Amerika
IMF, küresel ekonominin “dayanıklılık sınırlarına” yaklaştığı uyarısında bulundu

Uluslararası Para Fonu (IMF) küresel ekonominin yeni şoklara karşı dayanma gücünün zorlanmaya başladığı uyarısında bulundu.
Dünya çapındaki büyüme, Orta Doğu’daki savaş ve hızla yükselen petrol fiyatlarına rağmen beklentileri aşarak istikrarını korudu.
Fakat bazı politika yapıcılar, azalan enerji rezervleri, artan borç yükü ve yapay zeka patlamasına olan bağımlılığın artmasının dünyayı giderek daha savunmasız hale getireceğinden endişe duyuyor.
IMF ekonomi danışmanı Silvana Tenreyro, bir blog yazısında, “Arz kapasitesini güçlendirmeden ve politika tamponlarını yenilemeden, küresel ekonomi yakında dayanıklılığının sınırlarını zorlayabilir,” diye yazdı.
Tenreyro şunları ekledi:
“Teknolojiyle ilgili yatırımlar, enerji şokuna karşı önemli bir avantaj olmakla birlikte, riskleri yoğunlaştırıyor; bu da küresel büyümeyi az sayıda şirket, sektör ve ekonomiye aşırı derecede bağımlı hale getiriyor.”
Yapay zeka (AI) patlaması, savaşın iktisadi etkisini telafi etmeye yardımcı oldu.
Fakat keskin bir tersine dönüş, 2028 yılına kadar küresel GSYİH’nin IMF’nin temel senaryo tahmininin %1,1 altında kalmasına yol açabilir.
ABD GSYİH’si ise %1,8’lik daha büyük bir darbe alabilir.
Bu senaryo, yapay zekanın vaat ettiği verimlilik artışlarının gerçekleşmemesi ve bunun sonucunda yatırımlarda gerileme ile finansal piyasalarda bir düzeltme yaşanmasını öngörüyor.
Yapay zekaya yönelik yatırımların devam etmesi enflasyonu da körükleyebilir ve bu da faiz oranlarında yeni artışlara yol açabilir.
Fakat daha güçlü bir yapay zeka yatırım patlaması daha hızlı verimlilik artışlarıyla birleştiğinde 2029 yılına kadar küresel GSYİH’yi temel tahmininin %0,6 üzerine çıkarabilir.
IMF, Orta Doğu savaşından kaynaklanan uzun süreli enerji kesintilerine rağmen küresel büyüme tahminlerini büyük ölçüde korudu.
Ne var ki artık bu yıl ve önümüzdeki yıl enflasyonun daha yüksek olmasını bekliyor.
IMF, 2026 yılında küresel büyümenin %3,1 olacağını öngörüyor (bu rakam Nisan ayı tahminleriyle aynı) ve 2027 yılında ise %3,4 olacağını tahmin ediyor; bu, 0,2 puanlık bir artışa tekabül ediyor.
Fon, ABD ekonomisinin her iki yılda da %2,3 büyüyeceğini ve bu büyümenin G7 ekonomileri arasında en hızlı büyüme olacağını öngörüyor. 2027 yılı tahmini 0,2 puan yukarı doğru revize edildi.
Küresel enflasyonun 2026’da %4,7’ye ulaşması ve 2027’de %4,1’e gerilemesi bekleniyor.
Enerji ve gıda fiyatlarındaki artışın olumsuz etkisiyle her iki tahmin de Nisan ayına göre yukarı doğru revize edildi.
Dünya, enerji şokunun üstesinden kısmen petrol rezervlerini tüketerek ve tedarik kaynaklarını yeniden yönlendirerek gelmişti.
IMF’ye göre, küresel petrol stokları günde yaklaşık 2,7 milyon varil azalmakta olup, bu durum fiyatlarda keskin bir artış riskini artırıyor.
