Avrupa
İnfaz edilen Yunan komünistlerin fotoğrafları için “ön anlaşma” sağlandı
Belçikalı bir koleksiyoncu, 1943-1944 yıllarında Nazi işgali sırasında Yunan komünistlerin infazlarının daha önce yayınlanmamış fotoğraflarını satmak için Yunan hükümetiyle ön anlaşma yaptı.
Bu fotoğraflar çevrimiçi bir müzayedede ortaya çıktıktan sonra Atina’da büyük bir tepki yarattı.
Euractiv’de yer alan habere göre Alman ordusu hatıraları ve İkinci Dünya Savaşı eserleri konusunda uzmanlaşmış Belçikalı koleksiyoncu Tim De Craene, 14 Şubat’ta şirketi Crain’s Militaria aracılığıyla fotoğrafları eBay’de satışa çıkardı ve görünüşe göre bazılarının muazzam tarihsel öneminin farkında değildi.
Fotoğraflar, Alman Wehrmacht Teğmen Hermann Heuer’in kişisel arşivinin bir parçası ve 1 Mayıs 1944 günü 200 Yunan komünistin toplu infazından toplam 262 fotoğrafı içeriyor.
Çoğu Metaksas diktatörlüğü döneminden itibaren hapsedilmiş olan 200 komünistin Kayserani’deki infazı, Yunanistan Komünist Partisi’nin (KKE) öncülüğündeki Yunan Halk Kurtuluş ordusu (ELAS) mensubu direnişçilerin bir Alman generalini öldürmesine misilleme olarak gerçekleştirildi ve katliam, direnişin sembolü haline geldi.
Başta Yunanistan Komünist Partisi (KKE) olmak üzere birçok parti Yunan hükümetine bu belgeleri teslim alması için çağrı yapmıştı. Konunun hassasiyeti nedeniyle Yunanistan hükümeti hızlı bir şekilde tepki gösterdi ve koleksiyoncuya fotoğrafları müzayededen çekmesini talep etti.
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Belçika’da Nazi belgelerinin ve fotoğraflarının satılması, bu materyallerin tarihi olarak değerlendirilmesi ve Nazi ideolojisini desteklemek için kullanılmaması koşuluyla yasa dışı değil.
Yunanistan, kendi topraklarında bulunan savaş suçu belgelerinin ülkenin ulusal mirasının bir parçası olması nedeniyle bunları talep etme hakkına sahip.
Koleksiyoncu, fotoğrafları bir müzayededen yasal olarak satın aldığını ve bunların yasal sahibi olduğunu iddia etti.
Cuma günü, kültür bakanlığı fotoğrafların gerçekliğini doğrulamak ve Yunan devletine satış fiyatını müzakere etmek üzere Gent yakınlarındaki küçük bir kasaba olan Evergem’e bir uzman ekibi gönderdi.
İki taraf arasında, fotoğrafları tüm çevrimiçi müzayede platformlarından kaldırmak ve Yunan hükümetine satmak üzere bir ön anlaşma imzalandı.
Çevrimiçi olarak yayınlanan görüntülerde kurbanların korkusuzca infazlarına doğru yürüdükleri görülüyordu.
O gün Evergem’de bulunan Euractiv, albümde infazlardan sonra çekilmiş rahatsız edici fotoğrafların da bulunduğunu öğrendi.
De Craene, Evergem’deki evinin önünde Euractiv’e, “Yunan devletiyle masaya yatırılan ön anlaşma konusunda rahatlamış ve mutluyum,” dedi.
Arşivin tarihsel değerini tam olarak kavrayamamış gibi görünen genç koleksiyoncu, Yunan medyasında konunun bu kadar ilgi görmesinden rahatsızlık duyuyor gibiydi.
De Craene, yıllar boyunca fotoğrafların tarihsel önemini fark edip etmediğini sorulduğunda, fotoğrafların satış fiyatı da dahil olmak üzere yorum yapmaktan kaçındı.
Yerel gazete Protothema, anlaşıldığı kadarıyla fiyatın 100.000 avro olduğunu bildirdi, fakat bu bilgi kültür bakanlığı tarafından doğrulanmadı.
Son olarak, bazı aşırı sağcı ve ultra milliyetçi politikacılar, solculara yönelik “tek taraflı sempati”nin sona ermesi gerektiğini iddia etti. Örneğin “Aklın Sesi” partisinin lideri Afroditi Latinopoulou, “solcuların” da suç işlediğini ama her yerde anıt ve heykel sahibi olduklarını ileri sürdü.