz. Olguları kabul etmeyi ve kamuoyu önünde özür dilemeyi reddetmeyi sürdürürlerse yeni adımlar atacağız. Bu, Kore Cumhuriyeti vatandaşlarının ve devletinin onur meselesidir, görmezden gelemeyiz” ifadelerini kullandı.

Zelenskiy esir teslimini BM kürsüsünden duyurdu

Tartışma, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin 23 Eylül’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayla başladı. Zelenskiy, Ukrayna’nın iki Kuzey Koreli askeri esiri Güney Kore’ye teslim ettiğini açıkladı. Lee Jae-myung bu açıklamaya sosyal medya üzerinden tepki göstererek, Ukrayna’yı gizlilik anlaşmasını çiğnemekle suçlamış ve durumu “utanç verici” olarak nitelendirmişti.

Buna karşılık Ukrayna Devlet Başkanlığı Danışmanı Dmitro Litvin, Seul ile Kiev arasında esir takasına ya da teslimine ilişkin herhangi bir gizlilik anlaşması bulunmadığını ileri sürdü. Reuters’ın aktardığına göre, bu açıklamanın ardından Güney Kore Dışişleri Bakanlığı 28 Eylül’de Ukrayna’nın Maslahatgüzarı Andriy Veşkin’i bakanlığa çağırarak diplomatik protesto iletti.

Moskova esir transferine ilişkin bilgisinin olmadığını belirtti

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Kuzey Koreli savaş esirlerinin teslimine dair ellerinde bir bilgi olmadığını açıkladı. Esir konusunun Rusya Savunma Bakanlığı ve istihbarat servislerinin yetkisinde olduğunu aktaran Peskov, istihbarat kanalları üzerinden temasların sürdüğünü kaydetti.

Rusya ile Kuzey Kore, Ukrayna ordusunun Ağustos 2024 başında sınır bölgelerine girdiği dönemde Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması imzalamıştı. Kuzey Kore birlikleri Kursk bölgesindeki çatışmalarda yer alırken Rusya Genelkurmay Başkanlığı, bölge topraklarının 2025 ilkbaharında Ukrayna ordusundan tamamen temizlendiğini duyurmuştu.

Okumaya Devam Et

Asya

Çin akaryakıt ihracatını durdurdu: Küresel pazarda tedarik daralıyor

Yayınlanma

Çin, eriyen iç stoklarını takviye etmek için ekim ayı rafine akaryakıt ihracatını askıya alarak küresel arz sıkıntısını büyüttü. Ülkedeki motorin ve gaz yağı açığı 20 milyon varile ulaşırken, yakıt fiyatları yüzde 70 tırmanan ABD acil rezervlerden 40 milyon varil ham petrol çıkarıyor.

Çin, eriyen yerel rezervlerini yeniden doldurabilmek amacıyla ekim ayı boyunca yapılması planlanan rafine akaryakıt ihracatını askıya aldı.

ABD’nin İran ile girdiği savaşın küresel enerji arzını sarstığı günlerde hayata geçen uygulama, dünya genelindeki yakıt tedarik açığını daha da derinleştirme riski taşıyor.

Yetkililer, ülkedeki bir haftalık ulusal tatilin başında büyük rafinerilere Hong Kong ve Makao hariç hiçbir dış pazara sevkiyat izni verilmeyeceğini bildirdi.

Reuters’a konuşan sektör kaynakları, 7 Ekim sonrasında yurt dışına yakıt çıkışına yeniden onay verilip verilmeyeceğinin rafinerilerin üretim hızına ve iç depolardaki doluluk oranına göre netleşeceğini aktardı.

Batı Asya’dan ham petrol akışının savaş nedeniyle kesintiye uğraması üzerine Pekin yönetimi ilk olarak mart ayında ihracata sınırlama getirmiş, temmuz ayında ise motorin, benzin ve jet yakıtı satışlarını aylık izin şartına bağlamıştı.

Oxford Enerji Araştırmaları Enstitüsü bünyesindeki Çin enerji araştırmaları biriminin yöneticisi Michal Meidan, hükümetin temel hedefinin iç pazardaki arzı güvenceye almak olduğunu vurgulayarak, “Uluslararası piyasalar ikinci planda kalıyor” değerlendirmesini yaptı.

