Bizi Takip Edin

Asya

İki dakikalık diziler dünyayı ele geçirdi: Sektör 11 milyar dolara ulaştı

Yayınlanma

Çin’de ortaya çıkan ikişer dakikalık dikey mobil diziler, kısa sürede 11 milyar dolarlık dev bir küresel sektöre dönüştü. Süresi üç dakikayı geçmeyen bu yapımlar, Hollywood devlerinin ve küresel markaların da dikkatini çekerek dünyada en hızlı büyüyen mobil içerik formatı haline geldi. Analiz raporları, mobil kullanıcıların bu uygulamalarda geçirdiği günlük sürenin hızla arttığını gösteriyor.

Bloomberg’in “Çin Bütün Dünyayı İki Dakikalık Mikrodramalara Bağımlı Yaptı” başlıklı haberine göre, bir dönem kalitesiz pembe diziler olarak görülen ikişer dakikalık bölümlerden oluşan mobil yapımlar, 11 milyar dolarlık küresel bir sektöre dönüştü.

Mobil telefonlardan izlenmek üzere dikey formatta çekilen ve her bölümü iki ila üç dakika süren bu mikrodramalar, Hollywood stüdyolarının da radarında.

Dijital ve mobil analiz şirketi Sensor Tower’ın verilerine göre, mikrodrama uygulamalarında geçirilen ortalama günlük süre Nisan 2026 itibarıyla 25 dakikaya ulaştı. Bu rakam, Ocak 2025 kıyasla yüzde 85’lik bir artışa işaret ediyor.

Çinli şirketler küresel pazara yüz milyonlarca dolar yatırdı

İlk örnekleri 2018 civarında Çin’de ortaya çıkan mikrodramaların gelirleri, 2024 yılına gelindiğinde Çin’deki toplam sinema gişe hasılatını geride bıraktı.

Çinli ReelShort ve DramaBox gibi şirketler, uluslararası pazara açılmak için yüz milyonlarca dolar yatırım yaptı.

Satış alanını genişleten kısa drama uygulamalarının sayısı Şubat 2025 itibarıyla yurt dışında 200’ü aştı. Bu sayı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık dört katlık bir artış anlamına geliyor.

Maliyeti onlarca bin doları geçmeyen ve çekimleri genellikle iki haftadan kısa süren bu yapımlar, reklam, abonelik ve bölüm başı ödemeler sayesinde milyonlarca dolar kazanç getirebiliyor. İzleyici kitlesinin en büyük bölümünü ise 18 ile 35 yaş arasındaki kadınlar oluşturuyor.

Sektörün en büyük gelir kaynağı ABD oldu. 2026 yılının başında küresel uygulama içi satın almaların yüzde 37’si ABD’den gerçekleşti. 2025 yılında yapımcılarına 11 milyar dolar kazandıran sektörün büyüklüğünün, 2030 yılına kadar 26 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Hollywood devleri ve dünyaca ünlü markalar formata girdi

Dev akış platformları da dikey formatı uygulamalarına entegre etmeye başladı. NBCUniversal bünyesindeki Peacock, Mayıs ayında mobil uygulamasına lisanslı mikrodramalardan oluşan dikey bir video akışı ekleyen ilk büyük ABD’li yayın platformu oldu.

TikTok, PineDrama adıyla müstakil bir uygulama çıkarırken Fox kanalı ise “Farmer Wants a Wife” adlı yarışma programının bölümlerini My Drama uygulaması için iki dakikadan kısa parçalara bölmeye başladı.

Sadece yayıncılar değil, küresel markalar da bu rüzgara katıldı. Ayakkabı markası Crocs, ReelShort platformuyla ortaklaşa beş bölümlük “Charmed to Meet You” projesini yayınladı. Yapım, platformda ilk 10’a girdi ve 10 milyondan fazla izlendi.

Starbucks, Çin’de “Eski Zamanlarda Starbucks Açmak” adlı altı bölümlük bir mikrodrama başlattı. Dizi, ilk gününde 2 milyon izlenmeye ulaşarak şirketin sezonluk içecek satışlarını artırdı.

Netflix ise 10’ar dakikalık 20 bölümden oluşan Meksika yapımı “Entre padre e hijo” dizisini yayınladı. Yapım, ilk haftasında platformun İngilizce dışındaki içerikler kategorisinde küresel olarak ilk 3’e girdi.

Format Rusya’da da yaygınlaşıyor. 2025 yılında “MTS Media” ve Scroll Studios, mikrodrama formatında diziler üretmek üzere anlaştı. Projelerde drama, komedi, eğitici-eğlence (edutainment), romantizm ve yaşam tarzı temalarına odaklanılacağı duyuruldu. Aynı yıl çevrim içi sinema platformu “Ivi” de bünyesinde mini drama bölümünü faaliyete geçirdi.