Bu tahminler, bu hafta Bangkok’ta IMF ve Dünya Bankası’nın yıllık toplantıları için bir araya gelecek olan küresel finans yetkilileri ve merkez bankacıları için bir arka plan oluşturuyor.
IMF, üç yıl üst üste küresel büyüme tahminlerini düşük tuttu. Bu durum, ekonomilerin şokları atlatma konusunda daha başarılı hale gelip gelmediklerine dair soru işaretleri doğurdu.
Amerika
Vance 2028 kararsızlığı sürerken Cumhuriyetçi tabanda yer ediniyor

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, 2028 yılındaki başkanlık yarışına girme kararı alması halinde partisinin en güçlü adayları arasında gösteriliyor. Kongre ara seçimleri öncesinde eyaletleri dolaşarak Cumhuriyetçi Parti adına bağış toplayan Vance, adaylık konusunda henüz kesin bir adım atmadı. Washington Post, Donald Trump’ın özel görüşmelerinde Vance’i olası halefi olarak gördüğünü öne sürdü.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, 2028 başkanlık yarışına katılma kararı alması halinde Beyaz Saray koltuğu için en güçlü adaylardan biri olabilir.
The Washington Post (WP) gazetesinin yayımladığı analizde, Vance’in son dönemde ülke genelindeki temaslarını ve kamuoyu önündeki görünürlüğünü belirgin biçimde artırdığına dikkat çekildi.
Kongre ara seçimleri öncesinde parti içi çalışmalarına hız veren Vance, eylül ayından bu yana ara seçimlerde yarışacak Cumhuriyetçi adaylara destek amacıyla 17 etkinlik düzenledi.
Geleneksel olarak Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu eyaletlerde mitingler yapan Vance, Cumhuriyetçi Ulusal Komite adına yürütülen bağış toplama faaliyetlerinde de yer aldı.
Gazete, bu ziyaretlerin Vance’e parti tabanıyla bağlarını pekiştirme ve Washington dışındaki tanınırlığını artırma fırsatı sağladığını aktardı.
Öte yandan Vance, 2028 başkanlık seçimlerinde aday olup olmayacağı konusunda kesin bir karar vermiş değil.
Atlanta kentindeki bir etkinlikte katılımcıların ülkenin 48’inci başkanına atıfla “48” tezahüratı yapması üzerine Vance, “Önce 2026’daki işlerimizi halledelim” yanıtını verdi.
Vance, mitinglerini kişisel deneyimlerini ve siyasi yaklaşımlarını aktarmak için de kullanıyor.
Konuşmalarında daha önce kitabında da bahsettiği Katolik inancına değinen Vance’in Nebraska’daki bir mitingi, alandaki bir kadının tıbbi müdahaleye ihtiyaç duyması nedeniyle kesildi. Vance, bu esnada alandakilere birlikte “Göklerdeki Pederimiz” duasını okumayı teklif etti.
WP, ağustos ayında iki kaynağa dayandırdığı haberinde, Donald Trump’ın özel bir görüşmede 2028 seçimlerini Vance’in kazanmasını istediğini aktarmıştı.
Habere göre Trump söz konusu görüşmede, “Günün sonunda JD’yi seçmemiz gerekiyor” ifadesini kullandı.
Gazete, bu sözlerin Trump’ın Vance’e açık destek vermeye hazır olduğuna işaret ettiğini yazdı.
Fakat bu, son bir yıldır kamuoyu önünde Vance ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio arasında kendi desteğini kazanmaları için rekabet ortamı oluşturan Trump’ın tutumuyla çelişiyor.
Trump’ın ifadelerinden haberdar olan bir danışmanı, ABD liderinin özel görüşmelerinde Vance’i Cumhuriyetçi Parti’nin halefi olarak belirlediğini söyledi.
Ancak aynı danışman, Vance’in adaylığını ne zaman ilan edeceğini veya Trump’ın kendisine ne zaman açıkça destek sunacağını kestirmek için “henüz çok erken” olduğunu kaydetti.