İhracat vizesi için ticari rezervlerin savaş öncesindeki seviyelere ulaşması şart koşuluyor.

Enerji veri analitiği kuruluşu Kpler’in verilerine dikkat çeken analist Zameer Yusof, mevcut motorin ve gaz yağı envanterinin savaş öncesi döneme göre 20 milyon varil geride kaldığını, benzin açığının ise yaklaşık 9 milyon varil düzeyinde seyrettiğini kaydetti.

Pekin’in muslukları kapatması, Washington ile Avrupalı müttefikleri arasındaki enerji gerilimini de su yüzüne çıkardı.

Washington yönetimi, acil durum rezervlerini piyasaya sürmemeleri halinde Almanya ve Fransa’ya sağladığı motorin sevkiyatını durdurma uyarısı yaptı. Avrupalı bir yetkili, ABD’nin Avrupa Birliği’nden altı aylık süre zarfında 120 milyon varil motorini dolaşıma sokmasını talep ettiğini ifade etti.

Gelişmeleri değerlendiren ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Batı Asya kaynaklı motorin kaybının telafi edilmeye çalışıldığını ancak Çin’den gelen ihracat kanalının da kapandığını kaydetti.

İran savaşının patlak vermesinden bu yana ABD iç pazarında motorin fiyatları yüzde 70, benzin fiyatları ise yüzde 50 civarında yükseldi.

Yaklaşan Kongre ara seçimleri öncesinde artan yakıt maliyetlerini dizginlemeye odaklanan Beyaz Saray, kendi acil durum kaynaklarını devreye sokuyor.

ABD Enerji Bakanlığı, enerji firmalarına ödünç verilmek üzere Stratejik Petrol Rezervinden 40 milyon varil ham petrolün daha kullanıma açılacağını duyurdu.

Daha önce 1982’den bu yana en düşük düzeyine gerileyen ABD rezervleri, bu son tahsisatla birlikte yasalarda tanımlanan asgari güvenlik sınırının altına inecek.

Okumaya Devam Et

Asya

Japon iş dünyası heyeti Pekin’i ziyaret ederken Çin ‘tarihten ders çıkarma’ uyarısı yaptı

Yayınlanma

Çin’in en üst düzey diplomatı, Tokyo’ya tarihten ders çıkarma çağrısı yaptı. Görüşme, ikili ilişkilerin kasım ayında bozulmasından bu yana bir Japon heyetinin Çin’de en üst düzeyde kabul edildiği temas oldu.

Çin’in en üst düzey diplomatı Wang Yi, 50 kişilik şirket yöneticileri heyetine başkanlık eden Japonya’nın eski Dışişleri Bakanı Takeshi Iwaya ile pazartesi günü Pekin’de bir araya geldi. Görüşme, yaklaşık bir yıldır Çin’i ziyaret eden bir Japon heyetinin Pekin’de bu düzeyde kabul edildiği en üst düzey temas oldu.

Çin Dışişleri Bakanlığının görüşmeye ilişkin açıklamasına göre Wang, gelecek yıl diplomatik ilişkilerin kurulmasının 55. yıl dönümü öncesinde ikili ilişkilerin “ciddi bir durumla” karşı karşıya olduğunu ve “henüz normalleşmediğini” söyledi.

Wang, “Savaş sonrası ‘barış anayasasına’ meydan okuyan ya da savaş dönemindeki saldırganlık tarihini yeniden yazmaya çalışan bir ülke, dünyayla yüzleşemez; geleceğe ise hiç açılamaz” dedi.

Wang, Tokyo’ya ülke yönetiminin Tayvan konusundaki “hatalı söz ve eylemlerini” mümkün olan en kısa sürede düzeltme çağrısında bulundu.

Çinli diplomat ayrıca Japonya’nın, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Japon savaş suçlularını yargılamak üzere Müttefikler tarafından kurulan Tokyo Mahkemelerinin 80. yıl dönümünde tarihten ders çıkarması gerektiğini söyledi.

Wang, iktidardaki Çin Komünist Partisinin 24 üyeli Politbürosunda yer alıyor ve Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Dış İlişkiler Komisyonu Ofisi Direktörlüğü görevini yürütüyor. Iwaya ise Shigeru Ishiba hükümetinde dışişleri bakanlığı yaptığı dönemde, Aralık 2024’te Pekin’i ziyaret etmişti.