Yapay zeka maliyetleri yüzde 90 düşürdü

Tüm bu yükselişe rağmen sektör bazı zorluklarla karşı karşıya. Bölüm başına ödeme modeli Asya ve Latin Amerika’da beklenen ilgiyi görmedi. Öte yandan şirketler, maliyetleri kısmak amacıyla yapay zeka teknolojilerine yöneldi.

Yurt dışı pazarını domine eden Çinli üç dev şirket Kunlun Tech, COL Group ve DramaBox, yapay zekayı stratejilerinin merkezine koydu. Kunlun Tech; ses ve görüntü dahil tüm üretim süreçlerine yapay zekayı entegre ederek dizi başına maliyeti 200 bin dolar seviyesinden 20 bin dolara indirdi ve masrafları yüzde 90 azalttı. Bu adım, şirketin 2026’nın ilk çeyreğinde pozitif operasyonel nakit akışına ulaşmasını sağlasa da net zarar 132 milyon dolar olarak gerçekleşti.

ReelShort kurucusu Joey Jia, 2027 yılına kadar yapay zeka tarafından üretilen içeriklerin şirketin toplam üretiminin yüzde 90’ından fazlasını oluşturacağını söyledi.

Jia, bu durumun giderleri mevcut seviyenin yüzde 10’una kadar düşüreceğini kaydetti. Rekabetten endişe duyduğunu da saklamayan Jia, “Büyük bir korku hissediyorum. Yapay zeka rekabet ortamını tamamen değiştiriyor” ifadelerini kullandı.

Asya

Starbucks, Çin’in Sincan bölgesinde ilk şubesini açtı

Yayınlanma

ABD’li kahve zinciri devi Starbucks, salı günü Çin’in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde iki mağaza açarak, bu bölgeye ilk kez giriş yaptı ve ABD’den sonra ikinci en büyük pazarı olan Çin’deki en son genişleme hamlesini gerçekleştirdi.

Mağazalar, bölge başkenti Urumçi’de yer alıyor; bunlardan biri simgesel Büyük Çarşı’da, diğeri ise Urumçi Tianshan Uluslararası Havalimanı’nda bulunuyor.

Büyük Çarşı’daki amiral mağaza, bölgenin geleneksel silüetlerinden esinlenen kendine özgü bir tasarıma sahip olup, iç mekanlarında Atlas ipeği ve etnik müzik aletleri gibi Sincan unsurları yer alıyor. Her iki mağaza da yerel esintili menüler ve süt kabuğu aromalı tuzlu süt çayı gibi özel içecekler sunuyor.

Starbucks Çin CEO’su Molly Liu yazılı bir açıklamada, “Sincan’a girmek, sadece mağaza ağımızın daha da genişlemesini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bu canlı pazarla derin bir bağ kurmamızı ve oradaki müşterilerimizle samimi, kalıcı ilişkiler kurmamızı da sağlıyor,” dedi 

Bölgesel Piyasa Düzenleme İdaresi yetkilisi Zhang Yu, Sincan’ın kentsel ticari canlılığın ve tüketici çekiciliğinin bir göstergesi olan “ilk mağaza ekonomisini”, iç talebi ve tüketimi artırmak için kilit bir araç haline getirdiğini belirtti.

Xinhua’ya konuşan Zhang, Sincan’ın ilk mağazalara yönelik destek politikalarını iyileştirmeye, onay süreçlerinin verimliliğini artırmaya ve iş ortamını optimize etmeye devam edeceğini de sözlerine ekledi.

Bu açılışlar, Starbucks’ın Çin’deki perakende faaliyetlerini yürütmek üzere Çinli risk sermayesi şirketi Boyu Capital ile kurduğu ortaklığın ardından gerçekleşti. Geçen yıl Kasım ayında imzalanan anlaşmaya göre, Boyu ve Starbucks bir ortak girişim kuracak; Boyu, Starbucks’ın Çin’deki perakende faaliyetlerinde yüzde 60’a kadar hisseye sahip olacak, Starbucks ise ortak girişimdeki kalan yüzde 40 hisseyi elinde tutacak ve Starbucks markasının sahibi olmaya devam ederek marka ile fikri mülkiyet haklarını yeni kuruluşa lisanslayacak.

Bu son genişleme, Starbucks’ın Kuzey Amerika işini yeniden yapılandırdığı bir dönemde gerçekleşiyor; şirket geçen hafta, bölgedeki performans göstermeyen 250 kahve dükkanını kapatma planlarını açıklamıştı.