Buna karşılık Trump’ın altı danışmanı ve müttefiki, ABD Başkanı’nın farklı kişilere farklı görüşler dile getirdiğini ve fikrini değiştirme ihtimalinin her zaman sürdüğünü ifade etti.
MS NOW da temmuz ayı sonunda üst düzey Beyaz Saray yetkililerine dayandırdığı haberinde, Trump’ın 2028 adayı konusunda netleştiğini ve Vance’i açıkça desteklemeye başladığını öne sürmüştü.
Söz konusu yetkililer, Vance’in anı kitabının tanıtım turnesini bir dönüm noktası olarak nitelendirirken Trump’ın, Başkan Yardımcısı’nın liberal gazetecilere mülakat verme kabiliyetini takdir ettiğini aktarmıştı.
Hem Vance hem de Rubio şu ana kadar başkanlık yarışına katılma niyetlerini resmen duyurmadı.
Rubio 2016 yılındaki başkanlık yarışına katılmış, ancak ön seçimlerde Trump’a kaybettikten sonra adaylıktan çekilmişti.
Amerika
Yarınki seçimlerden sonra kendi partisi Trump’a cephe alabilir

ABD’de yarın (3 Kasım) yapılacak ara seçimlerde Cumhuriyetçilerin yenilgiyle ayrılması durumunda, kendi partisinin Trump’a karşı cephe alabileceği konuşuluyor.
ABD Başkanı Donald Trump, ara seçim mitinglerini Kansas’ta düzenlediği son toplantıyla sonlandırdı ve kalabalığa “çok fazla” seçim mitingi düzenlediğini söyledi.
Trump burada yaptığı konuşmada, “Bu gece sonlandırıyorum, hepsi bu kadar. Roger’ın [Marshall] seçilmesini sağlamak için buraya gelmek zorundaydım,” dedi.
Senatör Roger Marshall , kamuoyu yoklamalarında Demokrat Adam Hamilton’ın gerisinde kalıyor.
Trump, “Bu lanet şeyi kapatıyorum, buradan gidiyorum. Biraz uyumam lazım. Sakıncası yoksa, bu tür etkinlikleri biraz fazla yapıyorum,” diye ekledi.
Başkan, seçimlerin son düzlüğünde ülkeyi baştan başa dolaşıyor ve Cumhuriyetçiler, onun MAGA tabanı arasında oy kullanma oranına çok ihtiyaç duyulan bir ivme kazandıracağını umuyor.
Trump, iki gün önce Kansas’ta bir duraklama yapmasının istendiğini söyledi. Başlangıçta cumartesi günü için planlanan Kansas mitingini iptal eden Trump, Iowa’daki mitingin ardından bunu pazar günkü programına yeniden ekledi.
Başkanın pazartesi günü (2 Kasım) de yoğun bir programı var: Programında dokuz adet tele-miting ve Reflecting Pool’da bir konuşma yer alıyor.
NBC’nin son anket sonuçlarına göre Trump’ın onay oranı yüzde 38’e kadar gerilerken, Kongre’de Demokratların kontrolü ele geçirme ihtimali yüzde 52.
Kansas, Teksas ve Michigan gibi eyaletlerde Senato yarışında Demokrat adaylar önde görünüyor. Sırasıyla Adam Hamilton yüzde 48,7; James Talarico yüzde 52,1; Abdul El-Sayed yüzde 51 ile rakiplerini geride bırakıyor.
Mississippi, Güney Carolina ve Minnesota gibi eyaletlerde ise yarış birbirine yakın gidiyor.
Michigan’da Demokrat Senatör Haley Stevens, El-Sayed’e karşı Cumhuriyetçi Mike Rogers’a son dakikada destek açıkladı.
Pazar günü aldığı bu şok edici karar, diğer Demokratlara Demokrat aday Abdul El-Sayed’i desteklemeye devam edeceğini söylemesinden sadece birkaç saat sonra geldi.
Stevens’ın kararı hem Michigan’daki hem de ülke genelindeki Demokrat çevrelerde şok dalgası yarattı.