Japon heyetinin Pekin’e gelişi, geçen hafta Washington’da Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılan zirvenin hemen ardından gerçekleşti. İki lider görüşmede, ülkelerinin İkinci Dünya Savaşı sırasında Japonya’ya karşı kurduğu savaş dönemi ittifakına övgüde bulundu.

Tokyo, Pekin ile Washington arasındaki ilişkilerde istikrar yönünde ortaya çıkan işaretleri kaygıyla izliyor. Bu gelişmelerin ardından Trump ile Japonya Başbakanı Sanae Takaichi arasında cumartesi günü 20 dakikalık bir telefon görüşmesi yapıldı. Trump görüşmede, Washington’daki temasları hakkında Takaichi’ye bilgi verdi.

Iwaya’nın Japonya Uluslararası Ticaretin Teşviki Derneği (JAPIT) Başkanı sıfatıyla gerçekleştirdiği ziyaret, Takaichi’nin geçen yıl Tayvan konusunda yaptığı açıklamalarla başlayan uzun süreli ikili çıkmazın aşılmasına yönelik çabaların bir parçası.

Takaichi, kasım ayında Japon parlamentosunda yaptığı açıklamada, Tayvan’a ilişkin olası bir krizin Japonya açısından “ülkenin varlığını tehdit eden bir durum” oluşturabileceğini ve bunun Tokyo’ya kolektif meşru müdafaa kapsamında karşılık verme imkânı sağlayabileceğini savunmuştu.

Takaichi’nin açıklamalarının yol açtığı siyasi gerilim, Pekin ile Tokyo arasındaki resmi bakanlık düzeyindeki temasların aniden kesilmesine neden oldu.

Japonya ayrıca son yayımladığı savunma beyaz kitabında Çin’i tehdit olarak nitelendirerek, “kapsamlı ulusal gücü büyütme” çağrısı yaptı.

İlişkilerdeki soğukluğun boyutu temmuz ayında bir kez daha görüldü. Japonya Dışişleri Bakanı Toshimitsu Motegi, Manila’da düzenlenen ASEAN bağlantılı toplantıların oturum aralarında Wang ile kısa bir görüşme yaptığını açıkladı. Pekin ise hızla buna karşılık vererek böyle bir temasın gerçekleştiğini kesin bir dille reddetti.

Resmi kanalların tıkanması üzerine Japon iş çevreleri ile parlamenter gruplar, iletişim kanallarını açık tutmak için devreye girdi.

Mevcut JAPIT heyetinin ziyareti aslında haziran ayında yapılacaktı. Ancak örgütün uzun yıllar başkanlığını yürüten eski Dışişleri Bakanı Yohei Kono’nun ölümü nedeniyle ziyaret ertelendi. Kono, geçen yıl benzer bir ticaret heyeti kapsamında Pekin’e gitmiş ve Çin Başbakanı Li Qiang ile görüşmüştü.

Pazartesi günkü görüşmelerde Iwaya da mevcut ilişkilerin “endişe verici” olduğunu kabul etti. Iwaya, JAPIT’in Kono’nun mirasını sürdüreceğini ve ilişkileri Çin-Japonya ilişkilerinin temelini oluşturan dört siyasi belgenin ilkelerine yeniden döndürmek için çalışacağını söyledi.

Bu görüşme, son dönemde Japon iş dünyası ve yasama organı temsilcilerinden oluşan çeşitli heyetlerin Pekin’e gerçekleştirdiği ziyaretlerin devamı niteliğinde.

Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı Hua Chunying, haziran ayında dört kişilik geçici bir JAPIT heyetini kabul etmişti. Çin Komünist Partisi Uluslararası İlişkiler Departmanı Başkan Yardımcısı Lu Kang ise ağustos ayı sonunda farklı partilerden genç Japon parlamenterlerden oluşan bir heyetle görüşmüştü.

Eylül ortasında ise Japonya-Çin Dostluk Parlamenterler Birliği’nden genç milletvekillerinden oluşan başka bir heyet, Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı Liu Bin tarafından kabul edildi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English