Ortadoğu
İran: ABD ve İsrail saldırılarında 131 tarihi eser ve 64 turizm tesisi hasar gördü
İran Kültürel Miras, Turizm ve El Sanatları Bakanlığı, ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen saldırıların, aralarında UNESCO Dünya Mirası alanlarının da bulunduğu 131 tarihi eser ve 64 turizm tesisinde hasara yol açtığını bildirdi. Bakanlık raporunda, tarihi mirasın hedef alınması uluslararası hukukun ağır bir ihlali olarak nitelendirilirken; en büyük yıkımın 61 tarihi alanın zarar gördüğü Tahran vilayetinde yaşandığı kaydedildi.
İran Kültürel Miras, Turizm ve El Sanatları Bakanlığı, ABD ve İsrail’in saldırılarında aralarında UNESCO Dünya Mirası alanlarının da bulunduğu 131 tarihi eser ile 64 turizm tesisinin hasar gördüğünü açıkladı.
Bakanlığın pazartesi günü yayımladığı raporda, ABD-İsrail saldırılarının başlamasından bu yana İran’ın tarihi ve kültürel mirasının sistematik biçimde hedef alındığı belirtildi. Raporda, saldırıların uluslararası hukukun açık ihlali niteliği taşıdığı ifade edildi.
Rapora göre, saldırıların coğrafi dağılımı dikkate alındığında en fazla zarar gören bölge Tahran vilayeti oldu. Tahran’da 61 tarihi alanın hasar aldığı belirtildi. Tahran’ı, 23 tarihi noktanın hedef alındığı İsfahan ile 12 tarihi alanın zarar gördüğü Kürdistan vilayeti izledi.
Müzeler ve tarihi yapılar hedef alındı
İşlevlerine göre yapılan sınıflandırmada ise ülke genelinde 111 tarihi alan ve müzenin, ayrıca Tahran vilayetinde tarihi değere sahip 11 yapının ve Huzistan vilayetinde “Kutsal Savunma” dönemine ait 9 noktanın hasar gördüğü kaydedildi. Bunun yanı sıra, birden fazla kültürel veya tarihi unsuru kapsayan 7 tarihi bölgenin de saldırılardan etkilendiği belirtildi.
Raporda; oteller, seyahat acenteleri ve turistlere hizmet veren diğer işletmeler dahil olmak üzere 64 turizm tesisinin hasar gördüğü ifade edildi. Bakanlık, tüm bu saldırılara rağmen 16 Mart ile 27 Mart tarihleri arasında ülke genelinde 25 milyon 898 bin seyahat gerçekleştiğini bildirerek, bu durumun İran turizm sektörünün dayanıklılığını ve faaliyet kapasitesini koruduğunu gösterdiğini belirtti.
Tahran yönetimi uluslararası topluma kınama çağrısı yaptı
Raporun sonunda uluslararası topluma, ABD ve İsrail’in saldırıları karşısındaki sessizliğini bozma ve özellikle İran’ın tarihi ve kültürel mirasına yönelik saldırıları kınama çağrısı yapıldı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 15 Mart’ta sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail’in İran’ın kültürel ve tarihi mirasına yönelik saldırılarını kınadı.
Arakçi paylaşımında, “İsrail, geçmişi 14. yüzyıla kadar uzanan İran tarihi eserlerini bombalıyor. Birden fazla UNESCO Dünya Mirası alanı vuruldu” ifadelerini kullandı.
Arakçi ayrıca, “Bir asır bile ayakta kalamayacak bir rejimin, köklü geçmişe sahip milletlerden nefret etmesi doğal; ancak UNESCO nerede? Bu sessizlik kabul edilemez” dedi.
İran tarafı; 1954 Lahey Sözleşmesi, 1977 Cenevre Sözleşmeleri ek protokolleri, Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü ve yerleşik uluslararası hukuk kuralları uyarınca, tarihi alanlara ve kültürel mirasa yönelik her türlü saldırının uluslararası insancıl hukukun ağır ihlali ve açık bir savaş suçu örneği olduğuna dikkat çekiyor.
ABD ve İsrail güçleri, şubat ayı sonunda Tahran genelinde 30 noktayı hedef alan saldırılarla İran’a yönelik askeri operasyonlarını başlatmıştı.
İran Silahlı Kuvvetleri ise bu saldırılara karşılık olarak, İsrail kontrolündeki bölgelere ve bölgedeki ABD üslerine yönelik füze ve İHA saldırılarıyla misillemede bulundu. İranlı yetkililer, bölgedeki ABD askeri üslerinin hedef alınmasının “meşru müdafaa” kapsamında değerlendirildiğini belirtiyor.
Tahran yönetimi, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesine atıf yaparak, ABD ve İsrail’in eylemleri karşısında İran’ın kendini savunma hakkına sahip olduğunu hatırlatıyor.