Pazar gecesi CNN’den Anderson Cooper’a verdiği mülakatta şunları söyledi:
“Abdul giderek daha da öfkeleniyordu; ben sadece yardım etmeye çalışıyordum ve ona destek vermiştim. O reklam çok acı vericiydi; Demokrat adayımıza oy vermek isteyen pek çok Demokrat var ve onlara sadece ‘Hey, bu partiye ait değilsiniz ya da bu kampanyaya ait değilsiniz’ deniyor. Bu sabah zihnim açık, dinç ve kalbimden geçenlere odaklanmış bir şekilde uyandım, hepsi bu,” dedi.
Stevens, pazar günü erken saatlerde POLITICO’ya verdiği demeçte, destek konusunda Rogers ile ancak pazar sabahı iletişime geçtiğini söyledi.
Öte yandan Senato Demokrat adayı Abdul El-Sayed’in seçim kampanyası ekibi, Michigan Senato yarışının son karmaşık günlerinde eski ön seçim rakibi Temsilci Haley Stevens’ın Cumhuriyetçi Mike Rogers’ı desteklemesinin ardından, dört saat içinde 1,2 milyon dolar bağış topladığını ve bu rakamın hâlâ artmakta olduğunu açıkladı.
Bu, El-Sayed’in Ağustos ayında adaylığı kazandığından bu yana bağış toplama açısından ikinci en iyi günü oldu.
Bu durum, Stevens’ın El-Sayed’e verdiği desteği geri çekip Rogers’ı destekleme yönündeki şok edici kararının ardından Demokrat bağışçıların yaşadığı hayal kırıklığının bir göstergesi.
Ne var ki seçime sadece iki gün kala, El-Sayed’in seçim kampanyasının bu beklenmedik gelirden yararlanma imkânları sınırlı.
Bu, El-Sayed’in bağışlarda yaşadığı ilk büyük artış değil: Ağustos ayında Stevens’ı geride bırakarak adaylığı garantiledikten sonraki 48 saat içinde 2,3 milyon dolar toplamıştı.
POLITICO’da yer alan bir başka habere göre ise, Cumhuriyetçiler ara seçimlerdeki olası bir mağlubiyetten Trump’ı sorumlu tutmaya hazırlanıyor.
Gümrük vergileriyle ilgili adımlarından, popüler olmayan İran savaşından ve kitlesel sınır dışı etme politikasından hızla uzaklaşmaya çalışsalar da, çok azı onu alenen eleştirmeye istekli oldu ki bu da Trump’ın Cumhuriyetçi Parti üzerindeki etkisinin hâlâ ne kadar güçlü olduğunun açık bir göstergesi.
Fakat yaklaşık bir düzine aday, seçim kampanyası yetkilisi ve milletvekiliyle yapılan röportajlar, bu seçim döngüsü boyunca kendilerini tam olarak kimin zor durumda bıraktığının son derece farkında olduklarını ortaya koyuyor.
Bir Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçi üyesi şunları söyledi:
“Bu yılın başlarında, tarihin akışını gerçekten tersine çevirebileceğimizi hissettiğimiz bir an vardı. Sonra Trump İran’ı bombaladı. Ve olaylar arka arkaya geldi.”
Cumhuriyetçiler, pek çok kritik çekişme bölgesinde anketlerde başa baş gidiyor ya da geride kalıyor ve bir zamanlar kendileri için güvenli sayılan bazı koltukları kaybetmeyi bekliyorlar.
Ayrıca Trump’ın son mesajları (örneğin erkek adayların fiziksel görünümlerine ilişkin tekrarlanan yorumlar da dahil olmak üzere) zaten gergin olan partiyi daha da sinirlendirdi.
