Ortadoğu
İranlı akademisyen Marandi: İsrail rejimi saldırıya uğrayınca ateşkes için yalvaracak
Tahran Üniversitesi öğretim üyesi ve eski nükleer müzakere danışmanı Muhammed Marandi, İsrail rejiminin gerçekleştirdiği saldırının “provokasyon” olduğunu belirterek, İran’ın askeri karşılık vereceğini vurguladı. ABD’nin müdahalesinin topyekün bir bölgesel savaşı tetikleyebileceği uyarısında bulunan Marandi, küresel ekonominin ve enerji arzının ciddi risk altında olduğunu ifade etti.
Tahran Üniversitesi öğretim üyesi ve İran’ın nükleer müzakere heyetinin eski danışmanı Muhammed Marandi, ABD ve İsrail rejiminin başkent Tahran ve diğer İran şehirlerine yönelik gerçekleştirdiği saldırıların ardından durumu Norveçli siyaset bilimci Glenn Diesen’in YouTube kanalında değerlendirdi.
Marandi, İsrail rejiminin “provokatif” bir hamleyle saldırı başlattığını ve bunun İran tarafından “sert şekilde” cezalandırılacağını açıkladı.
İranlı akademisyen, İsrail rejiminin niyetinin barış değil, çatışma olduğunu savunarak, “İsrail rejiminin dürüstlükten uzak ve aldatıcı olduğu, geçmişteki müzakere süreçlerinde defalarca görüldü. Özellikle 12 günlük savaş sırasında, müzakerelerin beşinci ve altıncı turları arasında, rejim bir yıldırım harekatı (blitzkrieg) gerçekleştirmişti. İranlılar, bir çözümün mümkün olup olmadığını görmek ve uluslararası kamuoyuna İran’ın yıkım peşinde olmadığını göstermek için müzakere etti” dedi.
Marandi, Umman arabuluculuğuyla yürütülen görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini, ancak İsrail rejiminin barış istemediğini belirtti.
“ABD’nin saldırıya katılımı bölgesel savaşı tetikler”
Marandi, ABD’nin bu saldırıdaki rolüne dair belirsizliklerin sürdüğünü ancak Washington’ın tutumunun “saldırganlığı meşrulaştırmaya yönelik” olduğunu ifade etti. ABD’li yetkililerin, İsrail rejiminin bölgedeki genişlemesine sessiz kaldığını ve bunun “gayriresmi politika” haline geldiğini söyleyen Marandi, şu değerlendirmeyi yaptı:
“ABD yetkilileri, İsrail rejiminin bölgedeki eylemlerine yeşil ışık yakıyor. Eğer ABD, bu saldırıya kendi füzeleri veya jetleriyle doğrudan katılırsa, İran’ın yanıtı çok daha şiddetli olacaktır. Şu anki durumda İran, İsrail rejimini cezalandıracaktır. Ancak ABD saldırıya dahil olursa, bu topyekün bir bölgesel savaşa dönüşür.”
Marandi, ABD’nin İsrail rejiminin saldırısını bir “ortak harekat” olarak lanse ederek İran’ı ABD hedeflerine saldırmaya zorlamak istediğini vurguladı.
Bu senaryonun, ABD’nin savaşa “savunma” kılıfıyla girmesine zemin hazırlayacağını belirten akademisyen, “İranlı komutanların ve liderlerin bu oyunun farkında olduğunu” ifade etti.
“Küresel ekonomi ciddi sarsıntı yaşar”
Bölgesel bir savaşın ekonomik sonuçlarına da değinen Marandi, böyle bir durumda Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının kaçınılmaz olacağını söyledi.
“Bu bölgesel bir savaştır. Hürmüz Boğazı kapatılır. İran, varlığını sürdürmek için her şeyi yapar” diyen Marandi, enerji arzının kesilmesiyle birlikte küresel piyasaların ciddi zarar göreceğini belirtti.
Marandi, enerji tesislerinin ve tankerlerin hedef alınmasının, dünyanın yüzde 25’lik petrol arzının aksamasına yol açacağını vurgulayarak şunları ekledi: “Bu durum, Amerika’dan Afrika’ya ve Yeni Zelanda’ya kadar herkesi etkileyecek. Bu yıkımın sorumlusu ABD yönetimi olacaktır. İnsanların marketlerdeki ürünlerden sokaktaki günlük hayata kadar herkesin hayatı olumsuz etkilenecektir.”
“İran’ın yanıtı sert ve caydırıcı olacak”
İran’ın savunma kapasitesine güven duyduğunu belirten Marandi, ülkenin 8 ay öncesine göre çok daha hazırlıklı olduğunu söyledi. İsrail rejiminin saldırılarının “taktik bir manevra” olsa da, stratejik bir hata olduğunu savunan Marandi, İran’ın elindeki füze ve insansız hava aracı (İHA) kabiliyetlerinin “bölgede eşsiz” olduğunu dile getirdi.
“İran’ın müttefikleri bölge genelinde aktif durumda” diyen Marandi, “Yemen’den Irak’a, Lübnan’dan Filistin’e kadar direniş ekseni olarak adlandırılan yapılar harekete geçecektir. ABD, bu kadar çok cepheyi yönetemez. Yemen’in ABD’ye karşı yedi haftalık direnişini gördük. Şimdi ise hazırlık seviyeleri çok daha yüksek” ifadelerini kullandı.
Marandi, İsrail rejiminin son dönemde hem Filistin’de hem de Lübnan’da ateşkes anlaşmalarına rağmen saldırılarını sürdürdüğünü ve bu tutumun İsrail’i uluslararası alanda daha fazla izole ettiğini savundu. “Dünya genelinde insanlar, İsrail rejiminin barış girişimlerini sabote ettiğini görüyor. Bu durum rejim için iyiye işaret değil” diyen akademisyen, ABD kamuoyunda da İsrail rejimine olan desteğin azaldığını belirtti.
“Halklar pasif kalmamalı, boykot etmeli”
Söyleşinin sonunda küresel topluma seslenen Marandi, “insanların pasif kalmak yerine harekete geçmesi gerektiğini” ifade etti. ABD’nin uluslararası hukuku hiçe saydığını kaydeden Marandi, “Hükümetler ABD’yi marjinalleştirecek çözümler aramalı. İnsanlar ise ABD ürünlerini boykot etmeli. İran, varlığını korumak için elinden geleni yapacak. ABD geri adım atmaya zorlanmalı, aksi takdirde bu çılgınlığın durdurulması mümkün olmayacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
İranlı akademisyen, mevcut durumun belirsizliğini koruduğunu, önümüzdeki saatlerde saldırının kapsamının ve ABD’nin doğrudan rolünün daha net anlaşılacağını belirterek sözlerini tamamladı.