Avrupa

İktisatçı Pettifor: Kemer sıkma ve kuralsızlaşma halkı faşizme sürüklüyor

Yayınlanma

İngiliz iktisatçı Ann Pettifor, merkez siyasetçilerin kemer sıkma politikaları ve finansal kuralsızlaştırma adımlarıyla toplumları aşırı sağın kollarına ittiğini belirtti. Silikon Vadisi milyarderlerinin ekonomik çöküşü gizlemek adına faşist hareketleri finanse ettiğini kaydeden Pettifor, İngiliz hükümetine merkez bankası ve hazine üzerindeki kontrolü ele alma çağrısı yaptı.

Progressive Economy Forum ve Goldsmiths College Siyasal İktisat Araştırma Merkezi bünyesinde çalışmalar yürüten İngiliz iktisatçı Ann Pettifor, System Change adlı Substack bülteninde yayımladığı makalede, aşırı sağın yükselişi ile küresel finans sistemi arasındaki doğrudan bağı ele aldı.

Pettifor, merkez siyasetçilerin benimsediği kemer sıkma politikalarının halkı aşırı sağın kollarına ittiğini vurguladı.

“Silikon Vadisi kapitalistleri tarafından finanse ediliyorlar”

Dover limanında göçmenleri hedef alan aşırı sağcı sokak hareketlerine değinen Pettifor, bu yapıların zekaları sayesinde güç kazanmadığına dikkat çekti. Makalede şu ifadelere yer verildi:

“Dover’da göçmenlere saldıran faşist, şiddet yanlısı Tommy Robinson ve aşırı sağcı arkadaşları, zeki oldukları için finansman, ilgi ve güç elde etmedi. Aşırı zenginliğin tepeye, ‘azınlığa’ aktarılması gerçeğinden dikkati başka yöne çekmek isteyen Silikon Vadisi kapitalistleri tarafından alaycı bir biçimde finanse edildikleri ve kullanıldıkları için güç ve nüfuz kazandılar.”

Pettifor, kemer sıkma politikalarıyla ellerinden güvenliği, umudu ve fırsatları alınan İngiliz gençlerinin yönlendirildiğini belirtti:

“Aşırı sağcı liderlerin arkasından yürüyen, kemer sıkma politikalarının güvenlikten, umuttan ve fırsatlardan mahrum bıraktığı, insanca barınma ve iş hakkı tanınmayan İngiltere’nin siyah giyimli genç erkekleri; göçmenlere saldırarak, düzenleme ve servet vergisi yönündeki demokratik talepleri baltalayarak Silikon Vadisi’nin ‘Büyük Parasının’ sermaye kazançlarını korumaya ikna ediliyor.”

İktisatçı, aşırı sağın hamilerini “dünyanın en güçlü alacaklıları ve tekno-milyarderleri olan suçlu adamlar” şeklinde niteledi.

İngiltere sokaklarında Nazi benzeri siyah üniformalarla yürüyen kişilerin Dover liman kasabasını iki kez işgal ettiğini ve siyasetçiler ile ana akım medyanın söylemlerini tekrarlayarak “Botları durdurun” sloganları attığını aktaran Pettifor, aynı hafta sonunda Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletindeki seçimlerde aşırı sağcıların ezici zafer kazanmasının beklendiğini hatırlattı.

“Halkı aşırı sağcı faşistlerin kollarına itiyorlar”

Makalede, İşçi Partisi hükümetinin Maliye Bakanı John Healey’nin finans sektöründe kuralsızlaştırmayı savunurken bütçe disiplini adı altında kemer sıkmayı dayatması eleştirildi.

Healey’nin Financial Times gazetesine verdiği mülakatta risk odaklı düzenlemeleri “takıntı” olarak nitelemesine değinen Pettifor, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Finans sektörünün önünde diz çökerken çoğunluğa istikrar ve güvenlik sunamayan İngiltere, ABD ve özellikle Avrupa’daki diğer merkez siyasetçiler gibi, İngiltere Maliye Bakanı da kendi ülke halklarını aşırı sağcı faşistlerin kollarına itmekten suçlu olan siyasetçilerden biri olma riski taşıyor.”

İktisatçı Karl Polanyi’nin 1929 krizi sonrasındaki gözlemlerine atıfta bulunan Pettifor, faşizmin küresel serbest piyasa ve finansal kuralsızlaşmanın çöküşünden beslendiğini belirtti.

Makalede, Peter Thiel ve Elon Musk gibi milyarderlerin ekonomik çöküşün asıl sorumlusu olan küresel finans düzenini perdelemek için ırkçılığı ve göçmen karşıtı şiddeti finanse ettikleri ifade edildi.

“Siyasetçiler çaresizmiş gibi davranmayı bırakmalı”

Başbakan Andy Burnham’ın yeni bir siyasi ve ekonomik model vadetmesine rağmen piyasalar, tahvil sahipleri, İngiltere Merkez Bankası ve Hazine karşısında çaresiz bir tutum sergilediğini savunan Pettifor, “Para yok” iddiasının gerçeği yansıtmadığını dile getirdi.

Pettifor, kendisinin de yer aldığı “99%” adlı düşünce kuruluşunun hazırladığı ve yakında yayımlanacak “Hazine Kaynaklı Gerilemeye Son Vermek: Ekonomik Gücün Kaldıraçlarını Seçilmişlerin Eline İade Etmek” başlıklı rapordaki stratejileri sıraladı:

“İngiliz siyasetçiler, merkez bankası ve hazine üzerindeki güçlerini kavramalı; bu yetkiyi İngiltere Merkez Bankası, Hazine ve Bütçe Sorumluluk Ofisi’ndeki (OBR) memurlara devretmeyi bırakmalıdır. Çaresizmiş gibi davranmaktan vazgeçmelidirler.”

Hükümetlerin kamu borcu, servet vergisi ve para basma konusundaki yerleşik itirazlarının dayanaksız olduğunu belirten iktisatçı, 2009’dan bu yana üretilen 895 milyar sterlinin enflasyonun temel kaynağı olmadığını, asıl sorunun Covid sonrası tedarik sıkıntıları ile İran Savaşı’ndan kaynaklandığını kaydetti.

Pettifor, kilit kurumların dönüştürülmesi için şu üç adımın hızla atılmasını önerdi:

“İngiltere Merkez Bankası’nın enflasyon hedefleme yetkisi gözden geçirilmeli, Bütçe Sorumluluk Ofisi’nin 50 yıl sonrasının kamu borcu yerine bugünkü yoksulluk ve çöken altyapı risklerini dikkate alması sağlanmalı ve Hazine’nin Merkez Bankası karşısındaki borç mekanizması ulusal çıkarlar doğrultusunda yeniden düzenlenmelidir.”

Çok Okunanlar

Exit mobile version