Güney Carolina Senato yarışı ve diğer kampanyalarda çalışan Cumhuriyetçi stratejist T.W. Arrighi, The Conversation with Dasha Burns programında verdiği röportajda alaycı bir tonda, “Bence Jon Husted’ın kıçıyla Nicki Minaj’ın kıçı harika bir kapanış mesajı. Trump’ta iyi ile kötüyü bir arada kabul etmelisiniz, tabii her gün kendinizi delirtmek istemiyorsanız,” dedi.
Özel sohbetlerde bazı Cumhuriyetçiler daha da sert ifadeler kullanıyor. Cumhuriyetçi bir Temsilciler Meclisi üyesi, “En azından Barack Obama başkan iken, sadece düşmanlarını mahvederdi, dostlarını asla,” dedi.
Beyaz Saray, İran’la savaşa müdahalesini, gümrük vergisi düzenini ve göçmenlik yasalarının uygulanmasına yönelik yaklaşımını savundu.
Beyaz Saray sözcüsü Davis Ingle yaptığı açıklamada, Trump’ın “Cumhuriyetçi Parti için tartışmasız lider, en iyi elçi ve eşsiz bir motivasyon kaynağı olduğunu ve Kongre’deki Cumhuriyetçi çoğunluğu korumaya kararlı olduğunu” belirtti.
Açıkça konuşabilmek için isminin açıklanmamasını isteyen bir Beyaz Saray yetkilisi, suçlama oyununu “aptalca bir macera” olarak nitelendirdi ve Trump’ın “açıkça elinden gelen her şeyi yaptığını” söyledi.
Salı günü Cumhuriyetçi Parti için işler tamamen ters giderse, Trump’ın başkanlığının “topal ördek” dönemine yaklaşmasıyla birlikte, ona suç atfeden alçakgönüllü eleştiriler alenen bir linç kampanyasına dönüşebilir.
Cumhuriyetçiler ise 2028 seçimlerinde seçmenleri nasıl geri kazanacaklarına odaklanıp, partinin geleceğindeki yerlerini kapmak için birbirleriyle rekabet etmeye başlayabilir.
Amerika
Yapay zekaya aşırı güvenen şirketler kovdukları çalışanlarının peşinde

Yapay zekayla kadro azaltan şirketler, teknolojinin tecrübeli çalışanların yerini dolduramaması üzerine personeli yeniden işe almaya başladı. İsveçli Klarna’dan Ford’a kadar uzanan bu geri dönüş, uzmanlar tarafından “yapay zeka bumerangı” olarak adlandırılıyor.
Yapay zeka sistemlerini devreye soktuktan sonra personel tasarrufuna giden bazı şirketler, teknolojinin beklentileri karşılayamaması üzerine eski pozisyonlara yeniden insan çalışan almaya başladı.
Associated Press (AP) haber ajansının insan kaynakları şirketi Robert Half verilerine ve iş gücü piyasası uzmanlarıyla yapılan görüşmelere dayandırdığı habere göre, iş dünyasında yaşanan bu geri dönüş “yapay zeka bumerangı” olarak adlandırılıyor.
Söz konusu eğilimin ne kadar yaygın olduğu henüz netlik kazanmadı.
Robert Half tarafından görüşü alınan finans, pazarlama, hukuk ve sağlık sektörlerindeki işe alım yöneticileri, şirketlerinin öncelikle yapay zeka veya otomasyon gerekçesiyle kadroları lağvettiğini, ardından aynı ya da benzer görevlere yeniden insan çalışan istihdam ettiğini belirtti.
Geri adım atılmasındaki en yaygın nedenler arasında teknolojinin tahmin edilenden daha sıkı bir denetim gerektirmesi ve çalışanların kurum içinde biriktirdiği operasyonel tecrübeyi kopyalayamaması öne çıkıyor.
Robert Half üst düzey yöneticisi Bill Driscoll konuya dair, “Eleştirel düşünce, işbirliği, yaratıcı yaklaşım ve kurumsal bilgi gerektiğinde yapay zeka bunları kesinlikle taklit edemiyor. Bence şirketler tam da bu noktada ‘Bizim bu işi yürütmek için gerçekten insana ihtiyacımız var’ gerçeğini fark etmeye başlıyor.” dedi.
