Ortadoğu
İsrail’den STK’lara: Muhalefet yoksa muafiyet var
Netanyahu hükümeti, yabancı fonlu STK’lara siyasi faaliyetten uzak durmaları koşuluyla vergi muafiyeti getiren ve kamuoyu oluşturma hakkını kısıtlayan tartışmalı bir tasarıyı yasalaştırmaya çalışıyor.
Yabancı fonlu sivil toplum kuruluşları (STK’lar), gelecek yılki İsrail seçimleri öncesinde siyasi nitelikte toplantıları düzenlememe, siyasi gösterilere katılmama ya da halkı etkilemeye yönelik yazılı veya sözlü açıklamalarda bulunmama yapmama sözü verirlerse, yüzde 23’lük vergiden muaf tutulacaklar.
Haaretz’de yer alan habere göre İsrail Meclisi Knesset’te bir komite, yabancı hükümetlerden fon alan STK’lara yüzde 23 oranında vergi uygulanmasını öngören bir yasa tasarısını görüştü. Bu vergi, kuruluşların bağış bildirimi aldıktan sonraki üç yıl boyunca hükümetin politikalarını eleştirmemeyi taahhüt etmeleri durumunda uygulanmayacak.
Knesset Anayasa, Hukuk ve Adalet Komitesi, birkaç gün önce sunulan yeni yasa tasarısını görüşmek üzere pazartesi günü toplandı. Tasarı, çoğunluğu insan hakları alanında faaliyet gösteren, yabancı hükümetler tarafından finanse edilen İsrailli STK’ları hedef alıyor.
Eğer STK’lar siyasi kararları etkileme girişiminden kaçınacaklarını taahhüt ederlerse, İsrail’de faaliyet gösteren diğer STK’ların sahip olduğu vergi muafiyetinden yararlanabilecekler.
STK’ların kaçınması gereken faaliyetler arasında, siyasi parti veya kamu kurumlarında liderlik yapmak gibi devlet memurları veya kamu görevlileri için yasak olan faaliyetler de var. Ayrıca STK’ların, siyasi nitelikte kamu toplantıları düzenlememeleri, siyasi gösterilere katılmamaları ve seçimler öncesinde yazılı veya sözlü açıklama yapmamaları gerekecek.
Bu tür STK’lara Knesset’te lobi faaliyetinde bulunmaları da yasaklanacak.
İsrail Demokrasi Enstitüsü’nden Dr. Amir Fuchs, Haaretz gazetesine yaptığı açıklamada bu yasa tasarısının “sivil topluma ciddi zarar vereceğini” belirtti. Fuchs’a göre tasarı, yabancı hükümet fonu alan STK’ları acımasız bir tercihle karşı karşıya bırakacak: “Ya bağışlar üzerinden yüzde 23 vergi ödeyecekler ki bu büyük ihtimalle fonlamanın tamamen durmasına neden olur, çünkü yabancı hükümetler İsrail’in devlet bütçesini finanse etmek istemez; ya da üç yıl boyunca kamu politikalarını etkilemekten kaçınacaklarını taahhüt eden bir ‘sadakat beyanı’ imzalayacaklar.”
Fuchs ayrıca tasarının, bu tür STK’ların Yüksek Mahkeme’ye dilekçe verme hakkını da zayıflatacağını söyledi, çünkü bu kuruluşlara yönelik başvuru ücretlerinin “özellikle yüksek” olacağını belirtti.
Haaretz’in edindiği bilgilere göre, pazartesi günkü komite toplantısına katılmak isteyen bazı STK temsilcilerinin girişine izin verilmedi ve kendilerine odada yer olmadığı söylendi.
Girişi engellenenler arasında, yasa tasarısından doğrudan etkilenen Itach-Maaki – Sosyal Adalet için Kadın Avukatlar ve Aguda – İsrail’de LGBTQ Eşitliği Derneği gibi kuruluşların temsilcileri de vardı.
Şubat ayında Knesset, söz konusu yasa tasarısına ön onay vermişti. Orijinal teklife göre, yabancı siyasi aktörler tarafından büyük ölçüde finanse edilen İsrailli STK’ların şikayet dilekçelerini dikkate almak zorunda zorunda olmayacak ve bu da STK’ların birçok konuda yasal başvuru yolunu kapatabilecekti. Ayrıca, bu tür STK’ların yabancı siyasi aktörlerden aldığı her bağış, Knesset Maliye Komitesi’nin onayıyla Maliye Bakanı aksi yönde karar vermedikçe, yüzde 80 oranında vergiye tabi tutulacaktı.