Amerika
IMF küresel büyüme tahminini yükseltti
IMF, Donald Trump’ın ticaret savaşının dünya ekonomisine ilk başta korkulandan daha az zarar vereceğine dair işaretler ve ABD dolar sayesinde küresel büyüme tahminini yükseltti.
Fonun güncellenen Dünya Ekonomik Görünümü raporuna göre, küresel büyümenin bu yıl yüzde 3, 2026’da ise yüzde 3,1 olması bekleniyor.
Nisan ayında yayınlanan önceki tahminlerde bu rakamlar sırasıyla yüzde 2,8 ve yüzde 3 idi.
Dünyanın en büyük iki ekonomisi olan ABD ve Çin de yukarı yönlü revizyonlara tabi tutuldu.
IMF Baş Ekonomisti Pierre-Olivier Gourinchas, Financial Times’a (FT) verdiği demeçte, son aylarda ABD’nin ticaret ortaklarına uyguladığı yüksek gümrük vergilerinin kaotik bir şekilde yürürlüğe girmesine rağmen, küresel ekonomide “zayıf bir toparlanma” gördüğünü söyledi.
Gourinchas, vergilerin çoğunun nihayetinde başlangıçta planlanan kadar ağır olmaması nedeniyle büyümenin daha az etkilendiğini de sözlerine ekledi.
Ekonomist, “Nisan ayı tahminlerinde [ABD’ye ithalat] üzerinde yüzde 24’lük bir efektif gümrük vergisi oranı vardı. Şu anda efektif gümrük vergisi oranı yüzde 17 civarında. Yüzde 17, ocak ayındaki seviyenin hâlâ çok üzerinde olsa da, gümrük vergisi baskısı biraz azaldı,” dedi.
Gourinchas, dolardaki zayıflığın da dünya ekonomisini desteklediğini söyledi. Dolar, ticaret savaşı ve Fed’in bağımsızlığıyla ilgili endişeler nedeniyle bu yıl avro ve sterlin dahil bir dizi para birimi karşısında neredeyse yüzde 9 değer kaybetti.
Birçok yabancı şirket ve gelişmekte olan ülke ekonomisinin ABD para birimi cinsinden borcu olduğundan, doların değer kaybetmesi bu borçların geri ödemesini kolaylaştırıyor.
Gourinchas, “Şu anda net etki, küresel finansal koşulları hafifleterek küresel ekonomiye biraz canlanma sağlıyor,” dedi.
IMF ayrıca, yeni ticaret vergilerinin uygulanmasından önce ithalatı “önceden gerçekleştiren” şirketlerin 2025’in şu ana kadar olan büyümesini artırdığını ama bu stoklamanın “olası olumsuz şokların etkisini artırabilecek riskler” yarattığı konusunda uyarıda bulundu.
IMF’nin daha iyimser tahmini, nisan ayında yayınladığı Dünya Ekonomik Görünümü raporunda ticaret savaşının küresel ekonomiyi “önemli bir yavaşlamaya” sürükleyebileceği uyarısından farklılık gösteriyor.
Öte yandan salı günkü yeni tahmin, 2024’teki yüzde 3,3’lük küresel ekonomik büyümeye göre yine de bir yavaşlama anlamına geliyor. Pandemi öncesi ortalama büyüme oranı yüzde 3,7 idi.
Bloomberg’in ekonomistlerle yaptığı ankete göre, yılın ilk çeyreğinde daraldıktan sonra, ABD’nin çarşamba günü yıllık bazda ikinci çeyrek büyüme oranını %2,5 olarak açıklanacağı düşünülüyor.
Bu toparlanma, kısmen gümrük vergilerinin uygulanmasından önce stoklanan malların rakamlara yansıyacağı için bekleniyor.
IMF, ABD’nin bu yıl yüzde 1,9, 2026’da ise yüzde 2 büyüyeceğini tahmin ediyor. Nisan ayında yapılan tahminlerde ise büyüme oranları sırasıyla yüzde 1,8 ve yüzde 1,7 olarak açıklanmıştı. O dönemde birçok ekonomist bu tahminleri fazla iyimser bulmuştu.
Çin’in bu yılki ekonomik görünümü, fonun şu anda yüzde 4,8 büyüme öngördüğü için, tahmin edilenden 0,8 puan daha iyi olacak.
Gourinchas, doların düşüşünü büyük ölçüde takip eden renminbinin değer kaybının ve Asya’nın diğer bölgelerine yapılan güçlü ihracat satışlarının büyümeyi desteklediğini söyledi.
İngiltere ekonomisinin bu yıl nisan ayında yapılan yüzde 1,1’lik tahminlere kıyasla yüzde 1,2 büyüme kaydetmesi beklenirken, fon 2026 büyüme tahminini yüzde 1,4 olarak değiştirmedi.
4 Temmuz’da yasalaşan Trump’ın “büyük, güzel yasa tasarısı” büyümeyi hızlandırabilir fakat IMF, ABD başkanının Fed’in faiz oranlarını belirleme özgürlüğüne yönelik saldırılarının zararlı olabileceğini belirtti.
Gourinchas, ABD merkez bankasından açıkça bahsetmeden, “Bununla ilgili kanıtlar çok açık. [Fed’in bağımsızlığını zayıflatmak] makroekonomik, parasal ve finansal istikrarsızlığa yol açacaktır. Bu, korunması çok önemli bir varlık,” dedi.
Gourinchas, enflasyonun pandeminin ardından ulaştığı yüksek seviyelerden, resesyon veya işsizlikte keskin bir artış olmadan gerilediği küresel ekonominin “yumuşak inişinde” merkez bankalarının bağımsızlığının rolünü vurguladı.
Baş ekonomist, “Bu muazzam başarının ardında yatan tek şey, orta vadeli enflasyon beklentilerinin merkez bankalarının hedeflerine yakın seviyelerde sabit kalması,” iddiasında bulundu.
Gourinchas’a göre, merkez bankasının birincil hedefinin fiyat istikrarını sağlamak değil, başka şeyler yapmak olduğu izlenimi olursa, “ister hükümetlerin faiz yükünü düşük tutmak ister ekonomiyi gereğinden fazla canlandırmak olsun”, bu güven kırılır.
Gourinchas, “Ve bir dahaki sefere enflasyon şoku yaşandığında, bu dayanak olmayacak ve maliyeti çok yüksek olacak,” dedi.