AP, geri dönüşe örnek olarak 2025 yılında müşteri hizmetleri birimine yeniden personel almaya başlayan İsveç merkezli ödeme servisi Klarna’yı gösterdi.
Klarna CEO’su Sebastian Siemiatkowski, Bloomberg ile yaptığı söyleşide giderleri kısmak için yapay zeka sohbet robotuna güvenme konusunda çok ileri gittiklerini itiraf etti.
Otomotiv devi Ford ise kalite kontrol süreçlerinde kullanılan yapay zeka araçlarının beklenen sonuçları vermemesi üzerine haziran ayında 350 deneyimli mühendisi işe aldığını veya terfi ettirdiğini duyurdu.
AP’ye konuşan bir Ford temsilcisi, yapay zeka ile çalışanların teknik uzmanlığının bir arada kullanılmasının kaliteyi artırmaya yardımcı olduğunu kaydetti.
Uzmanlar görev tanımına yazılmayan görünmez emeğe işaret ediyor
Forrester baş analisti Betsy Summers, işverenlerin resmi görev tanımlarında görünmeyen katkıları küçümseyebileceğine dikkat çekti.
Summers, iş arkadaşlarının duygu durumunu sezmek, ekip içindeki güven ortamını korumak ve kendiliğinden fazladan çaba göstermek gibi insani kabiliyetlerin bu kapsamda yer aldığını ifade etti.
Georgetown Üniversitesi yönetim bilimi profesörü Brooks Holtom, kurumların otomasyona geçmeden önce şirket içi iş akışlarını yeterince titiz incelemediğini dile getirdi.
İngiliz teknoloji şirketi SHL’in kıdemli başkan yardımcısı Lucy Beaumont ise işverenlerin çalışanları yapay zekayla değiştirme kararından vazgeçtiklerini kamuoyuna her zaman açıkça itiraf etmediğini aktardı.
Öte yandan AP, işten çıkarıldıktan sonra kuruma güveni sarsılan çalışanları geri döndürmenin şirketler için kolay olmadığını vurguladı.
Beaumont, geri dönüş teklifi alan çalışanların daha yüksek ücret talep edebileceğini ve yapay zekanın gelecekteki görevlerini nasıl şekillendireceği konusunda netlik arayabileceğini söyledi.
İşten çıkarmaların sürdüğü büyük teknoloji devlerinde ise farklı yaklaşımlar göze çarpıyor.
Amazon, 2025 sonbaharında 14 bin kişiyi işten çıkarmasının ardından Ocak 2026’da dünya çapında yaklaşık 16 bin çalışanın daha işine son verdi.
Amazon Kıdemli Başkan Yardımcısı Beth Galletti söz konusu adımı kişisel sorumluluğun artırılması ve bürokrasinin ortadan kaldırılmasıyla açıkladı.
Amazon CEO’su Andy Jassy, bu süreçten önce yapay zekanın yaygınlaşmasının önümüzdeki yıllarda şirket kadrolarında küçülmeye yol açacağı yönünde uyarıda bulunmuştu.
Diplomasi1 hafta önce“Küresel Britanya” ve Kürt Reçetesinin İzleri
Amerika2 hafta önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını2 hafta önceProf. Wolff: Batı sömürgeciliğin sonuna geldiğini inkar ediyor
Görüş2 hafta önceFransa sokaklarında kaos ve hesaplaşma
Söyleşi1 hafta önce“AfD, Alman büyük sermayesindeki iç çelişkinin bir ifadesi”
Dünya Basını2 hafta önceAmerika inkâr girdabında: Üç düşünürden sistemin çöküşüne dair uyarılar
Dünya Basını2 hafta önce“Tescilli aşırı sağcı”: Alman parti sisteminin bumerangı
Amerika2 hafta önceMilenyum kuşağı tarihin en büyük nostalji dalgasını başlattı