Starbucks, Ocak 1999’da Pekin’de ilk mağazasını açarak Çin anakarasına giriş yaptı. Kahve kültürü kök salıp popülerlik kazandıkça, zincir Çin genelinde varlığını istikrarlı bir şekilde genişletti. 2026 mali yılı verilerine göre, 27 Eylül 2026 itibarıyla Starbucks, Çin anakarasında 8.342 mağaza işletiyordu; bu rakam, 2025 mali yılı sonuna kıyasla 331 artışa tekabül ediyor.

Çin anakarası, şu anda Starbucks’ın ABD’den sonra en büyük ikinci pazarı konumunda; şirketin 2026 mali yılı üçüncü çeyrek sonuçlarına göre, 28 Haziran 2026 itibarıyla ABD’de 16.933 mağaza işletmektedir.

Şirketin uzun süredir devam eden genişlemesi, yabancı markaların Çin’in büyüyen tüketici pazarında nasıl fırsatlar aradığını yansıtmaktadır.

Piyasa Düzenleme Devlet İdaresi, Çin’de 2026 yılının ilk yarısında 35.000 yeni yabancı sermayeli işletmenin kurulduğunu ve bu sayının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7 arttığını açıkladı. Ticaret Bakanlığı’nın ayrı verilerine göre, 2026 yılının ilk yarısında yaklaşık 4.800 yabancı sermayeli işletme Çin’deki yatırımlarını artırdı.

Okumaya Devam Et

Asya

Güney Kore’den Ukrayna’ya Kuzey Koreli esirler için özür ültimatomu

Yayınlanma

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, iki Kuzey Koreli savaş esirinin Seul’e nakledildiğini açıklayan Ukrayna’nın gizlilik anlaşmasını ihlal ettiğini belirterek Kiev yönetimini resmi özür dilemeye çağırdı. Ukrayna tarafının anlaşmayı inkar ettiğini belirten Lee, olguların kabul edilmemesi halinde karşı adımlar atılacağını duyurdu.

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, Ukrayna’nın iki Kuzey Koreli savaş esirinin Seul’e teslim edildiğini kamuoyuna duyurarak gizlilik mutabakatını ihlal ettiğini belirtti.

Lee, Kiev yönetiminin olguları kabul etmemesi ve kamuoyu önünde özür dilememesi halinde ülkesinin karşı adımlar atacağını açıkladı.

X hesabı üzerinden açıklamada bulunan Lee, esirlerin iadesi sürecinde Ukrayna tarafının gizlilik talep ettiğini, Seul’ün de bilgilerin açıklanmaması yönünde anlaşmaya vardığını kaydetti. Lee, Ukrayna’nın bu mutabakatı tek taraflı olarak bozduğunu ifade etti.

“Ukrayna bizi yalancı durumuna düşürdü”

Gelişmeler karşısında nezaket çerçevesinde üzüntülerini ilettiklerini belirten Güney Kore Devlet Başkanı, Ukrayna tarafının varılan mutabakatı inkar ederek kendisini yalancı durumuna düşürdüğünü savundu.

Lee, Seul’ün anlaşmanın kabul edilmesini ve özür dilenmesini istemesi üzerine Kiev’in Kuzey ve Güney Kore arasında kaçınılmaz bir çatışma senaryosundan söz ettiğini ve “Kore Yarımadası’nda savaşı kışkırtmaya çalıştığını” öne sürdü.

Lee, açıklamasında “Ukrayna’nın eylemlerinden ciddi üzüntü duyuyoruz. Olguları kabul etmeyi ve kamuoyu önünde özür dilemeyi reddetmeyi sürdürürlerse yeni adımlar atacağız. Bu, Kore Cumhuriyeti vatandaşlarının ve devletinin onur meselesidir, görmezden gelemeyiz” ifadelerini kullandı.

Zelenskiy esir teslimini BM kürsüsünden duyurdu

Tartışma, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin 23 Eylül’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayla başladı. Zelenskiy, Ukrayna’nın iki Kuzey Koreli askeri esiri Güney Kore’ye teslim ettiğini açıkladı. Lee Jae-myung bu açıklamaya sosyal medya üzerinden tepki göstererek, Ukrayna’yı gizlilik anlaşmasını çiğnemekle suçlamış ve durumu “utanç verici” olarak nitelendirmişti.

Buna karşılık Ukrayna Devlet Başkanlığı Danışmanı Dmitro Litvin, Seul ile Kiev arasında esir takasına ya da teslimine ilişkin herhangi bir gizlilik anlaşması bulunmadığını ileri sürdü. Reuters’ın aktardığına göre, bu açıklamanın ardından Güney Kore Dışişleri Bakanlığı 28 Eylül’de Ukrayna’nın Maslahatgüzarı Andriy Veşkin’i bakanlığa çağırarak diplomatik protesto iletti.

