Ortadoğu
İsrail Deniz Kuvvetleri Komutanı, Türkiye’yi tehdit etti
İsrail Deniz Kuvvetleri Komutanı Eyal Harel, Doğu Akdeniz’deki askeri hareketliliğe işaret ederek operasyonel kapasitelerinin mesafelerle sınırlanamayacağını açıkladı. İsrail basını, Kıbrıs açıklarında Türk savaş gemileriyle yaşanan sıcak temasın ardından güvenlik birimlerinin Türkiye’ye yönelik tehdit algısını güncellediğini aktarıyor.
İsrail Deniz Kuvvetleri Komutanı Tümamiral Eyal Harel, mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada Akdeniz ve Kızıldeniz’deki askeri hareketliliğe değinerek dikkat çekici uyarılarda bulundu.
İsrail merkezli Kanal 12 televizyonunun aktardığı habere göre Harel, mesafelerin İsrail ordusunun operasyon kabiliyetini engelleyemeyeceğini ve hedeflerine ulaşmasını sınırlandırmayacağını vurguladı.
Deniz sahasındaki yeni dengelerde artık uzak bir cephe kavramının kalmadığını belirten Harel, “Bize zarar vermek isteyenler için mesafe bir koruma sağlamayacaktır” dedi.
İsrail donanmasının ordu gücünü binlerce mil uzağa taşıyacak imkanlara sahip olduğuna işaret eden Harel; hareketliliği yakından izlediklerini, tüm gelişmelere hazırlandıklarını ve ülkenin stratejik çıkarlarının ya da denizlerdeki serbest dolaşım hakkının tehdit edilmesine izin vermeyeceklerini kaydetti.
Harel, görevlerini eksiksiz yerine getirmek için açıkta ya da gizli her türlü yola başvuracaklarını söyledi.
İsrail askeri komuta kademesinin söz konusu mesajları doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Ankara’nın Akdeniz politikalarına yönelik açık bir caydırıcılık adımı olarak okuduğu aktarılıyor.
Kanal 12’nin askeri analisti Nir Dvori, Doğu Akdeniz’de Ankara ile Tel Aviv arasında gerilimin tırmandığını ve denizde tedirgin edici yakınlaşmalar yaşandığını belirtti.
Habere göre, kısa süre önce Kıbrıs açıklarında Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile yürütülen işbirliği kapsamında seyreden bir İsrail füze gemisi, dört Türk muhribiyle karşı karşıya gelme tehlikesi atlattı.
Türk savaş gemilerinin Kıbrıs Kanalı’nda İsrail gemisine yüzlerce metreye kadar yaklaştığı, temasın ardından Türk donanmasına ait unsurların bölgeden çekildiği ifade edildi.
Bu temasın ardından İsrail güvenlik mekanizmasının Türkiye’ye yönelik yaklaşımında köklü bir rota değişikliğine gittiği, Ankara’yı potansiyel bir hasım olarak yeniden tanımlamaya başladığı bildirildi.
Tümamiral Harel’in kapalı toplantılarda, İsrail’in önümüzdeki yıllarda yalnızca Suriye’de değil, Türkiye ile de bir çatışma ihtimaline hazırlanması gerektiğini dile getirdiği belirtildi.
Haberde bu kırılmanın merkezinde, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki nüfuzunu artırmayı hedefleyen ve Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından benimsenen Mavi Vatan doktrininin yer aldığı kaydedildi.
Söz konusu doktrinin Yunanistan ile Güney Kıbrıs’ın münhasır ekonomik bölge iddialarına karşı durmayı, tartışmalı sahalarda hidrokarbon arama faaliyetlerini sürdürmeyi, Türk deniz etkisini Kızıldeniz ve Suriye sahillerine kadar genişletmeyi içerdiği aktarıldı.
Mevcut deniz gücü kıyaslamasında Türkiye donanmasının belirgin bir sayı üstünlüğü taşıdığı ifade ediliyor.
Verilere göre Türk donanması bünyesinde yaklaşık 50 bin personel, 12 denizaltı, inşası süren 6 denizaltı, 17 fırkateyn, 9 korvet, bir SİHA gemisi ve onlarca devriye unsuru yer alıyor.
İsrail donanması ise nitelik odaklı daha mütevazı bir yapı sergileyerek 6 denizaltı, 15 füze gemisi ve rutin güvenlik görevlerini yürüten 37 deniz aracına dayanıyor.
İsrail donanması bu güç dengesizliğini aşmak amacıyla önümüzdeki on yılı kapsayan yaklaşık 20 milyar dolarlık bir modernizasyon programı yürütüyor.
Proje kapsamında yeni nesil Reshef sınıfı füze gemilerinin inşası, mevcut Nirit gemilerinin güncellenmesi ve ABD desteğiyle hayata geçirilen 3+1 formatı çerçevesinde Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile üçlü deniz işbirliğinin derinleştirilmesi amaçlanıyor.