Moskova esir transferine ilişkin bilgisinin olmadığını belirtti

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Kuzey Koreli savaş esirlerinin teslimine dair ellerinde bir bilgi olmadığını açıkladı. Esir konusunun Rusya Savunma Bakanlığı ve istihbarat servislerinin yetkisinde olduğunu aktaran Peskov, istihbarat kanalları üzerinden temasların sürdüğünü kaydetti.

Rusya ile Kuzey Kore, Ukrayna ordusunun Ağustos 2024 başında sınır bölgelerine girdiği dönemde Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması imzalamıştı. Kuzey Kore birlikleri Kursk bölgesindeki çatışmalarda yer alırken Rusya Genelkurmay Başkanlığı, bölge topraklarının 2025 ilkbaharında Ukrayna ordusundan tamamen temizlendiğini duyurmuştu.

Okumaya Devam Et

Asya

Çin akaryakıt ihracatını durdurdu: Küresel pazarda tedarik daralıyor

Yayınlanma

Çin, eriyen iç stoklarını takviye etmek için ekim ayı rafine akaryakıt ihracatını askıya alarak küresel arz sıkıntısını büyüttü. Ülkedeki motorin ve gaz yağı açığı 20 milyon varile ulaşırken, yakıt fiyatları yüzde 70 tırmanan ABD acil rezervlerden 40 milyon varil ham petrol çıkarıyor.

Çin, eriyen yerel rezervlerini yeniden doldurabilmek amacıyla ekim ayı boyunca yapılması planlanan rafine akaryakıt ihracatını askıya aldı.

ABD’nin İran ile girdiği savaşın küresel enerji arzını sarstığı günlerde hayata geçen uygulama, dünya genelindeki yakıt tedarik açığını daha da derinleştirme riski taşıyor.

Yetkililer, ülkedeki bir haftalık ulusal tatilin başında büyük rafinerilere Hong Kong ve Makao hariç hiçbir dış pazara sevkiyat izni verilmeyeceğini bildirdi.

Reuters’a konuşan sektör kaynakları, 7 Ekim sonrasında yurt dışına yakıt çıkışına yeniden onay verilip verilmeyeceğinin rafinerilerin üretim hızına ve iç depolardaki doluluk oranına göre netleşeceğini aktardı.

Batı Asya’dan ham petrol akışının savaş nedeniyle kesintiye uğraması üzerine Pekin yönetimi ilk olarak mart ayında ihracata sınırlama getirmiş, temmuz ayında ise motorin, benzin ve jet yakıtı satışlarını aylık izin şartına bağlamıştı.

Oxford Enerji Araştırmaları Enstitüsü bünyesindeki Çin enerji araştırmaları biriminin yöneticisi Michal Meidan, hükümetin temel hedefinin iç pazardaki arzı güvenceye almak olduğunu vurgulayarak, “Uluslararası piyasalar ikinci planda kalıyor” değerlendirmesini yaptı.

İhracat vizesi için ticari rezervlerin savaş öncesindeki seviyelere ulaşması şart koşuluyor.

Enerji veri analitiği kuruluşu Kpler’in verilerine dikkat çeken analist Zameer Yusof, mevcut motorin ve gaz yağı envanterinin savaş öncesi döneme göre 20 milyon varil geride kaldığını, benzin açığının ise yaklaşık 9 milyon varil düzeyinde seyrettiğini kaydetti.

Pekin’in muslukları kapatması, Washington ile Avrupalı müttefikleri arasındaki enerji gerilimini de su yüzüne çıkardı.

Washington yönetimi, acil durum rezervlerini piyasaya sürmemeleri halinde Almanya ve Fransa’ya sağladığı motorin sevkiyatını durdurma uyarısı yaptı. Avrupalı bir yetkili, ABD’nin Avrupa Birliği’nden altı aylık süre zarfında 120 milyon varil motorini dolaşıma sokmasını talep ettiğini ifade etti.

Gelişmeleri değerlendiren ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Batı Asya kaynaklı motorin kaybının telafi edilmeye çalışıldığını ancak Çin’den gelen ihracat kanalının da kapandığını kaydetti.

İran savaşının patlak vermesinden bu yana ABD iç pazarında motorin fiyatları yüzde 70, benzin fiyatları ise yüzde 50 civarında yükseldi.

Yaklaşan Kongre ara seçimleri öncesinde artan yakıt maliyetlerini dizginlemeye odaklanan Beyaz Saray, kendi acil durum kaynaklarını devreye sokuyor.

ABD Enerji Bakanlığı, enerji firmalarına ödünç verilmek üzere Stratejik Petrol Rezervinden 40 milyon varil ham petrolün daha kullanıma açılacağını duyurdu.

Daha önce 1982’den bu yana en düşük düzeyine gerileyen ABD rezervleri, bu son tahsisatla birlikte yasalarda tanımlanan asgari güvenlik sınırının altına inecek.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English